SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Ekoloji

Konu: Yasemin Çiçeği

Sayfa: [ 1 ]

moon 13.04.2008 09:45:26
                             

Yasemin Çiçeği ÇİÇEĞİ Yaseminler tıpkı lale, sümbül ve gül gibi şiirlere konu olmuş zarif ve hoş kokulu bir çiçektir. Bir çok ülkede değerli süs bitkileri arasında yer alan yaseminlerin doğada kendiliğinden yetişen 300 kadar türü vardır. Zeytingiller familyasının jasminum cinsini oluşturan bu türler sürüngen, tırmanıcı yada dik çalı yapısındadır. Yasemin sözcüğü batı dillerinde olduğu gibi bizim dilimize de Farsça yasemen sözcüğünden girmiştir. Dünyanın tropik ve astropik bölgelerinde yaygın olarak yetişen yaseminler genellikle beyaz yada sarı, bazıları ise kırmızı çiçekler açan her dem yeşil yada kışın yapraklarını döken bitkilerdir. Bunların içinde en iyi tanınan tür adi yasemin bazı yörelerde kışın yapraklarını tümüyle dökerken bazen yarı yapraklı kalır. Yaz başından güz sonuna kadar çiçek açan bu türün minik, koyu yeşil yaprakları, hoş kokulu beyaz çiçekleri vardır. Bu zarif ve alımlı çiçekler beş taçyapraktan oluşur. Kış yasemini denilen tür ise yapraklarını dökmesine karşın kış boyunca çıplak dallarında hiç eksik olmayan yıldız biçimli altın sarısı çiçekleriyle çok sevilen bir süs bitkisidir. Yaseminlerin bazı türleri iklimin uygun olmadığı yörelerde ancak serada yetiştirilebilir. Oysan çoğu kış mevsimini kolaylıkla açıkta geçirebilir. Yaseminler dal parçalarından çelikleme yöntemiyle çoğalır. Jasminum officinale gibi bazı türler çevrelerindeki desteklere kendi başlarına kolaylıkla tırmanabildikleri halde, yere yatık olarak gelişmemesi için özel desteklere bağlanması yada sardırılması gereken yasemin türleri de vardır. Kokulu yaseminlerin çiçeklerinden parfüm yapımında kullanılan, ayrıca sabun ve öbür tuvalet malzemelerine katılan hoş kokulu uçucu elde edilir. Bu yağa yasemin esansı denir. Ful adıyla da bilinen arap yasemininin çiçeklerinden ise yasemin çayı denen hoş kokulu bir çay hazırlanır.



bir demet yasemen
aşkımın tek hatırası
bitmiyor ayrılık
dinmiyor gönlümün
hicran yarası

ağlasam inlesem
silinmez bahtımın karası
bitmiyor ayrılık
dinmiyor gönlümün
hicran yarası


13.04.2008 11:02:21
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruli
hanımeli
açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruli
hanımeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruli
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruli
hanımeli
Nazım hikmet

http://www.youtube.com/watch?v=oT-Xwc4zzRg&feature=related


Sayfa: [ 1 ]