SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat / Dil

Konu: Ne Türden Bir Yazarsın Sen?

Sayfa: [ 1 ]

07.01.2005 03:27:36
Yazmak için belli mekanlara ihtiyaç duyar mısın? Ve ya özellikle hangi mekanlar ve nasıl bir atmosferde-yazmayı teşvik eden müzikler de dahil edilebilir buna belki- yazmayı tercih edersin?

Kullandığın seçili araçlar örneğin belli dokuda kağıtlar gibi var mı?

Bilinçli olarak kullandığın ya da bilincine kullandıktan sonra vardığın yazı tekniklerin -ki bazı yazan insanlar bunu açıklamamayı tercih edebilir- var mı?

Özellikle yazmaktan hoşlandığın konular hangisi?

Yazmak için nelerden beslenirsin?

Ve yazılarının ortak bir tarzı var mı sence?
yani soyut , deneysel ,toplumsal ,bireysel, realist, romantik,
 sürrealist, simgesel , dışavurumcu ,dadaist ,anarşist,
yeraltı ,mistik, yargılayıcı, felsefi ,
absürt, savaşçı,  içekapanık ,psikolojik .....vs.vs.

A sahi.. kendini yazar olarak tanımlar mısın?

Çetin 07.01.2005 16:02:21
yazmak için öyle pek özel bir haleti ruhiye içinde olmam gerekmiyor, müzik eşliğinde olması hoşuma geliyor. ama kağıt ve kalem seçiyorum, bazı görüsel estetik kaygılarım mı var bilmiyorum. her tarzdan yazabiliyor, edebiyatın her alanına da bulaşıyorum. ancak sorun şu; okunacak değerde olmadıklarından muzdarip, kağıtları katlayıp kaldırıyorum. valla ben bile okunası bulmuyorum onları. hekesin kalemi kuvvetli olamaz değil mi. bazıları yazmak için yazar, bazıları da yazabiliyor mu görmek için.
kimileri konuşurken daha iyi anlatır derdin kimi yazarken. bense ikisinden de bir parça taşımakla herhangi birinde iyi olamayanlardanım.
yazdıklarımı okuttuğumda gördüğüm sıkıntı(eğer basılmış bir kitabım olsaydı bir kaç sayfası okunup kaldırılan bir kitap olurdu) yazmaktan el çektirmemiş olmakla birlikte beni insanlara sunmaktan alıkoyuyor.

bir sürü yazarın olup da az okunmasındansa az yazarın çok okunması şimdilik iyi gibi. ideal olan her tarzda yazınsal ürünün herkes tarafından okunduğunu görmek ama nerrrde.  

07.01.2005 16:04:26
yazmak saçmalamak,yine saçmalamak, hep saçmalamak...

12.01.2005 17:10:44
Kendimde gözlemlediklerim ve şu an aklıma gelenler şunlar:

yazmak güdüsü beni her yerde yazmaya itecek kadar ,örneğin sıkışık bir otobüste güç bela çıkartılan bir farça kağıda eğik büğük yazmak gibi dayanılması zor bir güdü bende.

Defterleri çok seviyorum ve kağıtları.Ancak her defter yazmak -o an seçme şansım varsa ve yazma arzusuyla gözüm dönmemişse Tongue - isteğini bende oluşturmuyor.Özellikle çizgisiz beyaz yapraklı,kahverengi ciltli defterlerle-klasik- ,eciş bücüş renkli kağıtlara yazmayı seviyorum.

Kalem çok önemli.Kalem fetişizmime rağmen yazarken kalem seçiyorum.

Herhangi bütünleşebildiğim bir yerde yazmayı özel hazırlanmış belli bir mekanda yazmaya tercih ediyorum.

Yazarken müzik gibi kendi yaratıcılığıyla beni etkileyebilcek etmenlerin ortada olmasından hoşlanmıyorum.Aslında sokakta yazmayı sıklıkla tercih ediyorum ,bir de mümkün mertebe karanlıkta ya da gölgelenmiş güneşte ve kendi yaşam ortamımda her an keyifli bir yazmayı olanaklı kılacak bir biçimde oluyor.

