|
||
| Beceriksiz Ellerim Gizli saklı zaman aralıklarından bakar gözlerim, ne yana dönsem bir yerde hüzün yakalar bakışımı. Hissiz solgun tenleri düşünür parmak uçlarım.. üşür mü sanırsın buzlara sarılı güllerimi, onlar bülbül sesinde sevişip buzları eritmedi mi? Ah beceriksiz ellerim, bakışlarıma bir şekil veremedin! Kalem karası parmak aralarım, satırlarıma katranını katmadan hüzünden arınamam. Biliyorum kızıyorsun, içten içe üzülüyorsun şu halime… Sen yokken ne kadar ıssızdım biliyor musun, bir yıldızın göz kırpan nuruna muhtaçtım, rüzgar değince saçlarıma okşar sanırdım… Avuturdum kendimi çiçeklerle, severdim papatyaları hiç kıyamazdım koparmalara… Dalgalarla yarış yapan martıları izlerdim sahilde, kanatlarına düşlerimi asardım, gagalarına verirdim türkülerimi, beyaz bir gülüş olup dönerlerdi gönlüme… Ah beceriksiz ellerim hiç dokunamadınız seslerine! … Akşamları gün batımının manası nedir senin için? Benim ağıtlarım başlar, bir görsen gün batımında halimi, acırsın, o halimi getirme aklına. Her seferinde ‘derinleşmeyeceğim’ diyorum… ama uçurumlardan hep derinlere düşüyorum, itiliyor, atlıyorum, anla uçurum kenarında yürüyorum. Hani serin bir hisle düşerim ya, ayaklarının dibinde kırıklarımla kalırım ya… hep söylemek istemiştim, nefessiz kalıp diyememiştim; Gözlerin bana ne güzel bakıyor, içinde bütün kırıklarım derman buluyor, dudağını kıpırdatmasan da olur, gözlerin her şeyi haykırıyor. Seni seviyorum, seni seviyorum. Ah beceriksiz ellerim, aşkın resmini yine çizemedin! Lalem diyorsun ya bana, lale uçurum kenarında yetişir mi, uçurum çiçekleri laleye yer verir mi? Ben seni hep güneşe benzettim, gecemde bile yüzümde hissettim. Gölgelerde üşüdüm gönlümü sana gönderdim… Isındım, can buldum, seninle hayata karşı durdum. Güneşim, ben seni çok özledim. Uzun zaman oldu kalemimi böylesi yormayalı, ah beceriksiz ellerim güneşine döndün, yine gökkuşağına boyadın kendini! alıntıdır... |
||
|
||
Beceriksiz Ellerim
Gözlerin bana ne güzel bakıyor, içinde bütün kırıklarım derman buluyor, dudağını kıpırdatmasan da olur, gözlerin her şeyi haykırıyor. Seni seviyorum, seni seviyorum. Ah beceriksiz ellerim, aşkın resmini yine çizemedin! [/b][/i][/color] alıntıdır... |
||
|
||
| Öyle AH'lar vardır ki istemez, çekilirken bir derin nefesle içeri, dermanı yoldaş bulup ta farkla adım atsın dışarı. Koparsa parçasından "yalın bir ahhh",,, ne el ister, Ahhh! "O Ah", ne ayak..! |
||
|
||
| Ah beceriksiz ellerim,, yine silemedin akan yaşlarımı bir olupta,, |
||
|
||
| toplayamadım kimsesiz dağınıklığımı... | ||
|
||
| ve haykıramadım çelik toprakları delecek cümlelerimi ,,, | ||
|
||
| ve bu yüzden kurtulamadım sensizlikten.. | ||
|
||
| oysa uzaktım seni gören tüm gözlerden ve göğe yükselmeye ramak kalmıştı yürüdüğün yolların ıssızlığından kurtulabilmek için... |
||
|
||
| nerdeydin ki sen..? tamm avuçlarımdayken.. |
||
|
||
| bilmiyordun... hissedemiyordun,ensendeki nefesimin soğukluğunu,kulaklarında titreyen sesimi... |
||
|
||
| gölgem değil benim olsaydın keşke... | ||
|
||
| üzerine yürümeye çalıştığın gölgendim belki,,, unutmamıştım hem,her adımında korku ile kaçmaya çalıştığımı .. |
||
|
||
| kaçmasaydın gözleridem.. tutsaydın ellerimden ne göğe gerek vardı nede lahite... |
||
|
||
| yakınımdaydın ama ben senin yalnız uzaklığını hissediyordum ,ürküyordum ... |
||
|
||
| neydi seni ürküten neydi kaçmanın sebebi geçşin miydi yoksa uzak tutan seni kurtul gel artık bekliyorum ellerini.. |
||