|
||
| Her zaman tiyatroda bir tip oyuncusu birde karakter oyuncusu sözleri kulağımıza çalınır çalınmayada aslında özü nedir bu işin ve karakter oyuncusuyla tip oyuncusu nerde birbirlerinden ayrılır.. Genel bir açıklamaya tabii tutarsak tip oyuncusuna örnek bir bilim adamı olabilir,zira bilim adamı diyince bizim aklımıza beyaz önlüklü,çalışmaktan yorgun düşmüş,gözleri şiş,saç baş dağınık,gözlüklü-genellikle-tipler gelir. Ve oyunnu başından sonuna kadar asla bir değişme ve gelişme göstermezler ama karakter oyuncusunda durum değişir mesela adam katildir değişir iyi olmaya öldürmemeye karar verir,ya da çok iyi bir insandır bi anda yaşadığı travmalar onu iyi tipinden alır bir caniye çevirir.. Bu konuya en güzel örnek BÜYÜK ROMÜLÜS isimli oyundur. Bu oyunda kral rolündeki romülüs beklenen kral tipinin tam aksine gayet sevecen,bahçesinde tavuk besleyip onlara isimler koyan savaş çıktığında gayet barışçık yaklaşan stratejiyle işi çözen bir insandır. Bu da beyinlere yer etmiş kral olgusunu bizlerden kazıdığı için karakter oyunculuğuna sıçrayışı ele alır. peki işin en hicivli kısmı olan bizim hayatlarımız.. Bizler hayatın içinde bir tip oyuncusu muyuz yoksa bir karakter oyuncusu mu sanılanın aksine? |
||
|
||
| Biz karakter oyuncusuyuz. Bizim dışımızdakilerin hepsi tip. Teğet geçiyoruz çünkü birbirimize. Herkes uzakta ve bizim onları gördüğümüz kadar varlar. | ||
|
||
| yani biz derken insanlar mı ? teğet geçtiğin ne? tip'e mi teğetsin? aslında ben insanların çoğunun tip oyuncusu olduğunu düşünüyorum despot öğretmenler,diktatör yöneticiler seksi hemşüreler ![]() ama arada nüans yaratanlar elbette var,kaideyi bozamayacak kadar
|
||
|
||
| Ben karakter oyuncusuyum. Benim hayatımdaki herkes, annemden tut metroda çelme taktığım kadına kadar, hepsi tip. Çünkü onların ruh hallerindeki dalgalanmaları , yaşadıkları değişimleri görmüyorum. Teğet meselesinden dolayı. Uzaklıktan dolayı. Ama kendi dalgalanmalarımı görüyorum. O nedenle ben tip olamam. Tabii, burda izleyici benim. Kendimi ve geri kalanı izliyorum.
|
||
|
||
| yani statünün gerektirdiğinin dışında davranıyorsun öyle mi? diyelim ki sen bir öğretmensin,despotluktan çıkıp çocuklara öyle sevecen ve çağ dışı yaklaşıyorsun ki öğretmen tabusunu yıkıp değişime uğrayarak karakter oluyorsun .. hımm.. güzel,, |
||
|
||
Ben derken aslında kendi yaptıklarımı kastetmiyordum. ( Anneyim ben statüko dışı davranamam, normal olmak zorundayım )"Kendi hayatı içinde kişi" olarak düşündüm diyelim. Merkez yani. En iyi kendimizi biliriz, diğerlerini sınıflandırırız yani tipleştiririz. Gibi. Senin baktığın gibi bakınca, kahramanlar ya da şöyle diyeyim, başkasının hayatında bir fark yaratanlar, karakter oyuncusu olur bir tek. Bu da güzel. Hatta doğal olanı bu muhtemelen. Herkesin karakter oyuncusu olduğu bir oyunun, izlenmesi de icrası da zor olurdu
|
||
|
||
| ama şöyle bir olaya tanık oldum,anne ve kızı yemek yiyorlar .. annesi kıza sürekli şirinlik yapıyor,fıkra anlatıyor güldürmeye çalışıyor,çocuğun tavrıysa şu: anne hiç komik değilsin ![]() yani burda anne despotluktan kuralcılıktan sıyrılıp ona arkadaşı gibi yaklaşmaya çalışıyor,çocuksa kendinden beklenen ekelikle cevap veriyor,burda anneyi karakterleştirmiş olmaz mıyız? |
||
|
||
| İzleyen biz olduğumuz ve anne tanımını biz yaptığımız için, evet, anneyi karakterleştirdik. Ama kızı için anne bir tip muhtemelen. Çünkü onun kafasındaki anne imajı zaten kendi annesi. " Anne, çocuğuyla arkadaş olmaya çalışmalı, gerekirse şaklabanlık yapmalıdır" diye bir şey var kafasında kızın. Ne yaparsa yapsın , o anne kızının gözünde karakter oyuncusu olamayacak muhtemelen. (Ağlayasım geldi be. Anne örneği verme bi daha. )
|
||
|
||
peki vermem,yeter ki hüzün görmeyelim gözlerde ![]() ama anne tip olabilir çocuk içinde çocuğun kafasındaki anne imajımnın oluşması için yaşanmışlıkta gerekli değil midir? yani bu çocuk henüz 5 yaşında ve diyor ki anneeee..... '' aslında burdaki bariz örnek annenin karakterleşmesi,değişmesi yenilikçi olması.. geçtim konuyu ![]() |
||