|
||
| Selam...Geçen cumartesi günü İstanbul'dan bazı anarşistler (uzlaşma yok e-mail listesinden) bir toplantı yaptı..çeşitli gündemler konuşuldu, bazı kararlar alındı vs. Bu toplantıda konuşulan gündemleri ve aldığım notları sizinle de paylaşmak istedim...Ayrıca bu toplantı ve etkinliklere aktif (inter) katılmak veya fikir beyan etmek isterseniz...Uzlaşma Yok e-mail grubuna üye olabilirsiniz. şuraya bir mail atmanız yeterli...bence katılın! uzlasmayok-subscribe@yahoogroups.com vAu ************************************************************************** İstanbul’da Anarşistler Toplandı Bir süredir bazı anarşistler arasında bu topraklarda anarşist bir hareket yaratmak veya anarşist hareket içerisindeki eksiklikleri ve gereksinimleri belirlemek ve tamamlamak amacıyla süregelen tartışmaların somut bir adımı olarak 8 Ocak 2004 tarihinde bir toplantı gerçekleştirildi. Yaklaşık 15 kişinin katıldığı toplantıda çeşitli konular tartışıldı ve bazı kararlar alındı. Toplantıda konuşulan gündemler şunlardı: GÜNDEM · Aylık bir derginin çıkartılması o Ayda bir çıkacak yeraltı fotokopi bir dergi. o Konular veya perspektifler dergi katılımcılarının kendi isteklerine göre belirlenecek, her türlü anti-otoriter veya anarşist perspektif hiçbir sansür veya engelleme olmadan yayınlanabilecek. o Derginin adı derginin üretimi sürecinde belirlenecek. o Dergi yaklaşık olarak Şubat ayında baskıya girmeye başlayacak. o Dergide isteğe göre her konuda yazılar yayınlanabilecek... Dergide sanattan, politikaya, edebiyattan çeşitli konulara vs. yaşamla alakalı her türden konu yer alabilecektir.Şehir içi veya şehir dışında yaşayan ve cezaevindeki anarşistlerden yazılar bekliyoruz. o Derginin basımı toplu olarak yapılacak ve diğer şehirlerden arkadaşlarla koordinasyon halinde olacağız...Ücretlendirme baskı aşamasında yapılacaktır. o Derginin amacının anarşist hareketin ve direnişin gerçekleştirilmesi ve yayılması anlamında hem bir gerçekleştirme hem de tartışma süreci olmasından dolayı hiçbir perspektif ayrımı yapılmaksızın tüm anarşistlerin katılabileceği bir süreçtir. Bu anlamda tüm anarşistleri bir hareketin yaratılması anlamında bu tartışmalara ve eyleme sürecine katılmaya davet ediyoruz... · Mekan sorununun çözümü o İlişkilerin ortak zemine taşınması ve buluşmaların pratikleşmesi anlamında mekan sorununun çözülmesi. o Fon açısından kişisel yeterlilikler belirtildi. o Mekan sorunu kurumsal bir mekandan ziyade anarşistlerin ilişkileri açısında yaşamsal ve pratik bir ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. · Anarşist veya Bağımsız mahkumlarla dayanışma o Bağımsız mahkum Faruk Saygılı için para toplantı. o Osman Evcan, Aytaç Atilla ve Fırat Can ile mektuplaşmalar sürdürülecek. o Yurt dışındaki mahkumlarla mektuplaşmalar sürdürülecek. · İngilizce çeviriler bir ağ şeklinde hızla gerçekleştirilecek ve bu çeviriler herkese yayılacak. · Anarşistler olarak bu topraklarda en önemle üzerinde durulması gereken ve yaşamsal olan bir mesele olarak anarşist davanın yayılması ve anarşinin-otonomun hayata geçirilmesi. o Politik hareketlerden farklı olarak otonomun savunulması değil, otonom yaşama geçilmesi. o Otonom yaşamın etkinleştirilmesi ve bir direniş odağı yaratmak noktasında bir Otonom Bölge’nin (kurtarılmış bölge) yaratılması. o Otonom Bölge üzerindeki fikirler (köy-kasaba-kent-mahalle vs.) o Üzerinde