SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Oyun - Eğlence

Konu: paylaşmak istedikleriniz

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 [ 10 ] 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21

KaYıT_DıŞı 06.05.2008 00:59:54
yine yalnızlığımı kat kat ediyorum, öyle birşey ki içimdeki kalabalıkta boğulurken sadece bir avuca sığınam dürtüsü geliyor benliğimin derinlerinden..bir çift göze sığnıp kalma isteği, bastıramadığım çoğu zaman ve sadece gizlemeyi öğrendiğim, diğerleri gibi.

saklambaçlar...ebeleri ve ebelenecekleri hep karıştırdığım, hani sadece içimdekileri ebelenmesinler diye gizlemeyi becerebildiğim, dışarıdaki "ben"liğiminse hep ebelendiği..

saklambaçlar...oysa hep çürük yumurta olurdum ben küçükken..küçük..evet küçüktüm ve büyümek istemeyecek kadar çok şey biliyordum küçüklüğümde. İçimdeki çocuğun bildikleri belki saysam benimkilerden fazladır; büyümek istemezdik beraber hiçbir zaman ama olmadı..doğanın kanunlarına boyun eğmek zorunda kalıp, içimde hapsedip yalnız bıkratım onu. aslında tam da yalnız bıraktığım söylenemez, hani uğruyorum yanına günde birkaç sefer, dudaklarımdan sarkan yersiz tebessümlerimin de bir diğer sebebidir bu...

alıntı

06.05.2008 01:01:15

KaYıT_DıŞı 06.05.2008 01:11:42
Gözü karaymış gecenin, gecenin içi karaymış, rengi bile yokmuş aslında acının, acı saf şeffafmış... İçimdeki sessizliğin sebebi öfkeymiş, öfkem bile sessizleşip içimdeki acının karşısında sinmiş..

İçimde öyle bir yıkım olmuş ki, öyle gürültülüymüş ki acının yıkımı, sinmiş herşey... Herkes bulduğu bir köşeye saklanıvermiş.

İçimdeymişsin...

İçindeymişim..

Sonra zaman gelmiş..

Silmiş geçmiş..

Yıkmış, talan etmiş acı..

İçimde acı kalmış..

İçimde herşey susmuş..

İçimde gece kararmış...

İçimde gün kaybolmuş..

alıntı

06.05.2008 01:16:20
Oysa düşlemek ne güzeldi çocukken.
Nerden bilirdim yaşamın
Böyle parçalanarak süreceğini
Ve ömrümün,kendimi toplamakla geçeceğini...
Bir yap-bozum sanki,
Tek parçamı bile bulamadan,
Yeniden dağılıveriyorum


Çevreme bakındım,yalancıların çoğu unutkan ya da aptal,Kötü ve korkak Yalanı böylelerinin eline düşüren büyük zekalara kızdım.
Özdemir Asaf

KaYıT_DıŞı 06.05.2008 01:22:53
bilmek istemediklerim, zihnimde dolanan geçmiş rakamlar..hep bilinmeyenlerin bir yere oturtulamayanın ben olduğu anlamını yitirmekten ziyade amacını kaybetmiş denklemler..kısaca milyonlarca tilki işte yüreğimden beynime çığlıklar atarak koşuşturan...

"sadece yürümek vardı hani, yolun serinliğine kaptırmak çıplak ayaklarını ve batan dikenleri bile hissetmeden özgürce savurmak rüzgara fısıltılarını.. şimdiyse heryer ve herşey sessiz bilmediğim, öğrenmeyi de pek arzulamadığım bir sebeple.. mesela kaldırım taşları konuşmadı bugün hiç benimle ya da altında ıslandığım sokak lambasının buğusu fısıldamadı bana o güzel hikayelerinden; damlalar da sessizliğe uyum sağlarcasına o kadar sessiz o kadar usulca iniyorlardı ki yere...

canımı acıtacak kadar sessizdi bugün İstanbul...
onun sessizliğinde mezarlarımın çığlıkları yankılandı kulaklarımda..bütün gece..."


alıntı

06.05.2008 02:04:15
    Dünyanın meşgalesi

Ey Sultan! Bil ki, dünyanın işleri ilk göründüğünde, insan onların hemen biteceğini ve fazla devam etmeyeceğini zanneder; halbuki onun işleri ve halleri birbiri peşi sıra gelir, hiç bitmez; bu uğurda bir ömür sermayesi harcanır.

Hz. İsa (as) şöyle demiştir: “Dünyanın peşinden koşanın durumu, denizden su içen kimseye benzer; o ne kadar çok içse o kadar susar ve harareti artar. Bu kişi ölene kadar içer, fakat susuzluğu gitmeden kendisi helak olur gider.”

