SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Düşünürler

Konu: Hz. İsa

Sayfa: [ 1 ] 2 3

05.01.2005 15:26:37
nasıl yaşadı?
neden asıldı?
öğretisi neydi doğrumuydu?
ve ondan sonra neden tekrar peygamber gönderildi?
yetemedimi insanlığa?
nerelerde hata yaptı?
Meryem ana bakire mi doğurdu gerçekten?
diye uzar gider sorular
tartışalım Hz. İsa'yı doğrularını yanlışlarını öğretisini
yaşamını sorgulayalım aydınlanalım ışığında
hadi bakalım özgür kalemler görüyüm sizi    :evet:  

05.01.2005 15:33:52
Alıntı
hadi bakalım özgür kalemler görüyüm sizi    :evet:
gör bizi :rolleyes:  

05.01.2005 15:38:45
Çakıl Taşı
göremiyom ama kapkaranlıksın
ortada bi ışık varda çok uzak
yakına gel aydınlat istersen  

05.01.2005 16:23:14
nasıl yaşadı?

senin-benim gibi.

neden asıldı?

asılmak istendi, fakat asılamadı.

öğretisi neydi doğrumuydu?

İncildeki öğretisi, görebilene doğru.

ve ondan sonra neden tekrar peygamber gönderildi?

Önceki rasullerden sonra ve zamandaşı Yahya varken O nasıl rasul oldu ise, ondan sonrada rasul geldi.

yetemedimi insanlığa?

o her insanın kendisine bağlı, onu en yakın havarilerinin ispiyonladığını da unutma.

nerelerde hata yaptı?

herkes hesabını Allah'ın huzurunda verecek, o da dahil.

Meryem ana bakire mi doğurdu gerçekten?

beden olarak değil, ama ruh olarak öyle...

Selam.

07.01.2005 17:28:26
sayın Çakıl Taşı,
Hz. İsa'nın asılmadığını neye dayanarak iddia ediyorsun?
kanıtlayabilirsen ve bizide bilgilendirirsen sevinirim.

sen yada ben gibi nasıl yaşamış olabilir bir peygamber sence?
benim düştüğüm nefs tuzaklarına düşüyomu diyosun yani
öyleyse ben bir peygambere neden saygı duyayım?
o fikirleri bende onlardan okumadan geliştirebilirim
bir peygamber bence yaşamı ile örnek olur önce
fikrini inancını kendi yaşayış biçimine yansıtır

evet benim merak ettiğim bu mutlak olarak doğru kabul ettiğim bu öğretiler neden tanrı ya yetmedi acaba?
neden tekrar peygamber gönderme ihtiyacı duydu?
nelerdi eksikler?
senin yada başkalarının bakış açıları neler?
görebilen inanan kalsın inandığı gördüğü ile biz sorgulayalım
yoksa tabu mu bu öğretiler sorgulamamız yasak mı?
Hz. İsa'nın öğretisinde anarşist izler vardır
sahip olma ver çalınırsa yine ver
o kadar çok verki artık son ana kadar kendini de ver ruhunu da ver
elinde tutma hiçbirşeyi
acaba anarşi nin dünya yada daha özel olarak dünya ya gönderdiği insanoğlu için uygun olmadığınımı gördü tanrı
hata yaptığınımı anladı anarşi ile
ve bir sistem geliştirme bir disiplin ihtiyacımı sezdi gelişen uygarlıkla birlikte ki tekrar peygamber ve kitap yeni öğreti gönderdi farklı açılarla?

Meryem Ana evet bedenen bakire değil çünkü doğum yaptı
peki ruhen bakirelik nasıldır sence ?
yani ruhunda birisi ile ilişki kurma isteği duymamak mıdır bu bakirelik?
yada bakire olmak kutsal mı yapar kadını?
ve eğer böyleyse bütün ilişkiye giren kadınlar günahkar mı?
ve onlardan doğan bizler
ve yine onların bekaretini bozan bizlerde bu günaha ortak değilmiyiz?
diye uzaar da gider sorular
sorgulayalım efem verilenle yetinmeyelim
korkacak bişey yok tabulaştırmayalım kimseyi peygamberde olsa
kitapta olsa ne olursa olsun
herkes tanrıyı kendi açısından görünceye kadar
inancımız özgür kalana kadar sorgulayalım

buyurun özgür kalemler..