Teknik olarak özel,kemik uygulamalarım yok.

Yazılarımın çok yüzlü olduğunu ve herhangi bir akımın bu yüzlerde kayıp gideceğini düşünürüm genelde. Smiley  

12.01.2005 17:21:14
yazmaya düz beyaz kağıt ve dolma kalemle başladım şimdi lap top pc ile yazıyorum. cool  

17.01.2005 15:59:12
Yazmasam ölecektim
 uçurup kendimi satırlara
 sokakta  yüzler , yalanlar ...
 evde odam
 gece;
 yazmasam dik dik bakarlar bana
 yazmassan eğer derler
 dedim ya yazmassam ölecektim
 uçurup kendimi satırlara....

17.01.2005 19:24:15
moralim bozukken
evde kimse yokken
etraf sessizken
..
 

fikir 14.08.2008 08:19:01
Yazma düşüncesi bende üç aşamada gerçekleşir. Birincisi, yazılacak şeyin bir veya iki kelimelik özünün bir anda aklıma düşüşü. İkincisi, bu özden esinlenen alt başlık ve temalar. Üçüncüsü, bu başlık ve temaların açılımı, gerekçelendirmesi ve tarihsel silsileye oturtarak son şeklini alması.

Bu her üç aşamanın oluştuğu anlar çok farklıdır; birincisi için yer ve zaman belirsizdir. Her yerde olabiliyor. ikincisini, mutlaka birinci aşamadan fazla zaman geçmeden, hatta mümkünse kısa notlarla belirlemem gerekir. Eğer kısa notlarım da varsa, üçüncüsü için, sessizlik ve zaman tek ihtiyacım.

Konu farketmiyor, aklıma birşey düştüyse kendi  çapımda böyle eğlenirim işte... Smiley

kiya 14.08.2008 15:53:44
ben bi yazsam karşıki dağlar yıkılıyo efem, o türden bir yazarım ben...

gobilibozo 14.08.2008 15:58:50
Aman efendim aman deyin,doğa anayı ve babaya zarar vermeyin Tongue

kiya 14.08.2008 16:00:39
evet, türkünün sonundaki "aman" bölümünü unutmuşuz, sağol gobili, "yıkılır amman amman aman..."

nobodies 14.08.2008 22:03:14
yazarken düşünür, düşünürken yazarım ve her şey günü gününe, saniyesi saniyesine olduğu gibi yazdığım yerde kalır.

yarınını kuran bu gününü dünden zehir etmiş demektir kendine..

asya 15.08.2008 00:20:49
Genelde geceleri, sessiz bir ortamda yazma isteğim oluyor. Işık çok canlı olmamalı, müzik varsa hafiften kulağıma ezgilerini dokundurmalı, sözleri dikkatimi dağıtmamalı.

Düşüncelerimi pc başında değil, kalem ve kağıt aracılığıyla toparlayabiliyorum daha çok.
Her zaman bir ajandam elimin altında bulunur. Aklıma gelen bir konu varsa ya o anda hemen oturur yazarım ya da temayı oluşturan sözcük ya da cümleyi not ederim.

Haa... bir de yazarken mutlaka sigara yakarım (yakmadığım zaman yok gerçi).

Yazılarım daha çok insanla ilgilidir ve sanatsal kaygı gütmem, sonuçta ortaya çıkan yazı da sanatsal bir değer taşımaz.

İlle de bir sınıflandırma yapmam gerekiyorsa denemeleri yazmayı sevdiğimi söyleyebilirim.

Tüm bu yanıtlarımla birlikte kendimi "yazar" olarak nitelendirebilecek ölçüde yazarlık yaptığımı düşünmüyorum. Ama çok isterdim yazar olabilmeyi. Smiley
 

Cihannüma 15.08.2008 10:32:54
     Ben çoğunlukla yollarda yazmayı sevenlerdenim.Camdan dışarıyı seyrederken öyle kalemime üşüşüyorlar ki bazen hızlarına yetişemiyorum.Galiba düşünmeye çok vaktim oluyor yollardayken.


Sayfa: [ 1 ]