Varolduğumu sanıyorum. Sanrı cemiyeti küddi bela! Sanrı olmayanı gerçekleştirmek, görünür kılmaktır.
Sangımızın tek nedeni istemedir. İsteme kendinde şey olarak, insanın iç doğasını , gerçek yıkılmaz özünü kurar. Gelin görün ki, isteme kendinde bilinçsizdir. Çünkü bilinç anlama yetisiyle koşulludur. Çünkü o beynin bir işlevidir. Yani organizmanın dış dünyayla ilişkilerini düzenleyerek yalnızca kendini koruma amacına hizmet ettiği sürece organizmanın asalağıdır. Öte yandan organizmanın kendisi, bireysel istemenin nesne olmasısır.. Organizma istemenin bir imgesidir. İstemenin kendisini tam da bu beyinde ortaya çıkardığı gibi bir imgesidir. Dolayısıyla aynı beyindeki bilgiye ilişkin kalıplar -uzam,zaman, nedensellik - tarafından açığa vurulur.
Sonuç olarak da organizma kendini, yer kaplayan, art arda eyleyen, özdeksel bir şey olarak ortaya koyar. Açıkçası o, kendini çalışan veya etkin olan bir şey olarak sunar. Gövdenin bölümleri yalnızca beyinde duyular aracılığı ile doğrudan duyumsanır, aynı zamanda algılanır. Sonuçta, anlama yetisinin ikincil bir görüngü olduğu, açıkçası, istemeinin doğrudan ortaya çıkışı olduğu söylenebilir. İstemenin meteafizik olduğu, anlama yetisininse fiziksel olduğu; anlatma yetsinin nesneler gibi salt görüngüsel bir görünüş olduğu, kendinde şeyin yalnızca isteme olduğu söylenebilir. O halde; isteme sıcaklık ise, anlama yetisi ışıktır.
|