SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Müzik İnsanları

Konu: Franz Liszt

Sayfa: [ 1 ]

11.01.2005 12:19:04
Franz Liszt,22 Ekim 1811 de Macaristan’ın Raiding kasabasında dünyaya geldi. Çocukluğuna ilişkin çok fazla bir bilgi bulunmamakta.Ancak bildiklerimize göre Listz hastalıklı ve zayıf bir çocuktu.Öyle cılızdı ki kimse yaşayacağına inanmamıştı. Hatta bir keresinde fena halde hastalanmış, babası öleceğine inanarak kefen ve tabut ısmarlamıştı. Aynı hastalığa yakalanan kardeşi hastalığı yenemeyip ölmüştü. Aileyi geçindirebilmek için müzikle ilgisini kesen babası, kendi yarım kalan hayallerini oğlunun gerçekleştirmesi için elinden geleni yaptı.Bu nedenle Liszt beş yaşına geldiğinde, oğlundaki
 
olağanüstü müzik yeteneğini farkedip onun ilk öğretmeni oldu. Yörenin beyi durumundaki Prens Esterhazy tarafından dinlenen Liszt çok beğenildi.

Henüz 9 yaşındayken Bratislava’daki müzik meraklılarının karşısına çıktığında ise müthiş bir başarı sağlamıştı bile. Macar soyluları altı yıl süreli küçük bir ödenek sağlayınca artık Viyana’ya taşınabilecek duruma geldiler. Bu kenti seçtiler, çünkü müziğin kalbi burada atıyordu.
 
Liszt, Beethoven’in öğrencilerinden Karl Czerny’nin öğrencisi olmuştu. Beste öğretmeni ise Mozart’ı kıskanan ve bu hasetlikle genç yaşında ölümüne neden olan ünlü Antonio Salieri’ydi.
Liszt’ler 1823 sonbaharına kadar Viyana'da kaldılar. Küçük Liszt bu arada ilk bestesi olan "Diabelli'nin bir valsi üzerine çeşitleme" ve “Elli değişik beste üzerine çeşitleme”nin bulunduğu bir derlemeyi yayımladı. Bir yandan da konserler veriyordu.
 
 

 1 Aralık 1822'deki ilk konserini verdi.Bu dönemde  Ludvig Van Beethoven’la tanıştı. Liszt Viyana’da verdiği son konserden sonra, Peşte’de üç konser vermek üzere Macaristan’a döndü.Liszt’ler 1823'te Paris’e gittiler. Yolculuğun amacı,küçük Liszt’i Cherubini tarafından yönetilen konservatuara sokmaktı ancak Cherubini, Liszt’i yabancıların Paris Konservatuarı’na alınmaması nedeniyle reddetti. Yeniden konser arayışlarına girişen Listz, 7 Mart 1824’de ilk kez Parislilerin karşısına çıktı. Konserleri öyle büyük bir başarı kazandı ki, akıl hastalıkları doktoru Franz Galla kafatasını ölçmek istedi.(Galla, üstün zeka ile kafatasının biçimi arasında bir ilişki olduğunu iddia ediyordu) Artık adı bilinen bir piyano virtüözüydü. Bir dizi konser vermek üzere İngiltere, Fransa ve İsviçre’yi dolaştı.  

11.01.2005 12:20:51
İngiltere’de Windsor Şatosu’nda Kral 4.George’un huzurunda çaldı. Ünü giderek artıyordu.

Bir turne dönüşünde babası, Liszt’i tatil yapmak için Bolonya’ya götürdü. Amaç, Liszt’in dinlenmesiydi. Fakat Liszt’in yetişmesi için harcadığı çabalar baba Liszt’in bünyesini sarsmış olacak ki, burada tifoya yakalanarak ansızın ölüverdi.

Babası ölünce Liszt Paris’e geri döndü. Babasının başarılı menajerliğinden yoksun kalınca Paris’te ancak birkaç konser verebildi ve hayatını kazanmak için piyano dersleri vermeye başladı. Din adamı olmayı bile düşündüğü bir dönemdi. Umutsuz, melankolik halinden, ancak 1830 Temmuz’undaki Fransız Devrimi sırasında çıkabildi. Devrimci olmadı. Ama asla bitiremeyeceği "Devrim Senfonisi"ne başladı. 1830’ların ortalarına doğru besteciliği öne çıktı. "Şiirsel ve Dinsel Armoniler" adıyla,  Lamartine’in şiirlerini solo piyano için besteledi. Yine aynı yıl Hector Berlioz’la tanıştı. 1831 Martında ilk kez Niccolo Paganini’nin çalışını dinledi. Paganini onun virtüözlüğe yeniden ilgi duymasına yol açtı ve onun inanılmaz keman parçalarını piyanoya aktarmaya karar verdi.1833’de Berlioz’un "Fantastik senfonisi"nin piyanoya uyarlanması gibi son derece zor bir işi başardı. Paganini’nin "La Campanella"sı üzerine bir fantazi yazdı.
 

