SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Serbest Bölge

Konu: okyanus yürekli dostlara

Sayfa: [ 1 ]

eBRuLi 29.03.2008 22:35:50
SU, kendine sırdaş arıyordu

Önce buluta verdi sırrını.

Ağır geldi sır buluta.

Sağanak sağanak döktü suyun tüm sırlarını.

Sonra göle gitti su.

Ona anlattı derdini.

Bu arada bulut suyun sırrını tekrar tekrar yağmur yapıp,

dolu yapıp, kar yapıp savurduğu için,

zaman zaman taşıyordu göl ve suyun sırrı iyice açığa çıkıyordu.

Sonra nehre ulaştı suyun sırrı.

Nehir aldı suyun sırrını çekti gitti.

Dereye verdi.

Dere biraz daha yavaş olsa da nehirden,

O da götürdü suyun sırrını bir başka bilinmeze..

Çağlayanlar, şelaleler, akarsular..

Hepsi kayboluyordu bir anda.

Sonra bir gün su takip etti dereyi.

Dereye, okyanusa kavuşunca farketti su,

bütün sırlarının akarsularla,

çağlayanlarla, ırmaklarla...

okyanusa taşındığını.

Karar verdi su.

Sırrını okyanusa verecekti.

Öyle de yaptı zaten.

Tüm sırlarını okyanusa verdi.

Artık suyun sırrını okyanustan başkasş bilmiyordu.

Ne taştı okyanus,

ne bir başkasına taşıdı suyun sırrını,

ne de kurudu....


Geçen karşılaştık suyla.

Bir bardaktaydı.

Suskundu.

Çok uğraştım konuşturamadım.

Ben, tam giderken '' Dur!'' dedi su.

Durdum!

'' Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakın konuşma! Taşıyamazlar,

kaldıramazlar senin yükünü, canını yakarlar, utandırırlar....''

dedi.

ulgnil bu sana , böyle bir yüreğe sahip olduğun için.....  inanılmazsın ....

ayrıca sıfırdan sino ve sivanaya

Sino AtriaL 29.03.2008 22:37:38
teşekkür ediyorum,kendi adıma ebruli'm..

hiç dostu olmayan bana bir ilaç sayıyorum bunu..

ben dost eli tutmadım henüz.. belkide şehirden şehire koşmaktan oluyor.. kim bilir..

uykucu 01.06.2008 19:35:50

Mavilere Uyanmak   
     
 

yedi iklim geçer,
ağarıp solan güz ışıklarından
yalan pencerelere doğru...

uykularda olur ne olursa
yangınlar,
takvim ziyanları,
gömülü sevdalar...

iksir gibi yayılır
hücrelerimin rehavetine ıslaklığın
düş tüccarları ağır mesaidedir...

uykularda olur ne olursa,
talanlar
ve beton serinliği
inşaat halindeki aşkların...

uykularda ölür ne ölürse,
kıpırdayan su
gülümseyen yel...

yedi iklimin oralarda
kavalını kırmış bir çobandır
gökyüzü,
aklında new orleans
heybesinde caz!

yedi iklimin
bar olduğu yerdedir uykunun
alkol imparatorluğu
kalabalık avındadır bakışlar...

uykularda olur ne olursa,
bitmez efkar kırları
bazı saçlarda
ve ölüm gibi suskunluklar açar
derin kuyularda...

ve şaka gibi
ve sarsak sarsak
ve kımıl kımıl
bir yaşamaktır
MAVİLERE UYANMAK
en kesif karanlıklara kafa tutan
gözlerinin mavisine kuşanmak...

senin kanatların var,
benim köylü yüreğim...
operada tezek kokusu
bu şehirdeki varlığım! ..
beni taşıyacak vesaitim yok
bu caddeüstü sevdada
ellerinden gayrı..
'gayrı dayanamam ben bu hasrete'
ya beni de yitir
ya sen de git
beni götürdüğün yere...
türküleri sev
yalan kahkahalardan uzak dur
canımın suyuyla yıka ellerini..
aklımın maharetiyle giydir
en mavi yerlerini...

senin adın
buzul mavisi!
çünkü mavilerde uyur,
benden sana geçen
sende beni kalkındıran ne varsa!
sevdiğim, açlığımın uzak ufku,
her sabah;
güneşten ne zaman işaret alırsan
ne zaman dar gelirse soluğun
böyle uzun sarılmaklara,
fikrini kurcalarsa eğer
açık korkular,
işte o zaman
mavilere,
mavilere
uyandır beni...

 
Yılmaz Erdoğan...
 
                 pinom sen bana ışık ver yeter bende filiz çok köklerim içimde gizlidir....
 


Sayfa: [ 1 ]