|
||
| sadece bir bayıma verebildiniz mi diye sormustum bayan derya ? | ||
|
||
![]() Göçmen kızı süt pişirir Hem pişirir hem taşırır Kepçeyi baştan aşırır Leylim aman Göçmen kızı Sen aklar gey ben kırmızı Gel gidelim obamıza Sen sütler iç ben kımız'ı Kız mendil hele mendil Kaldır kolların indir Sar boynuma dolandır Gir koynuma inandır Mendilim bende bende Bir ayvam kaldı sende Ayva gibi sarardım Din iman yok mu sende Kız mendil mendil mendil Kaldır kolların indir Seversen yürekten sev Dilindeki yalandır siz hiç çiçek vermeyi becerebildiniz mi bayan ? göçmen bu soru sana!
|
||
|
||
neden ıyı guzel seylerın sıırı yazılır hep nıye bı pıslıge yazılan bı sıır yok yada varda ben bılmıyorum ben nıye bılmıyorum uhuuhuhuhu derya sen bılıyosun bence
|
||
|
||
![]() Göçmen kızı süt pişirir Hem pişirir hem taşırır Kepçeyi baştan aşırır Leylim aman Göçmen kızı Sen aklar gey ben kırmızı Gel gidelim obamıza Sen sütler iç ben kımız'ı Kız mendil hele mendil Kaldır kolların indir Sar boynuma dolandır Gir koynuma inandır Mendilim bende bende Bir ayvam kaldı sende Ayva gibi sarardım Din iman yok mu sende Kız mendil mendil mendil Kaldır kolların indir Seversen yürekten sev Dilindeki yalandır siz hiç çiçek vermeyi becerebildiniz mi bayan ? göçmen bu soru sana!henüz beceremedim ama hoş bir buket hazırlıyorum anlamını yalnız benim bildiğim çiçeklerden moon umarım soruna cevap verebilmişimdir... ![]() derya,çiçek için teşekkür ederim çok güzeldi hımmm şiiri de beğendim
|
||
|
||
| Bugün okul sonrası otobüste tıklım tıkış eve dönerken bir yandan da insanları izliyorum tabii . Hep yaparım bunu . Karşılkı ikili koltuklarda iki anne , belli ki arkadaşlar , çocukları ise pencereden dışarı bakıyor . Kız çocuk dört yaşlarında , erkek olansa ondan belki biraz küçük . Millet hoflayıp pofluyor , kokularsa acaip . Gülse Birsel ' in kulaklarını çınlatarak içimden verdim veriştirdim o şahane kokuları yayanlara. Pencereden dışarı bakıyorum bir yandan da . Büyük şehirde görmeye alışık olmadığım bir at arabası geçiyor karşı caddeden . O ana kadar arabaları sayan kız çocuğu birden yanındaki erkek çocuğuna , -Aaaaaa bak eşek .. Aynı anda annesine dönerek , -Anne inek gördüm ..dedi . ![]() Anne ilgisizce , - Evet kızım inek deyip savuşturdu kızını başından ![]() Erkek çocuğu ise ikisini dinledikten sonra tek kelime etti kıza dönerek . -At
|
||
|
||
| Mail kutuma gelen bir e-postayı paylaşmak istedim . Ne yapardiniz?....karari siz verin. Komik bir cumle beklemeyin, cunku yok. Yine de okuyun. Sorum su: Ayni karari siz verir miydiniz? Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul icin bağıs toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu: 'Dışardaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa herşeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Shay, diğer çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildikleri gibi anlayamıyor. Oğlumda doğal olması gereken şeyler nerede?' Bu soru karşısında dinleyiciler sessiz kaldılar. Baba devam etti. 