|
||
| bu donguyu anlayam1yorum:madem tarih tekerrurden ibaret n1e hep tarih yazmaya çal1s1oruz? :blink: |
||
|
||
| Çünkü kendimizi hep istisna sanıyoruz. | ||
|
||
| aydınlanma öncesi ve doğu tarzı tarih anlayışı: tarih tekerrürden ibarettir. (hatta sanırım bu laf harezmi ye falan ait) bu anlayışa göre tarih, yuvarlak veya spiraller şeklinde düşünülebilir. zamanda ilerlediğinde ileri mi yoksa geri mi gittiğin belli değildir. yaşamın ve insanlığın yaşamı bir döngüde devam eder.. buna karşın aydınlanma dönemi ve modern batı da ortaya çıkan görüş: ''progress'' gelişim, ilerleme fikri. aydınlanma düşüncesi, tarihi hep ileri giden bir çizgi olarak hayal eder. onlar, kendilerinden öncesinden ileridelerdir, daha önce hiç görülmemiş bir medeniyet kurmuşlardır. ve gelecek nesiller hep bu çizginin ilerisinde olacaklardır. modern dünyada lineer, aydınlanmacı tarih görüşü beynimize işlenmeye çalışılır.. yuvarlaklar mı dönüyorsun, çizgide mi koşuyorsun? (meselesi) |
||
|
||
| Tarih tekerrürünü ispatlamamışmıdır? bir devlet yıkılır,yenisi kurulur,yöneticilerin fikri değişir,halkın fikri değişir,düşmanlar fikir değiştirmelerine yardımcı olur, devlet yıkılır, yenisi kurulur , yöneticilerin fikri değişir... daha ufak düşünelim bir bakkal açılır, bakkalın fikri değişir, müşterilerin fikri değişir, rakipler fikir değiştirmelerine yardımcı olur, bakkal batar, yenisi kurulur, ... |
||
|
||
| Aydınlanmanın ilerleme düşüncesini kabul etmesek de tarihin bir döngüden ibaret olduğunu söylemek çok kısır bir tanımlama olur. (Belki helezonik döngü daha akla uygun gibi.) "Tarih tekerrürden ibarettir" sözünün empatik bir çabayla ne temelde söylenmiş olduğunu anlamak zor değil ki oda; "tarih anlamak isteyenlere çok şey anlatan derslerle doludur. Çünkü benzer olaylar benzer sonuçları doğuracağından aynı hatayı yapmamak için başkalarının hatalarıyla yazılmış olan tarihten ders almayı bilmek gerekir" biçiminde düşünülebilir. Sanırım M. Kemal demiş; "Eğer tarihten ders almayı bilirseniz tarih tekerrür etmez". Ki bu cümle de yukarıda söylediğim durumu bir biçimde destekleyen bir şey. Yani aslında tekerrür eden tarih değil benzer durumlarda benzer hataları yaparak tarihi tekerrüre zorlayan iktidar sahipleridir. |
||
|
||
| tüm varlıkların yaşamları sinüzoidal. yani yukarı aşağı dönüşümlü. eğer bu olmasa pik yaptığı bir noktada yaşamı son bulur. mevzu olan tarih; yani bilebildiğimiz dünya yaşam zamanı da, benzer git gellere mahkum idi. bu da oluyor. |
||
|
||
| Tarih tekerrür etmiyor sadece tekerrüre benzer bir şablon izliyor. İnsanların kafaları değişiyor , çünkü zaman ileriye doğru ilerliyor , değişen fikirler kendi içerisinde ayrı bir şablon oluşturuyor ve bu da tüm evrenin bakış açısına yansıyor. Bence burda eylül ve panzanın fikirleri birleştirilmeli. |
||
|
||
| tarih tekerrurden ibaret degil.. insanin hatalari tekerrurden ibaret.. eger tarih tekerrurden ibaret kabul edilirse, insan gercekten bezelye beyinli cunku aynı hatalari yapıp duruyor.. belkide evet tarih tekkerurden ibaret ve ben tarihteki bezelyeleri kabul etmekte zorlanıyorum..
|
||
|
||
mümkün.bireylerin hayatına bak. tekrarlanan saçmalamalarla dolu. hata olduğunu bilerek vazgeçilemeyen eylemlerle. her insan ,her ırk, her dönem kendini yeni sanıyordur belki. tekrarlayan olgular tekrarlayan insan zihnine işaret etmiyor ama. belki fiiller sınırlı ama özneler serbest.
|
||
|
||
| bir ışık fotonunun sinüzoidal hareketini terkedememesi gibi güç bir durum tekerrürden ari kalmak. | ||
|
||
ona teslim olmak için bahane çok.
|
||
|
||
| öncelikle konuya başlarken ortaya koyduğunuz ön kabul yanlış onu ifade etmeliyim.. sloganları sevenler eder durur bu kelamı ama bunun bir karşılığı yoktur o da ayrı.. Tarihi olaylar gerçekleşirken o ana kadar yaşanmış bütün olay ve olguların toplamından etkilenerek vuku bulur.. her tarihi olayı meydana getiren oluşturan gerçekler nedenler sonuçlar farklıdır.. özetle : Heraklitos'un da söylediği gibi aynı nehirde iki defa yıkanılmaz.. gerisi slogan.. |
||
|
||
| bence bir yanlış anlaşılma var.. zaten burada bahsedilen tarihteki olayların birebir aynılarının tekrar gerçekleşmesi değil. ki bunun olmadığı aşikar herhalde.. tarih tekerrürden ibarettir, doğu da yaygın olan söylem ve anlayışı kısaca özetlediği için güzel bir söz. yani insanlığın yaşam düzeyinin, gelişmişliğinin, buna benzer durumlarının bir ilerleyip bir gerilediğini simgeliyor. bugünkü modern, ya da aydınlanmacı batı nın düşüncesi ile karşılaştırıldığında ne denmek istendiği daha kolay anlaşılır. (bu fikir de bir 'gelişim' düşüncesidir, insanlık şu an geçmişte olduğu her halinden daha 'ileri'dir, ve yarın daha da ileri olacaktır..) |
||
|
||
| bunun anlaşılmadığını mı sanıyorsunuz..? Tabi ki yaşanan her an bir sonrakinden farklıdır.. Ama söylenilen şey Tarih'in tekerrür etmediğidir.. Tarih Metot'un işlenişinde de zaten bu konu irdelenir ve reddedilir.. Bu sadece iyi bir slogandır.. Ancak altının dolu olduğu söylenemez.. Tabi ki bunu söyleyenler altını zihinlerinde nasıl dolduruyor o da bilinmez.. |
||
|
||
| tarihin tekerrür etmesinin anlamı şu: 1. bir devlet benzer şekillerde kurulur, benzer şekillerde büyür ve benzer şekilde yıkılır. 2. bir savaşı kazanmanın şartları bellidir. aynı şartlar gerçekleşir ve savaşlar aynı şekilde kazanılır. 3. toplumsal olayların, dinlerin, devrimlerin çıkma ortamları ve süreçleri aynıdır. yok olma süreçleri de. 4. diyalektik (zıttının gelip yoketmesi) süreci hep işler. 5. insan faktörü hemen her olayda etkindir. olaylar da bu yüzden insanlar gibi benzerlikler taşır. ağaca taş atsam elma yere düşer. tarihte her ağaca atılan taş elma düşürmüştür. |
||