SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Diğer görsel sanatlar

Konu: ''Pierre Loti'nin Kuklaları''

Sayfa: [ 1 ]

Sino AtriaL 02.04.2008 18:04:22
Fransız plastik sanatçı Jean-Michel Othoniel, ismi İstanbul’a olan sevgisiyle bütünleşmiş ünlü Fransız yazar Pierre Loti’nin Rochefort’daki evini ziyareti sırasında yazarın çocukken yaptığı kuklaları yerleştirdiği kutuya rastlar. Üzerlerine insan yüzleri çizilmiş kiraz çekirdekleri, peri veya 1860’lı yılların burjuva kıyafetleri giydirilmiş kibrit çöpleri ve hamurlardan yapılmış küçük bebekler. Çocuk Pierre Loti, ilk eserini sakladığı kutunun üzerine, “Belki bir gün birisi bu Eşek Postu Küçük Tiyatrosu’nu sahneler” diye not düşer.

Çocuk Pierre Loti’nin ilk eserini sakladığı kutunun üzerine, “Belki birgün birisi bu Eşek Postu Küçük Tiyatrosu’nu sahneler” notuyla harekete geçen Jean-Michel Othoniel, Pierre Loti’nin dileğini yerine getirmeye karar verir ve dikkate değer bir incelik ve titizlikle camdan bir dünya içerisinde Perrault’nun bir masalından esinlenen kişileri sahneye koyar.

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, Rochefort Pierre Loti Evi Müzesi ve TBMM Genel Sekreterliği-Milli Saraylar Daire Başkanlığı işbirliğiyle İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleşmiş olan sergi, Pierre Loti’nin çocukken yaptığı ve titizlikle sakladığı kuklalarını biraraya getiriyor. Bu sergi, iki düşsel dünyayı, yolculuklara, oryantalizme, teatralliğe, nesnelere ve oyunlara düşkün iki sanatçı evrenini ziyaretçilerle buluşturdu. Enstalasyon daha önce Coupe d’Or de Rochefort sur Mer Tiyatrosu ve Paris’deki Châtelet Tiyatrosu’nda sergilenmişti.

Bugün Fransız ulusal mirasının bir parçası olan “Eşek Postu Küçük Tiyatrosu” ilk kez 2004 yılında halka açıldı. 2004 yılındaki yerleştirmenin ölçeğini, 1857 yılından itibaren Pierre Loti tarafından hazırlanan rol kahramanlarının küçücük boyutları oluşturmaktadır. Barok mimarisindeki maketlerin gösterişini hatırlatan masalar üzerine kurulu bu kişisel manzara, üflenmiş camdan büyük çanlar tarafından korunuyor. Yapıtın bütünü, Pierre Loti’nin kenti Rochefort geleneğini anımsatan dore işli bir tül içerisinde yer alıyor.

PİERRE LOTİ
1850 yılında Fransa’nın Rochefort kentinde doğan Pierre Loti 1876 yılında ilk defa Türkiye’ye denizci olarak gelmiş ve 1913 yılına kadar İstanbul’u devamlı ziyaret etmiştir. Türkiye ile ilgili birçok eser veren Pierre Loti’nin ismi Fransız edebiyatında Türkiye ile bütünleşmiştir. 1891 yılında Fransız Akademisi’ne seçilen yazar 1910 yılında Légion d’Honneur nişanı almıştır.

NOT:Bu sergi 2007 yılında Eylül ayında dolmabahçe sarayında yapılmıştır.


Resimler..








ayyaş 05.04.2008 05:41:02
Pierre Lotti "doğudaki hayalet"te aziyadeye olan aşkıyla, felsefesiyle, duyumsadıklarını yazıya dökerken o anı yaşatabilen,  gönlümde taht kuran yazar.

çark_che_kiç 05.04.2008 11:40:37
     
Piyer Loti   
     
 

<Tevekkül!
Kısmet!
Kafes, han, kervan
şadırvan!
Gümüş tepsilerde rakseten sultan!
Mihrace, padişah,
bin bir yaşında bir şah.
Minarelerde sallanıyor sedef nalınlar,
burunları kınalı kadınlar
ayaklarıyla gergef dokuyor.
Rüzgarlarda yeşil sarıklı imamlar ezan okuyor! >>

İste Frenk şairinin gördüğü şark!
İşte
dakikada 1.000.000 basılan
kitapların
şark'ı!
Lakin
ne dün
ne bugün
ne yarın
böyle bir şark
yoktu,
olmayacak!

Şark
üstünde çıplak
esirlerin
aç geberdiği toprak!
Şarklıdan başka herkesin
orta mali olan memleket!
Açlığın kıtlıktan olduğu diyar!
Ağzına kadar
buğdayla dolu ambar!
Avrupa’nın ambarı!

Asya!
Amerikan dretnotlarının tel direklerine
senin Çinlilerin
uzun saçlarından
sari mumlar gibi asıyorlar kendilerini!
Himalayanın
en yüksek
en dik
en karlı tepesinde
Britanya zabitleri cazbant çaldırıyorlar,
kara tırnaklı ayaklarını daldırıyorlar,
Paryaların
beyaz dişli ölülerini attığı Gania!
Anadolu baştan başa
Armistrongun
talim meydanı oldu!
Asyanın bağrı doldu!
Şark
yutmayacak
artık!
Bıktık be bıktık!
İçinizden biri
can verebilse bile
açlıktan ölen öküzümüze,
burjuvaysa eğer
gözükmesin gözümüze!
Hatta sen
sen Pier Lobi!
Sarı muşamba derilerimizden
birbirimize
geçen
tifüsün biti
senden daha yakındır bize
Fransız zabiti!
Fransız zabiti sen
o üzüm gözlü Azadeyi
bir orospudan
daha çabuk unuttun!
Kalbimize diktiğin
Azadenin taşını
bir tahta hedef gibi topa tuttun!
Bilmeyenler
bilsin:
sen bir şarlatandan başka bir şey değilsin!
Şarlatan!
Çürük Fransız kumaşlarını
yüzde beş yüz ihtikarla şarka satan:
Piyer Loti!
Ne domuz bir burjuvaymışsın meğer!
Maddeden ayrı ruha inansaydım eğer,
Şarkın kurtulduğu gün
senin ruhunu
köprü başında çarmıha gerer
karsısında cigara içerdim!
Ben elimi size verdim,
size verdik bir elimizi
kucaklayın bizi
Avrupanin sankulotları!
Surelim yan yana bindiğimiz al atları!
Menzil yakın
bakın
kurtuluş günü artık sayılı.
Önümüzde şarkın kurtuluş yılı
bize kanlı mendilini sallıyor.
Al atlarımız emperyalizmin göbeğini nallıyor.
.
 
Nazım Hikmet Ran
 
 
 
[/b]


Sayfa: [ 1 ]