SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Oyun - Eğlence

Konu: Alttaki üyeyi çağır ve soru sor?

Sayfa: 1 2 3 [ 4 ] 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19

asya 22.04.2008 02:23:52
Yaşamda kazanç diye gördüklerimizin aslında birer kazançtan, kayıp diye gördüklerimizin de kazançlardan oluşabildiğini öğretiyor yaşam bize. Yani ikisi o kadar harmanlaşmış ki adeta homojen bir yapıya dönüşmüş olabiliyor.

Geriye kalan ise bana kattıkları oluyor her zaman.

Kaybettiklerimizi kazanca dönüştürmeyi başarabiliyor ve sırtımızı dimdik tutabiliyorsak ne mutlu bize!

Yukarıda "sabır"ın sorduğu iki soru var ve onlar kaynamasın diye soru hakkımı "sabır"a devrediyorum "fikir"in izniyle. Smiley

22.04.2008 02:27:50
yanıt için teşekkür ederim asya. fakat sorunu sorabilirsin kayıtlı bulunan bir kullanıcıya benim sorularım tıkandı çünkü burda yoklar. geldiklerinde yanıtlasınlar.senden devam etsin olmazmı.saygın için sağol.

KaYıT_DıŞı 22.04.2008 02:57:07
kazanılmış bır hayat...

Ruler of the Ruins 22.04.2008 03:04:39
Elbette ikilemlerim var, bunları tam olarak ayırt etmek ve gün yüzüne çıkarmak uğraştırıcı bir iştir zira doğruların da çok yönü vardır ve herkes herzaman herşeyi tam olarak bilemez. Mesela insanların sinirli anları yada çeşitli tahammülsüzlükleri vardır, bir doğrularını yaşatmak adına buldukları ikinci doğruları vs vs.. Bazen iki tavrın zıtlığı sadece küçük detaylarda saklı olabilir "çelişkili insan" yaftası da bu konudaki anlaşılmazlık yüzünden vurulabilir insana..
Bütün bunları bir bahane olarak saymadığımı farzederseniz genel olarak net bir insanımdır, kendimi ifade etme konusunda üşengeçlik zamanlarım dışında pek bir problem yaşamam ve çelişkileri teşhis edebilme konusunda kendime güvenirim..

Neyse şimdi soru mu sormam gerekiyordu? O hakkımı şimdilik devredeyim.

Sapiens 22.04.2008 09:23:55
iktidar
muhalefet
halk
işci
üye
eylemci
yazar
düşünür
şair
sanatçı
bilim adamı
tarihci
doktor
vs vs
rollerimizi kim belirliyor veya rollerimiz belirlemekte bizim etkimiz ne oranda .Okul  gerekli mi  Okulsuz bir toplum olamaz mı?

soru yu isteyen herkes cevaplıyabilir




22.04.2008 10:40:49
okuldan kastınızı eğim olarak ele alacağım. Evet anne baba olmanın eğitimi, hayırlı evlat olmanın eğitimi, eş olabilmenin eğitimi (bir tek eş olmak istiyorsan eşine aradığı tüm özellekleri bulabilecek şekilde kendini eğitmen gerekir ki! seni başkası ile paylaşmasın, her güzelden bir tutam güzellik alıp dönüp dolaşıp kürkçü dükkanına gelmesin, sana özel olması anlamında yani zor bir görev.hemde her an ilk günkü heyecanı taze tutmak adına dinamik olacaksın, monotonluğa bırakmadan evlilik yada hayatı paylaşma arkadaşını)iş hayatında iş ve arkadaşlarla kendini kabul ettirişin eğitimi, komşuluk eğitimi,iyi ve doğru olan hayat anlayışında adaleti gözeterek insanları yönetme eğitimi,(rabbana olmadan önce kendi kesem ve ecdadım kalkınsın demeden, bu düzen böyle yemeyen keriz, enayimiyiz demeden.) düşünür yanlış düşünüyorsa darwin v.s. olasılıklar atarlar başkası yanlışlar katılır ya da kaldığı yerden devam eder, hayat kısır döngü gibi ilerler, bir bakarsın dönüp dolaşıp aynı yerdesin misali. düşünür ileri götüren düşünür olup, insanlığa yararlı düşünceler empoze etmelidir. buda sorumluluk tüm mesleklerin eğitimi demek aldığı sorumlulukları laiki ile yanlışsız sunabilme anlamındadır. Doğuştan bulunduğun zeminle ilgilidir roller. aile, okul,çevre etkilidir,arkadaş etkilidir rollerde. En önemlisi kendindir, iradeni, akıllılığını, düşünme gücüne beğenmedin ortamlarında benim iyim bu deyip asla bu kokuşmuş düzende ben rol almayacağım aksine bunu süpürüp hoş bir düzen getireceğim yolunda ilerlemektir rolün. takılırsan eğer , rolün yarım kalır. oraya kadar olur. amaç belirlersin ve ilerlersin. rolüne doğru.hayat sana vurular darbelerle oyalanmak değil rolünün sorumlulukların yerine getirmektir.Biz burda darbelerle karşılık verip rol aldığımızı sanıyoruz.

