|
||
| NERDESİN ATATÜRK... NERDESİN? İşte biz,bugün bu saatte,burada Seninle randevu verdiğimiz yerdeyiz... Sen nerdesin? Heykellerde mi, mezarlarda mı, taşlarda mısın?... Bu sararmış yüzler, bu yerlere çevrilmiş gözler, bu hıçkırıklar, bu gözyaşları nedir?... Boğulan hıçkırıklarda mı, dökülen yaşlarda mısın?... Yurdumun yine baharı yeşil, mavi, pembe... Yine kışı hırçın, beyaz. Mevsimler bıraktığın gibi... Yerliyerinde... Ve senin Adanan, yine senin bakışların kadar ılık... Sen yazlarda mı kaldın, baharlarda mı, kışlarda mısın?... Gözlerimiz yollarda kaldı, sen yollarda kaldın; gelemedin. Uzat elini: İnişlerde mi, yokuşlarda mısın? Gözlerimizi yumunca görünüyor, açınca kayboluyorsun... Kimden soralım, nerde bulalım seni: Hayallerde mi, düşlerde misin?... Şu kubbelerde, şu tavanlarda senin için “Yaşa!” seslerinin Ve ışıklarının çınlayıp taştığı günler biliriz... Yine alkışlarda mı, eller üstünde mi, gözlerde mi, gönüllerde mi, başlarda mısın? Senin kumandanla yürüyor, senin kumandanla duruyor orduların... Sesin kulaklarda... Sen yürüyüşlerde mi, duruşlarda mısın? Boruların çınlıyor çın çın... Davulların, trampetlerin vuruluyor gümbür, gümbür... Söyle: Borularda mı, vuruşlarda mısın? Destanlara geçen masallara karışan bir adın var; manilerin söylendi, şiirlerin yazıldı... Sen ATA oldun ve sözlerin ATASÖZÜ oldu; fakat kendin nerde kaldın?... Atasözlerinde mi, manilerde mi, deyişlerde misin? Akşam yine sofranı kurduk, sevdiğin şeyleri dizdik; seni sevenler toplanıp oturduk, bekliyoruz, Sen nerdesin? Sen ki iki elin kanda olsa gelirdin, Yoksa bizden gizli, bize müjdeler getirecek muhteşem işlerde misin? Sağda aradık, solda aradık; bir düne çevirdik başımızı bir yarına baktık. Bilmem ki geleceklerde mi geçmişlerde misin? Heryerin süsü, her işin âşinası idin. Sorduk: Ankaradadır dediler, senin için... Nerdeysen oraya gelelim... Söyle: Güreşlerde misin, yarışlarda mısın? Yazdığın kitabı heceliyor, heceliyor, sökemiyoruz; kitabından okutmaya gel bizi... Ses ver bize... Sesimize cevap verirdin nerde olsan... Yoksa yine sınır boyu manevralarda mı, savaşlarda mısın? Dilimizde sevdiğin havalar... “Alişim”i çalıyoruz: “Allı yemeni”yi, “Dağbaşı”nı, “İstiklâl Marşı”nı söylüyoruz. Sesin sesimizden ayrı değil, fakat sen nerdesin... Şarkılarda mı, türkülerde mi, marşlarda mısın? İşte biz bugün, bu saatte, burada seninle randevû verdiğimiz yerdeyiz. Sen heykellerde mi, mezarlarda mı, taşlarda mısın? Yazdığın kitabı heceliyor, heceliyor, sökemiyoruz; kitabından okutmaya gel bizi... Ses ver bize... Sesimize cevap verirdin nerde olsan... Yoksa yine sınır boyu manevralarda mı, savaşlarda mısın? Arif Nihat ASYA ( 10 Kasım 1946 Adana ) |
||
|
||
| BÜYÜK GAZİ'YE Sen ki hilkat denilen ummanın En büyük incisisin O, bu ulvi vatanın talihinin En güzel yıldızıdır Bir dehaet ki güneşten yüksek Ve semavat ile ünsiyeti var .. Sen dururken ona gelmez noksan Kaplıdır toprağı zırhınla senin Hep rehakar değil ey Gazi Bu müsellah vatanın sen hem de Ebedi bekçisisin .. Bu mesalip–zede cemiyyete sen Yeniden bir vatan ettin ihda Görüyor şevk-i tuluunla senin Yeni bir iyd-i zafer İstanbul Kendi asar-ı dehanın belki Sen de hayretçisisin Kainatlarda tecelli buyuran Halik’ın sende o hasiyyeti var ... ~ Abdülhak Hamit TARHAN ~ Gönderildi : 23.03.08/13:51 