08.01.2005 12:40:03
isa neden asıldı?>> roma da yaşayan farizi yahudiler isa yı diğer dünyada sonsuz mutlu bir yer kurulacağı söylemlerinden dolayı bekledikleri mesih zannediyor. roma imp, o ara pagan olduğu için zaten bu tek tanrılı inançtan hoşnut değil. ve isanın mesih olarak karşılanıp beklenen israel'i yeniden canlandırma projesine girişeceğinden korkuyorlar, isa yı o yüzden öldürüyorlar..
diye biliyorum.

ama diğer soruların hakkında>>  meryem bakire miydi? yahu saçmalama allasen.. kadın çocuk doğurmuş, hangi bakirelik..

nasıl yaşamış?>> çakıl ın dediği gibi sen ben gibi değil belki ama zamanında halkın çoğunluğu nasıl  yaşıyorsa öyledir muhtemelen..

öyleyse onu peygamber yapan, saygı duymanı gerektiren ne var?>> bana göre hiçbir şey..

allah niye ondan sonra peyg. gönderme gereği duydu peki?>>  bence yanlış soru. diğer insanlar ondan sonra peygamber sıfatıyla ortaya çıkma gereği duydu..

12.01.2005 22:58:37
isa asılmadı ey salak çarmıha gerildi ikincisi isa 30 gümüşe satıldı öğretisine gelince eski lahitteki 10 emrin hükmünü tamamladığını şabat günün cumartesiden pazara alınması boşanmanın caiz olmadığını anlattı ve israiloğullarının yeni krlaı olduğunu anlatması humanizmin ön plana çıkması sağlaması kısasa kısas mantığını red etmesi felan filan bi dünya şey kuran isanın ölmediğini gökyüzüne çekildiğini söyler ve carmıha gerilenin isayı ispiyon eden judasın isanın süretine bürünüp carmıha gerildiğini söyler isa allahın oğlu değil sadece israiloğullarına gönderilmiş bir peygamber olduğunu söyler  sürgün müslüman bir ülkedesin ve müslüman inancını isa hakkında ne düşüncede olduğunu az çok bilmektesin bunun tartışmasını yapmak ruhban sınıfına düşer bizlere değil  

13.01.2005 02:32:35
Hiçbir şey net değil.Hristiyan kaynaklar ise tamamen uydurma.Çarmıha mı gerildi, asıldı mı, öldümü, evlimiydi,çoçukları varmıydı...Kilise evlenmedi çarmıha gerildi vs vs diyiyor ama aynı kilise bize bir ortadoğulu olan isayı, hafif sakalı hariç kılsız, avrupalılara benziyen uzun ince biri olarak yutturmaya çalışıyor.Kilisenin süt liman beyaz sunduğu kutsal meryemin, lakabınında esmer meryem olması işleri iyice garipleştiriyor.(bir de meryemin bu lakabı ortadoğu gibi esmerlerin yoğunca olduğu bir yerde aldığını düşünürsek...)İslam kaynakları ise tamamıyla yetersiz ve net değil.Halada sık sık tartışılır değerli din büyüklerimizce...
 

13.01.2005 10:37:41
Ölüm kaçınılmaz bir gercektir, asıl önemli olan onunla beraber yaşamayı içimize sindire bilmemiz ve her an ona hazır bir yaşayış tarzı benimseyerek sonucu da alnı açık olarak karşılayabilmektir.

Her canlı ölümü tadacaktır. Ve ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir... (Ali İmran-185).

Buna Rasullerde dahil...

13.01.2005 16:09:57
Alıntı
nasıl yaşamış?>> çakıl ın dediği gibi sen ben gibi değil belki ama zamanında halkın çoğunluğu nasıl  yaşıyorsa öyledir muhtemelen..

 

senin veya onun ne ayrıcalığı var ki?

herkes insan değil mi?

sonuçta herkes kendi hesabını verecek?

asgari-müşterekler aynı, farklar nüansta.

20.01.2005 19:30:50
yaa öyle demek istemedim. Smiley
yani benim ya da senin gibi yaşamamıştır tabiki, o dönemde nasıl yaşanıyorsa öyle yaşamıştır demek istedim.

