|
||
ÇAĞRI -C. Atilla - Bale 1 perde / mersin![]() Mevlana Celaleddin Rûmî’nin evrensel bir kişiliğe dönüşümünde köşe taşı sayılabilecek olaylar, özgün müzik ve vücut dili kullanılarak anlatılmaktadır. Mevlana düşüncesinin toplumda kabul görmesi, Şems-i Tebriz'i ile karşılaşma, semânın doğuşu, yaygınlaşarak bir ritüel haline gelmesi, Şems’in kayboluşu, Mevlana’nın yedi öğüdü ve çağrısı, cenazesi, tek bölümden oluşan balenin önemli ögelerini oluşturmaktadır. Evrenin en temel hareketi olan “dönme” özellikle vurgulanmakta, dünyamızın kendi etrafında dönüşüyle semâ arasındaki ilişki sergilenirken, yüzyıllar içinde Mevlana düşüncesi ve semânın tüm insanlığa mâl oluşu simgelenmektedir. Koreografi : Mehmet BALKAN Proje ve libretto : Şefik KAHRAMANKAPTAN Sahneye koyan : Lale BALKAN Dekor : Tayfun ÇEBİ Kostüm : Alev TOL Işık : Tarı DENİZ Repetitör : Vasilie KRITZA Kondüvit : Çağla METİN Bale sahne md. yrd. : Berin ŞANAL Mevlana : Ender ÜÇDEMİR-N. Murat KOMAN-Serbülent BİÇER : Miray BOYACIOĞLU-Viatcheslav PEGAREV Gevher banu : Özlem ŞENORMANLILAR-Anastasia BAGAEVA Natalia FADEEVA-Seda DERELİ Şems : N. Murat KOMAN-Miray BOYACIOĞLU-Mahmut AKYOL Zerkub : Tarkan GÜNAL-Hasan AKYOL-Görkem CENGİZ Mevlana’nın oğulları : Serbülent BİÇER-Mahmut AKYOL-Ertan ŞANAL-Cenk GÜNER Mevlana’nın kızı : Natalia FADEEVA-Seda DERELİ-Özge UZUN ÖSMEN Şeytan : Viatcheslav PEGAREV-Ivan MOKHNATKIN-Ivan TOROPITSIN Şmam : Göksel TOKER-Önder ACAR 1. Papaz : Nihat ER-Murat Ali CENGİZ 2. Papaz : Önder ACAR-İzzet GÜLLÜ Mevlana’nın hayali : Önem ÖZDEN Konya halkı : Yağmur ARINLI-Anastasia BAGEEVA-Tutku BARIN Pınar ÇAĞLAYAN-Özge ÇALIŞLAR Selgan ÇAVDAROĞLU-Natalia FADEEVA Seda DERELİ-Vera GENSTLER-Esra GÜNKENT Pınar HUMAR-Berna TURHAN İLERİ-Nina MADAN Özge UZUN ÖSMEN-Başak ÖZENÇ-Buse ÖZTEMİZ Hülya ŞAHİN-Ceyda YÜCEL-Önder ACAR Hasan AKYOL-Mahmut AKYOL-Özgün BARILI Serbülent BİÇER-Miray BOYACIOĞLU Murat Ali CENGİZ-Görkem CENGİZ Ahmet DEMİRCİ-Nihat ER-İzzet GÜLLÜ Tarkan GÜNAL-Cenk GÜNER Ivan MOKHNATKIN-Önem ÖZDEN Viatcheslav PEGAREV-Ertan ŞANAL Göksel TOKER-Ivan TOROPITSIN |
||
|
||
REQUIEM - Konser 1 perde / Antalya![]() Orkestra Şefi : Alexandru SAMOİLA Koro Şefi : Caner RUHSELMAN Korrepetitörler : Nilay GENÇ-Marvida HÜSEYİNOVA Koro Piyanisti : Yüzel YALÇIN Soprano : Nurdan Küçükekmekçi Aydın Mezzosoprano : Anna Chubuchenko Tenor : Koray Damcıoğlu Bas : Teyfik Rodos ANTDOB KOROSU, ORKESTRASI VE SOLİSTLERİ Giuseppe Verdi’nin aşkın eseri Requiem, yaşam ve ölüm üzerine yürekten bir derin düşünceyi; umut ve korkunun hakim olduğu karışık duygularla kaderi, çelişkiyi, cennet ve cehennemi nefes kesici güzelliğiyle dile getirir. Yapıt boyunca metnin yarattığı güçlü duyguları açıklamak için besteci kuvvetli ritimler, yüce melodiler ve dramatik karşıtlıklar kullanmıştır. İnsanlığın ölüm hissini, bundan kaynaklanan acısını, bağışlanma ve merhamet arzusunu anlatan bu ayin Verdi’nin en önemli yapıtlarından biridir. |