Bu konuda Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

“Denize düşenin ıslanmaması mümkün olmadığı gibi; dünyaya dalanın da kirlenmemesi mümkün değildir.”

(İmam Gazali, Yöneticilere Altın Öğütler)


KaYıT_DıŞı 06.05.2008 02:05:24
Bu bir yalan bu bir ceza
Bu bir talan gönlüm bu bir veda
Ne bir tavır ne bir eda
Tutup savur gönlüm bu son elveda
Hatırlarım hiç gidemem deyişini
Hatırlarım erken ölürüm deyişini
Aldanırım ben zaten gülüşüne ahh gülüşüne
Aldanırım gülüşüne
Bu bir yalan bu bir ceza
Bu bir talan gönlüm bu
Bu son elveda aşk değil keza
Ne bir tavır ne bir eda
Savur savrul gönlüm bu bu son elveda
Aldanırım ben sana

Bu her mevsim söyler misin
Mecbur eden buna yar sen misin
Soran beni yarım bulur
Sen bir tek gül ey yar tamam olur
Hatırlarım hiç gidemem deyişini
Hatırlarım erken ölürüm deyişini
Aldanırım ben zaten gülüşüne ahh gülüşüne
Aldanırım gülüşüne
Bu bir yalan bu bir ceza
Savur savrul gönlüm bu bu son elveda
Aldanırım ben sana

06.05.2008 11:32:15
           DUA


gitmesin gozlerinden piril piril arzular
eksilmesin yuzunden o tebessum o bahar
tanrim seni korusun kem gozlerden saklasin
agartmasin sacini su gecen zalim yillar

sen guzel bir kelebek sen nadide bir cicek
sana olan bu askim inan hic bitmeyecek

tuttugun altin olsun gonlun neseyle dolsun
kader hep gulsun sana mutluluk golgen olsun
layiksin ovulmeye layiksin sevilmeye
seni uzup aglatan hasret kalsin gulmeye

sen guzel bir kelebek sen nadide bir cicek
sana olan bu askim inan hic bitmeyecek
Necdet tOKATLIOĞLU
     OLMADI GİTTİ

Sana kýzmak gelmiyor artýk içimden çünkü çok üzüldüm
Güller açardý yanaklarýmda sarardým süzüldüm
Piþman deðilim herþeye raðmen
Seni sevdim seni çok sevdim
Acý çektim denedim her þeyi
Olmadý olmadý olmadý gitti

Sen istedin olmaz dedin bu iþ yürümez dedin
Ne kadar sýzladý içim nasýl kýrýldý kalbim
Ne zor geçti günler senden ne kadar zor vazgeçtim
Þimdi nedir bu halin periþan periþan

Oh canýma deðsin diyemem yine de üzülürüm
Senin için
Bir daha mý yok dönemem asla
Bu senin kendi seçimin
Olmadı Olmadı Gitti - Coşkun Sabah



Yüzkere bin kere söylemedimmi
Bu aşkın çaresi yok demedimmi
Sen dizime kapanıp yalvarırken
Ben sanki kahrolupta ölmedimmi

Olmadı olmadı gitti
Yandı kül oldu bitti
Nasıl sevgiymiş bu
Anlamadım gitti

Bir yılda bin yılda beklerdim seni
Görmeseydim eğer tüm gerçekleri
Sen yıllardır bir hayal peşinde
Bense başbaşayım dertlerimle

Olmadı olmadı gitti
Yandı kül oldu bitti
Nasıl sevgiymiş bu
Anlamadım gitti

empati 07.05.2008 01:06:17
akhenaton,klibinde bir sorun mu var?tekrar izleyemiyorum

07.05.2008 21:11:26
site ALLAH 'IN gazabına uğramış. (şaka tabiki)
BİR İSTANBUL MASALI

Öğrenir mi er yada geç
Gülmesini yüreğim
Sağa sola savrulur yaralanırım
Zor bu hayat dediğin
Bir yanı demirden kor
Bir yanı aklı selim
Böylemidir böylemi aşk
Kaç yüzü var bireyin
İstanbul... Seversem
Seversem hiç korkmadan
Hiç utanmadan
Gör açalım pembeli baharlar misali
Bir hayatsa aşkın bedeli
Öderim böyle yazar aşk masalı
(Melodi)
İstanbul seversem
Seversem hiç korkmadan
Hiç utanmadan
Gör açalım pembeli baharlar misali
Bir hayatsa aşkın bedeli
Öderim böyle yazar aşk masalı
 

KAN ve GÜL

(İntro)
Kan ve gül gülle diken aşkın ve sen
Birbirine dönüksün sen ve ben
Kan ve gül gülle diken aşkın ve sen
Birbirine dönüksün sen ve ben
Bilmem anlatabiliyormuyum
Seviyorum seviyormusun
Ağlıyorum gülüyormusun
Özlüyorum gidiyorumusun
Sevdikçe itiyormusun
Peki öyle olsun
Seviyorum seviyormusun
Ağlıyorum gülüyormusun
Özlüyorum gidiyorumusun
Sevdikçe itiyormusun
Peki öyle olsun


Bir Veda Havası

Vakit tamam seni terk ediyorum
Bütün alışkanlıklardan öteye
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum
Doymadım inan kanmadım sevgiye.