20.01.2005 19:37:47
alakasız olacak ama kadın peygamber varmıymış? yoksa bunun dinen bir açıklaması var mı?  

13.04.2005 13:40:19

İş kadın yada erkek olmakta değil data_grrr, iş kadınlık yada erkeklikte değil; yani adem olmakta değil, ademden çok ne var herkes adem... iş adam olabilmekte...


07.02.2008 16:45:07
Kur'an-ı Kerîm'de adı geçen ve israiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Hz. İsa (a.s) batılı tarihçilere göre miladi yıldan dört veya beş sene kadar önce doğmuştur.

Yine batılı tarihçilere göre Hz. İsa (a.s) Romalıların elinde bulunan Yahudiye'de Romalılardan Tiberius iktidarı döneminde otuz yaşlarına doğru peygamberliğini İnsanlara bildirdi. Önce Celile'de sonra Kudüs'te insanları hak dine davet etti. Yahudilerin dinini ikmal onların dine kattıklarını düzeltmek için gönderilen Hz. İsa (a.s) kendisine indirilen İncil adlı kutsal kitapta bunu şöyle anlatır: "Ben yok etmeğe değil, tamamlamaya geldim." Hz. İsa (a.s), Yahudilerin tahrif ettiği Eski Ahid'i onların anlayışından kurtarmaya, Hz. Musa (a.s)'in getirdiği akideyi yerleştirmeye ve Yahudilere daha önce bildirilen zahmetli bazı ilahi kanunları hafifletmeye çalıştı.

Memleketi Celile'de Genaseret gölü kıyısında ilk vaaz ve tebliğlerini bildiren Hz. İsa daha sonra Kudüs'e gitti. Yahudiler Hz. İsa'yı, dönemin Romalı Kudüs valisi Pontus Pilatus'a şikayet ettiler. Havarilerin içinde Yahuda isimli birisi Hz. İsa'ya ihanet etti ve Hristiyanların inancına göre Hz. İsa çarmıha gerilerek öldürüldü. Kur'an-i Kerîm'de ise hadise şöyle anlatılmaktadır: "Halbuki onlar İsa'yı öldürmediler ve asmadılar. Fakat kendilerine bir benzetme yapıldı" (en-Nisa, 4/156). Rivayete göre Hz. İsa'ya ihanet eden Yahuda, Romalılar tarafından İsa (a.s.) zannedilerek asılmıştır.

İsa (a.s); orta boylu, kırmızıya çalar beyaz benizli, dağınık, düz saçlı idi. Saçını uzatır, omuzları arasına salardı. Geniş göğüslü, küçük yüzlü çok benli idi: Sırtına yün elbise, ayağına ağaç kabuğundan yapılmış sandal giyer, çoğu zaman da yalınayak yürürdü.

Kendisinin geceleri varıp barınacağı bir evi, ev eşyası ve zevcesi yoktu. Hiç bir şeyi yarın için biriktirip saklamazdı. İsa (a.s) dünyadan yüz çevirir, ahireti özler, Allah'a ibadete koyulurdu. Yeryüzünde nerede Güneş batarsa orada konaklar iki ayağının üzerinde namaza durur; gece namaz gündüz de oruç ile günlerini geçirirdi (M. Asim Köksal, Peygamberler Tarihi, II. 334, 335). İsa (a.s) göğe kaldırıldığı zaman, yün bir kaftan, bit çift mesti, bir de deri dağarcıktan başka bir şey bırakmamıştı (Abdurrezzak, Musannef, XI, 309).