'Ben inanıyorum ki, dünyaya fiziksel ve zeka engelli Shay gibi bir çocuk geldiğinde, gerçek insan doğası kendini gösterme fırsatını buluyor ve bu da insanların o çocuğa davranış şekillerinde kendini gösteriyor.' Ve sonra aşağıdaki hikayeyi anlatmaya başladı: Shay ve babası bir gün parkta Shayin tanıdığı birkaç çocuğun baseball oynadıklarını gördüler. Shay sordu, 'Acaba oynamama izin verirler mi?' Shay'in babası çoğu çocuğun Shay gibi bir çocuğun takımlarında oynamasını istemeyeceklerini ama aynı zamanda eğer oğluna izin verirlerse oğlunun o çok ihtiyacını duyduğu, engellerine rağmen başkaları tarafından kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu vereceğini de biliyordu. Shay'in babası çocuklardan birinin yanına yaklaştı ve (fazla birşey beklemeyerek) Shay in oynayıp oynayamayacağını sordu. Çocuk şöyle danışabileceği birilerine baktı ve sonra 'Şu anda 6 sayı gerideyiz ve oyun sekizinci turunda. Herhalde takıma girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya çalışırım' dedi. Shay büyük bir gayretle takımın yanına gitti ve yüzünde kocaman bir gülümseme ile takım t-shirtini giydi. Babası gözünde yaş, kalbi sıcak duygularla dolu onu izledi. Çocuklar oğlunun kabul edilmesinden dolayı babanın mutluluğunu gördüler. Sekizinci turun sonunda Shay'in takımı birkaç puan kazandı ama hala 3 sayı gerideydi. Dokuzuncu turun başında Shay eldiveni eline geçirdi ve sağ açık sahaya çıktı. Ona doğru hiç top isabet etmemesine rağmen oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babasının ona tribünlerden el salladığını gördüğünde yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. Dokuzuncu turun sonunda Shay'in takımı yine puan kazandı. Şimdi bütün kaleler doluydu, oyunu kazanma şansı ortaya çıkmıştı ve topa vurma sırası Shay'e gelmişti. Bu noktada Shay'in vurucu olmasına izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almalıydılar? Şaşırtıcı bir hamleyle Shay'e sopayı verdiler. Herkes topa isabet ettirme şansının sıfır olduğunu biliyorlardı çünkü bırakın topa vurmayı Shay sopayı bile elinde tutmasını bilmiyordu. Ama Shay sahaya çıktığında top atıcı, diğer takımın kazanma şanslarını bir kenara bırakarak Shay'e bu fırsatı tanıdıklarını görünce birkaç adım öne giderek yumuşak bir şekilde topu Shay'e doğru fırlattı. İlk topa Shay zorlukla sopayı savurdu ama ıskaladı. Atıcı tekrar birkaç adım öne doğru geldi ve topu yine yumuşak bir şekilde Shay'e doğru attı. Shay sopayı savurdu ve hafifçe topa dokunarak yere atıcıya doğru vurdu. Oyun şimdi bitecekti. Atıcı topu yerden aldı ve ilk kaledeki adamına kolaylıkla atabilecek ve Shay'i sobeleyerek oyunu bitirebilecekti. Ama atıcı topu aldı ve ilk kaledeki adamının başının üzerinden diğer takım arkadaşlarının erişemeyeceği yere fırlattı. Tribünlerdeki herkes ve iki takımda bağırmaya başladılar, 'Shay, ilk kaleye koş, ilk kaleye koş!' Shay hayatında hiç bu kadar uzağa koşmamıştı ama ilk kaleye gidebildi. Şaskınlıktan büyümüş gözleriyle yere çöktü. Herkes bağırmaya devam etti, 'İkinci kaleye