||
|
||
IV.MURAT O.Demiriş / Opera, 3 Perde / Ankara ![]() Librettist : A. Turan Oflazoğlu Orkestra Şefi : İbrahim Yazıcı-Sunay Muratov Sahneye Koyan : Gürçil Çeliktaş Dekor : Erkut Uzelli Kostüm : Nursun Ünlü Koro Şefi : Mustafa Erdoğan-Alessandro Cedrone Işık : Tahsin Çetin Koreografi : İhsan Bengier Sultan Murat : Bülent Ateşoğlu-Tuncay Kurtoğlu Kösem Sultan : Gölge Şekeramber-Nilgün Akkerman Sadrazam Topal Recep Paşa : Tuncer Tercan-Serhat Konukman Nefi : İhsan Ekber-Aykut Çınar-Ünüşan Kuloğlu Silahtar : Haser Tek-Yaşar Barış Çark Bostancıbaşı : Levent Akev-C. Beran Sertkaya-Gürhan Gürgen Bekri Mustafa : Sabri Karabudak-Mithat Karakelle Sadrazam Kara Mustafa Paşa : Özgür Savaş Gençtürk-Kemal Yaşar Dilfigar : Çiğdem Önol-Esra Erdoğan İhtiyar Bilgin : Özgür Savaş Gençtürk-Berkant Coşkun 1.İstanbullu : İhsan Ekber-Cumhur Böler-Erdal Şen-Murat Karahan 2.İstanbullu : Kemal Serdar Usta-Ergin Özkazanç-Oğuz Sırmalı 3.İstanbullu : Gürhan Gürgen 4.İstanbullu : İnanç Makinel-Özgür Aslan Çığırtkan : Hasan Çelik-Eray Kocatürk Hafız Paşa : Bahadır Noyan Coşkun-Özgür Aslan Korrepetitörler : Fügen Serbest-Artem Makarov-Çiçek Cihan Tek-Johan Botka Duygu İnandık Örnek-Fikri Özdemir Koro Piyanistleri : Aylin Özuğur-Ongun Kula-Yaman Dikener Reji Yardımcıları : Erkin Onuk-Umut Gökoğlu Kondüvit : Umut Yaşar-Aydın Buğra Güven Sahne Müdürü : Bahadır Sadık Sahne Müdür Yrd. : Semra Dirin-Ali Yoleri Elektronik üstyazı : Alper Ünal-Seval Irmak Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Koro, Bale ve Orkestrası Konzertmeister : Deniz Aydın |
||
|
||
KONTES MARIZA / E.Kalman / Operet, 3 Perde / izmir![]() ![]() ![]() ![]() Orkestra Şefi : Espartaco Lavalle Terry Sahneye Koyan : Aytaç Manizade Dekor : Adnan Öngün Kostüm : Sevtaç Demirer Ulaş Koro Şefi : Hans Joachim Gallus Koreografi : Neslihan Öztürk Işık : Müfit Özbek Kontes Mariza : Birgül Su Ariç-Burcu Kılıç Tassilo : Erdem Erdoğan-Levent Gündüz Zsupan : Oğuz Çimen-Ziya Elmacı Populesco : Altuğ Dilmaç-Haldun Özörten Lisa : Seza Agun-Linet Şaul-Sevil Yarar Manja : Filiz Güneş-Sevinç Sayın Tschekko : Murat Duyan-Alper Göçer Stephan : Suhan Arslan-Rıza Ekşioğlu Bojena : Tanju Nebol-Çiğdem Tezişçi-Sevgi Yalçın Penizek : Umut Tarık Akça-Aşkın Metiner Altı Kız : Özlem Ateş Aksungur-Zafer Rengin Baykal Şeniz Duygu-Berran Gönen-Evrim Keskin-Başak Narin |
||
|
||
| Bayburt bir kez daha "zulüm!" görecek 16 Nisan, 2008 12:32:00 (TSİ) Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), yıllardır senfoni orkestrasının konseri sonrasında bir vatandaş tarafından söylendiği rivayet edilen ''Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi'' sözünü tersine çevirmek için yarın Bayburt'ta konser verecek. Senfoni orkestrasının Bayburt'ta bir tarihte verdiği konserde geliştiği ifade edilen meşhur bir söylence vardır: "Bir gün Bayburt'a senfoni orkestrası gelir. Tüm Bayburt halkı bu konseri izlemek için davetlidir. Konseri merak