|
||
Cinsellik güdüsüne libido adı verilmiştir. Libido canlı türünün üremesini ve böylece neslinin devam etmesini sağlamak için canlıyı karşı cinsten bir eş bulmaya ve onunla birlikte olarak yeni bir canlı dünyaya getirmeye yöneltir. Felsefi anlamda libidonun görevi bununla sınırlıdır.
|
||
|
||
| Libido türün devamı için olmazsa olmaz kavramlardan biridir ve insanın farkına varmadan yerine getirdiği bir görevin gizli nesnesidir. Özellikle erkeklere özgü bir kavram olarak kullanılan libidonun bazı insanlarda daha fazla , bazı insanlarda daha az olduğu söylenmektedir. Ancak burada ilginç bir durum söz konusudur; Acaba kişi libidosunun itkisini azaltabilir mi ? Yani kendimizi cinsel dürtülerimizin yönlendirmesinden ne kadar uzaklaştırabiliriz ? Ünlü şarkıcı Sertap Erener, entellektüellerin cinsel açıdan daha az aktif olduklarını söylemişti. Acaba libido ile insanlaşma arasında ters orantı olabilir mi? |
||
|
||
| libidosu eksik olanlar varmidir? | ||
|
||
| Soru : Ünlü şarkıcı Sertap Erener, entellektüellerin cinsel açıdan daha az aktif olduklarını söylemişti. Acaba libido ile insanlaşma arasında ters orantı olabilir mi? - Buna değinmeden önce insanlaşmanın ne demek olduğuna değinmek gerek. İnsanlaşma bence entellektüelleşme değildir. Darwinin bir lafı var : " Bir dişi kendisini en çok seven erkeği değil kendisine en az kaba davranan erkeği kendine cinsel partner olarak seçer" Çünkü kabalık dişilikle ters orantılıdır. Ama entellektüellik farklı bi durum. Entellektüel insanları düşünsene birazcık. Sanat müzik ve mantık alacasının içerisinde herşeyi beyinle çözme isteği. Cinsellik beyin mi ? değil. Çoğu entellektüele sorarsın cinsellik hakkında ne düşünüyorsun diye , sana şu cevabı verirler : " insanlığın en aşşağalık noktası" :blink: ... Bunu diyen bi insandan cinsel bi başarı beklemek hatadır ![]() Şöyle özetliyim, İnsanlaşmak entellektüelleşmek değildir. Kaba davranmamak ve karşındakini anlayıp ona karşı olabildiğince objektif olmaktır. Libidosal hareketi dürtükleyen ise fantaziler. Fantazin varsa cinsel isteğin de vardır. Ama objektif bakarsak olaya Fantazi saçma bişi. Yani olmayanı olur gibi görmek falan filan ( tamam iyi bişey ama sadece mantıkla bakarsak mantığa ters ) ... Ne kadar mantıksal ilerleme o kadar Libidosal gerileme.... Onun için mantık ve duyguları iyi dengelemek gerek... Soru : Libidosu eksik olanlar varmıdır - Libidosu eksik olan vardır. Şöyleki Libido eksik olarak doğulmaz. Sonradan olunur ![]() Her doğum bizlere geliştirilmeye açık bir Libido temeli verir. Nasıl gelişeceğini de biz değil ailemiz karar veriyor. Bu biraz ayrıntıya iniyor ama her zaman şunu tavsiye ederim evli çiftlere, çocuğunuz ne kadar ufak olursa olsun o yatak odanızdayken ilişkiye girmeyin. Ya siz ayrı odaya çıkın yada onu çıkarın. Leo ![]() Aleykümselam dedi
|
||
|
||
Alıntı Libido canlı türünün üremesini ve böylece neslinin devam etmesini sağlamak için canlıyı karşı cinsten bir eş bulmaya ve onunla birlikte olarak yeni bir canlı dünyaya getirmeye yöneltir. alakası bile yok. ben çocuk istemiyorum ama kız arkadaşım olmasını istiyorum... ya da onu boşver ben köpeğimi sevince ikimiz de zevk alınca üreme içgüdüsüyle mi hareket ediyorum? bilimsel yanılgı. |
||
|
||
| libidom yüksek empatim düşük sanırım ehaha | ||
|
||
| sex yapmak iyi. ama hayatın anlamı sex değil abicim katılmıyorum. belki de bunu söylediğim için kokain verdiler. |
||
|
||
| şehvaniye,kösnülük,içtepi nihayetinde cinsel iç güdü..İçgüdüler farklılık gosterir,kontrolleri muamma.. | ||
|
||
| Ben teşekkür ederim bilgilerini paylaştığın için. Ne gurur verici olmalı bilmek...paylaşmak... varlına da teşekkürler. |
||
|
||
Tamamını okumayı denedim ama olmadı. ![]() Ama okuduğum kısımlardan faydalandım, eline sağlık...