konuşulacak olası Otonom Bölgelerin sosyo-politik durumlarının değerlendirilmeleri. o Kişisel yeterliliklerin belirlenmesi. o Otonom bölgedeki yaşamın idamesi için fikirler, değerlendirmeler.. o Bu gündem maddesi, üzerinde yoğunlaşıldığı ölçüde diğer gündem maddelerinin daha da üstünde bulunan bir projenin ifadesidir. Bu anlamda anarşinin yayılması, otonomun hayat bulması açısından varolan çabayı ve olası etkinlikleri, yaşamsal olan bu projeye kaydırabiliriz. · Çeşitli yerelliklerde konferansların organizasyonu · Genel bir ilişki ağının yaratılması, bunun dinamikleştirilmesi ve projelerin birleştirilmesi noktasında Anadolu’daki anarşistlerle koordinasyon haline olunması amacıyla bir Türkiye turunun gerçekleştirilmesi 8 Ocak’ta gerçekleşen toplantının genel olarak gündemi buydu ve daha ilk olması açısından dergi ve mekan konusu dışında belirli bir netlik doğal olarak içermiyordu. Fakat üzerinde konuşulan meseleler bu ilişkilerin devrimci bir boyutta ilerlemesini sağlamaya yönelik zeminleri zamanla yaratacaktır. Bu coğrafyada Anarşist veya otorite sevmez hareketin yaygınlaştırılması ve bu hareketin devrimci bir nitelikle topluma nüfus etmesi için somut öneriler ve etkinlikler üzerinde tartışan bu birliktelik eminiz ki, hayal ettiklerimizi hayata geçirdiğimiz ölçüde bizi başarıya taşıyacaktır. Fakat bugüne kadar yaşanan deneyimlere bakarak yine de tüm ümitlerimizi buna bağlamamız gerektiğinin de farkında olmamız gerekmektedir. yenilgi her zaman beklediğimiz bir durum olmalıdır, içeriden veya dışarıdan. Ama asla yılmamalı ve vazgeçmemeliyiz. Bu proje bu durumun bilincinde hareket etmelidir. Yenilgiler bizi hayal kırıklığına uğratmamalı, aksine bizi davamızda daha da inançlı ve güçlü kılmalıdır. Bu birlikteliklerden çıkacak her hangi bir proje ne tam olarak arzuladığımız toplumu bize getirecektir ne de vazgeçilemez bir boyuttadır. Tüm enerjimizi yıkıp yeniden yaratmaya verdiğimizde ve tarihin dinamiği olduğumuz sürece özgürlüğe daha da yakın olacağız. Bizler hiçbir ideolojinin kölesi değiliz, bu nedenle hiçbir ideoloji bizi çerçeveliyemez. Bizler otorite sevmezleriz, özgürlüğe sevdalı olanlarız, zalimlere kin kusanlarız, özgürlüğü sadece kendimiz için istemeyenleriz, özgürlüğün sorumsuzluk “bana necilik” olduğuna inanmayan aksine kişisel bir sorumluluk ve bir disiplin olduğuna inananlarız...Bu nedenle üzerimize yapışmış her türlü ideolojiyi reddedebilecek özgürlüğe inanamaktayız...Çünkü biliyoruz ki, özgürlük ne bir programla gelecektir ne de bir ideolojinin cennet ütopyalarıyla...Aksine özgürlük insanlar arasında yaratılan bir durumdur ve bu durumu yaratacak insanlar olarak bizler de sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Bunun için hem direneceğiz hem de özgür ilişkiler yaratmaya çalışacağız. Yapay olarak yaratılan sahte ayrımları reddediyoruz...Anarşistlerin veya anti-otoriterlerin “Yaşam tarzı mı, Toplumsal mı?” ikilemini kabul etmiyoruz...çünkü yaşam tarzı olan şey aynı zamanda toplumsaldır da. Anarşist mücadele her ikisini de doğal olarak içermektedir. Anarşi veya otonom otoriteye ve her türlü iktidara başkaldırırken ve onu yıkmaya çalışırken aynı zamanda da anti-otoriter ilişkileri yaratmak için uğraşır. Bu nedenle kendimizi yıkma ve yeniden yaratma sürecine bırakıyoruz. Anarşiyi ve otonomu yaratmaya ve yaymaya yönlendiriyoruz tüm enerjilerimizi.... |
||