|
||
| hep bir şarkıdır dilimizde, yalnızlık... bazen hüzünle düşünürüz yalnızlığımızı, sarmalandığımız... bazen herkesten farklı olduğumuzu anlatmak için dem vururuz yanlızlığımızdan, biraz da böbürlenerek.. kalabalıklar içinde ya da tenhalıktaki yalnızlık; arayış ve hüzün birlikteliği, yanıtsız beklentiler, yanıtlı yanılgılar, düş kırıklıkları... yalnızlığımız; yarattığımız ya da sunulan... neden? kendi kuytumuza sığındığımız için mi yalnızız? yoksa yalnız olduğumuz için mi bu kuytulukları yarattık/keşfettik? |
||
|
||
| bilmiyorum. | ||
|
||
| aslında önemli olan yalnızlık değil, yalnız ve huzurluyken yanında birilerinin de olabilmesi. o yalnızlığı paylaşarak doyasıya yaşamak ve tadını çıkarmak... kuytumuza alabileceğimiz kimse varsa, bu yalnızlık iyi bir yalnızlıktır... yoksa şayet, yalnızlık bir kemirgen gibidir, en içinden eritir insanı, için boşalmasına rağmen, suret aldatır insanı... |
||
|
||
| başlıkta yazmışsın cevabını sanırım asya,ya da en uygun başlık buydu bilmiyorum..ama insan yalnızlığını kendi yaratır,yarattığıyla beraber bir kuytu bulur ve içine gizlenir...orada da yalnız değildir aslında yalnızlığıyla beraberdir,sonuç olarak yalnızlıkla başbaşa kalındığı için o kuytu keşfedilir/yaratılır. | ||
|
||
| yalnızlık vardır hep,her an, hep bizimle, hep içimizde.... (ne zaman ki sen yanlız kalmak istersen farkına varırsın bunun...) yanlızlığı sever insan aslında bazen kafa dinlemek için ama genellikle küfretmek için. çünkü mutsuzluğundan kendini sorumlu tutamayacak kadar kibirlidir, kendi kendine sorduğunda 'neden mutsuzum ben?' diye kendine bir suçlu bulur, yada söylendiği gibi bir kuytu yaratır.... |
||
|
||
yalnızlık vardır hep,her an, hep bizimle, hep içimizde.... (ne zaman ki sen yanlız kalmak istersen farkına varırsın bunun...) yanlızlığı sever insan aslında bazen kafa dinlemek için ama genellikle küfretmek için. çünkü mutsuzluğundan kendini sorumlu tutamayacak kadar kibirlidir, kendi kendine sorduğunda 'neden mutsuzum ben?' diye kendine bir suçlu bulur, yada söylendiği gibi bir kuytu yaratır.... Evet ama bir atımlık isyanlar hep kendini frenler, yalnızlıktan da çabuk sıkılır insan - gurur kendini o kadar kolay besler ki ya küfüre yeni nedenler bulur yada kedi gibi sokulur önceleri kaçtığı insanlara.. Nefes almanın güzelliğini hiç tatmamışların kuytuları da yalandır. |
||
|
||
aslında önemli olan yalnızlık değil, yalnız ve huzurluyken yanında birilerinin de olabilmesi. o yalnızlığı paylaşarak doyasıya yaşamak ve tadını çıkarmak... Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. kuytumuza alabileceğimiz kimse varsa, bu yalnızlık iyi bir yalnızlıktır... ![]() Yalnızlık öyle bir sevgili ki, onu kimseyle aldatamazsınız. Ziyan olmuş ömürden Geriye ne kaldı Koca bir yalnızlık Bir uçurumdan Başka bir uçuruma yolculuk Kader dediğin Aşk mı Bir avuç topluiğne Sıktıkça kanatan ellerini Ve yine başbaşayız Dostum yalnızlık Safa getirdin Biz bize yakışırdık en çok Demiştin de inanmamıştım Kimseden hayır yok Kimsede vefa Yine senmişsin en sevgili yar Dostum yalnızlık Safa getirdin Sanma şikayet ederim Başımın üstündedir her zaman yerin… |
||
|
||
| 1 + 1 = 2 1 yalnızlık + 1 yalnızlık = 1 yalnızlık (yalnızlıklar örtüştüyse)
|
||
|
||
| O kuytuluklar kalabalıklar içinde boğulana taze bir nefes gibidir. Biraz da benzeşmeyi aramak değil mi sosyal yaşam? Ve her defasında hayal kırıklığıyla bir dönüş kuytuluklara. Kaybedişler artıkça daha bir sıcak... |
||
|
||
| Kalabalıkların karanlığında huzur verici bir loşluktur kuytuluk... Kuyunun dibine vuran aydınlığı beklersiniz kuytuluğunuzda, bir umutla... |
||
|
||
| Çok zaman gelmez o aydınlık, gelmedikçe ısınırsınız kuytuluğunuza. Ama ümit hep canlı ve dimdik. Ve bir an Güneşin üzerinize doğması gibi, cömertçe sunar aydınlığını.Saf ve berrak bir aydınlık. |
||
|
||
| Belki de o aydınığın orada olduğunu bildiğimizden kuytuluklarımızda daha bir güvendeyiz. |
||