Korkulu geceleri sayar gibi
Birdenbire bir yıldız kayar gibi
Ellerim kurtulacak ellerinden
Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi.

Aşksa bitti gül ise hiç dermedik
Bul kendine kuytularda hadi dal
Seninle bir bütün olabilirdik
Hoşça kal gözümün nuru,hoşça kal
Hoşça kal canımın içi,hoşça kal

Vakit tamam seni terkediyorum
Bu incecik bir veda havasıdır
Parmak uçlarına değen sıcaklığı
İncinen bir hayatın yarasıdır.

Kalacak tüm izlerin hayatımda
Gözümden bir damla yaş aktığında
Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
Kan tarlası gelincik şafağında.

Ölümse korktun savaşsa hep kaçtın
Vur kendini korkularda hadi al
Sen bir suydun sen bir ilaçtın
Hoşça kal canımın içi, hoşça kal
Hoşça kal iki gözüm, hoşça kal
Sen bir suydun sen bir ilaçtın
Hoşça kal gözümün nuru, hoşça kal
Hoşça kal iki gözüm, hoşça kal...
 

         Görelim mevlam neyler

Hakk şerleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler
Arif anı seyreyler
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Sen Hakka tevekkül kıl
Teslim ol da rahat bul
Her işine razı ol
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Deme niçin şu şöyle
Yerindedir ol öyle
Bak sonunu seyreyle
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Her işleri fâyiktır
Birbirine layıktır
Neylerse muvâfıktır
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler


     ÖTME BÜLBÜL

A bülbülüm uslu musun,
Kafeslerde besli misin?
Bencileyin yaslı mısın?
Garip garip ötme bülbül.  Ötme bülbül ötme bülbül
Derdi derde katma bülbül
Benim derdim bana yeter,
Bir de sen dert katma bülbül

YUNUS vücûdun pâk derken,
Cihanda mislin yok derken,
Seher vakti “Hakk Hakk” derken
Bizi de unutma bülbül.

Ötme bülbül ötme bülbül
Derdi derde katma bülbül
Benim derdim bana yeter,
Bir de sen dert katma bülbül.

KaYıT_DıŞı 07.05.2008 21:12:23
sakın sevme beni
Senin hüznün benim mutluluğum olacaksa
Sözler başladığımız yerde kalacaksa
Kalp verdiklerinin hesabını tutacaksa
Yok istemem
Sakın sevme beni

Senin kanununda aşkla ölmek yasaksa
Gün gelir yüreğin benide unutacaksa
Senden yadigar bir resim kalacaksa
Yok istemem sakın sevme beni

Alışmalı
Alışmalı
Yıkılıp yeniden kalkmaya
Kabullenip sana düşeni dünyaya bırakmaya
Yüklenip tüm acılarını kendine yaslanmaya
Kimsesizliğin hesabını istanbuldan sormaya

07.05.2008 21:25:24
Mutluluk, TDK sözlüğünde “bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan doğan kıvanç durumu” olarak tanımlanmakta olup, şimdiye dek sayısız değişik tanımları yapılmış görece ve göreli bir kavramdır.

Kimileri mutluluğu maddi alanda, kimileri manevi alanda, kimileri ise hem maddi hem manevi alanda edinilebilecek bir ruhsal hal olarak ele almışlardır. Örneğin, mutluğun manevi alanda edinilebilecek bir hal olduğunu düşünen eski Grek düşünürleri mutluluğu erdemin ödülü olarak değerlendirmişlerdir. Mutluluk hakkında mistisizmde, çeşitli dinlerde ve felsefi ekollerde ortaya konan görüşlerde farklılıklar genellikle şu soruların yanıtlarında toplanmaktadır:

* Mutluluk bir amaç mı, bir sonuç mu olmalıdır?
* Mutluluk, manevi değerlere mi bağlıdır, maddi değerlere mi bağlıdır?
* Maddi değerlerin edinilmesiyle edinilen geçici hal mutluluk kapsamında değerlendirilebilir mi?
* Mutluluk kişinin diğerleri hakkındaki hareketleriyle ne derecede ilişkilidir, diğer insanlarla birlikte yaşamayan, toplumdan yalıtılmış biri mutlu olabilir mi?
* Istırap ya da mutsuzluğu tatmamış biri mutlu olabilir mi?


