SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Atatürkçülük

Konu: Atatürk’ün Otuz özelliği

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4

CEMREM 19.03.2008 14:43:16
1.”ATA” LAFINI SEVMEZDI
“Atatürk” hitabını ilk kez donemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı.Kendisine” Ata” diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

2.EN SEVDIGI YEMEK
Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayati boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.


3.EN BUYUK HAYALI DUNYA TURUNA CIKMAKTI
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.


4.BASUCU KITABI “CALIKUSU” YDU.
Binlerce kitabi vardı.Ama bunların arasında bir tanesini hayati boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin’in unlu Çalıkuşu” romanını hep yanında taşır, her gün rast gele bir yerinden acar,
birkaç sayfa okurdu.


5.KABUL SALONUNDAKI AT YAVRUSU
Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. “Fox” adını verdiği köpeği, Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.


6.TAM BIR SALON ADAMI
En sevdiği dans valsti. Muzik zevki çeşitlilik gösteriyordu.Klasik Bati müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.


7.GOMLEKLERININ TUMU BEYAZDI
Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasına onculuk edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.


8.DOLABINDA LACIVERTE YER YOKTU
Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takım giymeyi sevmezdi.


9.OLCULERI
Boyu 1.74 idi.Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46′ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.


10.RUMELI SIVESI
Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.


11.HAZIN BIR HIKAYE
Hayatında bir donem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanım`in mezarının nerede olduğu bilinmiyor.


12.CUMHURBASKANLIGINDAN SIKILIYORDU.
Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.


13.PAPA`NIN TEMSILCISINE ELBISE
Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklanınca, Monsenyor Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.


14.KENDISI TIRAS OLMAZDI.
Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi.Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanın üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini sigarasını içerdi.Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.


15.DUZEN TAKINTISI VARDI
Evinde ,çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.


16.HOSGORULU LIDER
Koylunun birinin gazete kağıdına sardığı tutunu içmeye çalışırken eli yanmış,”Alin bunu kendi içsin” diyerek Atatürk`e küfretmişti.Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra “Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin” dedi.


17.SIGARA PAZARLIGI
Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk “sekiz” demişti. Doktor bunu günde bir
pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti:”Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım”.


18.”BU NASIL HALKCILIK?”
Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti.Kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına şaşırmış nedenini sormuştu.Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş, “Ne de güzel halkçılık ama” demişti.


19.”LAIKLIK ADAM OLMAKTIR!”
İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: “Adam olmak demektir hocam,adam olmak!”


20.KURBANLARI BAGISLARDI
Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.


21.YABANCI DILE MERAKI
Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca’yı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi.


22.FASULYESINE POKER
Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı.Oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.


23.KAN GORMEYE DAYANAMAZDI
Cephelerde düşmanla göğüs göğse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.


24.KULAKLARI DUYAN TEK KISI
Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının duyuyor olmasına şaşırmış anılarında bunu esprili bir dille anlatmıştı: “T.C`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar”.


25.BIR RICASI BAS ACTIRDI
Bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış, “Hafız Hanim benim hatırım için başındaki örtüyü açar mısın?” diye sormuştu. Kadın bas örtüsünü açarak , Atatürk`un önünde eğildi ve ellerini öptü.


26.BILARDO VE YUZME
Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo oynardı.


27.EN BASARILI DERS.
Eğitim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayati boyunca surdu.


28.YAGCILARA GECIT YOK
Yağcılara çok kızardı Bir aksam sofrasıda kendisine gereksiz şekilde iltifat eden Abdulhak Hamit`e müdahale etti.


29.SON YILBASI GECESI
1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rustu Aras ile bas basa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.


30.KOSKTEKI GUVERCINLIK
Kuşları çok severdi.Çankaya Köşkü`nde özel bir bakıcının ilgilendiği güvercinliği vardı.

19.03.2008 14:49:11
Türk Gençliğine Bıraktığımız Kutsal Armağan

Saygıdeğer baylar, sizi, günlerce işlerinizden alıkoyan uzun ve ayrıntılı sözlerim, en sonu tarihe mal olmuş bir dönemin öyküsüdür. Bunda, ulusum için ve yarınki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek kimi noktaları belirtebilmiş isem kendimi mutlu sayacağım

Baylar, bu söylevimle, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun, bağımsızlığını nasıl kazandığını; bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.

Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır.

Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum.

Ey Türk gençliği! Birinci ödevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini, sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır.

Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin en değerli hazinendir. Gelecekte de, seni bu kaynaktan yoksun etmek isteyen iç ve dış kötücüller bulunacaktır. Bir gün, bağımsızlığını ve cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan, ödeve atılmak için, içinde bulunacağın durumun olanaklarını ve koşullarını düşünmeyeceksin! Bu olanak ve koşullar çok elverişsiz bir nitelikte belirebilir. Bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmedik bir utku kazanmış olabilirler. Zorla ve aldatıcı düzenlerle sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün gemilikleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesi fiilen işgal edilmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdunda, iş başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık, üstelik, hainlik içinde olabilirler. Dahası iş başında bulunan bu kişiler, kendi çıkarlarını, yurduna girmiş olan düşmanların siyasal erekleriyle birleştirebilirler. Ulus, yoksulluk ve sıkıntı içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.