fikir 22.04.2008 11:03:10
sabır arkadaşımız umarım sorusunu da sorarak, konunun ilerlemesine katkıda bulanacaktır... Smiley

22.04.2008 12:09:58
büyük düşündüğümüzü ve büyük olduğumuzu görsel olarak "küçük kafa"ifadesi seçerekmi anlatırız, yoksa ne kadar büyük bir yüreğimizi ifade eden gözlerimize yüklemek için anlamı gözlerimi ön plana çıkarırız,

kendimizi neyle, nasıl ifade edebiliriz bunu tam başarmak mümkünmüdür?

üye seçimi yok. sapiens gibi kim yanıtlarsa efendim, buyrun!

fikir 22.04.2008 13:27:45
Oyunumuz basit; bir üye seçiyoruz ve sorumuzu soruyoruz. Seçilen üye 30 dakika içinde cevap verirse, kendisi bir üye seçip, sorusunu sorabilir. 30 dakika içinde cevap vermezse, hakkını kaybeder ve herhangi bir üye oyunu yeniden başlatır.

Önemli not: Cevap verilmesi zor ve özel sorulardan kaçınalım kaçınmayanları uyaralım...  Sad


Oyunun işleyişiyle ilgili küçük bir hatırlatma;

Soruyu soracağımız kişinin en azından online durumda olmasına dikkat edelim. İsteyen herhangi bir yöntemle sorduğu kişiye uyarı da yapabilir.

Sorumuzu bize soru sorana soramayız. Bu karşılıklı tartışmaya götürür ve oyunun kurallarına aykırı bir durum olur.

30 dakika içinde cevaplanmayan sorunun geçerliliği kalmaz. Fakat bu arada başka bir üye, başka bir kişiye soru sormadığı takdirde, soru sorulan kişi cevap vermek isterse, cevabını verip soru sorma hakkını kazanabilir.

Şu an içinde, oyunu enthogenic arkadaşımız veya başka bir üye tekrardan başlatabilir.

Oyunun kurallarıyla ilgili olarak zorunlu bir "ek" açıklama;

Forumda bulunan binlerce başlıkta uygulanan herkesin istediği soruya veya konuya mesaj yazabilme serbestiliği bu başlıkta maalesef yoktur. Konun özelliği, sorumuzu ve cevaplamasını istediğimiz kişiyi kendimiz belirlememiz. Aksi takdirde, bu başlığın kıymeti harbiyesi kalmayacaktır.

Kendisine soru sorulan arkadaşların bunu dikkate alacaklarını ümit eder, sorularını seçecekleri bir üyeye yöneltmelerinin başlığın ruhuna daha uygun olacağını hatırlatmak istedim... Smiley

Valla kendimi gece bekçisi gibi hissetirmeye başladınız... Sad

Sapiens 22.04.2008 13:53:10
Yukarıdaki iki mesajım endeniyle özür diler Bir dahi benim buraya çağrılmamı rica ederim(yukarıdaki iki emsjadna birinde çağrılmış ikincisinde ise  bir önceki üyenin soru sormaması üzerine doğan boşluktan faydalnmışımdır bir üçüncü mesaj daha var ama tamaen bu  başlığı protesto amaçlıydı)

ÖZÜR

22.04.2008 14:13:16
Bu soruyu Khaos
 cevaplayabilirmi?