Bir yudum ekmekteki mutluluk.Yaşam kavgasında ayakta tutacak nimete kavuşma.

08.05.2008 22:56:47
Zavallı delikanlı olacaklardan habersiz karşılıksızca seviordu genç kızı.Soruyordu; askere gittiğimde beni bekliycekmisin?
-Evet elbette... diyordu genç kız.
Delikanlı sevinç sellerinde boğuluyordu adeta.
Günler geçti... Genç artık hazırdı askere gitmeye,vedalaşıldı sevdiğinin alnından öpüp son kez baktı gözlerine ve 'bekle dönücem' dedi.Genç kızda biliyorum dercesine salladı başını.
Delikanlı bindi otobüsüne ve gözyaşları arasında yavaşça otogardan ayrıldı.
Aradan günler geçti.Delikanlının yazdığı hiçbir mektuba cvp gelmiyordu.Ne yazarsa yazsın genç kızdan ses seda yoktu.
Birgün koğuşta otururken geldi beklenen mektup.Delikanlı okuduğunda gözyaşlarına boğuldu.
''Ben seni bekleyemiyorum ve başkasından hoşlanıyorum herşey bitti fotoğraflarımı geri yolla'' yazıyordu.
Delikanlı kendini topladı ve asker arkadaslarında ne kdr kız fotoğrafı varsa alıp mektubun içine koydu ve şöyle yazdı. '' Hangisiydin hatırlayamadım kendini belirtte öle yollim fotoğraflarını''' ))))
                       
Kim neymiş, ne değilmiş, nasılmış,
Kime kime ne demişde asılmış,
Yok kimse bişi dememişse bu ortalık
niye böyle tozutmuş.

Kazanan Kim?

Hava günlük güneşlikti. Selim’ in alnından boncuk boncuk terler yanaklarına süzülüyordu. Selim ayağıyla topa sert bir şekilde vuracakken arkadaşı Hasan’ ın ayağına takıldı ve yere düştü. Okulun bahçesinde bir bağırış duyuldu.- Aaah! Gol olacaktı. Senin yüzünden gol atamadım. Selim sinirli sinirli bir taraftan Hasan’ a bağırıyor bir taraftan koşarak Hasan’ ı yakalamaya çalışıyordu. Maç durmuştu. Herkes Hasan’ın ve Selim’ in kavga etmesini önlemeye çalışıyordu. Selim “durun bırakın beni bırakın” diye bağırıyordu. Ahmet: -Selimciğim, sakin ol! Bu bir oyun diyorken, bir taraftan Hasan yemin ederek “bilerek yapmadım” diyordu; ama nafile Selim yenilgiyi kabul etmiyordu. Rakip takımı yenmek istiyordu; ama öfkesine yenilmişti. Herkes bu olayın büyümemesi için Selim’ e penaltı kullandırdılar. Selim öfkeyle topa vurdu; ama gol olmadı. Of of! diye söylenmeye başladı, takımının da moralini bozdu ve ilerleyen dakikalarda maçı kaybettiler. Kimse Selim’ in yanında bir şey demedi ama maçı kaybetmelerine Selim sebep olmuştu. Maçtan sonra Ahmet Selim’ in yanına gitti.
Ahmet: -Selimciğim nasılsın? dedi.
Selim: -Hiç iyi değilim. Maçı kaybettik, yenildik dedi
Ahmet: Selim, sadece maçı değil duygularına hakim olmayı da kaybettin.
Diyelim ki oynadığın bütün maçları hep senin takımın kazandı. Bu seni ne zamana kadar mutlu edecek. Maçta önemli olan beraber paylaşarak güzel vakit geçirmektir. Yenilsekte üzüntümüzü beraber paylaşmak kazansakta mutluluğumuzu beraber paylaşmaktır.
Selim oturduğu yerden kalktı ve “Haklısın Ahmetciğim sözlerinde haklısın. Ben hatalıydım; ama bundan sonraki maçlarda yenilsem de öfkeme yenilmeyeceğim” dedi ve bundan sonraki maçlarda Selim öfkesine yenilmeyerek hep kazanan oldu.
Serdar çalışkan

09.05.2008 23:33:47
              DİLİN AFETLERİ

çirkin söz söylenirse, kalp kararmaya başlar; eğer güzel söz söylenirse, kalp aydınlanmağa başlar ve eğer dil sözleri söylemeye alışırsa , kalp de eğri olur.Doğru şeyleri idrak etmekten uzaklaşmaya başlar.

http://www.gavsulazam.de/turk/muzmin/dilin_afetleri.htm

son tango 09.05.2008 23:40:48
eğri kalbin zararı nedir abi?


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 [ 10 ] 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21