SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Oyun - Eğlence

Konu: paylaşmak istedikleriniz

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [ 11 ] 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21

prensesistar 09.05.2008 23:43:14
yada artık carpmayan kalbın zararı nedır?
artık benı sevmıyor son
asık degıl

09.05.2008 23:46:23
eğri kalbin zararı nedir abi?
sanırım eğri bir kalp görüyorum düzeltmeni bekleyen, zararı bu olabilirmi? üstteki üyeye sormalı cevabı?

prensesistar 09.05.2008 23:48:52
sonu ılk gordugum gunu hatırlıyorum
asık olmustum ona saclarına ve gulusune
sonra ne mı oldu aldatıldım
ıste benım atmayan kalbım
pekı ya onun egrı kalbı?

10.05.2008 18:51:12
son tango sahne sizin? nasıl eğri bırakmışsanız bir kalbi öyle düzeltmelisiniz hünerlice sırça bir saray misali!
eğri kalbin zararı nedir abi?
zararını çeken bilir. Bu nedenle bir standardı olmaz.

Kur'anı Kerim
Nur suresi
...50. Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.
...


ERKEKLERİN DUASI
 

Elham duruşu ile
Kızlar sürüsü ile
Sabah birisi ile
Akşam birisi ile
Aminnnnnnnnnnn
Allahım...

Karımı her türlü tehlikeden koru
Gerekirse ben tehlikeye atılayım
Onu hiç yorma
Gerekirse ben yorulayım
O çalışmasın ben çalışayım
O hasta olmasın ben olayım
Allahım...
O aldatmasın
ben aldatayım
benim güzel karım dul kalmasın
Ben kalayım
Aminnnnnnnnnnn
Allahım...
 http://www.sadiks.com/fikra/default.asp?PG=950

prensesistar 11.05.2008 13:41:13
2. ayrılık zor geldi bana
Sensiz olmadı anladım geç olsada

Yalnızmısın sende sensiz gecelerde
Hiç düşündün mü naparım diye

Bir adım önüm sensiz gözükmüyor
Kalbimdeki düğüm sensiz çözülmüyor sensiz çözülmüyor

Yollardasın evsiz mutlumusun bensiz
Söyle bana sebepsiz biter mi aşk?

Yollardayım evsiz bin dertliyim sensiz
Söyle bana sebepsiz affeder mi aşk?

Eski sevgili merak edilmez mi?
kaç senelik aşk unutup silinmezki

Korktum aramaktan başkası çıkar diye
Hep tanrıya sordum seni iyimisin diye

Bir adım önüm sensiz gözükmüyor
Kalbimdeki düğüm sensiz çözülmüyor sensiz çözülmüyor

Yollardayım evsiz bin dertliyim sensiz
Söyle bana sebepsiz hapseder mi aşk?

Yollardasın evsiz mutlumusun bensiz
Söyle bana sebepsiz biter mi aşk?

Nerdesin yine yolculuk nereye
Telefonda sesin ısıttı ya işte
Sinirle topladım tüm eşyalarını
Nolur almaya gelme
Bırak izlerin kalsın bende

Yollardayım evsiz bin dertliyim sensiz
Söyle bana sebepsiz affeder mi aşk?

Yollardasın evsiz mutlumusun bensiz
Söyle bana sebepsiz biter mi aşk?

Kalpsiz Kalpsiz Kalpsiz …

Sen ağlama dedim hani dönecektin
Bir damla gözyaşım silmeye bile gelmedin.


11.05.2008 20:46:09
ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum

Orhan Veli Kanık

11.05.2008 22:06:32
Bunu yaşamak çok güzel,,,

***

Bir şiiR, asla şaiRiyle kıyaslanmamalı,,,O kendine yetiyoR,,,

Ve şaiR şiiriyle olan bütün bağlarını kopardığı an,,,ancak, başka bir denizde kulaç atmak için artık hazır olabiliR,,,

12.05.2008 11:02:25
Yaşanmamış Yıllar - Sezen Aksu



Ben beni kendi içimde
Bilmem arasam bulur muyum
Yaşanmamış genç yıllarımı
Ve sebebini suskunluğumun

Buluşsam orada kendimle
Ve yaratsam ellerimle
Küçük bir sırça köşk misali
Dostlarımla benim evrenimde

Boş yer değil yok inanmam
Koşarım yine ardından
Bulsam da olur bulmasam da
Bu ümit beni bil yaşatan

Boş yer değil yok inanmam
Koşarım yine ardından
Bulsam da olur bulmasam da
Bu ümit beni bil, bil yaşatan

Cesaretim olur o zaman
Düşünmeye içtenlikle
Açık seçik ve hiç korkmadan
Sonuna dek dürüst ve sevgiyle