eden Bayburtlular salonu hınca hınç doldurur. Konser sonunda bir gazeteci, Bayburtlu bir vatandaşa senfoni konserini nasıl bulduğunu sorar. Bayburtlu cevap verir: (Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi)"... Senfonik çıkarma İşte bu söylenceyi haksız çıkartmak isteyen ve Bayburt'a "senfonik çıkarma" düzenleyen orkestra, turnesinin ilk durağında Trabzon'da sanatseverlerle buluştu. Turne için 14 Nisanda Trabzon'a gelen ve dünkü provanın ardından akşam Prof.Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi'nde seyirciyle buluşan orkestra, turne kapsamında yarın Bayburtlu izleyiciyi selamlayacak. Orkestrayı CSO Genel Müzik Direktörü ve Şef Rengim Gökmen'in yöneteceği konser için popüler klasik müzik yapıtları seçildi, programda türküler de yer alıyor. Babasının türküsünü söyleyecek Türkülere kattığı farklı yorumlarla tanınan ve bugüne kadar Anadolu'nun pek çok kentinde bu yorumlarıyla seyirci karşısına çıkan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü sanatçılarından Bariton Tuncer Tercan, konsere solist olarak katılacak. Konserde bağlama eşliğinde "Yemen Türküsü"nü seslendirecek olan Tercan, ayrıca, besteci Turgay Erdener'in düzenlemelerini yaptığı, anonim Tokat türküsü "Sabahın Seherinde" ve Aşık Emrah'ın "Yarim Senden Ayrılalı" adlı türkülerini yorumlayacak. Sanatçı, konserde kendisi için çok anlamlı olan bir türküyle de sanatseverleri selamlayacak. Bariton Tercan, babası Muhsin Tercan'a ait olan "Düz Mahalle" adlı türküyle izleyici karşısına çıkacak. Konserde, Ferit Tüzün'ün "Esintiler", Nevit Kodallı'nın "Telli Turna", Rossini'nin "Sevil Berberi", Brahms'ın "Macar Dansları" ve Dvorak'ın "Slav Dansları"ndan oluşan programı sunulacak. Konserde, keman sanatçısı Hüseyin Ulutaş da seyirci karşısına çıkacak. Başarılı sanatçı, Sarasate'nin 1878 yılında bestelediği ve iyi bir keman tekniği ile virtüözite gerektiren "Zigeunerweisen" adlı yapıtını sanatseverlerle buluşturacak. Bayburtlular ne diyor? Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın Bayburt'a gelmesinde sakınca görmediğini belirten 71 yaşındaki Hamit Demirel, "Benim için değişik bir yönü yok. Ben sevmesem başkaları sever" dedi. Orkestranın gelmesiyle ilgilenmediğini belirten 31 yaşındaki Selahattin Sarıdoğan ise, "Vatandaşı geçim derdi ve işsizlik ilgilendiriyor" diye konuştu. Kendisinin konsere gitmeyeceğini ve daha önce senfoni konseri dinlemediğini belirten 60 yaşındaki Nazife Akaslan, "Orkestranın müziği Bayburt kültürüne uygundur" dedi. 31 yaşındaki Bediha Gedikoğlu ise, "Program çok güzel. Ama işim olduğu için gidemiyorum. Fıkrada geçen 'Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi' söylemi, insanların daha önce böyle bir konser görmedikleri için açıkça görüşlerini ifade etmelerinden kaynaklanmıştır" diye konuştu. 