|
||
| tanrıya neden inanırız? inanmak arınmakmıdır? inanmanın ardında yatan nedenler neler olabilir? inançsızlar kötümüdür? inanmanın getirdiği olumluluklar nelerdir? vs. vs. |
||
|
||
| inanmak kötüdür http://sifirforum.com/index.php?topic=23306.0 |
||
|
||
| peki töreye inandığı için gencecik kızını öldüren baba töreye kalpten inanmış olmuyormu | ||
|
||
| kaçmak yerine inançları terk edip blgiler ile yaşansa çözülemezmi | ||
|
||
| inanmanın sözlük anlamı nedir bilginin sözlük anlamı nedir |
||
|
||
Alıntı tanrıya neden inanırız? İçine doğduğum toplum tanrıya inandığı için. Bu toplum yosuna inansaydı ben de yosuna inanırdım. Tanrıya inanan ama muhakeme kabiliyeti gelişmiş insanlar inancı sorgulama başlayınca işin rengi değişiyor; önce deist olunuyor, sonra agnostizm sınırında dolaşılıyor ve ardından ateizm geliyor. Dinler kendilerini korumak istiyorsa skolastik düşünceden vazgeçmemelerini tavsiye ederim.
|
||
|
||
| Dinleri ortaya çıkışını sağlayan insanken ve aynı insan sorgulayıcığıyla, dinleri önce tartışılır hale geitirip sonra reddetmeye başlamışken, insandan bağımsız olmayan dinler kendisini nasıl koruyabilir ki? Yeryüzünde ortaya çıktığı gibi durabilen ve kendisini koruyabilmiş herhengi bir varlık, düşünce, kavram olabimiş midir ki, bunu bir kısım insana göre soyut olan din olgusu yapabilsin? |
||
|
||
tanrıya neden inanırız? İnsan diğer canlılardan farklı olarak akıl sahibidir,''varlık''tır ve akıl sahibi bir varlıktır dolayısıyla kendi varoluşunu,kainatın varoluş sebepleri yani varolan her şeyin sebebini prensibini, akıl yolu ile açıklamak,anlamak ve anlamlandırmak mecburiyetindedir,bu arayış(kainatın ve insanın eşsiz güzelliklere sahib oluşundan)insanın aksine hatalardan kusurlardan münezzeh,imkansızlıkları olmayan kendisi için herşeyin mümkün olacağı bir tanrı inancı ile noktalanacaktır,bu inanç kiminde bir muz da tezahür eder,kiminde inek,kiminde put,kiminde izm mimarlarıyla,kiminde gayb(bilinmeyen)olan yaratıcı tanrı olarak tezahür eder ama bir şekilde bu ihtiyaç kendisini tezahür edecek bir varlık bulur kendisine... İnsan acizlikleri olan muhtaç bir varlıktır ve aciz olduğu noktalarda müstağni(kimseye muhtaç olmayan kendisine muhtaç olunan)bir güce ihtiyaç duyar... Toplumsal ve bireysel olarak yaşanan olumsuzluklar insanı tanrı inancına yönlendirebilir,fakirlik,savaş,zulüm,bireysel olarak yaşadığı üstesinden gelemediği acıları musibetleri vs gibi.Yaşadığımız dönemde dinlere büyük bir rağbet var bunun yegane sebebi de bence hakim olan sömürü sistemi,dünyanın büyük çoğunluğunun ezilmiş,aç,sefil insanlardan oluşuyor olması,adil ve ihtiyaçlara karşılık veren bir idarenin olmayışı insanları manevi mistik inançlara sürükler,çünkü çok dertlidir,ezilmiştir ve kimsenin umrunda değildir bu durumda ne yapacak?Yaralarını manevi ilaçlarla saracak,dua edecek secdeye kapanacak yahut yoga yapacak yahut başka birşey,buda bir nevi psikolojik telkindir,teslimiyet halinde edilen dua insanı rahatlatan yükünü hafifleten huzur veren,ruhsal hazzı hat safhaya çıkartan bir etki yaratır... 