SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Komünizm

Konu: Anti-Kapitalist olmayana "solcu" denir mi ?

Sayfa: 1 [ 2 ] 3

enthogenic 09.04.2008 18:58:40
Asıl ciddi olması gereken insanlara Türk burjuvazisi'nin ne kadar mert olacağından dem vuran kişidir.
Ne farkı var diğer burjuvalardan da böyle delikanlı oluyorlar..
Türk milliyetçisi olduklarından mı?
Milliyetçiliği ulvi değerler arasında gördüğünde tüm proletarya da tüm burjuvazi de tüm küçük burjuvazi de ulvileşiyor. Bunun anlamı da sorun burjuva olmak değil sorun Türk burjuvazisinde misin yoksa değil misin olu ki bu da direk ırk, soy, sopa dayanır..

Az akıllı konuşun, okuduğumuzu anlıyoruz.

adıbelli 09.04.2008 19:29:01
Kardeşim delikanlı adam; parası olsa da delikanlıdır, parası olmasa da delikanlıdır. Hiç de çetrefil bir konu değil, gayet basit bir konu, etrafınızda parası pulu olduğu halde delikanlı olan bir adam yok mu? Uzayda mı yaşıyorsunuz?

Okuduğunuzu anlayın ama doğru anlayın.

Parmağa değil, parmağın gösterdiği tarafa ...

enthogenic 09.04.2008 20:11:45
Ekonomi oku.
Sınıflar tarihi oku..
Delikanlılık üstünden ekonomik tahliller koyarak komik olmayın.

09.04.2008 21:38:03
Delikanlılık ne yaa laugh Konu ekonomi politik den buaya mı geldi? Türk burjuvazisi gavur burjuvazisine benzemez delikanlıdır falan. Pek faydalı, pek diyalektik, pek bilimsel olmuş laugh

adıbelli 09.04.2008 21:50:16
kardeşim biraz mecazları anlamaya çalışın, etraflı düşünün, sembolik düşünün, kırın zincirlerinizi. Biraz düşünün, siz de becerebilirsiniz.

Hem sen beni ne kadar tanıyorsun da ne okuyup okumadığımı tahlil etmeye çalışıyorsun. Aklımın zekatını versem, prof olursunuz hem de delikanlı cinsinden.

Velhasılı kelam kahve muhabbetine dönmesin mevzu, bir zahmet. 

09.04.2008 22:00:04
Zincirler öyle lafla kırılmaz adıbelli. Önce sen kır bakalım şu zincirlerini de olgulara daha nesnel perspektiflerden bakmayı dene. Primitif tanımlarla ekonomik tespitlerde bulunursan bu tarz tepkilerle karşılalşman olasıdır. Nesnel konularda mecaz kullanılmaz. Delikanlı ekonomi kavramı diye birşey yoktur. Hayır biz becerebiliriz o dediklerini de sen becerebilir misin o şüpheli çünkü konuyu kahvehane geyiğine çeviren sen olmuşun adam gibi adam olan Türk burjuvazisini burjuvaziden değil de Türk olmaktan, delikanlı ve mert olmaktan referans alarak, nesnel mantığın dışında soyutlayarak tartıştığın için. Smiley

Ayrıca bir özelliğin yok, sıradan cahilden biraz daha akıllıymış taklidi yapan cahillerdensin senin gibisi çok var şişinme boşuna hiç Smiley

sfer 09.04.2008 23:35:30
      Anti-Kapitalist olmayana "solcu" denir mi?

      Bence ilk mesajında Khaos, “Sol un yelpazesi geniştir…” ile başlayan mesajında bu soruya gayet uygun bir açıklama getirmiş.
      Sosyal demokratlar, anarşistler, Kemalistler vb. hangi grubu ele alırsak alalım, anti-kapitalist olmak demek, yerine bir başka sistemi kurmayı zorunlu kılar. Bunu da unutmamak gerekir.
      Khaos’un yazısında katılmadığım, daha doğrusu tartışmak istediğim nokta Türkiye’de sol’dan bahsetmenin zor olduğu yönündeki tespitidir. O halde sormak gerekir, Avrupa’daki sol partilerin ne kadar solculuğu kalmıştır? Örneğin İngiltere’deki İşçi Partisi, Tony Blairci 3. Yol, Almanya’daki Schröder’in sosyal demokrat partisi ya da Fransa’nın sosyalist partisi… Merkezdeki bu sol partiler ne kadar solcu hatta sosyal demokratsa Türkiye’deki CHP de o kadar sol ve sosyal demokrattır. Bunun dışında, Avrupa ülkelerinde oy oranları daha düşük düzeylerde(%5-10) kalan komünist partiler, Yeşiller vb. kastediliyorsa sol ya da sosyal demokrat olarak, onlardan da bizde azımsanmayacak ölçüde bulunmaktadır. Tek fark ile, bizdekilerin mecliste temsil edilme şansı yoktur. (örneğin seçim barajı yüzünden)