Kur'an-ı Kerîm'e göre Hz. İsa (a.s)'in annesi Hz. Meryem'dir. Meryem (a.s), yine Kur'an'da ismi geçen dört seçkin aileden biri olan imrân ailesinden idi. Hz. Meryem, Zekeriya (a.s)'in koruması ve gözetim altındaydı. Meryem, Beytü'l-Makdis'te, doğu tarafta özel bir bölmeye yerleştirilmişti. Zekeriya (a.s), Meryem'in yanına geldikçe orada, rızkını ve yiyeceğini hazır görürdü. Hz. Meryem, Beytü'l Makdis'te zikirle, ibadetle hayatını geçiriyordu. iste bu sırada Allah, ona bir beşer sûretiyle Cebrail'i gönderdi. bu durum, Kur'an-ı Kerim'de su şekilde anlatılır: "Meryem dedi ki; ben senden Rahman'a sığınırım. Eğer O'ndan korkuyorsan bana dokunma! O da, ben, temiz bir oğlan bağışlamak için Rabbinin sana gönderdiği elçiden başkası değilim, dedi. Meryem; bana bir insan temas etmemişken, ben kötü kadın olmadığım halde nasıl oğlum olabilir? dedi. Cebrail, bu böyledir; çünkü Rabbin, "bu bana kolaydır, onu insanlar için bir mucize ve katımızdan da bir rahmet kılacağız," diyor, dedi. iş olup bitti. Böylece Meryem, İsa'ya gebe kalarak bir köşeye çekildi. Doğum sancıları başladı ve başına gelen bu hadiseden dolayı çok üzülerek, keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim, dedi" (Meryem, 19/1 8-23).

Cebrail, Meryem (a.s)'e, babasız doğuracağı çocuğun özelliklerini ve mücadelesini haber vermiş, Meryem'i teselli etmiş ve ayrılıp gitmişti. Hz. Meryem'in kendisini Allah'a ibadete verdiğini ve onun tertemiz bir kadın olduğunu bilenler de bilmeyenler de bu duruma hayret etmiş ve doğumun bu şekilde nasıl olabileceği tartışmasına girmişlerdi. Hz. Meryem ise olayı, çocuğa sormalarını işaret etmişti. Fakat "Onlar, biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz? dediler. Çocuk, ben şüphesiz Allah'ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı. Nerede olursam olayım, beni mübarek kıldı. Yaşadığım sürece namaz kılmamı ve zekât vermemi, anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum gün de, öleceğim gün de, dirileceğim gün de, bana selâm olsun, dedi" (Meryem, 19/23-33).

İsa (a.s)'in babasız olarak mucizevî bir şekilde doğuşu, Allah'ın dilemesinden ibaretti. Hatta Allah katında, oluş itibariyle Adem (a.s) ile İsa (a.s) arasında fark yoktu. Nitekim ayet-i kerimede, durum su şekilde izah edilir: "Gerçekten İsa'nın babasız dünyaya geliş hâli de Allah katında Adem'in hâli gibidir. Allah, Âdem'i topraktan yarattı, sonra da ona ol dedi; o da hemen (insan) oluverdi" (Âli imrân, 3/59).

İsa (a.s) otuz yaşında iken peygamberlik görevi aldığında, hemen israiloğullarına durumu bildirdi. İsa (a.s)'nın çagrısına kulak tıkayan ve ellerindeki Tevrat'ı tahrif edip pek çok değişiklikler yapan israiloğulları, Hz. İsa (a.s)'a inanmadılar. Ayrıca Allah, Hz. İsa'nın risâletini destekleyen mucizelerde gösteriyordu. Kur'an-ı Kerim'de zikri geçen mucizeleri şunlardır: İsa (a.s) nın, çamurdan kuş biçiminde bir heykel yapması ve onu üfleyince kuş olup uçması, ölüleri diriltmesi; anadan doğma körleri ve alaca hastalığına tutulmuş olanları tedavi etmesi; gökten sofra indirmesi (el-Mâide, 5/110-115); Havarîlerin ve diğer arkadaşlarının evlerinde ne yediklerini ve neler sakladıklarını söyleyerek gaybdan haber vermesi (Âlu imrân, 3/49).

israiloğulları, İsa (a.s.)'i ve ona tâbi olanları durdurmak için pek çok yol denediler; sonunda Hz. İsa'yı öldürmeğe karar verdiler. Ancak Allah, onların planlarını etkisiz hâle getirdi. Yahudiler, İsa (a.s.)'a benzeyen birini yakalayıp astılar ve "Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" dediler (en-Nisâ, 4/157). Öte yandan Kur'anı Kerîm, asıl durumu su şekilde açıklar: "Halbuki onlar İsa'yı öldürmediler ve asmadılar. Fakat kendilerine bir benzetme yapıldı. Ayrılığa düştükleri şeyde, doğrusu şüphededirler. Onların bu öldürme olayına ait bir bilgileri yoktur. Ancak kuru bir zan peşindedirler. Kesin olarak onu öldürmediler, bilakis Allah, onu kendi katına yükseltti. Allah güçlüdür, hâkimdir" (en-Nisâ, 4/157-158).