koş, ikinci kaleye koş' Nefes nefese Shay zorlukla ikinci kaleye koşabildi. Shay ikinci kaleye geldiği sırada açık sahada diğer takımdan biri topu almıştı ... takımın en küçüğü olan bu çocuk kahraman olma şansını elinde tutuyordu. Topu ikinci kaledeki adamına atabilirdi ama top atıcısının niyetini anladığından o da kasıtlı olarak topu üçüncü kaledeki arkadaşının başının üzerinden attı. Herkes bağırıyordu, 'Shay, Shay, Shay, bütün yolu koş Shay' Karşı takımdan birinin yardım ederek onu üçüncü kaleye doğru döndürmesiyle Shay üçüncü kaleye koşabildi, 'Üçüncüye koş! Shay, üçüncüye koş!' Shay üçüncüye gelirken diğer takımdakı çocuklar ve seyirciler ayağa kalkmışlardı ve bağırıyorlardı, 'Shay, hepsini koş! Hepsini koş!' Shay hepsini koştu ve oyunu takımı için kazanan bir kahraman olarak herkes tarafından alkışlandı. 'O gün', dedi babası, gözlerinden yaşlar aşağıya doğru süzülerek, 'iki takımdaki çocuklar da dünyaya bir parça sevgi ve insanlık getirmeyi başardılar'. Shay bir sonraki yaza yetişemedi. O kış öldü. Bir kahraman olduğunu ve babasını mutlu ettiğini ve eve geldiğinde annesinin de gözyaşları içinde onu kucakladığını asla unutmadı. Son NOKTA: E-mail ile hiç düşünmeden binlerce fıkra yolluyoruz, ama hayattaki seçimler konusunda mesaj olduğunda insanlar tereddüt ediyorlar. Bunu size yollayan kişi hepimizin bir farklılık yaratabileceğimiz inancını taşıyor. Hepimizin her gün binlerce fırsatı olabiliyor 'doğal olan şeyleri' gerçekleştirmek için. Bilgin bir adam bir zamanlar demişki: Her toplum, kendilerinden daha az şanslı olanlara nasıl davrandığıyla değerlendirilir. Şimdi iki seçeneğiniz var: 1. Delete (Sil) 2. Forward (İlet) YAŞAMIN GETİRDİĞİ TÜM ACILARA VE OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN,YÜREĞİNDE İNSAN SEVGİSİNE YER AÇABİLDİYSEN,İNSANCA DUYGULARLA YÜREĞİNİ DOLDURABİLDİYSEN; Günün bir Shay günü olsun! BUNU TÜM YÜREĞİMLE, SENİN İÇİN İSTİYORUM.. |
||
|
||
Simdi Turk Kahvesi yapacagim. Buyrun AvaxHome -> Turkulerle Turkiye - Turkish Folk Music (Part 1) |
||
|
||
http://www.vtunnel.com/index.php/1010110A/db1ef4b11d1642087358e867e6bf45d039548613f7ec62a4bf413aafb1a7ee90498f0728560fe4da16455 Belki Sen De Bilirsin Sevgim dün akşam yağmur oldu,süzüldü sessizce. Dokunuyordum artık sevgime,hissediyordum yanımda seni Dün akşam... Bir,iki,üç desem yanımda bitsen gözgöze gelsek şaşırsan, Anlasan aşık olduğumu... Anlarsın neden soğuk davrandığımı sana, Belki sen de bilirdin tek taraflı sevmenin acısını... Büyülü Yelken |
||
|
||
BUNU TÜM YÜREĞİMLE, SENİN İÇİN İSTİYORUM.. neden ıyı guzel seylerın sıırı yazılır hep nıye bı pıslıge yazılan bı sıır yok yada varda ben bılmıyorum ben nıye bılmıyorum uhuuhuhuhu derya sen bılıyosun bence ![]() pisliğe yazılan şiirlerde vardır. Fakat, güzellik tercihi varken neden pislik, neden garkolmak neyin, ihtirasıdır bu, karanlık Kim aydınlık diyebilir ki! buna olsa olsa, pisliğin göridönüşümümdeki, yararlılıktır, oysa sen pisliğimdir, diyorsan kim dokunur sana, hayıflanılır, sadece geçen zaman neyin kazancıdır, sana. |