      (CHP’nin Türkiye’nin kendine özgü yapısı gereği devletçi olması, mevcut kurumları korumaya çalışması çok yanlış olarak muhafazakar, hatta sağcı damgası yemesine neden oluyor. Bu karalama özellikle kendini demokrat olarak göstermeye çalışan sağcılardan geliyor ve bir takım sol düşünürler de bu yanlışı benimseyip CHP’yi sağ bir parti olarak görüyor. Bu yanlıştır, CHP Türkiye’nin merkezindeki sol partidir. Doktorlar, mühendisler, avukatlar, öğretmenler, bir kısım işçiler ve Türkiye’de kendini solcu olarak tanımlayan pek çok insan –belki alternatifsizlikten – oylarını CHP’ye veriyor ve başka bir partiyi kesinlikle düşünmüyor, hatta bir çoğu mevcut CHP’yi ve Baykal’ı pek de beğenmediği halde.)

10.04.2008 00:15:35
Avrupadakinden tek farkı mecliste temsil şansı olmaması demişsin bu yeterince açık bir farktır.
Ayrıca avrupada komünist parti kurmak ile terör odağı olmak bizde olduğu gibi aynı anlama gelmez. Ayrıca avrupada sol partiler askeri darbe tarafından hiç edilip radikal kutuplarda bulunanlar ömür boyu fişlenmez.
Ayrıca avrupada sanayi işçileri bizdekinden fazladır ve işçinin hakkını gasp edersen anında sokağa dökülür, polisten dayak yemez. Polisin de halkı pataklama özgürlüğü bulunmaz ve ayrıca bunu yapmak göt ister.
CHP nin bu oluşumlarla bir ilgisi yoktur çünkü avrupa devletleri sosyal devlet olma yolunda epey yol katetmişlerdir. Yani bu noktada hiç bir çaba göstermeyen CHP, sol olmayı umursamamaktadır.
Ayrıca kapitalist sistemi yıkmak ile ona muhalif olmak da aynı anlama gelmez. Avrupada birçok komünist sempatizan vardır ancak körlemesine bir şekilde isyana yönelmezler sistemde büyük oranda adaletsizlik yoktur Türkiyede olduğu gibi çünkü.
Ayrıca CHP nin kendi özel koşulları açıklaması kabul edilemez. Sosyal demokrat partiler halk a karşı devletin veya sermayedarların yanında yer alamazlar. Türkiyedeki özel durum kemalizm dir. CHP kemalizm vasıtasıyla devletçiliği ve Atatürkçülüğü sosyal demokrasi ve halkçılık diye yutturma geleneğinin partisidir. Hem CHP içinde hem de sol kanatta evrensel ölçülerde var olabilecek her türlü oluşumun karşısında yer alarak ortanın sol undan daha sol a kayan sol partileri marjinaliteye itmekle yükümlüdür.
Alternatifsizlikler bu duruma özür teşkil etmezler. Yani alternatifsizlik nedeniyle yapısı gereği devletten yana tavır alan bir parti, sol tanımına uydurulamaz. Ülkedeki memurların,avukatların, mühendislerin bu partiye oy vermesi de CHP yi sol yapmaz. Ülkenin sol u dışlayan anti demokratik yapısı bu durumların nedeni olduğundan kendini solcu olarak tanımlayanların pratikte bir değeri yoktur. Kaldı ki alternatifsizliğe de neden olarak pratikte sol cu da olamazlar. Türkiyede tanıma uygun bir sol ideoloji temsilinin bulunmaması CHP sempatizanlarının nedenidir. Ancak bu durum CHP yi sol parti yapmamaktadır. Baykal ın koltuğundan indirilememesi bile CHP nin halk dan ne derece uzak olduğunun göstergesidir, CHP bir kısım memurun partisidir sol parti değildir.

enthogenic 10.04.2008 00:30:23
Şimdi bahsetmek gereken şeyler de var elbette. Mesela CHP'nin ideolojisi nedir  gibi.