20.yüzyılın ikinci yarısında bilimde yaşanan gelişmeler,tanrı inancını destekler nitelikte olmaya başlamıştır, bilim dünyasının içinden Allah inancını destekleyen yorumlar gelmeye başladı,özellikle fizik alanındaki bulgulardan yola çıkarak tanrıyı keşfetmiş bilim adamlarının eserleri farklı bir açılım getirmiş ve bilimi tanrı tanımaz bir kimlikten çıkartmaya başlamıştır. Dünyanın en ünlü ateist düşünürlerinden biri olan Anthony Flew,geçtiğimiz yıllarda “evrende bir tasarım bulunduğuna işaret eden kanıtlar”la ikna olduğunu ve bir Yaratıcı’yı kabul ettiğini açıkladı,bu sadece bir örnek,bunun gibi örnekler tanrı inancını bilim ile desteklemeye yaramıştır,bulgular ve bulguların ışığında inancı bulan bilim adamları ile hızla toplumlar manevi bir atmosfere koşmuşlardır... Allah’ın varlığının bilim yoluyla kanıtlanmış değil henüz bunu iddda etmekte pozivitizm olur.Dinin ve tanrı inancının büyük ölçüde gayb olduğunu kabul ediyorum,birr bilinmeyene iman etmekteyiz fakat tanrı tanımaz otoritelerin iddialarının aksine tanri inancı ve akıl arasında ki ilişki daha sağlıklıdır,insanların dine yönelişini,tanrı ya olan sevgisini ve din ile akıl arasındaki(aslında)mantıklı olan bu bağı anlayabilmek için ön yargılardan kurtulmak şart zira herşey değişiyor gelişiyor,bir gen haritası bulundu bu sayede aslında hiç bir ırkın diğerine fiziksel anlamda üstün olmadığı ortaya çıktı,kafatasçılar ın yüzyıllarca öne sürdüğü üstünlük iddiası güme gitti,o sebeple ön yargılı olmamak lazım... inanmak arınmakmıdır? İnanç insanı güzelleştirmiyorsa orada bir arıza vardır,mesela islamın bana emrettikleri benim ahlakımı güzelleştirecek nitelikte,hırsızlık yapma,yalan söyleme,kimsenin hakkını gasp etme,kimseye büyüklük taslama,insanlar arasında hiç bir sınıf ayrımı yoktur,elindekini paylaş,fakire yardım et,öfkeli olma kin gütme,ailene merhametli ol vs inanç eyleme dökülmüşse şayet kişiyi arındırır fakat eyleme geçmemişse katil hırsız edepsiz zalim sözüm ona müslüman yığını ile karşılaşırız... inançsızlar kötümüdür? Hayır tabiki böyle bir söz söylenemez,özellikle bazı ateistlerin kendilerince bir insanı kamil modeli vardır ve onu yakalamaya çalışırlar ahlaki bakımdan kendilerini terbiye ederler fakat bu inandıkları ve uygulamaya koydukları bir kitap olmayışından zordur ve kendilerini frenleyen bir inançlarıın olmayışı caydırıcı bir ceza sistemine inanmamaları bazı cürümleri işlemelerine sebebiyet verir ve bunu kolaylaştırır,yani kötü değiller fakat kötülüğe meyillerinin önü inananlara göre çok daha açıktır... inanmanın getirdiği olumluluklar nelerdir? Dediğim gibi şayet inanç, samimi olarak eyleme dönüşmüşse insan güzelleşir,pamuk gibi olur,kendisine ve ailesine ve yaşadığı topluma faydalı bir birey olur,hayatı disiplin içersinde olur,kainata ailesine kendisine ve yaşadığı topluma karşı sorumluluk bilinci zengin olur,başına gelen musibetlerin Allahtan geldiğini düşündüğünden üzüntüsü her zaman daha hafif olur,psikolojik problemlere yakalanma olasılığı düşük olur,çünkü herşey Allahtan ve bu dünya geçici neden kendimi hırpalıyayımki diyecektir,yükü hafifliyecek ve hep umutvar olacak çünkü bilkiyorki Allah için mümkün olmayan bir şey yok herşey mümkün,böyle düşündüğünden hayata daha pozitif bakar,ölümlere hastalıklara karşı daha dirençli olur çünkü sebeblerin insanlar değil Allaha ait olduğunu bilecektir,hayır ve şerrin ondan geldiğine iman ederek daha dirayetli olur,merhametli,sevgi dolu,sabırlı,anlayışlı,iffetli,alçak gönüllü,sevilen saygı duyulan bir insan olur(tabi bunlar inancın eylemle bütünleştiği,inancın güzellştirdiği insanlar)... |