İsa (a.s) ayette de belirtildiği gibi, öldürülmeden göğe yükseltilmiştir. Mezarı dünyada değildir. Ayrıca Mi'rac'da, peygamberimiz kendisini görmüştür. Hz. İsa, göğe yükselmeden önce, havârîlerine ve tüm insanlığa şu müjdeyi vermişti: "Ey israiloğulları! Doğrusu ben, benden önce gelmiş olan, Tevrat'ı doğrulayan ve benden sonra gelecek ve adı Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen Allah'ın size gönderilmiş bir peygamberiyim" (es-Saf, 61/6).

Hz. İsa (a.s) göğe çekildiği sıralarda kendisine inananların sayısı çok azdı. Daha sonra bir ara Hz. İsa'nın getirdiği inancı kabul edenler çoğaldı ise de, sonunda Hıristiyanlar da israiloğulları gibi yoldan çıktı ve pek çok yanlışlıklara saptılar. Bugün, Hıristiyanların sahip oldukları teslis inancı, İsa (a.s)'nın göğe yükseltilmesinden hemen sonra ortaya çıkmıştır.

İsa (a.s)'in annesi Hz. Meryem Hz. İsa'nın göğe çekilmesinden sonra altı sene kadar daha yaşamış ve ölmüştür (Hakim, Müstedrek, II, 596).

Hz. İsa (a.s)'a dört büyük ilâhi kitaptan biri olan İncil verilmiştir. Kur'an-i Kerîm'de İncil'in Hz. İsa'ya verilisi ile ilgili şu bilgiler vardı: "Arkalarından da izlerince Meryem oğlu isa'yı Tevrat'ın bir tasdikçisi olarak gönderdik; ona da bir hidâyet, bir nur bulunan İncil'i, ondan evvelki Tevrat'ın bir tasdikçisi ve sakınanlara bir hidâyet ve öğüt olmak üzere verdik" (el-Mâide, 5/11). Ancak bu İncil de Tevrat gibi tahrifata ugramış: tır. Bununla birlikte Allah Teâlâ tarafindan son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s)'e indirilen Kur'an-ı Kerîm, Zebur, Tevrat ve İncil'in hükümlerini ve geçerliliklerini ortadan kaldırmıştır. Hz. İsâ İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre cisim ve ruhuyla göğe yükseltilmiştir. Kıyamet vaktine yakın yeryüzüne inecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek ve İslâm şeriatiyla hükmedecektir (bk. Buhârî, Buyu', 102).

Hz. İsa bedeniyle göğe yükseltildiğinden, Kur'an-ı Kerim'de bildirilen "ölümden evvel" (en-Nisa, 4/159) ve "öleceğim güne ve diri olarak ba'ş edileceğim güne" (et-Tevbe, 9/34) mealindeki ayetler Hz. İsa'nın nüzûlünden sonraki ölümünü anlatır. Hz. İsa gökten Arz-i Mukaddes'e inecek, elinde bir Kargı olacak; Afik denilen bir yerde ortaya çıkacak ve Kargı ile Deccâl'i öldürecek ve sabah namazında Kudüs'e gelecektir. imam kendi yerini ona vermek isteyecek fakat o imâm'ın gerisinde Hz. Peygamber (s.a.s)'in şeriatına uygun olarak namazını kılacaktır. Sonra domuzu öldürecek ve haçı kıracak, sinagoglar ve kiliseleri yıkacak ve kendisine iman etmeyen bütün Hıristiyanlarla savaşacaktır.

Hz. İsa nüzûlünden sonra kırk sene daha yaşayacak, öldüğünde Müslümanlar namazını kılacak ve İslâm dinine uygun olarak gömülecektir

07.02.2008 16:46:00
Ulu tanrım ölü müsün,diri mi?..
İsa gibi yoksa, üçün biri mi?...
(Neyzen den)


Sayfa: [ 1 ] 2 3