Atatürkçülük, 6 ok. ortanın solu ve sosyal demokrasi diyebiliriz en kısaca ama açmakta lazım biraz. Atatürkçülük, 6 ok yani; atatürkçülük, 6 ok yani; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve devrimcilik. Ortanın solu ve sosyal demokrasi yani; hak ve özgürlüklerin sosyal huku kdevleti çerçevesinde genişleyebildiği, serbest piyasa ekonomisinin toplumun çıkarları doğrultusunda hayata geçirildiği bir siyasi örgütlenme. Şimdi gelelim bunları iddia eden CHP'nin söyledikleri ile yaptıkları uyuşuyor mu? Bakalım.. Örneğin ifade ve düşünce hürriyeti konusu kendisini en çok tokatladığı konudur. Şöyle ki CHP'ye göre ifade ve düşünce hürriyeti laiklik ve demokrasiyi korumak için sınırlandırılabilinir. Bunda görüş ayrılıkları olabilir elbette katılan olur veya olmaz ama önemli nokta şu; bu sınırlandırma işlemi nerde başlıyor nerde bitiyor? Buradan bakınca bu sınırlandırma işleminin sonu yok. Bunun sebebi CHP'nin örgütlenme modelidir. Merkeziyetçi-statükocu bir yapı olması ve yıllardır bu yapının parti içinde üyelerine tepeden aşağıya ve parti dışında tüm halka dayattığı ulusal bütünlük, uniter devlet yapısı gibi konulardaki paranoyak histerisidir. Ve bu paranoyak eğilimin kişi hak ve hürriyetlerinde oluşturduğu baskı göz ardı edilemez. Kişi hak ve hürriyetlerinin ne demek olduğunu nasıl kazanımlar sonucunda oluştuğunu anlama noktasında eksik hatta acizdir. Diğer bir çok hak (din ve vicdan hürriyeti, adil yargılanma hürriyeti vs.) konusunda ayakları yere basan bir eleştiri ya da yapıcı bir proje yaratmış değildir, yaratamazda yapısı gereği buna müsait değildir.

Sol, sosyal demokrasi ile yollarını 19. yüzyılda ve 20.yüzyılın başlarında zaten ayırmaya başladı. Bu yüzden sosyal demokrasiyi de "sol" içine katma eğilimi solu bulandırma eğiliminden başka bir şey değildir. Solcuların değimiyle "karşı-devrimcilik"tir. Alman Komünist Partisi üyesi bir kişi şimdi aklıma gelmiyor ismi der ki: "Sosyal demokrasi batağında boğulacağıma devrimin ateşinde yanarım". Görüldüğü üzere bu ayrım çoktan konmuş bazı insanlar sosyal demokrasiyi de katmaya kalksın, varsın öyle olsun fakat CHP zaten sosyal demokrat bir parti değildir. Eğer olmak niyetinde ise bugün sahip olmadığı bu kimliğe (yukarda anlattıklarım) sahip olmalı ve ona geri dönmelidir çünkü bugünkü CHP sosyal demokrat bir parti değildir, değildir zira ne sosyallik konusunda herhangi bir görüşü vardır ne demokratlık konusunda, görüş sahibi olduğu iki husus milliyetçilik ve devletçiliktir.

Bu milliyetçilik gayet şekilcidir. Şekilci olmasını nedeni etnik kimliklerin kültürel haklarının kullanılması söylem olarak var olsa da bu etnik kimliklere kültürel hakların tüm boyutları ile verilmesi ulusal bütünlüğü bozacağı gibi bir paranoya ile gene sınırlandırılır. Milliyetçiliği doktriner bir türk ulusçuluğu  bile değildir daha çok bireylerden tüm bir ulusu korumak noktasına indirgenmiştir. MHP'den ayrıştığı nokta, milliyetçilikte türkçü kanadın değil, Atatürk milliyetçisi sözünün kullanılmasından ibarettir ki bu da bir fark oluşturmaz. Bakarsanız iki partinin de karşı çıktığı şeyler aynıdır nedenleri de aynıdır.

Devletciliğine gelince ekonomide devlet müdahalesi gerekmektedir. Diğer yüzü ise devletin bireye karşı korunması gerektiğidir ki bu da devletin siyasal yapısının ancak bireye karşı tam bir koruma ile sağlanacağı noktasına çeker CHP'yi. Buna paralel olarak özgürlükleri alabildiğine daraltan bir anlayış vardır CHP'de. Bunun nedeni kabulun haksızlığı değil, kabulun uygulamadaki görünüşüdür. CHP her politikasında bu nedenle özgürlüğün her açılımına karşı durur, yani duruş ilkesel değil, konjuktureldir, konjukturel olduğu içinde sürekli sapmalar taşır.

Ekonomiye dönersek sosyal sigortalar sistemindeki bozukluklar, ekonomideki cari açıklar, dış ticaret dengesizliği, kobilerin büyütülmesi, vergi politikası gibi konularda somut bir şey koymamıştır ortaya. Bunun yanında tarım politikası olduğunu bile söyleyemeyiz keza sübvansiyonlardan öte herhangi bir önerisi bile yoktur.

