|
||
| Büyük adam, devin sırtına çıkan cüce, goliat’ı sapan taşıyla deviren davut, bekleyiş, bir adam itibarı için eskiyen ceketini çöpe atar, bir başka adam yaşamak için o ceketi çöpten alır… “Hocam, kesişim kümesinde hiç eleman yok” diyen çocuk için… Bir gece oldu… Nedensiz çirkiniz Dar-ı dünyanın yapmacık gülüşlü bahçesinde Güzeller güzeline aşığız Ve ondan utanmıyoruz ilk kez Cennet-terk çocuklar yüzümüze vurdular Sahte tokluğumuzu yamacın ayazında Tarihe kuyruğumuzdan bağlıyız İkinci gece… Nedensiz mutluyuz Harut ile marut kuyu kazıyor ceplerimizde Benim gıdıkladığım kahin önüme kustu inancını İçimize attığımız her şarkıda bir aşk öksürdü kesik kesik Kapısı kayıp ormanlarda tarihe ayaklarımızdan bağlıyız Üçüncü gece… Bir hırsız feneri bizi gösteriyor Esenliğin duvarsız odalarında Kendimizi beyaza sıvadıktan sonra uyandık Bir çekmece gibi kapandık kendi üstümüze Anahtarımızı içimize attık İşte bu ekmek ve suyla toprak hizasında Kardeşlerim! Tarihi yeniden yaratanlar için söyledik Ağlayın, tanrıyı anın ve aşık olun… Erhan Fuçucu (bugün buradaydı) |
||
|
||
| Erhan Fuçucu'nun bazı şiirlerini okuma fırsatım oldu, bana çok farklı geldi,,, Önce açık bir yolda yürüdüğünüzü düşünüyorsunuz ve oldukça yalın düşüyor damlalar avucunuza fakat sonra bir bakmışsınız bütün o bildiğiniz kelimeler kendini tekrar yaratmış,,, |
||