||
|
||
| İnanç derken dini inanç ise kasıt, Din hırs içinde yükselmek isteyen ama mantık olarak bunun imkansız olduğunun farkında da olan küçük adam ile paraya taptığını saklamaya çalışan küçük adamın işidir. İki çeşittir yani ne bir ne üç. Süper de bir olanı olmayanla perdeleme yalanına imkan sağladığından dünyanın en sahtekar insanları en inançlıymış gibi görünen kimselerden çıkmaktadır. Dinsel inanç inanç değildir, sıradan insanın mistik duygularındaki gibi bir hayal alemi de değildir. Üstü kapalı kibir edebiyatıdır. | ||
|
||
| Tanrı'ya neden inanmayız? İnanmak kirlenmek midir? İnançsızlar iyi midir? İnanmanın getirdiği olumsuzluklar nelerdir? vs. vs. Bu soru iyiymiş ama: İnanmanın ardında yatan nedenler neler olabilir? Toplum baskısı, gelenekler, kendini güvende hissetme ihtiyacı, boşluk doldurma... vs. vs. |
||
|
||
| nerden hissetmediğini bilmediğini bu ülkede doğmuş çoğu çocuğun kafasını hemen allah tı peygamberdi gibi saçmalıklarla yıkamaya başlıyolar hemde doğar doğmaz insan bu haldeyken bile düşünceleriyle bu oyunu bozup özgürlüğüne kavuşabiliyosa hissetmediği içinmidir hissettiklerinin yanlış şeyler olduğunun bilincindemidir | ||
|
||
| akıllılar olmasa dindarlar acından ölür | ||
|
||
Tanrı'ya neden inanmayız? bize sormayınız efenim cevap sizde. İnanmak kirlenmek midir? inandığın şey pis birşey ise kirlenmektir ![]() İnanmanın getirdiği olumsuzluklar nelerdir? inanç güzül bir inanç ise olumluluktan başka birşey getirmez şayet ortada bir olumsuzluk var ise bu kişinin inanca yaptığı tahribattan kaynaklanır suçlu inanç değil insandır. Bu soru iyiymiş ama: İnanmanın ardında yatan nedenler neler olabilir? inanç gönül işidir baskı sonucu inanç oluşurmu?Toplum baskısı, gelenekler, kendini güvende hissetme ihtiyacı, boşluk doldurma... din boş zamanları değerlendirme faaliyeti değildir,tüm hayatı disiplin altına alan bir kavramdır,boş zaman hobisi değildir... "Yaşadığımız dönemde dinlere büyük bir rağbet var bunun yegane sebebi de bence hakim olan sömürü sistemi,dünyanın büyük çoğunluğunun ezilmiş,aç,sefil insanlardan oluşuyor olması,adil ve ihtiyaçlara karşılık veren bir idarenin olmayışı insanları manevi mistik inançlara sürükler,çünkü çok dertlidir,ezilmiştir ve kimsenin umrunda değildir bu durumda ne yapacak?" Tanrı bu sistem yokken de vardı. Tanrı sömürünün olmadığı komünlerde de vardı. Hem zaten dertlidir bu adamlar kime sığınacak diyorsun (o da nasıl tespitse ayrı konu o da) ama rakıya sığındığında da adama kızıyorsunuz. Ne ayak şimdi rakıya sığınmak ile tanrıya sığınmak arasında teorik olarak bir fark yok çünkü ikisi de kişiyi rahatlatıyor ve ikisi de adam ile ters iletişim kurmuyor. hah hadi bakalım : ) Rakı diyorum içek mi? İbadet ederiz. sömürünün yaşanmadığı bir dünya hiç bi zaman olmadı,zulüm her dönem vardı kötüler olduğu müddetçe de bitmeyecektir.Sistemlerin adı değişir işlevi değişmez,ismi değişir sömürü baki kalır. Doğru teori aynı hedef denizden kurtuluş, fekat biri yılana sarılmış diğeri can simidine, şifa için kullanılan bir ilaç ile uyuşturucuyu aynı kefeye koyuyorsun,biri akıldan,sağlıktan,paradan,mutluluktan ediyor,kısa vadede ölüm sunuyor,diğeri huzur,ruhsal sıhhat ve sonsuz mutluluk sunuyor... eee ikisini de yaparken rahatlayıveriyoz ne ayak?Evet ikisinde de tatlı yiyorsun fekat birinde acı osuruyorsun(afedersiniz efenim) ![]() şimdilik bu kadar cevapların devamı var sanursam