Dış politika da ise iyice belirsizleşir CHP. AB konusunda AB yandaşı olmasına karşın sürekli demogojik bir "ulusal hassasiyetler" noktası öne sürmekte, AB ile her türlü ikili ilişkide bunu dayatmaktadır. yani CHP AB'ye karşı mıdır yoksa değil midir bunun kendisi dahi konjukture bağlı olarak değişir.

Bu nedenlerle CHP'nin herhangi bir politik önerisi ve programı da bulunmamaktadır. Bulunmadığı içinde sürekli  sapmalar yaşamakta, kendine orda burda yer kapmakta ve hiçbirini becerememekte, ne sol, ne sosyal demokrat, ne demokrat, ne milliyetçi, arafta bir yerde ses etmektedir.

Kısadan hisse bu kadar yazmama rağmen şöyle diyebilirim özet olarak; Kenar mahallelerden yoksulluğun, işsizliğin, yabancılaşmanın, ötekileştirilmenin diz boyu yükseldiği güzel memleketimde zengin semtlerinden oy almayı solculuk olarak kabul eden tiplerin/siyasetçilerin oluşturduğu partidir CHP (Tarihi özelliklerine bakarsak Meksika'daki PRİ ile yakınlıklarını bulabilirsiniz). Kendilerini sadece ve sadece CHP'li olduğu için diğer insanlardan daha elit görüp kendisinden medet uman insanlara tepeden bakan tiplerin partisidir CHP. Ağızlarına doladıkları bol bol sömürdükleri Atatürk'ün sözlerini bile tersten anlayanların partisidir CHP.

adıbelli 10.04.2008 09:35:05
Bir Türk Milliyetçisi olarak CHP'yi Türk Milliyetçisi bir parti olarak görmüyorum. CHP ortanın solu olmaktan ziyade ortaya karışık bir parti. Bu memleketin en büyük sorunu nedir diye bir soru sorulsa bir çok insanın vereceği cevap CHP ve zihniyeti olurdu. MHP ve CHP'yi aynı kefede değerlendirmek doğru değil. CHP'nin Türk Milliyetçiliği ile olan münasebeti ancak Milliyetçiliğini politikalarına malzeme olarak kullanmaktan öte bir şey değildir.

sfer 10.04.2008 10:00:28
      CHP’nin solla ilgili politikalarının olmadığı, sol görüşle bir ilişkisi kalmadığı söylenebilir. Enthogenic bununla ilgili çeşitli başlıkları yazmış, bu görüşlere ben de katılıyorum. Fakat bu durumda, CHP ile aynı kulvarda yer alan Avrupa’daki merkez sol partilerin solla ne kadar ilişkilerinin olduğunu sormak gerekir. Sol olmayı umursamayan, sosyal devleti geliştirmeyen yalnızca CHP midir? Avrupa’daki bu merkez sol partiler, SSCB’nin yıkılması sonrasında benzer bir sağa kayma yaşamamışlar mıdır? Sosyal devleti küçülten, sermayedarların yanında yer alan, ABD’nin Irak işgaline destek veren bu sol partiler değil midir? Üniter devlet yapısına, ulusal bütünlüğe bakışları CHP’den çok farklı mıdır? (Zamanında bu partiler, sömürgelerinin bağımsızlığına karşı çıkmamışlar mıdır?)
      Bunun dışında Türkiye ile Avrupa elbette bir tutulamaz. Çünkü onlar birer emperyalist devlettir. Bütün o gelişmişlikleri, hakları, hukukları; kaynağını emperyalist sömürüden almaktadır. Sanırım Lenin’in açıkladığı emperyalizm teorisini bilirsiniz. Dış sömürü ile iç sömürü hafifletilmekte, sınıf hareketleri engellenmektedir. Bunun üzerine gelen Sovyet tehlikesi, Avrupa’ya iyice sosyal devlet olma zorunluluğu getirmiştir. Böylece Avrupa devletlerinde komünist partiler marjinallikten öteye geçememiş, hatta olabildiğince sosyalizmden uzaklaşmış, kapitalist sistem içerisinde işçilerin haklarının savunulması, demokrasinin geliştirilmesi gibi konulara yönelmişler.
      Şimdi Türkiye’de de Avrupa’daki gibi gelişmiş sol partiler, haklar, hukuklar isteyen bir insan aynı zamanda Türkiye’nin de emperyalist bir ülke olmasını istemek durumundadır. Çünkü bunun ortası yoktur. Sol güçlensin, kapitalistlerden haklar talep etsin demek bir yanılgıdır. Bu durumda kapitalist, biz ne kazanıyoruz ki size ne verelim gibisinden bir şeyler söyleyebilir. Kapitalist güçlü olmalıdır, rekabet için bu şarttır.
      Türkiye’nin kendine özgü koşulu ise Kemalizm değil, feodalizmdir. CHP’nin laiklik ısrarı, devletin çeşitli kurumlarını koruma hassasiyeti işte bu feodalizm tehlikesinden kaynaklanmaktadır.
      CHP’nin neden sol bir parti olduğuna gelince, bana göre bunun yanıtı, yukarıdaki mesajda söylemeye çalıştığım gibi, ülkemizde solcu sayılacak insanların ona oy vermesinden dolayıdır. Kemalizmin halen daha ülkemizde yer alan sağ fikirlere karşı ilerici olmasındandır. Bir anlamda ülkemizdeki sol, kötünün iyisini seçmektedir ve bundan başka yapacak bir şeyi yoktur(devrim dışında).
      CHP veya herhangi bir sol parti halka indiği anda zaten iktidara gelmesi kesindir. Çünkü halkın ne durumda olduğu ortada, tek mesele halkın yanında yer alabilmek ki bu da pek kolay bir şey değil…

