|
||
| Barışa Engel Olarak Pasifizm Kevin Tucker Bugünlerde, ‘Barış’ sancağı ‘hareket’in saf korkaklığını kaplar. Sıfırı karıştıran pasifistik kafalar barışın gerçek testine fevkalade zararlı olarak hizmet edebilirlerdi. Genişleyen toplulukların (ve hatta bazı kendini radikal olarak açıklayan gruplar), herhangi bir savaşın resmi olarak beyan edilmediği bir periyot olarak tabir edilen (sadece sistemin bağlılığı ile ilgili olarak düzlemde daha dar olmaya meyilli olan), sistemin resmi barış tanımlaması ile, hiçbir savaşın meydana gelmediği bir zaman olarak barışı karıştırdıkları gözükmektedir. Sonuç, barışın son gayesi için dövüşmenin engellenmesi olarak çekişmeden tamamen ayrı tutulmayarak ortadan kalkar. Bütün “barış hareketi”, barış devleti olarak resmi olmayan savaşma eylemlerini (stratejik askeri suçlar), fakat hareketleri pasifizmin zırhı olarak eleştirir. Şiddet şiddeti doğurur deyimi, barış hareketinin şu an barındırdığı kişisel arınma seviyesinde açık bir belirti haline gelir. Kendini yüzleştirmeyle tehdit eden yaşam veya sağlıktan, zaptedip çeken kolayca anlaşılamayan gerçek, savaşan uygarlık ideolojisini sorgulamaz, sadece çeşitli ideolojiler için müsamaha gösteren her görüşü akseder. Uygarlık var olduğu sürece, her zaman savaş olur. Her zaman yaşamın her durumunu kontrol etmek ve var olmanın birbirini takip eden yollarını yok eden uygarlığın değerleri üzerinde sürekli bir çaba olacaktır. Uygarlık insan merkezcilikten yayıldığından beri, bu tabiat ana ve sakinleri üzerinde doğal olarak mükemmel bir saldırıdır. Bu ayrılma pratiğe savaş ilanı olarak konur, ne pahasına olursa olsun nasıl varolacağımızı söylüyor. Bu ideolojinin ve pratiğin kaldırılması tek gerçek barış olacaktır. “Barış hareketi” şiddeti savaş ile karıştırarak yığın hayaline müsaade eder. “Şiddet” diğerlerine acı veren her hangi bir eylem olarak tanımlanmaktadır. Bu yaşamın tabiatında her zaman olacak bir şeydir. Yaşamın bütünü kendisini taşımak ve zenginleştirmek için bu tarz bir şiddete ihtiyaç duyar. Bu şeylerin olması tamamlayıcı olarak doğaldır. Problemli olan şiddet uygarlık tarafından ihtiyaç duyulan sistematik şiddettir. Bütünlüğün ideolojilerinden cereyan eden şiddet savaşı teşkil eden fiziksel eylemlerdir. Yaşamın bütünü için bireysel acı ve ölüm rollerini bununla asla karıştırmamak gerekir. “Barış hareketi” pasifizmin boş kabuğu dışında durmalı ve barış olan yaşamın bütününü savunmaya gönüllü olmalıdır. Bu kişisel ve evrenseldir. Uygarlığın savaşından ve onun sistematik şiddet ve sızıntısından, onun sağladığı konforu ayıramayız.Yaşamın bütününe bağlanan tutku ve öfkeyi kucaklamalıyız. Yüreklerimizdeki yapılacak şeyler için kavgayı yeniden meydana çıkarabiliriz. Uygarlık tarafından daha önce yerleştirilen ideolojik tabuları kırmalıyız ve yaşamlarımız, geleceğimiz, ve yaşamın bütünü için gerekli olan bütün araçlar ile uygarlıkla mücadele etmeliyiz. |
||
|
||
| 1. barışı öfkeyi kucaklayarak elde edemeyiz. öfke kontrolsüzlük, adelet dışı eylemleri getirir. 2. savaşlar güçler dengesinin ortadan kalkmasıyla ortaya çıkar. 3. bir güç karşısında herhangi bir güç bulmaz ise sürekli saldırır. bu durum barış anlamına gelmez. 4. barışı yaratmak için karşı tarafın gücünü yok etmek yada ona benzer güce ulaşmak gerekir. ancak barış için üretilen bu güç galibiyetini elde ettikten sonra zulüm aracına dönüşür. bu yüzden ilk yol olan güçleri eritmek yolunu seçmek gerekir. |
||