|
||
|
||
aman abi,benden uzak dursun öle şeyler
|
||
|
||
Libido gelişim evrelerinin kişinin geçmişine bağlı olması gerçeği ve bunun aile ve sosyal çevreden etkileniyor olması biraz bizim dışımızda gelişen ve sonunda bizi çoğunlukla olumsuz (içinde bulunduğumuz toplumda) etkileyen süreçler..Yalnız bu süreçlerden çocukluk anılarımızı olgun bilincimizle düzenleyerek ve onları irdeleyerek kurtulabiliriz.Anal dönemde çocuğa ''yine mi kaka yaptın!'' diye bağırmak bile büyük oranda libidoya ket vuran şeyler.Ailenin ve toplumun getirdiği bu baskılar yüzünden cinselliğini yaşamaya çalışan birinin orgazm sırasında yutkunması da bu zevki ertelemek ve zevkten korkmakla ilgili.Boğazın düğümlenmesi,kasılma gibi birçok sağlıksız dışavurumlarla ortaya çıkıyor çocukluğumuzun bu engellemeleri.Ve sonuç,özellikle kadınlarda orgazm olamama,cinsel işlev bozuklukları..Çocukluğunda daha bir hakim kılabilse insan kendini..
|
||
|
||
| suya gittin habersiz şimdi bidon doldu mu yar? elde hep ağlıyormuşsun gül libidon soldu mu yar? |
||
|
||
Ve sonuç,özellikle kadınlarda orgazm olamama,cinsel işlev bozuklukları..Çocukluğunda daha bir hakim kılabilse insan kendini.. ![]() Cinsel işlev bozukluğu ve bedensel boşalma güçsüzlüğü kadınlara has değildir. Reich in bulguladığı orgazm tepkisi tüm vücut kaslarının istemsiz açılıp kapanması ve aynı anda bilincin yitirilip bedenlerin refleks halinde isdtemsiz hareket evresine geçmesi durumudur. Bu olgu sonradan Mqasters,Johnson un deneyleriyle de tekrar kanıtlanmıştır tek tartaflı işlev bozukluğu yoktur. Ataerkil düşüncenin bilime sızmış olması dolayısıyla ve bunun ötesinde kadına uygulanan adaletsiz cişnsel ahlak anlayışı bilim aksini söylese de inatla devam ettirilme inadı yüzünden,erkek deki meni fışkırması orgazm ile karıştırılmaktadır. Sorunun bir yanı da erken boşalan erkeklerin (süre önemli değildir refleks ve uyarım önemlidir) kadını uyaramıyore oluşudur. Bir şey hissedemeyen kadınlar dtr a giderler ve ilaç tüccarı psikanalistler de onlara hap verir. Psikolojinin içindeki bu ticari dolandırıcılıklar temizlenmedikçe bu sorun çözülemez özü toplumsaldır salt erkeğe ya da kadına odaklı bir durum değildir. İki yüzlü ahlak ve onun yarattığı baskkılar sürdükçe toplumsal acı ve savaşların sürecek oluşu gibi bu olumsuzluk da sürecektir. Orgazm sadece doğal ihtiyaçlarını korkusuzca giderebilen canlılara özgüdür ve verimli döller yaratabilecek doğanın ilerleme ilkesinin bir parçasıdır. Aksi takdirde bugün sıkça rastlanılşdığı biçimde sağlıksız çocukllar doğacak hastalık miktarındaki artış sürecektir. Evrim de bahsedilen yönlendirilmiş seçilim de işte bu noktadaki zor dış etkenlerin karşısındaki eş seçimini ve çiftleşmeyi sağlıklı biçim ve koşullarda sürdürebilen ve verimli yavrular oluşturabilen bireyler için geçerlidir. İnsan için bunu engelleyip güçlendiren dış olumsuz koşul artık kendisi olmuştur nehirler,vahşi hayvanlar ve kıtlık değil. Cinsel açıdan zayıf bireyler yani sevgi ve heyecanı yeterli olmayanlar eş bulamayıp bulduklarında da verimsiz yavrular üreterek seleksiyon tarafından imha edileceklerdir uygarlığın kendi yapısı içinde dahi. Bu nedenlerden ötürü orgazm tepkisi ve cinsel işlev bozuklukları hayati önem taşımaktadır. Kaldı ki bu heyecanın önemini kavrayamayan ve olanla yetinenler aslında ruhlarını yitirip yazgılarına boyun eğmmiş yok olacak nesilin temsilcileridir. Kendi seçim ve arzularıyla. |
||
|
||
| libido yu sadece cinselikle anlamamak gerek , daha çok yaşam enerjisi .hepimiz de bir yaşam enerjiisi yok mu .biz bile bazen ruhsuz adam,mal adam kelimesini kullanmıyoruz işte bu libidonun eksikliğini kast etmiş oluruz . yaniş bence libidoyu ruh olarak algılamak gerek (evet bu yeni bir kuram olabilir) arkadaşın dediği soru neydi libido su düşük olan varmı ? bu konuda bir şey diyemem ama herkes te bir tür yaşam enerjisi var ama önemli olan onu nereye yönlendiridği.kiimisi uçkuruna yönlendirir (frueda böylesi hep denk gelmiş galiba)kimisi başka yere . tabii ben kendim de freudu abartılı buluyorum . |
||