      Ben “anti-kapitalist” kavramından kapitalizm karşıtı olmayı anladım. Bu durumda, kapitalizme genel anlamda karşı olmayıp, ona çeşitli eleştiriler getirenler, iyileştirmeler yapılmasını isteyenler anti-kapitalist olamaz diye düşündüm. Son olarak bunu da belirtmek isterim.

10.04.2008 20:03:07
İyi de anti-kapitalist olmayan sol söylemlere ne denecek? Sol mu değil mi kıstası nereden alıyorsunuz? CHP sol mu değil mi,sosyal demokrasi sol mu değil mi, CHP sosyal demokrat mı militer mi? Yukarıdaki nasyonalistler de milliyetçiliği tekeline alıp işine geldi mi ırkçı oluyor ne farkı var sanki. Ayrıca sosyalistler de etki alanını genişletmek için küçük ülkelerde müdahaleler yaptılar o ne olacak? Afganistanı işgal ederken sovyetler ne derece Lenin e uymuş oldu? Bu noktada avrupadaki sol partilerin ABD yi desteklemesi de ulusaldır. Ulusal olmayan tek bir hareket yok ki o bağlamda Sovyetler de ulusaldı hiç de evrensel olmadılar. Hata resmen slav ırkçılığı yaptılar bulgaristana giden partili rus bulgar makamlarından üstündü. Olaylara o şekilde bakamayız avrupa sol u noktasında o nedenle. Yine bu noktada CHP sosyal demokrat olmadığı gibi, sol da bana göre tek başına nesnel de anti-kapitalizmin tanımı olarak görünmüyor.

10.04.2008 20:26:47
Kapitalizm iyi ok sermayenin denetimindekdir onu biliyoruz.
Peki liberaller de sermaye ve kapitalizm için her şey mübah diyenlerdir.
Böylesi bir sistem içinde kendine sol diyenler ve liberal olmayan ancak devrimci yani sosyalist veya komünist olmayanlar nedir? Bunlar tam manasıyla kapitalist de değildir, devletçi de değildir.
Bunlara orta mı diyecez Türkiyedeki gibi orta yolcu mu yani?
Ama öbür taraftan emekçiden oy alıyorlar kentsoylu tabanından değiller avrupada.
Burada biraz görecelilik yok mu yani Marksist açıdan anti kapitaliszme karşı sert mücadele etmeyen komünist değil diyebiliriz pekala ama sol da değildir demek biraz abartı geliyor bana çünkü liberaller ile sosyal demokratlar biraz farklılar.
?

10.04.2008 20:37:45
İşte o yüzden 1930 dan beri sosyal demokrasinin ikli yönlü olan bu tavrına karşılık kapitalizmin tek yönlü çıkar ilişkileri daima faşizmin iktidara gelmesine neden olmuş diyebiliriz. Marksist daha doğrusu anti-kapitalist ideolojiler açısından bakıldığında sosyal demokrasi karşı devrimcidir ancak yine de sol dur söylem olarak. Sol u komünizmin devrimin sosyalizmin yani anti-kapitalizmin genel ismi olarak algılamak ise bence yeterli değildir bu nedenlerle.

salataliksoyacagi 10.04.2008 21:41:21
bundan önce biri "solcu"yu tarif edebilir mi?


Sayfa: 1 [ 2 ] 3