|
||
|
||
Arkeolojik ve Tarihsel olarak da var. Her yerde aynı anda olmuyor hiçbirşey. M.Ö 4000 lerde mezopotamya da uygarlık vardı sömürü de dolayısıyla ama avrupaya anadoluya daha sonradan bulaştı o misal. Bugün git bazı ada ülkelerine,orta afrikaya,yeni ginenin bazı yerlerine amazonlara hala bilmiyor adamlar sınıf nedir mülk nedir. Hatta atalarımızdan şanslılar bizi gördükleri için yamulmuş la bunlar diyip kaçıyorlar kaybediyorlar kendilerini uygar insana karşı. Sorun bugünkü kültürün herşeyi bildiğini çözdüğünü sanması. Oysa insan varlığı 1 den yüze kadar bir sayı doğrusu ise bugüne kadar uygarlık ve sömürü bunun sadece 1 birim kısmını kaplamakta bahsedilen de beyni küçük hayvansı insanlar değil gitsen yanına senden daha akıllı sanırsın mal gibi kalırsın aciz yanında. Üstelik uygarlık denen de homojen birşey de değil tamamen bu kendi kendini yiyip bitiren uygar populasyonun pek güçlü pek yetkin ve önü alınamaz çaresiz kalamaz birşey olduğunu da düşünmeyin şunun surasında yaşamınız belli oranda oksijene besine ve ihtiyaçlara bağlı. Tanrı diye diye ona inanmanızı geçtik artık tanrı zannetmeye başladınız kendinizi komik olan bu.
|
||
|
||
| Gobili, Default durum inanmama durumudur. İnsanlar inanarak doğsa zaten bulu konuşmayız. Seçimi siz yaptığınıza göre "Tanrı'ya neden inanmayız?" yerine "Tanrıya ne diye inandınız" diye sorulabilir ancak. Yanlış sormuşum. İnanmak kirlenmek midir? Hubele, gök taengri ye, yada Allaha inanma arasında pratikte bi fark yoktur, Birine inanılır, sonra boşluklar yine o inanılan şeyle doldurulup başa dönülür. Yani kafa karışıklığına sebep olabilecek her tür sorunu, Mantığı eklemleyerek çözmek yerine sorunu olmayan bir şeyle çözüyor, yani olduğu gibi bırakıyrosanız, temizlenememişsinizdir. Temizlenememişseniz, kirlisinizdir. İnanmak kirlenmektir. Tanrıya inanmanın, hissetme, bilme gibi bir durumu yoktur. Hissetme yada bilme derecesindeki durum inanma olmaktan çıkar. Yani "inanma" kelimesinin ısrarla "var olduğunu kabul etme" anlamında kullanacağımdır. Önce inanır, inandıktan sonra da inanç ile ilgili problemleri çözmeye çalışır büyük çoğunluk (tamamı). Yani İnanmak için, apriori olarak ilgili konuda cahil olmanız gerekir. Mantık açısından inanmak-cehalet içiçedir. "Arka odada timsah olduğuna inanıyorum." Gibi bi cümle etsem, arka odada ne olduğu ile ilgili cahil(bilgisiz) olmam gerekir ki inananyım. Arka odaya gidip bakıp timsah görmüşsem, Artık "Arka odada timsah var" olmuştur. Artık bu durumun adı inanma değildir. Keza inanan insan cahil insandır. İnanmanın getirdiği olumsuzluklar nelerdir? İnanmak en basitinden birşeyleri kutsaması ile sonuçlanacaktır. Kutsamak birşeyleri düşünmesine, birşeyleri yaşamasına set çekecektir. Haliyle inanan insan etrafına çektiği sınırların etrafında yaşar. Kısıtlıdır. Yanin inanma son derece olumsuzdur... (Gibi uzun uzun yüzeysel yazarım...) |
||