Boş yer değil yok inanmam
Koşarım yine ardından
Bulsam da olur bulmasam da
Bu ümit beni bil yaşatan

Boş yer değil yok inanmam
Koşarım yine ardından
Bulsam da olur bulmasam da
Bu ümit beni bil, bil yaşatan

Radye Temel (Radye Jeneral)
Gönderen: Bilal Bilgi 7
 
Eki
 
Radye Jeneral olarak da isimlendirilen u temeller, dolma zeminlerde yada emniyet gerilmesinin çok düşük olduğu ve temel zeminin fazlaca sıkışabilme özelliği gösterdiği veya temel duvarı ve kolonların birbirine çok yakın olması durumlarında uygulanır. Burada bina, zemini tamamen örten ve tersine çalışan bir döşeme üzerine oturtulur

Bakınız:

Düz radye temel
Kirişli radye temel
a) Alttan kirişli radye temel
b) Üstten kirişli radye temel

Mantar şeklinde radye temel
Ters Kemer Şeklinde radye temel
Rijit temel


14.05.2008 14:23:50
Eylülde Gel - Alpay



Tatil geldiği zaman
Ağlarım ben inan
Gidiyorsun işte
Arkana bakmadan
Nasıl geçer bu yaz
Ne olur bana yaz
Sen sen sen
Sen bir ömre bedel
Yok yok yok
Gitme gitme gel
Eylülde gel (3)

Okul yolu sensiz
Ölüm kadar sessiz
Geçtim o yoldan dün
İçim doldu hüzün
Yapraklar solarken
Adını anarken
Bekletme ne olur
Gelmek zamanı gel
Yok yok yok
Gitme gitme gel
Eylülde gel (3)

Eylülde gel Eylülde okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim gireyim koluna
Görenler dönmüş hem de mutlu diyecekler
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi
Yaprak dökecekler (3)

son tango 15.05.2008 06:46:41
daha okullar kapanmadan eylül e gelmişsinbile..yapma allahaskına,2 milyon örenci yazı dört gözle beklio ..sahi,4 göz smiley i var mı? bi bakiim,varsa koycam onu.. bu olabilirmi acaba?  0 (7)

15.05.2008 11:01:21
son tango kıl olmadaki dokunuşlardan sözetmişsiniz. Sizin dokuşlarınızı ben bilmem. Fakat gördüğüm kadarı ile bir erkeğin konuşma esnasında dokunuşu; ya tik halini almış alışkanlığa dönüşmüştür, ya da bayandan bir zılgıt yiyene kadar dokunduğu kardır. Ben böyle adamı döverim. Dokunuşun güzelliği benim lügatımda karşılıklı olan güzelliktir. Yoksa fırsat kollayanların punduna getirip kendi isteği doğrultusunda birşeyler yapma çabası değildir. Sopa atılacak böyle adamlar çıkıyor işte. Söyledim forumda belki kuşlar iletir belli mi olur.

21.05.2008 19:38:07
      DUACI İLE MECZUP

Bir gün bir alim dua etmekte, dünyalar dolusu insan da amin demekteydi.


Meczubun biri:


- Ben bilmiyorum, bu amin ne demek ki? dedi.


Ona dediler ki:


- Hoca, allah''tan ne diliyorsa" öyle olsun, öylre olsun, öyle olsun" diyoruz.


Meczup feryat ederk dedi ki :


- Hocanın dilediği ne olursa olsun, öyle de olmaz, böyle de olmaz. Onun dediği olmayacağına göre ne vakte kadar böyle uğraşıp duracaksınız? Allah ne isterse eksiksiz, fazlasız o olur ancak. Öyleyse artık kendiliğinizden ne istersiniz ki?


Ey oğul! Sana bir şey nasip olmayacaksa ne kadar böyle uğraşıp dursan da gönül yanışından başka bir kismetin olmaz. Fakat o  bir şey diledimi olur. Dilemezse gülünde diken biter ancak.


Meczubun Başına Gelen Dolu
 

 
Bir meczup vardı. Çocuklar onu taşladıkları için canı çok sıkılmış, kızmıştı. Kaça kaça bir hamamın köşesine sığındı. Sığındığı köşede bir penceresi vardı hamamın.


Biraz sonra dolu yağmaya başladı, pencereden giren her dolu da meczubun başına geliverdi. Doluyu taş sandığından kızgınlığı arttı delinin. "Neden bana taş atıyorlar"  diye atana bir hayli sövdü, saydı. O sırada güneş, bulutların arasından çıkıp olduğ uyeri aydınlattı. başına gelenin taş olmayıp da dolu olduğunu anlayınca küfrettiğine pişman olup dedi ki:



-Yarabbi, şu bulunduğum yer karanlıktı, farkedemedim, yanıldım. Ne söylediysem geri alıyorum.

