|
||
| Şair, çevresinde değişip duran mevsimlerin, yıldızların durumlarının, birbirlerini çeken ve iten binlerce evrensel gücün, yakın ve uzak gökcisimlerinin saldığı ışınların ve bu cisimlerdeki lekelerin, hem iyi hem kem bakışları, horgörünün ve hayranlığın, (zanaatin ayrılmaz yol arkadaşları olan) inatçı karşı koyuşun ve utanç verici tapının, küçüklerin kıskançlığının ve bu dünyanın büyüklerinin tumturaklı umursamazlığının, her zaman ve her yerde onu tehdit eden ve olağanüstü bir hafiflikle kötüyü iyiye ya da iyiyi kötüye çeviren anlayışsızlığın, düşündaşlarının ihanetinin ve başka türlü düşünenlerin kuşkularının, kötülüğe dönüşen aptallık ya da aptallığa dönüşen kötülüğün zehirleyici iğnelerinin, kitaplarının yazgısını etkileyebilecek sayısız rastlantılar riskinin, dindarların gerçeğinde düş kırıklığına uğrama ve yalancıların yalanına kanma olasılığının; kentinde, ülkesinde ve dünyadaki tüm çekişmelerin ve çelişkilerin, halkının tüm önyargılarının, yakınlarının anlayışsızlığının, ailesinin ve çocuklarının yabancılaşmasının, dostların vefasızlığının, aşık olduklarının bencilliğinin, yakındakilerin umursamazlığı ve uzaktakilerin unutuşunun, aptallıkla karışık erkek fitnesiyle, fitneyle karışık kadın aptallığının, çoğunlukla güzel ve akıllı çocukların zamanla yetişkin ve ahmak olmaya doğru onulmaz eğilimlerinin; yaşamın sonsuzca bayağı, sonsuzca kaba, sonsuzca acımasız yasalarının; birbirlerini kemirmekte olan insanların yiyip içme, çiftleşme ve egemen olma konularındaki açgözlülüğünün.. egemenliği altındadır. (Tüm varlıklar gibi o da açgözlülük iğnesiyle doğdu, fakat başkalarını sokmak için değil de kendisini soksunlar diye ve günün birinde bir yara açtıysa bile, ölen kendisi oldu yine; tıpkı birini soktuğunda kendi yaşamını ve iğnesini kurban eden bir arı gibi.) Şair, başkalarının gücünün ve güçsüzlüğünün nefretin ve aşkın inanılmaz geriliminin ve hepsinden daha önemli olarak da onu her zaman ve her yerde tehdit eden ölümün dehşetinin egemenliği altındadır. Ve ayrılıp gider şair, toprağından, göğünün altından; sürünerek çıkar vücudundan ve derisinden, atomdan ayrıştırır her şeyi ve her şeyi atomdan atoma yaratır. Ve o zaman ayak basar özgürlük toprağına Çünkü özgürlük olanaklıdır, eğer şair Güçsüzlükten gücü yaratacaksa, döverek örsünde. Silahsızlıktan, silahı Ürkütücü boşbeyinlikten, aklı Başkaldıran rastlantısallıktan, yasayı Yaşama saldıran başıboşluktan, düzeni Karmaşık belirsizlikten, yazgıyı Süprüntüden, değeri Ve ideali yaratacaksa, döverek örsünde, kurnazca ve Buram buram tüten maddeden Tutsağım, şairim çünkü-böyle başladı bu Hizmet ediyorum, çünkü şairim-böyle sürmekte. Tutsaklığım yaptığım hizmettir. İnsanlık soylulaşıyor benim acımda; dünyanın tüm başkaldırıcılığını, tüm utancını onun, yıkılabilirliğini ve utkusunu keşfediyor. Sandor Rakos Türkçesi: Ataol Behramoğlu Sosyal Yayınlar Dünya Şiir Antolojisi Cilt 4/ 1329-1330 |
||
|
||
| mylia bu güzel paylaşımların ve duyarsızlığımıza rağmen paylaşmaktan vazgeçmediğin teşekkürler... iyi şair karmaşa ve düzeni aynı anda barındırır içinde.barındırdıkları sadece kendine ait olan değildir,tüm insanlığın karmaşa ve düzenidir.kahkaha ve çığlıkları aynı anda duyar.tüm bunları göğüsler ve şiirle dile getirir, kimi zaman kusar.kelimeleri inletir.düşündürür,dağıtır.tutsaktır evet ama gönüllü tutsaktır.hatta boynuna yağlı urganı geçirir ve sehbayla oynar.yaşamaktan korkmayın der... |
||
|
||
mylia bu güzel paylaşımların ve duyarsızlığımıza rağmen paylaşmaktan vazgeçmediğin teşekkürler... iyi şair karmaşa ve düzeni aynı anda barındırır içinde.barındırdıkları sadece kendine ait olan değildir,tüm insanlığın karmaşa ve düzenidir.kahkaha ve çığlıkları aynı anda duyar.tüm bunları göğüsler ve şiirle dile getirir, kimi zaman kusar.kelimeleri inletir.düşündürür,dağıtır.tutsaktır evet ama gönüllü tutsaktır.hatta boynuna yağlı urganı geçirir ve sehbayla oynar.yaşamaktan korkmayın der... Ne güzel de ifade etmişsin nzn. İşte paylaşmaktan vazgeçmemenin en temel nedeni de bu sanırım böylesi güzel cümleler ve betimlemelerle fikrimizde ne güzel yer buluyor
|
||