|
||
| KARGA TÜNEMESİ / Ted Hughes Karga bir küme dağ gördü sabahleyin, buram buram Denizi gördü Omurgası loş, kıvrımlarında bütün dünya. Yıldızları gördü, karanlıkta yitip giden bir duman, hiçlik ormanında üretim yerlerini örten mantarlar, Tanrı ağusu. Yaratılışın korkunçluğundan titredi. Dehşetin verdiği görüntüde Şu ayakkabıyı gördü, tabansız, yağmurdan sırılsıklam, Yatıyor çölde. Bir de çöp tenekesi vardı, dibi paslanıp delinmiş, Rüzgarın oyun yeri, pis su birikintilerinde. Bir de ceket vardı sessiz evin sessiz odasındaki karanlık dolapta. Bir de yüz vardı, sigarasını tüttürmüştü alacakaranlık pencereyle atesin korları arasında. Yüzün yakınında, bu el, hiç kıpırdamadan. Elin yakınında şu fincan. Karga göz kırptı. Göz kırptı. Hiçbir şey olmadı. Gerçeklere baktı da baktı. Hiçbir şey kaçmadı gözünden. (hiçbir şey kaçamaz ki) Çeviri: Talat Sait Halman |
||
|
||
| HEPTONSTALL / Ted Hughes Mezar taşlarının kara köyü. Kafatası bir budalanın, Düşleri doğdukları yerde ölen. Bir koyun kafatası, Etleri eriyen Kendi çatısının altında, Salt sineklerin terk ettiği. Bir kuş kafatası, Büyük engebelerin Çatlak pervazlar gibi Duran eklemlere indiği. Yaşam çabalıyor. Ölüm çabalıyor. Taşlar çabalıyor. Yağmur yorulmuyor bir tek. |
||