KUTSAL ÖZLEM Sana hasret, sana vurgun gönlümüz, Neredesin mavi gözlüm, Nerde, nerde, nerdesin dost? Bu gemi bu Karadeniz, Sarı saçlım, mavi gözlüm, Nerde, nerde, nerdesin dost? Ararım izini Dolmabahçe'den, Bir daha dönmez mi bu yola giden? İçimde sen, gözümde sen Sarı saçlım, mavi gözlüm Nerde, nerde, nerdesin dost? Kurban olam yürüdüğün yollara, Kara peçe yakışmıyor kullara, Uyan bak bizim hallara, Sarı saçlım, mavi gözlüm, Nerde, nerde, nerdesin dost? Bulutlar terinden, dağlar kokundan, Sarhoştur sevdiğim Mahzuni bundan, Bir daha gel, gel Samsun’dan, Sarı saçlım, mavi gözlüm Nerde, nerde, nerdesin dost? Aşık Mahzuni Şerif Gönderildi : 23.03.08/13:52 ATAM İZİNDEYİZ! Atam, hala yaşıyorsak: Edepsizlik sayesinde! Altı oku soruyorsan, Politika dehlizinde! Hele partin senden sonra, Devrimlerin tavizinde! Vasfedeyim halimizi, Kalemime ver izin de! Yobazlarla gericiler, Onlar bizden daha zinde! ’Atam, Atam..’ derler ama, Bir adınız var sizin de.. Halkçılıkla devletçilik: Anlatamam, çok hazin de.. Çoktanberi sahteciler, Ağır çeker her vezinde! Tek umut var, o da yalnız, Amerikan dövizinde! Sorma Ata’m, halimizi, Hal mi kaldı anlatacak.. İşte geldik dizindeyiz! Yata yata çok yorulduk, Tatil yaptık, izindeyiz! Sanayide henüz daha, Cafer için lazım diye, Amerikan bezindeyiz! Geçeceğiz Avrupa’yı Ama şimdi izindeyiz! Hocamız var, hacımız var, Uçan kuşa borcumuz var, El oğlunun ağzındayız! Ama bizi zor bulurlar, Bahar, yaz, kış izindeyiz! Evet, doğru söylemişsin: ’Türk milleti çalışkandır! ’ Biz de senin tezindeyiz! Dinlenmekten yorulduk da, Onun için izindeyiz! Zinde kuvvet diye söz var, Kimse bilmez adresini, Ah izindeyiz, vah izindeyiz! Bugün değil, bu yıl değil, Çoktan beri izindeyiz! İlerledik Ata’m öyle, Şimdi görsen tanımazsın: Amerikan tarzındayız! Arasan da bulamazsın, Otuz yıdır izindeyiz! ~ Aziz NESİN ~ |
||
|
||
| niye hep Atatürkü ariyoruz ki zor duruma düstügümüzde.. ayni insan korktugu zaman dua okumaya baslamasi gibi oluyor.. | ||
|
||
niye hep Atatürkü ariyoruz ki zor duruma düstügümüzde.. ayni insan korktugu zaman dua okumaya baslamasi gibi oluyor.. R.T.E'yi bulduk senden sonra şükürler olsunmu diyelim
|
||
|
||
| ATATÜRK Ey, sanki alev saçlı zafer küheylaniyle Kurtardığın vatanda en yüce şehsüvarsın, Bir şimşek çağlayanı haliyle, Türk kanıyle Aldığı şâna lâyık bir tarihde bir Sen varsın. Erişmez vasfına hiçbir rebabın sesi, Sen yükseksin, ilhamın yıldızlı göklerinden, Dehâdan kanatlanan kılıcının şulesi, Ebediyette olmuş bir murassa kasiden. Kızıl gökte parlayan Ay-yıldız'ın nurusun. Sen en büyük milletin, Türklüğün gururusun Bu yurdun timsalisin bugün bütün cihanda Gözler, gönüller senin, senin şeref de, şan da! ~ Enis Behiç KORYÜREK ~ |
||
|
||
niye hep Atatürkü ariyoruz ki zor duruma düstügümüzde.. ayni insan korktugu zaman dua okumaya baslamasi gibi oluyor.. R.T.E'yi bulduk senden sonra şükürler olsunmu diyelim ![]() sadece niye hep onun görüsleri dogrultunda ilerlemek varken ne güzel bir sey birakmiş bize bunları kendi gayretimizle korumak, ilerletmek yerine kötü durumlarda hep diyorlar ya Atatürk olsaydi ne güzel olurdu gibi sözler kullanip hiç birsey yapmamaktan. ben sadece bunu kastetmiştim. |
||
|
||
| neden diyorlar sence moon? bi düşün bence.. Herşey yolunda gitse der miyiz ki?