 

yakın tarihimizdeki bir çok olayda tetikleyici rolü üstlenen insan modelidir "meczup". bir kod adıdır.
"suyu bulandırmak" isteyenler uygun bir senaryo yazıp ortaya bir "meczup eylemi" patlatmakta pek mahirdirler.
meczup en önde görünse de, aslında bu tip eylemlerde zurnanın son deliği bile değildir. suyu bulandırmak, ortamı yapılması planlanan büyük talan, vurgun ve soygunlara, toplumun beline beline indirilecek* darbelere hazır hale getirmek için, ilk kıvılcımların çakılması için elzem olan elektriği ortama salar ve kaybolur.
rolünü başarıyla oynadıktan, görevini yerine getirdikten sonraki birkaç gün boyunca gündemin baş köşesine yerleşen, manşetlerde arz-ı endam eden, sonra da sahneden çekilen unutulup giden o meczupları daha sonraları kimse arayıp sormaz.
örneğin, 1999'da anıtkabir gibi güvenlik önlemlerinin en üst seviyede olduğu özel bir mekânda, bir törende, en üst kademe devlet protokolünün hemen yanı başında yeşil parkası, kirli sakalı ve tüm paspallığı ile peydah edilip hönkürtülmüş olan meczup şimdi nerede, ne yapıyordur acaba?
http://www.milliyet.com.tr/.../11/11/haber/hab00.html
http://www.radikal.com.tr/...9/11/11/turkiye/ata.html
http://arsiv.hurriyetim.com.tr/...1/turkiye/04tur.htm

    Geçenlerde bir yürüyüş vardı. Duyanlar olmuş bazılarının bu yürüyüşte birşey yapamadık (Olay çıkaramadık)sözlerini." Ya Allah Ya muhammet, Allah'u ekber "diyerek geçiyorlardı kapının önünden bir grup.Dinimiz tellallık değildir, çok güzel bir dindir. onu maşa olarak kullanıp, dinden soğutan çığırtkan insanları kınıyorum.

22.05.2008 22:41:55
KEZBAN
Ates sadece düstügu yeri yakar
Nedir bu dünyanin hali
Bir sana bir bana al gülüm ver gülüm
Sev beni seveyim ki seni

Dünyanin hali böyle
Al gülüm ver gülüm

Bir bakisin yeter
Düserim yollarina
Dünyalar güzeli Kezban
Sari sari bilezigi
Takarim kollarina
Dünyalar güzeli Kezban

Babasi yillarca didinip çabalamis
Ogluna bir bag birakmis
Hayirsiz evlat üzümünü yemis ama
Merak edipte bagini sormamis

Kitabina uyduran kervani yükleyip
Yüksek daglardan asirir
Beceriksiz kisi saga sola bakipta
Düz ovada yolunu sasirir

Dünyanin hali boyle
Yine sensiz geçen bir gecenin
Buz gibi sabahında
Bu korkunç yalnızlığımda
Seni bekliyorum yanıyor yüreğim

Yine gözyaşlarım yağmur gibi
Yaşıyorum anılarla
Birşeyler kopuyor sanki
Taa şuramda yanıyor yüreğim

Allahım güç ver bana sığındım sana
Bu ne dayanılmaz acı sabır ver bana
Yeter artık çektiklerim bitsin bu ceza
Ümitsiz haykırıyorum ne olur dön bana

Sana yazdığım en son şarkı bu
Artık kırıldı kalemim
Gökler şahidim olsun ki
Seni seviyorum yanıyor yüreğim

Sonbahar yaprakları gibi
Savruldu ümitlerim
Son bir kez duymak istersen
Seni seviyorum yanıyor yüreğim

Allahım güç ver bana sığındım sana
Bu ne dayanılmaz acı sabır ver bana
Yeter artık çektiklerim bitsin bu ceza
Ümitsiz haykırıyorum ne olur dön bana

23.05.2008 19:31:48
Levh-i mahfuz, ezeli ve ebedi, olmuş ve olacak her şeyin Allahü teâlânın indinde yazılı olduğu kitap, levha demektir. [Şimdi küçük bir diske bir çok kitaptaki yazılar alınıyor. Bu bilinince Levh-i mahfuzun nasıl bir levha olabileceği az çok hayal edilebilir, daha iyi anlaşılabilir.]

