|
||
| Ne çok çeşidi var yolculuğun… Dinsel yolculuk; ki “tefekkür” olarak adlandırılır ve özellikle tasavvufta uygulanır. Felsefi yolculuk; içe dönüş… bir kavram, oluşum ya da olguyla ilgili düşünsel eylem. Ölüme yolculuk; ağır hastalık halinde akıllara gelen bir kavram. Zamanda yolculuk; bilim insanlarını ve kurgu bilimcileri uğraştırır. Ve bildiğimiz yolculuk; bir yere, bir mekana ulaşmak için yola çıkma. Yola çıkarken umulan bir hedef olsa da varılması garanti değil, sapmaların, yoldan çıkmaların yaşanması olası. Her yoldan çıkış yeni bir yolun başlangıcı… Her başlangıç yeni bir sona ulaşır. Ya yolda yaşananlar… Yeni hayatlara, farklı düşüncelere açılan pencereler… Bakmayı ve görmeyi bilen için yeni keşifler… Dur yolcu, bir mola ver! Yolunla,yolculuğunla ilgili anlatacaklarını dinleyelim… |
||
|
||
| Hayatın kendisi de bütün yolculukları içinde barındıran bir diğer yolculuk,,, |
||
|
||
| " i/ gün ağarmadan yola çık sislenmeden bütün dağ taş dönüp dönüp bakma artık bir ozan gibi ayrılığa düş dehşetli bir acıdır belki uçurum, orman ve rüzgar ve ağzında kuş tüyleri taşıyarak geçen bulutlar neyi bırakmışsan geride bir kül yığınıdır şimdiden ömrün gibi savrulup gider işte ama ıslığını unutma sakın bir türküdür yine de yolcuya en çok yakışan dağın eteklerine vardığında şöyle bir dur ve soluklan sonra meşeliklerin orada sırtüstü uzan gün batarken dinle bir an ormanı ve suyu başlayacaktır az sonra doğanın yabanıl konçertosu hışırtılar içinde kalacak ova kayıp giderken bulutlar usulca sokulacak yüreğinin gizli geçitlerine bir rüzgar buğulu türküler duyacaksın ve aşk çılgınlıklar bekleyecektir yolları uçurumla kesilenlerden iii/ dizginlerinden boşanmış bir at gibi soluk soluğayken doğa soluğun yetiyorsa yaylanıp tut yelesini ve katıl rüzgara unutma ki yalnız değilsin yüreklendiriyor seni aşk ve birdenbire boşanan bu çılgın sağanak aşk ile sağanak hep aynı kokuyu taşıyacak hangi kentte bir koklasan yolculuklar özetleyecek ömrünü gülüşü ve hüznü sürükleyen büyü elinde bir gül olacak sevdiğinin " Ahmet telli |
||
|
||
| sanıyorum ki yolculukların en tuhafı ve sürükleyicisi son olanı.. bir bilinmeyene son nefesi bırakış,vazgeçiş terkediş ertelenmişleri tamamlayamayış,yarıda bırakış.. artık demir almak vakti gelmişse bu zamandan.. |
||
|
||
| mechule giden bir gemi kalkar bu limandan bence en enterasanı zamanda yolculuk daha kimseye nasip olmamış bişey bana deseler mesala zamanda yolculuğa varmısın hiç tereddütsüz evet derim adrenalin hız ve ilkler vazgeçelmezim olmuştur
|
||
|
||
| en güzel cevabı üstat veriyor: SESSİZ GEMİ Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol. Rıhtımda kalanlar bu seyahetten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli, Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu. Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler. Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden, Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden. Yahya Kemal |
||
|
||
| White death: ellerine sağlık en son lisede ters olarak görmüştük
|
||
|
||
| http://www.youtube.com/watch?v=th9OgsPBvew buda şarkısı. |
||
|
||
| "Yüzünde gezginci bir adam hali; Sazı ve heybesiyle, Küçük bir garaj kahvesinin önünde Bekleyen biri gibi. Ay dokunmuş omuzuna bir akşam vakti. O günden beri bakışlarında, Bir otobüs pencerisinin hızla geçişi." Metin Altıok |
||