 1834 yılı Liszt için önemli bir yıl oldu. Agoult Kontesi Marie de Flavigny ile tanıştı. Kontes Marie kocasını ve ailesini terkederek İsviçre’ye gitti. Liszt’le  buluştu, birlikte yaşamaya başladılar. İlk kızları Biandine, Cenevre'de doğdu. Liszt arada sırada Paris’e gidip gelerek, dört yıl boyunca İsviçre ve İtalya’da yaşadı. Yeni kurulmuş olan Cenevre Konservatuarında ders verdi. Bir dizi de deneme yayımladı. Dingin ve üretken yıllardı. Paganini’nin altı parçasının, Bethoven’ın üç senfonisinin, Schubert’in bazı liedlerinin piyano transkripsiyonlarını yaptı.
 

1837 yılında ikinci kızları, Cosima doğdu. Cosima’nın doğumundan sonra 1839 Kasım’ına kadar İtalya’da kaldılar. 1839 yılında oğlu Daniel doğdu. O yılın sonunda ilişkilerinin gerginleşmesi üzerine Marie çocuklarını alarak Paris’e gitti. Bu dönemde birkaç denemesi yayımlanan Liszt’in kalemi de kuvvetliydi, beste yaptığı kadar güzel yazı da yazıyordu. Ancak abartılı yazdığı ve kalemine hakim olmayı beceremediği hatta  koskoca Scala'yı (tiyatro binası) yerin dibine batırdığı için Liszt İtalya’dan ayrılmak zorunda kaldı.
 
 

1838 Nisan'ı ile Mayıs'ı arasında Viyana'ya kısa bir kaçamak yaptı. Yolculuğun nedeni, Macaristan'da büyük bir yıkıma neden olan sel felaketiydi. Viyana’da verdiği sekiz konserle besteci, dilini bilmediği ve bebekken ayrılmasına rağmen yurdu kabul ettiği bir ülkenin hizmetine sunacağı büyük bir gelir kazandı. Liszt’in bir diğer çabası da Beethoven anıtı için oldu. Beethoven anıtının yapılması için bir kampanya başlatılmış, fakat çok az para toplanabilmişti. Liszt gazetecilere, anıtın maliyetini kendisinin karşılayacağını bildirdi.
 

Liszt, 1839’da "Lisztomani" olarak da adlandırılan Avrupa turnesine çıktı ve modern piyano konser yorumculuğunun temellerini attı. 1840’da, Bratislava’ya ve Peşte’ye gitti. Macarlar onu büyük bir ilgiyle karşıladılar. Konserin bitiminde, çarpıcı ulusal kostümü içindeki Liszt’e bir "onur kılıcı" verildi ve kendisine asalet unvanı verilmesi için imparatora başvuruldu.
 
Liszt daha pek çok kez piyano çaldı. Çok yaşlanmış ve şişmanlamıştı. Papaz cüppesi artık yakışmıyordu. Saçları o kadar bakımlı değildi. Gözlerindeki katarakt, görüşünü bulandırıyordu. Romantik kahramandan geriye iz kalmamıştı.

Mayıs’ta, "Azize Elisabeth Efsanesi" ni dinlemek için Paris’e gitti. Eseri bu konserde büyük başarı kazandı. Yorulmuyordu. Temmuz başında, Cosima’nın kızı, Daniela’nın düğünü için Bayreuth’taydı. Oradan Lüksemburg’a geçti. Onu son kez çalmaya ikna edebildiler. Seslendirdiği parça Chopin’in bir çalışmasıydı.
 
20 Temmuz’da Bayreuth’a doğru yola çıktı. Wagner Festival’i başlamak üzereydi. Trene bindi. Kompartımanı ikinci sınıftı. Küçük bir istasyona kadar yalnız kaldı kompartmanında. Yüzünü rüzgara vermek ve hava almak için pencereyi açtı ve kapamadı.

Bayreuth’a geldiğinde soğuk almıştı; ateşi çok yüksekti. Buna rağmen, doktorunun emirlerine karşı gelerek Wagner’in "Parsifal" iyle "Tristan ve İsolde" yi izlemeye gitti. "Tristan" sırasında ağırlaştığı için sonuna kadar kalamadı. Ateşi iyice yükselmişti. Kısa bir süre sonra zatürree başladı; Son arzularından biri konyak içmekti. Doktoru izin vermedi. Mırıldandığı son söz ise "Tristan" oldu. 31 Temmuz’da son duaları yapıldı ve gece yarısı öldü. Budapeşte’de gömülmeyi vasiyet etmiş olmasına rağmen Bayreuth’a gömüldü.

Ve tarih 31 Temmuz 1886’da ölümde konakladı;

[span style='color:red']Franz Liszt ise ölümsüzlükte
...

 [/span]
 
 

11.01.2005 12:22:03
http://www.afacancocuk.com/Muzik/KlasikMuz.../franzliszt.htm


http://www.kunstderfuge.com/liszt.htm

In Justice 13.08.2007 14:36:37
Franz Liszt: La Campanella


Sayfa: [ 1 ]