48 yaşındaki Cemal Dursun da, "Fıkranın konusu olan konseri merak ettiğim için gideceğim" dedi. Bahar konseri Salonu tadilatta bulunan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, turne programının ardından Mayıs ayında yeniden Başkent seyircisiyle buluşacak. Orkestra, 8 ve 9 Mayıs tarihlerinde Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu'nda "Bahar Konseri" verecek. Orkestrayı Şef Antonio Pirolli'nin yöneteceği konserde, konuk gitar sanatçısı Kostas Kotsiolis izleyici karşısına çıkacak. Konserde, Antonio Vivaldi ile Joaquin Rodrigo'nun gitar konçertoları seslendirilecek. |
||
|
||
| DEVLET TİYATROLARI, DEVLET OPERA VE BALESİ NEREYE? Aşağıda imzası bulunan kuruluşlar; Kültür ve Turizm Bakanlığının, Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Balesi ile ilgili kuruluş kanunlarını iptal ederek, bu kurumların temsil etmekte oldukları mesleklerin dünyadaki örnekleri, bağımsız kimlikleri göz önünde bulundurulmadan yeni yasa çalışmaları yapıldığı endişesi taşıdıklarını duyurdular. Yurt içinde ve yurt dışında tanınmış olan bu meslek kuruluşları, yaptıkları ortak açıklamada: ne yazık ki meslekleri ile ilgili çalışmalar yapılırken kendilerine danışma gereği dahi duyulmadığını belirttiler.Göreve geldiğinde sivil toplum kuruluşları ile birlikte çalışacağını söyleyen, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın sözlerini hatırlatan sivil toplum kuruluşları, her birisi tek tek, bu güne kadar sayın bakanan defalarca başvurmuş olmalarına rağmen, henüz kendisiyle bir araya gelemediklerini, sorunlarını ve çözümlerini yüz yüze konuşma olanağı bulamadıklarını belirtmişlerdir.Yaşananların, endişe yaratıcı olduğunu belirten sivil toplum kuruluşları, "Bu kapalılık, bu iletişimsizlik sonucunda şimdi Devlet Tiyatrolarının, Devlet Opera ve Balesinin, gıyabında, kapalı kapılar ardında, alanlarımızı tanıyıp tanımadıklarını bilmediğimiz kişilerce yasa çalışmaları yapılmakta olduğunu,5846 sayılı kanunun, fikir ve sanat eserlerinin bağımsızlığı ve korunması ilkesi dahi gözetilmeden, söz konusu kurumların 5441/1310 ve 1309 sayılı kuruluş kanunları ve burada belirtilen özel hakları yok edilerek, doğrudan bakanlığa bağlı devlet memurları haline getirileceklerinden endişe duyduklarını" belirtmişlerdir. DEVLET TİYATROLARI, OPERA VE BALESİ ÇALIŞANLARI VAKFI (TOBAV) DEVLET TİYATROSU SANATÇILARI DERNEĞİ (DETİS) TİYATRO OYUNCULARI MESLEK BİRLİĞİ (TOMEB) KÜLTÜR SANAT SEN TÜRK KÜLTÜR SEN DEVLET KONSERVATUVAR MEZUNLARI DERNEĞİ |
||
|
||
Süreyya Operası !![]() Eski milletvekili Süreyya İlmen'in Avrupa'daki opera salonlarından etkilenerek 1924 yılında yaptırdığı ama hep sinema olarak kullanılan bina, 80 yıl aradan sonra eski kimliği ile perdelerini açacak. Süreyya Operası, 27 Ekim akşamı Ahmet Adnan Saygun'un 'Yunus Emre Oratoryosu' ile hizmete girecek, eser ikinci gün de izleyiciler için tekrarlanacak. