|
||
| Arada sırada hepimiz olmak istemişizdir bir aralar.Televizyonun sinemanın etkisiyle hayatları bize lanse edilen bu arkadaşlarımız hep bizlere birer öcü gibi sunulmuştur.Buna rağmen bazıları gerek hal ve hareketleri gerekse karizmalarıyla ikonlaşmayı başarmış yerlerini sağlamlaştırmışlardır. Peki nedir onları seri yapan?Bir insan neden seri katil olur? Geçim derdi abi cevaplarını kabul etmediğimi önceden bildirirsem daha iyi olur sanırım. işin temelini merak ediyorum. Şu an için zevk kelimesi ön plana çıkıyor.Sanırım zamanla yaptıkları işten aldıkları zevk benliklerini ele geçiriyor, bir çeşit bağımlı oluyorlar.yA Sizce??? |
||
|
||
| dürtü diyebiliriz.. seri katillerin çoğu kadın oluyomuş bu arada ama yakalanamadıkları için bilinmezlermiş.. seri katiller psikolojik sorunlu olsalarda zekidirler bence.. her şeyi o kadar ii ve ince planlarlar ki hayran kalmamak elde değil.. hatta seri katillerin öngörüsü bile olabilir.. |
||
|
||
| Öldürme eylemlerinde yaşamı kontrol edebilme gücünü buluyorlar ve bunla sarhoş olmak onlarda bir tür bağımlılık sanırım. :huh: | ||
|
||
| sana ne kardeşim seri katil mi olacaksın? | ||
|
||
| Staj aşamasındayım. | ||
|
||
| ne güsel nasıl üldürcen bi planın varmı ben çok severim hikaye dinlemeyi.. |
||
|
||
| Aklıma "Kuzuların Sessizliği" geldi şimdi. Pek çok insan oldukça ürkütücü bulmuşlardı o filmi hatta Amerika da korkudan birilerinin dili falan tutulmuştu veya öyle birşey hatırlamıyorum, ama filmi seyredince hadi bee bu filmin nesinden korktunuz dediğimi çok net hatırlıyorum. Seri katiller incelenesi insanlar. Enteresan kişilikler. |
||
|
||
| Herhalde siz Kuzuların Sessizliği filmini bir korku filmi olarak değerlendiriyorsunuz. Oysa bu film bir psikolojik-gerilim türüdür ve bu türün en iyi örneklerindendir.Yoksa siz SE7EN için de mi aynı şeyi düşünenlerdensiniz? Eğer siz sizin tabirinizle korku(?!?) filmi seyretmek istiyorsanız gidin 13.Cuma yı seyredin! Kesen,biçen, çok boş şeyler...Gidin gore filmler seyredin.(Gore dan kastım gora filmi değil,bu bir korku alt-türüdür ve pıhtılaşmış kan anlamına gelmektedir). Biraz daha filmi içten ve "aha şimdi öldürecek!" demeden seyretseydiniz, beni daha iyi anlardınız. Saygılar |
||
|
||
| olm GORAyı izleyin lan. | ||
|
||
| Bir ara ben de çok merak ederdim. Bu konuda bir çok görüş var ortalıkta. Ama objektif olmadan değerlendirirsem Dr. Albert Ellis'in görüşü aklıma en yatkını. Seri katil denilince akla hemen filmler geliyor. Bu tesadüf değil. Seri katil çağdaş dünyadaki kaosun yeni bir simgesi olurken, bir yansıma olarak beyaz perdede anti-kahraman oldu. Bu nedenle, seri katil, özellikle Amerikan toplumunun son 25 yıl içinde yaşamakta olduklarının kriminolojik bir imgesi. ABD'de 30 yıl içinde 357 seri katilin 3169 kişiyi katlettiklerini düşünürsek olayın tehlikeli boyutlara varmış olduğunu görürüz. Bir insan neden günün birinde cinayet işlemeye koyulur ve durdurulmadığı takdirde devam eder. Seri katil bunlardan nasıl bir haz duyar, neden bir haz duyar ve cinayetler olmaksızın cinselliğini yaşayamaz. Çoğu kez ruhsal ve beyinsel dengesizliği yüzünden cinayete itilen kişinin çarpıklığı, sefaleti içinde yaşadığı ortamın, içinde yetiştiği ailenin çarpıklığının ve sefaletinin bir sonucu oluyor. Toplumsal kaos, potansiyel kaos