Ey Türk geleceğinin çocuğu! İşte, bu ortam ve koşullar içinde bile ödevin, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Bunun için gereken güç, damarlarındaki soylu kanda vardır!   

                                                                 K. ATATÜRK 20 Ekim 1927

www.ataturktoday.com
--------------------------------------------------------------------------------

Sino AtriaL 22.03.2008 21:09:10
12.CUMHURBASKANLIGINDAN SIKILIYORDU.
Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.


nasıl bir asalet örneğidir bu yahu!

millet koltuk sevdasındayken..

Sapiens 22.03.2008 21:14:43
30 özellik den çok atatürkle alakalı 30 madde filan dense daha manalı olurdu

Sapiens 22.03.2008 21:15:36
Bu arada şunu diyroum ben ATATÜRKÜN elinde sigaralı fotolarını yayımlıyanalrı ve sergilyenler Atatürke hakaret  etmektedirler

22.03.2008 21:21:13
Bende diyorum ki elindeki sigarayı çıkartıp, farklı biri gibi yayınlayanlar hakaret ediyordur.

Sino AtriaL 22.03.2008 21:22:51
Evvett.. şimdide iş güç bitti geldik sigaranın zararlarına.. alkışlıyorum sadece!!!

Sapiens 22.03.2008 21:23:38
benim kastım o değil di zaten
ben o fotoalrın sadce Atatürk Fotoğrafalrı buluna  pahalı albümlerde olması gerektiğini dükkan ofise eve saılmaması gerektiğini tv de gazeteelrde yayımlanmamsı egrektiğini söylemek istedim

Uyarı: Siz mesajınızı yazarken yeni sekiz mesaj daha gönderildi. İsterseniz gönderilen mesajı okuyun.

Sapiens 22.03.2008 21:25:27
sayın sino atrial iş güç bitti değil sigaraiçenelr şu gün bıraksınalr 3 yıl sonra türkiye çağ atlar adam olur (bırakmıyorlarsa istedikleri ülkeyide beğenebilirler grolier welt atlastan)

22.03.2008 21:27:55
Biliyorum sapiens ne demek istediğini,
Ancak sigaranın zararları değil konu.

Yani en azından, sigaranın zararlı olup olmamasına göre karar verilmemeli hangi resminin asılacağı..
Yoksa kusursuz sanar bazıları,
her düşüncesini sorgulamadan kabul eder...

Bodoslama herkes kendi kafasına göre fotoğrafları değiştirir,
Komedi olur.

İyisimi olduğu gibi sunmak..

Sapiens 22.03.2008 21:33:02
  Ama şunu da düşünmek gerekir çocukalara anaokulundan itibaren Atatürk anlatıyrlıyor çocukları hayal dünyalrında büyük yer ediniyor çocuk bir bakıyor ki elinde sigara var  büyük adam sigara içiyor sendromuna kapılıyrolar  sonrasıo ülkenin geldiği durum belli

Sino AtriaL 22.03.2008 21:36:39
Biliyorum sapiens ne demek istediğini,
Ancak sigaranın zararları değil konu.

Yani en azından, sigaranın zararlı olup olmamasına göre karar verilmemeli hangi resminin asılacağı..
Yoksa kusursuz sanar bazıları,
her düşüncesini sorgulamadan kabul eder...

Bodoslama herkes kendi kafasına göre fotoğrafları değiştirir,
Komedi olur.

İyisimi olduğu gibi sunmak..

sözlerinin altında yatanı net görebiliyorum eksi,sigara bahane maksat sataşım diyosun. Eyvallah! Bu demek oluyo ki,göremeyenler için açayım,Atatürk sandığınız gibi mükemmel değildir,her bi pisliği vardır.

illaki hatalı olur herkesin.Kimse mükemmeldir demiyoruz,ayyuka çıka.. ama mükemmel olmasada bir ülke bağışlanmış,gerisi elbet hoş görülür.Gülde dikenli lakin hoş kokuyor.

Sapiens 22.03.2008 21:38:09
Ayıp ettiniz şimdi
gerçekten ayıp ettiniz
maksadımı saptırma konusunda

Sino AtriaL 22.03.2008 21:39:02
sapiens,sana değil sözüm. Senin dediklerine katıılyorum,kuzenim annemi ne zaman sigarayla görse kızardı ufacık boyuyla..

Sapiens 22.03.2008 21:41:39
haberiniz yok mu ben çok nickliyim (c;


Sayfa: [ 1 ] 2 3 4