|
||
| Sıfır noktası Biz, Yapamadığımızı yapandan öç almak için ardında duruyoruz yalan dolan bir düzenin. Gidebilmek cesaret işidir... Türkiye'deki pek çok "baba"nın yaptığını yapamaz baba, işin içine "gereğinden" yalandan fazla dürüstlük katınca, katma konusunda inat edince, aslında son derece ilkeli davranınca "ilkesel" sahtekâr oldugu için vicdanini rahat etmez.. Kalır... Çünkü bu toplumun genel anlayışında dürüsütlük olarak kabul gören davranış biçimi "her naneyi yiyip, çaktırmamak, o evde ölmek"tir. Yaşamını değiştirmek isteyen, itiraz eden, yola çıkan sevilmez. Sevilmez çünkü kötü örnek olur; iş çıkarır, zordur! Dürüstlük toplumsal dayağa hazır olmayı gerektirir. İlişki denilen karmaşık yapının içinde bazen karşındaki kişinin ölümünü istemek bile var aslında. Başarısına sevinmek, mızmızlığından usanmak, dağınıklığından nefret etmek gibi, bir parçası olabiliyor üstelik insan halinin. Ama yalan seviyoruz biz. Daha kolay olduğu için. Ölmesini istediğimiz kişi çekip giderse bu sefer bunu bir kayıp olarak değerlendiriyor; ağıtlar yakıyor, toplumsal fitiller ateşliyor, savaşlar başlatıyoruz. "Gidenle" ilgili bir gram olumlu düşünce sahibi değilken üstelik. Ve çok iyi biliyorum ki bu ülkede bir sürü kadın kendisini aldattığına emin olduğu ve nefret ettiği kocasının ölümünü beklemektedir aslında. Alışılmış olan budur neticede... Aslında bir ayrılığın ardından gelen günler güzeldir. Bir süre sonra elbette... Tecrubeyle sabit:))) Çünkü giden de kadinsa , hatta yeniden sevmeye, yeniden müziğe, yeniden hayata, yeniden yeni bir şeylere başlamanın sıfır noktasında durmaktadır... Giden kadin dürüstçe gittim deyip kalan da bu gidişi asilce kabul edebildiyse eğer geri kalan herkese sıfır noktasında kendi fare deliğine dönmek düşer.. Yalan mı... ? ?? |
||
|
||
| iclal Aydın'ın kötü yazıları içinde, iyi sayılabilecek bir yazı... | ||
|
||
| bencede.. iclala aydın'ı bende zayıf buluyorum.. basit yazıyor.. az buçuk kalemi döner olan herkesin anlatabileceği kelimeler bunlar.. |
||
|
||
Bazen Iclal Aydin,in yazilarini ve alttaki yorumlari okuyunca kendimden süphe eder hale gelmistim.Simdi sizlerin düsüncelerini de okuyunca rahatladim.Benim babaannemin annesi rahmetli sultan anam zamaninda bizi dinleyip okuma yazma ögrenseydi bence cok daha güzellerini yazardi.Neler görmüs,neler gecirmisti.Osmanli,yi,kocasi savasa gitmis kadinlara,kücük cocuklara Ermenilerin neler yaptiklarini,yokluklari ne bileyim daha bir sürü sey hic de bir sey yoksa cin peri masallarini.... |
||