kendi uç örneklerini yaratıyor. Şiddete dayalı bir toplum bu şiddeti temsil edenlere yol açıyor. Seri katil, bağlantısız şekilde cinayet işleyen katil, cinsel bir haza, bir boşalmaya varmak, varabilmek için tecavüz öncesi ya da sonrası kurbanını öldüren, sık sık mekan değiştiren, coğrafi bir sürekliliğe bağlı olmayan, yaptıklarını bir "güçlü olma" psikozuna bağlayan, kendi motivasyonunu haklı çıkartan katil bir birey olarak toplumun değişik bir imgesinden başka bir şey değildir. Şiddet şiddeti doğurur, bastırılmış ya da gerçekleştirilmeyen, eylem olamayan her duygu cehennemlik olur. Seri katiller dünyaya nadir gelirler. Sanılanın aksine, sapıkların büyük bir kısmı aşırı agresif ve tehlikeli bireyler değillerdir. 2. önemli nokta ise; yakalanan sadist suçluların neredeyse hepsinin ruh sağlığının bozuk olmasıdır. Bu suçlular ruh hastası olmalarına rağmen, yakalandıklarında aklı yerinde sayılıp işledikleri suçlardan tamamen sorumlu tutulmuşlardır. Cinsel suçlular işledikleri suçlardan dolayı kınanıp cezalandırılmalı mı? Olaya psikolojik noktadan bakarsak: hayır. Seks cinayetinden dolayı, suçluyu aşağılık ve dengesiz olmakla nitelendirebilir miyiz? Bu soruya verilebilecek en ahlaki ve mantıklı cevap yine hayırdır. İnsanoğlu hata yapmaya eğilimlidir; çünkü o, ne doğaüstü bir varlık ne de bir melektir. Hata yapmak kaderinde vardır. Tüm hayatı boyunca sayısız hataya düşer ve ahlak dışı davranışta bulunabilir. Yaptığı hatalardan dolayı bir insanı kınamak ve onun insani değerlerini aşağılamak, onun hata yapmasını engellemez. Aksine, biri hatalarından dolayı ne kadar kınanırsa, iç dünyası onu o kadar yaptığı hataları tekrarlamaya iter. Suçlunun iç dünyasının: "Madem ben bu suçu işledim, gelecekte bu suçu işlemekten nasıl kendimi alıkoyabilirim ve daha iyi nasıl davranabilirim?" diye sorması gerekirken, bunun yerine suçlanan bireyin aklındaki gerçek: "Madem ben bu suçu işledim, nasıl olurda bunu telafi edip, kendimi günahkar diye nitelendirilmekten kurtarabilirim?" şeklindedir. Bu soru, normal sayılan ama duygusal bakımdan rahatsız olan bir bireyin aklından geçirdiği ilk sorudur. Gerçekten ruhsal bozukluğu olan kişilerde ise durum daha da vahimdir. İnsanların kısmen veya tamamen akıl hastası olmasının nedeni: Küçük yaşta aileleri veya çevrelerindeki insanlar tarafından ciddi bir şekilde suçlanmalarıdır. Sonuç olarak da, bu bireyler suçlanmayı benliklerinin bilinç ve bilinç dışı parçası haline getirirler. Bunu psikopatlar, özellikle de dünya tarihinde önemli rol oynayan siyasal psikopatlar, Adolf Hitler, Adolf Eichmann'da rahatlıkla görebiliriz. Gençliklerinde acımasızca suçlanmaları, bu şahsiyetlerin kendilerini işe yaramaz ve yetersiz hissetmelerine yol açmıştır. Bu olumsuz düşünceleri kabul etmeleri, kendi değerlerini koruma ve suçu başkasında aramaya dönüşmüştür. Bu yüzden kendi değersizliklerini kabul etmek yerine, kendilerinden daha değersiz insan arayışına girmişlerdir. Bireyin kendine karşı duyduğu nefret, yakın çevresi dışındaki insanları, değersiz olarak algılamasına yol açar. Nefret içerisindeki bu birey, kendi değersizliğini başkalarına yansıtmakta ustalaşır ve duygusal bakımdan ciddi hasar görür. Eğer durum daha vahimse, bu psikopat birey diğer insanlara duyduğu nefret yüzünden her türlü sadist ve