22.04.2008 14:36:03
Büyük düşünmek öznel değildir, zamanla büyük düşündüğünü farz ettiğimiz kişiler ortaya çıkar ancak onlar yola böyle bir amaçla değil inandıklarını gerçekleştirmek için taviz vermeden ilerledikleri için büyük olmuşlardır. Algısı açık insan herşeyi nötr bir şekilde tarafsız düşünüp hisleri doğrultusunda bir yol çizer. Algının açılması için ise kişinin kendi benliği ile savaşması ve sonunda onu tamamen yok etmeyi göze alması gereklidir. Bu olduğunda kişi evrenle bütünleşebilir ancak. Çünkü benlik koruma içgüdüsünün yansıması olan zamanla da kırılması gereken cam fanus gibidir berrak görünse de hareketi kısıtlar gözlenenin yansımalarını kırar. Yani gerçek değildir.

Kendimizi en iyi ifade edebilme yolu kendimizden kurtulup herşeyle bütünleşmektir. Bunun dışındaki her çaba kişiyi ya bencilliğe ya da içe kapanık karamsarlığa ve aşırı hayal perestliğe götürecektir. Bütün bunlar da insan olabilmenin önündeki en yaygın suni duvarlardır, hepsinin kararlı bir biçimde adım adım yıkılması ve en derindeki dolaysız coşkunun ortaya çıkması gereklidir. Eğer zihninizde yücelttiğiniz fakat anlam veremeyip kıskandığınız kişiler var ise ister dahi,ister peygamber olsun farketmez,işte o kişiler bunu yıkmış olanlardan oluşur. Bence.

Ben de sorumu mylia ya soruyorum.

olanla olması gereken arasındaki uçurum kişinin kendisine dair midir, yoksa toplumsal bir sorun mudur? Smiley

22.04.2008 14:50:39
Daha önceki tartışmalarımızı göz ardı ederek yanıtlıyorum efenim yoksa fikrim sabittir. Tongue

Hayata  dair olan ya da olmayı belirleyen herşey kişinin kendisine dairdir.

Vareden noktası insandır.

Ama sonuçlarını değerlendirdiğimiz noktasıyla var ettiğimiz kişiye mal edilse bile toplumsal nitelik kazanabilir.

Yani ne amaçlı sorduğun belli olmayan tuzak bir soru olmuş Smiley Umuyorum iyi kıvırabilmişimdir Tongue


Benim sorum güneşinkızı'na


Yaşamı koca bir yanılgı haline getiren ve her defasında bizi doyumsuzluğa sevk eden giz sana göre ne ?

22.04.2008 15:13:50
Yaşam bana göre koca bir yanılgı değil,,,boyutlarının sınırsızlığıyla hareket eden; rengarenk ve çok sesli bir devinim,,,aklının ve gönlünün kesiştiği noktada; "ruhunun mayasının" tadını alabilen insan, bütün evrenle uyumlanarak evrenin sonsuz deviniminin ahengiyle hareket etmeye başlar,,,ve artık bu ahengin bir parçası olduğu için, yanılgılarla boğuşmak yerine, hayranlıkla raks ederek, her anı kıymetlendirir,,,

Tam tersi; doyumsuzlukla değil de "doyum noktasında" açıyor giz kapılarını,,,
Sorum "Sevgili cosinus78" e;


Sana göre "sınır" nedir?

cosinus78 22.04.2008 16:04:16
Sınır kavramının zihnimde çok farklı çağrışımları mevcut, o bakımdan bunu zor bir soru olarak algıladım güneinkızı Smiley

En önemli çağrışımlardan biri; "Her şeyin bir sınırı var" sözü. Bu insanın içinde bulunduğu gerçeklikle sınır tanımaz özgürlüğün kesişimi. Bu bakımdan sınır bir engel ve gerçeklik, sınırsızlık/sonsuzluk da bir ütopya.

Ben ütopyaları severim, insanın çürüyüp yok olmamasının bir yolu da ütopyadır.



mylia söyle bakalım Smiley

"yolcudur abbas, bağlasan durmaz" söznüde, yolmudur abbası yolcu yapan, yoksa abbas mı kendine gidecek yol arar?





Sayfa: 1 2 3 [ 4 ] 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19