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, yaklaşık 2 yıl süren restorasyonda mimar ve mühendislerden oluşan heyetin büyük bir özveri ile çalıştığını belirterek, en ince ayrıntıya kadar her şeyin orijinal haline getirildiğini anlattı. Tadilat maliyetinin 12-15 milyon YTL arasında olduğunu belirten Öztürk, "Bu da az bir rakam olmamakla birlikte binanın komple temelden tavana kadar yenilenmesi için harcandı. Her şey sıfırdan yenilendi" dedi. İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun binayı kullanma talepleri olduğunu anlatan Öztürk, binayı, Anadolu yakasında hiç opera salonu olmadığı için İstanbul Devlet opera ve Balesi'nin kullanımına sunduklarını kaydetti. Öztürk, İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin haftanın 3 veya 4 günü 565 kişi kapasiteli Süreyya'da temsil vereceğini belirterek, "Bu da bizim için büyük bir şans. Burada ulusal ve uluslararası müzikaller ve konulu oyunlar da sergilenecek" dedi. Süreyya Operası'nın üst katında 500 kişilik bir balo salonu da bulunduğunu belirten Öztürk, "Süreyya Sineması, Süreyya Operası olarak Türk sanat hayatına önemli hizmetler verecek" dedi. Süreyya Operası Sanat Yönetmeni Murat Katoğlu ise eski milletvekili Süreyya Paşa tarafından 1924 yılında yaptırılmaya başlanan binanın, o zamanki adıyla 'Süreyya Opereti'nin, 7 Mart 1927'de görkemli bir gala ile açıldığını anlattı. Süreyya Paşa'nın 1946 yılında yazdığı anılarında, "Viyana'da bir operaseyrettim. Hayran kaldım. Keşke biz de de böyle salonlar olsa, böyle oyunlar oynansa diye düşünüp bu binayı yaptırdım" dediğini belirten Katoğlu, binanın opera amaçlı yaptırıldığını, ancak hep sinema salonu olarak kullanıldığını kaydetti. Katoğlu, 1930'lu yıllarda sesli filmlerin gösterilmesi için gerekli teknik değişiklikler yapılarak sinemaseverlerin ilk kez sesli sinemayla Süreyya Opereti'nde tanıştığını söyledi. Binanın mimari yapısını, dönemin Avrupa'daki mimarlık akımlarının bir yansıması olarak değerlendiren Katoğlu, Süreyya Paşa'nın anılarında, "Binanın giriş holü ve fuayelerini Paris'teki Şanzelize Tiyatrosu'ndan ilham alıp yaptıklarını, diğer kısımlarında da Avrupa'daki tiyatrolardan esinlendiklerini" anlattığını dile getirdi. Katoğlu, mimari bakımdan farklı, özen gösterilerek yapılan binadaki resimleri dönemin önemli ressamı Naci Kalmukoğlu'nun, heykelleri ve kabartmaları ise ilk Türk Heykeltraşı İhsan Bey'in (Özsoy) yaptığını açıkladı. Katoğlu, yapılan çalışmaları anlattı: "Opera temsili için gerekli teknik donanım ve mekanlar yapıldı. Sanatçı, soyunma, çalışma odaları gibi çeşitli mekanlar binanın genel görünüşüne dokunulmadan, estetik görünümünü, tarihsel durumunu hiç değiştirmeden ilave edildi. Büyük tavan resimleri, duvarlardaki resimler temizlendi, onarıldı. Bina yeni deprem yönetmeliğine uygun olarak depreme dayanıklı hale getirildi. Yangına karşı önemler alındı. Engelliler için uygun düzenlemeler yapıldı. Sahne hizmetleri için gerekli yük asansörleri ilave edildi. Aydınlatma ve havalandırma sistemi yeniden yapıldı. Çevre düzenine özen gösteriliyor. Çatı sistemi sağlamlaştırıldı." KAYNAK: www.cnnturk.com |
||