anti-sosyal sayılan suçu işler, ki bu suçlar onun daha da şiddetli kınanmasına yol açar. Hiç kimse normal ve masum hareketlerinden dolayı kınanan bireyi hatırlamaz, ta ki o bir gaz istasyonunu soyana ya da çetesindeki birini arkadan bıçaklayana dek... Onun daha önceden masum olduğuna ya da şu anda bile masum olabileceğine kimse inanmaz. Ona değersizliğinden dolayı şiddetli bir ceza verilmelidir. Gittikçe daha fazla suçlanır ve o kendini daha fazla suçlu ve depresif hissettikten sonra ise önüne 2 seçenek konur; ya bir akıl hastahanesine gidecektir ya da kızgınlığını diğer insanlardan çıkardığı için hapishaneye düşecektir. Bu yüzden birey aşırı derecede büyük ve korkunç bir suç işlese dahi, onun şiddetle kınanmasına ve cezalandırılmasına karşıyım. Suçlu yaptığı anti sosyal hareketlerden sorumlu olabilir ama biyo çevresinden onu sorumlu tutamayız. Ahlak dışı bir harekette bulunmuş bireyi kınamak veya cezalandırmak onun ileride ahlaklı davranmasına yol açmaz. Aksine bireyi daha da fazla suç dünyasına iter. Fred Thompson, George Heirens gibi suçlular, asıl büyük suçlarını işlemeden önce toplum tarafından kınanmışlardı. Suçlamaların çoğunu kabul etmeleri ve yaptıklarından dolayı kendilerini suçlu hissetmeleri onları gelecekteki suçlarından alıkoyamamıştı, aksine daha fazla anti sosyal olmalarına neden oldu. Cezalandırılmamaları gelecekteki suçluları cesaretlendiren bir faktör olmaz mı? Büyük ihtimalle hayır. Suçluları cezalandırmak nadiren diğer bireyleri, eşit derecede bir suçu işlemekten alıkoyar. Öyleyse seri katillere ne yapmalı? En mantıklı çözüm onları toplumdan uzak bir yerde koruma altında tutmak, böylece onların diğer insanlara zarar vermesi önlenir ve kendini toplum koruyucusu ilan etmiş kişilerden de bu zavallı, deli katiller korunmuş olur. |
||
|
||
| kaç satır yazmış yaw... olm enerjini niye buna harcıyosun? güzel bişey hakında yaz da okuyak da. | ||
|
||
| ABD'deki bir seri katil bir gün köşeye sıkışmış ve onu vurmuşlar o da yazdığı mektuptabende insanım benimde kalbim var ben suçsuzum demiş o kadar insanı öldürdükten sonra (bu bir deliliktir) | ||
|
||
Alıntı abd de şartlar daha iyi. Türkiye kaç tane ekonomik kriz geçirditürkyiede daha zor sence türkiyeden daha fazla seri karil çıkamsı lazım dğeilmi?= ee niye yok ozaman Hiç bir sosyal patlama oldu mu? Arjantin halkı gibi hakkımızı arayabildik mi. Bizim millet koyun gibi Hak aramasını bilmez Ancak kendi gibileriyle didişirler Kendinden üstün gördükleri karşısında devamlı korkak davranırlar Ezilmeye alışmıştır. |
||
|
||
Adamı köşeye sıkıştırmışlar ve vurduktan sonra üzerinde mektup çıkmış![]() ?Bu adam deli değil salak Vurulmadan önce mektubu veremezmiydi... Yoksa bu adam da bizim Yılmaz Güney Filmindeki gibi mi yapmak istiyor? Yani kurşunları çıkarılmış silahla polise ateş eder gibi yapıp ölmesi. Arkasında iz bırakmak... |
||
|
||
| Türkiye pekçok zorluğu atlattı sosyal patlamaların dönemini aştık. Arjantinde bizim gibi kendi kendine ilerliyor, sorunlarını zamanla aşıyor Bizim millet insan gibi Hak aramasını ve nasıl ne zaman arıycağını çok iyi bildiğini tarih bize göstermiştir her türlü sorunun üstesinden geliriz Kimseden üstün kimseden aşağı olmadıklarını çok iyi biliriz sorunlarını aşmıştır ve aşmaktadır. -olm seri katilden size ne? |
||