|
||
| vazgeçemediklerimiz.. vazgeçemediğimiz hatalarımız, vazgeçemediğimiz yanlışlıklarımız.. onlarla birlikte yaşıyoruz, onlarla birlikte yaşlanıyoruz. hatta biz ölmesek onlar da ölmeyecek; o kaddar olur! varlıkları varlığımızla var. söylesenize bana, nedenine böylesine hükmeden başka bir sonuç daha var mıdır? insanlar ancak farkında olduğu şeylerin varlığından haberdardır. peki sen bir insan olarak, yanlışlıklarının ve hatalarının farkında mısın? öyle olmalısın ki, onları düzeltebilmek adına bir şeyler yapabilesin. ve onların varlığını kabul edebilmelisin, kendini kötü hissetmek adına.. belki de tüm bu sözler sana uzak sen zaten bunlara öylesine alıştın ki gülüp geçiyorsun umursamadan. derler ki; insan kendisini nasıl yaparsa öyle olur, başlangıçta insanın insan olma istemi olamayacağı için, insan olmanın sonucu için insan tamamen sorumlu tutulamaz, dolayısıyla da insanın öyle olmasının sonucunun nedeni, kişinin kendisini nasıl yaptığıyla olan bağlılığı şüphelidir. ama sana asıl diyeceğim şey bu değildi tabi, bu yazıyı kurgularken..vazgeçemediğin hatalarından ve yanlışlıklarından bahsettim girişte. ve senin de vazgeçemediğin şeyler vardır hayatında. ki bu yaşadığın hayat ne kadar senin? ve şimdi bu anlam noktasından devam etmek istiyorum okuyucu; yani vazgeçemediklerimizden. en kadim vazgeçilemeyenler arasında yaşamak vardır; hayat sana verilimiş en büyük armağan filan değildir, öyle olsaydı kullanım hakkı ve kontrol yetisi tamamen senin ellerinde olurdu. günün birinde de belki istemeden ölmek zorunda kalmazdın. biraz farkındalık seni huzursuz edecektir ama bil ki buna değer! hayatta değerli olan şeylerden biri de budur zaten.. yaşamaktan vazgeçemiyorsun. bir beklentin bir umudun var ya da bir inanca bağlılığın..belki de tüm bunların dışında kalan bir şeyin. ama mutlaka var bir şey'in. ve sen, yaşıyorsun işte hala, kendini ana rahmine ulaşmış en şanslı hücre sayarak, ama aslında uzun bir koşunun en sazan hücresi olduğunun farkına varamayarak. |
||
|
||
| farkımda olduğum andan itibaren günah ve sevaplarıyla yaşamaktan vazgeçemiyorum yoksa iyi bir nihilist olabilecek kadar güçlüydüm
|
||
|
||
en büyük hatam vede vazgeçemediğim şey sevdiğim ve önemsediğim insanları kırıp üzüp ..vazgeçemiyorum napim..
|
||
|
||
| vaz geçemediğim tek şey,gerçekten vazgecemediğim şeylerin vazgeçilmez olmadığıni bildiğim halde hala vazgeçememem | ||
|
||
| ne çok şeyden vazgeçtik, vazgeçiyoruz... gözünün yaşına bakmadan arkamızda bırakıveriyoruz çoğunu. sıkıldık mı ya da bıktık mı ondan? mücadele etmenin, emek harcamanın ne gereği var, kolayı varken? bırak gitsin... ya da arkanı dön ve unut, yenileri nasıl olsa gelecek... tüketim çağı çocukları değil miyiz nasıl olsa... ama ya vazgeçemediklerimiz... sırtımızı dönmek istemediklerimiz, acıtsa da... canımızı yaksa da... vazgeçme sözlerini verip seve seve geri aldığımız vazgeçişler, geçemeyişler... |
||
|
||
Alıntı bu yaşadığın hayat ne kadar senin? daha da acısı şuymuş; bilemediğin bir şeyden vazgeçememek |
||
|
||
| yanlışıyla doğrusuyla, eksiğiyle fazlasıyla, sevinciye acısıyla, mutluluğuyla mutsuzluğuyla elimizdeki değerlerimizden vazgeçmemeyi başarabiliyor muyuz? değerli olan ve sahip çıkmamız gereken budur bence... |
||