|
||
![]() Kazım Aslan Aydın Sultan CAN ABİM; (...) Yaşamak bir türküyse bunu bu türküyü en güzel biçimiyle söylemeye çalıştım. Zafer şarkısının söylendiği günler de gelecek. Kısa da olsa onurlu yaşamanın yolunu seçtiğim için mutlu gidiyorum. Iyi güzel şeyler uğruna yaşanıyorsa her şey katlanılamayacak şey yoktur. Ölüm bile basitleşiyor. Anlamlıysa ölüm yaşamak kadar güzeldir. (...) İyiden güzelden yana olun. Budur istediğim. Tüm dostlara dost yüreklilere sevgimin sıcaklığını iletin. Utançsız onurlu gidişimi. Üzülmek acımak hiç kimseden beklemediğim şeydir. Bana yapılacak en büyük kötülük bu olur. İnsan onurla yaşamasını bilir, bilmeli. Güç de olsa... Benim üzerimde büyük emekleriniz var. Ödenemeyecek kadar büyük. Senin ve ötekilerin. Siz, emeğin tüm temsilcilerine, dünyadaki tüm emekçi, onurlu, güçlü insanlara layık olabilmenin yolunu seçtim. Yapabileceğim her şeyi yapmamış olsam da bu görevi yapacak yeni insanlar topraktan fışkırıyor. Yüreğimin tüm sevgisiyle, tüm onurlu güçlerimle seni, sizi hepinizi kucaklar doyasıya öperim. Güçlü olun. Başı dik olun. O güzel günlerde tekrar yanınızda olacağım. Amcanız, kardeşiniz,dostunuz Kardeşin Hıdır Hıdır sehpaya çıkmadan önce gözlerinin bağlanmasına karşı çıktı ve bağlatmadı. Sehpaya çıktığında bir slogan daha attı. Karşısındakiler pür dikkat onu izliyorlardı. Ve ipi boğazına geçirdikten sonra sehpaya bir tekme attı. Öylece kaldı ipte. Yüzü duruşu değişmedi. Ipte kalışı uzadı ve vücudu Sarktı... Sarktı... Sarktı... ... 25.10.1984 Burdur Sabah ![]() Ümit Kurt anlatıyor; «Veysel'in kapısını açtılar. Bu arada bir sessizlik oldu. Daha doğrusu alçak sesli bir konuşma olmuştu biz duymamışız.- Cezaevi müdürü de gelmiş, o konuşmayı duyan arkadaşlann anlattığına göre Yüzbaşı Veysel'e 'sonun geldi' diyor.- Ve birden Veysel'in gür sesi koridorda yankılandı. Çok gür bir sesti: ' Yeniden dirilip döneceğiz er meydanlarına I Tarihin kon...9 dedi ve ağzını hemen kapattılar. Ağzını neyle nasıl kapattılar bilmiyoruz. Ve çıkarıp götürdüler." Hücre bölümünden çıkarttıklarında çok sakindi. Bizim koridora çıkar çıkmaz 1 Kahrolsun Faşizm/Kahrolsun Faşist Diktatörlük!? sloganlarını attı. Ama hemen ağzını kapattılar. Ağzı kapatılmasına rağmen o yine de bir şeyler söylemek için direniyordu. ' Savaş sloganlanmız dilden dile, silahlanma elden ele dolaşacaksa* dedi ve hemen yine ağzını kapattılar." Bir gardiyan da o geceyi Aydın Kığılı'ya şöyle anlatmıştı: "... Veysel infaz bahçesine getirildiğinde başı dimdikti. Üzerinde infaz kıyafeti yoktu. Sivil giysiler vardı. Kendisinden son isteği sorulduğunda ' Benim sizlerden bir isteğim olamazV dedi. Darağacına yürü denmesine fırsat bırakmadan, başını önüne eğmeden en küçük bir tereddüt göstermeden yürüdü. Sehpaya çıktı. Cellat boynuna ipi geçirmeye hazırlandığında 1 Sehpaya kimse dokunmasın1.1 diye uyardı. Ardından da öyle bir bağırdı ki, yer gök inledi. Ne dediğini anlayamadık bile. Slogan bitince cellada ipi boynuma geçir dercesine baktı. Boğazına ilmek geçirildi. Cellat, Veysel'in isteğine uyarak sehpadan uzaklaştı. Kanımız donmuş gibi pür dikkat onu izliyorduk. Üzerine bastığı sehpaya ayağıyla vurdu. İnfazını kendisi gerçekleştirdi." .... *Veysel Güney'in okuduğu yarım kalan şiir şöyle: YENİDEN DİRİLİP DÖNECEĞİZ ER MEYDANLARINA / TARİH KÖHNE DÜZENİN CELLA TLARINI AFFETMEYECEK/ GEREK KALMAZ SA VAŞ İLANLARINA / ELLERİMİZ FAZLA LAF ETMEYECEK ... 11.06.1981 Gaziantep Gece |
||