||
|
||
| bazı sözcükler vardır yaşayan ve yaşatan. her ağızdan döküldüğünde aynı olduğunu sansan da rengini veren nefes yaşatır yaşamaya hazır benliklerini.....ve çıktığı dile yakıştığı sürece varlığı çıplak kulakla duyulur.. ”DÜŞ” deyince yaşarım düşleri birer birer gezinir gözlerimde gözlerin. yine düş deyince sen yanımda olursun. hayatı idame ettirecek şeylere kendimizi yormadan boyun eğeriz senle ellerini her zaman duyabilirim gözlerin benim de olur. paylaşımlar kavgasız ve şartsız şurtsuz normal olmayan sevdalarda yoğrulur.. düş deyince kurmaya kalmaz düşleri sıraya. rüzgar hızında akarak yaşanır her şey.... Sen ‘yok’ der gibi hiç bi şey denen o mel un kelimeyi fütursuzca sarfedince ben yine severim seni. ve hiç bi şey olmak isterim diline aldığın için dilinden çıkıp gözlerine dokunmak isterim............r’ si fazla olur tıpkı ben gibi bitti demeye fırsat mı kaldı olmayan bitmez biliriz. vurgusu güzel dudaklarından dökülse bile razı olan var. başka şeye gerek var mı sözcüklerin yeter koparan ve bağlayan.. varlığımı bildiğin yıllar ayları acımasız haznesinde biriktirirken sözcüklerine bağlı yaşanan bir hayatın zorluğu serilir gözlerimin önüne..gözlerini arar gözlerim.... her ne kadar istenmeseler de... R si fazla olan bir murad |
||
|
||
| belki pis olan iyidir ne biliyosun? | ||
|
||
evet efem bu benim yaramaz kedi, bahsettiğim hamile kedinin yakışıklı kocası miski miskin uyurken, yalanırken ve keyif yaparken çektiğim resimleri
|
||
|
||
| yerimki ben onun asaletini.... yanliz pek hoslasmamis resmini cekmenden kulaklari kismis... birazcik basini oksa unutur kizginligini... az birseyde oyunculuk ozelligi var galiba..ona yutmasinin imkansiz olacagi, buyuklukte ustunde boyalari olmayan bir top alirsan sen yokken onunla oynar sen geldigindede enerjisini tuketmis olacagindan ancak kucaginda miril miril sesleri esliginde uyuya kalir..bu sekilde uyudularmi zaten bir sekilde sicakligini sana hissettirir..uyurken gozlemlersen ruya gordugunude anlayabilirsin ani hareketler yapar.. yada kuyrugunu oynatir durduk yere.....birde aklinda bulunsun eger kedi kuyrugunun uc kismini salliyorsa bir seye sinirlenmistir ve saldirmak uzeredir...bu gibi durumlarda konus onunla sanki anliyormuscasina ama sakin dokunma...tirmik manyagi yapiyorlar adami falla... |
||
|
||
evet o uyumak istiyordu bende zorla uyandırıp resmini çekmek, kavga ettik biraz ama sonra barıştık kulakları kıstırınca kızmış oluyor yani bunu öğrendiğim iyi oldu ya patilerinden birini hafif kaldırdığında ne diyor?Şimdilik körler sağırlar birbirini ağırlar misali, idare etmekteyiz. ![]() teşekkür ederim justice şu anda kucağımda ve bana yazdırmıyor, kıskanıyorda yalnız çok iyi hoş ta birde tüy dökmese daha iyi olacak
|
||
|
||
| yorgunum yoruldum.... ani bir rüzgarda yerle bir olucak yıkıntı gibiyim.Hayata karşı direnebilecek hiç bir umudum yok gibi sanki.Ya kendimi kaybettim yada beni ben yapan hayallerimi...Zamanla tükendim sanki üstelik buraya geleli daha ne kadar oldu ki.. |
||