|
||
|
||
| Sn.Moon ilerlemek tabiki güzel bir işlev olacaktır ancak Atatürk İlkelerinin yok edildiği bir ortamda ilerleme olmaz biz önce o ilkelere bir sahip çıkalım | ||
|
||
| MUSTAFA KEMAL'LER TÜKENMEZ Tükenir elbet Gökte yıldızlar denizde kum tükenir Bu vatan bu topraklar cömert Kutsal bir ateşim ki ben sönmez İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez .. Ben de etten kemiktendim elbet Ben de bir gün göçecektim elbet İki Mustafa Kemal var iyi bilin Ben işte o ikincisi sonsuzlukta Ruh gibi bir şey görünmez İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez .. Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda Bilimin yapıcılığın aydınlığında Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben Evrensel yepyeni buluşlarda Geriliği kovmuşum ben dönmez İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez .. Başın mı dertte beni hatırla Duy beni en sıkıldığın an Baştan sona her şeyiyle bu vatan Sakın ağlamasın kasımlarda Fatihler, Kanuniler ölmez İnanın Mustafa Kemaller tükenmez ... ~ Halim YAĞCIOĞLU ~ |
||
|
||
neden diyorlar sence moon? bi düşün bence.. Herşey yolunda gitse der miyiz ki? ![]() hep diyoruz da boşa diyyoruz heralde hiç değişen yok birsey. Sn.Moon ilerlemek tabiki güzel bir işlev olacaktır ancak Atatürk İlkelerinin yok edildiği bir ortamda ilerleme olmaz biz önce o ilkelere bir sahip çıkalım bende zaten önce korumaliyiz dedim. Bende yakında öğretmen olacagim zaten ilk hedefimde o. |
||
|
||
Sizin gibi öğretmenler görmek ve bizim için bir şereftir o halde
|
||
|
||
| Gafil, hangi üç asır, hangi asır, Tuna ezelden Türk diyarıdır. Bilinen tarih söylememiş bunu, Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak, Dinleyin sesini doğan tarihin, Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak. Yaşanan tarihi gömüp doğru tarihe gidin. Asya'nın ortasında Oğuz oğulları, Avrupa' nın Alpler' inde Oğuz torunları, Doğudan çıkan biz, batıda yine biz; Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz. Hep insanlar kendini bilseler, Bilinir o zaman ki hep biriz. Türk sadece bir milletin adı değil Türk bütün adamların birliğidir. Ey birbirine diş bileyen yığınlar! Ey yığın yığın insan gafletleri! Yırtılsın gökteki gafletten perde, Hakikat nerede? Mustafa Kemal Atatürk |
||
|
||
| ÖLMEZ Bitmez yasımız, içte kapanmaz yaramız tez, İnsanlar ölür, bir koca tarih olan ölmez! Solmaz o beniz, yok, o bakışlar yine mavi, Lâyık onu tutsak biz ilahlarla müsavi. Göğsünde bu yurdun tütedurdukça ocaklar, Eksilmeyecektir ona kan ağlayacaklar. Batmaz o güneş, yurdu aşıp tarihe dalsa, Her Türk Ata'nın yolcusudur tek kişi kalsa! Atmaz bir adım arkaya "Türk"üm diyecek genç, Yoktur onu inkâr edecek, varsa ne iğrenç! Çiğnenmeyecek ömrünü vakfettiği ülkü, Ahrette bulur, ölse de, ardında bu mülkü. Ant içtik evet gitmeye gösterdiği izden, Her gün tutacaktır o büyük ruh elimizden. Yok işte bakın ondaki nur ayda, güneşte, On beş yıla sığdırdı o dev, yüzyılı işte! Gencim! diyen artık bir akistir o güneşten. İçlerde yanan kutsal alev hep o ateşten. Parlar o güneş, âlemi sonsuz gece sarsa, Bir laht ona tarih, o anıt şanına darsa. Bir dağdı aşılmaz, yüce gökten daha yüksek, Yetmez, biz o insanla asırlarca övünsek. En ünlü adamlar bile etsin ona gıpta Yansın ona âlem, yüreğinde kan akıp da. Kalbimizdeki tunç heykeli gök çatlasa bölmez, İnsanlar ölür, Türk'e ilâh olmuş er ölmez! ~ Orhan Seyfi ORHON ~ |
||
|
||
| "Kurtarıcı bekleyen milletler, millet olamamış demektir." Mustafa Kemal Atatürk |
||
|
||
"Kurtarıcı bekleyen milletler, millet olamamış demektir." Onun Yeniden Bize Kurtarmasından Ziyade,Mustafa Kemal Atatürk Ona özlemimizi belirtiyoruz... |
||