Allahü teâlâ dilerse Levh-i mahfuzda değişiklik yapabilir. Mesela, insanın işine göre ömrü ve rızkı değişir. İyiler kötü, kötüler iyi olarak değiştirilebilir. Resulullah efendimiz her zaman, (Ey büyük Allah’ım! Kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak sensin. Kalbimi, dininde sabit kıl, dininden döndürme, ayırma!) anlamındaki (Allahümme, ya mukallibelkulub, sebbit kalbi, ala dinik) duasını okurdu. Hadis-i kudside, (İnsanların kalbi Rahmanın kudretindedir. Kalbleri, dilediği gibi çevirir) buyurulmuştur. (Taberani)

Levh-i mahfuza ilk olarak, (Benden başka Allah yoktur. Muhammed aleyhisselam benim resulümdür ve habibimdir ve her şey benim mahlukumdur. Her şeyin Rabbiyim, Halıkıyım) yazıldı. Sonra, Peygamberleri ve kıyamete kadar gelecek insanların iyileri, said olarak, kötüleri de, şaki olarak yazıldı. Rad suresindeki, (Allahü teâlâ, dilediğini siler. Dilediğini değiştirmez. Ümm-ül-kitap, Ondadır) mealindeki âyet-i kerime, levh-i mahfuzu bildirmektedir.

Ümm-i kitap, kitabın anası demektir. Ezeli olan kelam-ı ilahinin ismidir. Melekler, bunu anlayamaz. Zamanlı değildir. Yani burada zaman yazılı değildir. Bunu Allahü teâlâdan başka kimse bilemez. Hiç yok olmaz. (Kaza kader risalesi)

24.05.2008 13:23:16
Muasır Emevilik

Emeviler dönemi üzerine tezler üretmek, Emevilerin bozduğu güzellikleri dillendirmek bir zamanların iyi yazar olma göstergelerindendi. Altından sonra bakırı tanımak gibi, baharın ardından kışa yakalanmak gibi anlatılır dururdu. Hilafetten saltanata, adaletten zulme, zühdden dünyevileşmeye geçiş kabul ediliyordu Emevi dönemi. İtibar edilmemesi gereken iddialar da değildi bunlar.
O dönemden, iki yıllık Ömer bin Abdülaziz bölümü çıkarıldıktan sonra, üflemeden içilebilirliği yoktur. Elbette, siyasi sistem olarak Emeviliği konuşmakla, Emevi dönemindeki Müslümanları ve akidelerini, hatta meşhur Haccac’ı konuşmak aynı şey değildir.
Emevilik, sadece tarihçileri ilgilendiren bir dönemin ve kitlenin adı mıdır? Emevilik öldü mü?
Özellikle, insan hakları konusunda ciddi bir bataklık ne yazık ki o dönemin sicilinde vardır.
Emeviliğin siyasi boyutunu, insanı tahkir eden karakterini şimdilik, tarihin dosyalarında bırakabiliriz.
Bu gün, Emeviler dönemini ve Emevilik dönüşümünü yazıp çizen nesil olarak, başka bir zaviyeden konuyu irdeleyebilir miyiz, bilemiyorum.
Nedir Emevilere yöneltilen suç? Saadet asrını, işkence ve eziyet çağıyla değiştirmeleri, zühd hayatını terk edip saray hayatına yönelmeleri... Kullara kulluktan Allah’a kulluğa terfi etmiş bir nesilden sonra, Allah’ın kullarından kendilerine kul seçmeleri... Dine hizmet için yola çıkmış bir nesilden sonra, dini kendilerine hizmet ettirmeye çalışan bir nesil olmaları... Bir yapıp bir bozmaları... Veda Hutbesi’nde Resulullah sallallahu aleyhi ve selemin ayaklarına altına aldığı cahiliyeyi hortlatmaları… Üzerine Cihad Ordularını saldıkları Bizans sarayını aratmaz bir saray hayatını Ümmetle tanıştırmaları… İhtiras ve zevklerine hizmet ettirdikleri insanları Allah ve din adına yönlendirmeleri…
Emevilik bir sülale adı olmadan önce bu mantığın adıdır.
Nefis muhasebesi kudretimizi kullanarak, on yıl öncemizle şimdiki halimizi karşılaştırdığımızda kendimize hangi unvanı uygun görürdük acaba? Faizden krediye, tesettürden karma düğüne kadar, on yıl önce görmek istemediklerimizle bu gün içinde olduklarımız... On yıl önceki dost ve arkadaş çevremizle bu günkü çevremiz... On yıl önceki gündemimizle bu günkü gündemimiz... Dünkü Avrupa söylemimizle bu günkü söylemimiz... On yıl önce okuduğumuz kitaplarla bu gün okuduğumuz kitaplar... On yıl önce sabah namazına gitme heyecanımızla bu günkü heyecanımız... Halep orada ise arşın burada değil mi?
Bizim Emevilerle alıp veremediğimiz ne ki? Onların kaşlarını, saçlarını mı beğenmiyoruz?
Emevilik, berrak akideleri bulandırmak, zevkleri ve menfaatleri peşinden gidilir düzeye getirmek değil midir?
Emevilik saadeti bulandırmak değil midir?

Nureddin yıldız

      neymiş ki bu.


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [ 11 ] 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21