|
||
Her zerresi Kainatın her zerresi bir vazife ile mükellef olduğu halde İnsan kendisinin böyle başı boş unutulmuş bir kenara bırakılacağını kabul eder mi etmez mi ? Nasıl ki hareketi tabiyesinin bir mükellefiyeti var Kalbin bir hareketi tabiyesi vardır onun bir mükellefiyeti var Beynin bir hareketi tabiyesi var onun bir mükellefiyeti var elin bir hareketi tabiyesi var bir vazifesi var bir mükellefiyeti var İnsanında bir hareketi ihtiyarisi vardır o hareketi ihtiyarisinin de bir mükellefiyeti mahsusası vardır işte o mükellefiyeti mahsusasını düşünen kimseye Ahlak İnsan oldu der İnsanın iklimi vücudun de kendi aslını arama zevki kudret tarafından rekz edilerek gönderilmiştir İşte Aşkın manası da o Tabi buradaki Aşk romanda Okunan Aşk manasına değil Malum ya Ruh da hasıl olan muhabbete Aşk denir Nefiste hasıl olan muhabbete Şehvet denir Romanda o şehveti de Aşk diye yazar O manaya değil buradaki konuştuğumuz Beriki biter söner geçer gider birisi insanı taa aslına kadar götürür hüner ruhda hasıl olan muhabbete sahip olmak ruh da hasıl olan muhabbet Böyle kendi kendine kaldığın vakitte kendi aslını aramaklık o aramaklığı Fıtrat bize ilk önce vermiştir bizim hilkatimizde vardır İnsan henüz bir yaprağın hüviyetini bilmezken bir avuç toprağın hüviyetinden haberi yok iken Bir damla suyun neden ibaret olduğunu bilmezken kendi kendisinin zevahirdeki varlığının iç yüzünü anlamamışken yine bir var sedasıyla bağırırdı İsmini koyamazdı ama işte o var diye bağırmış olduğu şeyin ismi Kudretti Oraya gönlünü bağlardı bağlamış oldu yerden de Zevk alırdı |
||
|
||
| bırak bana bıdı bıdı... | ||
|
||
| lütfen saygı duyalım | ||