|
||
| evlilik diyince kusmak geliyo içimden hiç sevmediğim bi kurum aileleri mutlu etmek için yapılr... | ||
|
||
| zor iş zanaat ,kısaca götü kaptırmak,dizginleri vermek ... al bi tane seviş,yemek yap beraber ,iç sıç, vur dibine ,yaşa aynı evde, hatta dindarsan dini nikah falanda yap ama resmen evlendin, resmen sıçtın abi!...hele çocuk,ulan sen degesizin allahısın bi de çocuk yaparsan dünyaya bi dengesiz daha kazandırırsın,yaşadığın ii günlerden çok kötü günlerine bak ve acı çocuğa...evlen yada evlenme ama dedim zor iş zanaat... |
||
|
||
| ayni wc'yi bir kadinla paylasmaya alismali derim,evlenmeden once. | ||
|
||
| Evlilik ,tutup tutamayacağını asla bilmediğin bir sözü verdiğinin sana sürekli hatırlatılması gibi geliyor bana. | ||
|
||
| sözleşmeye dayalı tutarlılık ölçeği olabilir. normlara uygunluğun meşrulaştırılması | ||
|
||
| Sevgi adına legal örgütlenme. Derin devlet gibi çalışan eş tarafından bilincinin önemli bir kısmının hayattan elenmesi, daha sıkıcısı kanuni bir şekilde. :w00t: | ||
|
||
| ezberden tekrara dayanan eylemlerin toplanması bir sözleşmeyle veya :w00t: hani bazı eylemler olur ya üzerinde düşünmeden tekrar edilegelir . ... işte onlar
|
||
|
||
tyson tanıdığım en ii filozoflardan birisin ![]() bu arada avatarına da bayıldım
|
||
|
||
| evlilik zor bir iştir kutrsaldır ama bu insanlar değerini bilmiyor | ||
|
||
| Evliliği kutsal olarak nitelendiren biziz, bütün öteki kavramları kutsal hale getirdiğimiz gibi. Ama gerçekte evlilik bir gereksinimden yola çıkılarak kurumsallaştırılmış, sosyolojik bir kavram. Önce şu soruyu sormak gerek; evlilik gerekli mi ? Eğer evlilik kurumsallaştırılmış olmasaydı, 1) Doğan çocukların erkek ya da kadın kavramlarını örnek almak için yanlarında bir modelleri olmayacaktı 2) Yalnız yaşayarak harcanacak para ve zamandan yeteri kadar kısıntı yapılamayacaktı 3)Hastalık ve yoksulluk nedeniyle kişilerin düşeceği zorluklara karşı direnmeyi dayanışma yoluyla sağlayamayacaklardı 4) Hayatın bize zorluk olarak çıkardığı işleri, işbölümü yoluyla hafifletmeyi ve zaman kazanmayı başaramayacaklardı 5) İnsan soyunun devamı ve sağlıklı kuşaklar üretmek için güvenceli bir ortam oluşturmak mümkün olmayacaktı 6) Kişilerin aynı evde duvarlarla konuşmak, evde birisi varmış gibi televizyonu sürekli açık bırakmak zorunda kalmaları engellenmiş olmayacaktı 7) Kişilerin kimlik bilgilerinin düzenli olarak tutulması sonucunda "ben bir yere aitim, beni cami önünde bulmadılar" demesini sağlamış olmayacaklardı 8) Özellikle kadınların çocuk yapmak ve onları büyütmek için harcayacakları zaman nedeniyle ayrıca bir çaba göstermelerine gerek olmaması önlenmiş olacaktı 9) Birlikte yaşama nedeniyle biriktirilen paraların ayrılma halinde paylaşılması ve kişinin bir süre rahat yaşaması sağlanmamış olacaktı 10) Özellikle erkeklerin hayati fonksiyonu olan cinsellik için zaman ve para harcanması gerekecekti Bu örneklerin bazıları evlenmeden birlikte yaşama halinde de geçerli ama bu avantajlara rağmen insanlar evlenmeyi bir çeşit kölelik olarak görmeye devam ediyorlar sanırım. |
||
|
||
| ehu evlenmeye mecbursunuz galiba ![]() avantajlara bakılacak olursa.. ya da düşman olmaya ne gerek.. evlenmeeE..! boğazına ip mi attılar? |
||
|
||
| Evlenmek demek hayatını sevgiye endekslemek demektir. Bak şimdi tanım bu.. Sen bir kavramı tanımına uygun olmayan bi şekilde yaşarsan başarısız olursun. Eğer evlenen kişi hayatını sevgiye endekslemezse başarılı olamaz çünkü kavramın tanımından uzaklaşır.Kendisini sevgiye adayan ve sevgiyle yoğrulan hiçbir evli çift mecburi zaruretler olmadığı sürece birbirinden ayrılmaz boşanmaz. Bütün boşanan çiftleri gözlemleyin aradaki sevginin kaybolduğunu görürsünüz. İki gemiyi birbirine bağlayan ip koparsa gemiler birbirinden ayrılırlar bu kadar basit bu |
||
|
||
| Her şeyde olduğu gibi evlilik te bir denge işi bence; getirisi yanında götürüsüde mutlak, verdiği kadar alabilen bir ilişkiler yumağı. Birazda mecburuz buna...
|
||
|
||
| Evliliğin bir kayıp liman.Yolcuları hangi gemide olduklarını bile şaşırmış ve rotayı kaptan hatırlamak istemiyor.. :huh: | ||
|
||
| I .SAHNE bir kotrada gidiyorsun, yelken basıyorsun, bir akşam o koyda , başka bir akşam başka bir koyda, elinle balık avlıyorsun lodosda, titreye titreye kanyağını içiyorsun poyrazda, öğle yemeğin yok kaç senedir, sadece midye dolma yiyorsun II.SAHNE kotra bir kayaya bindiriyor, batıyor. (ya da rahat batıyor) III .SAHNE cebelitarıktan okyonusa açılıyorsun, 200 m lik bir tankerde tayfasın, maaşın belli, iznin belli, bir aylık akşam yemeğin listelenmiş güvertede, uğrayacağın limanlar belli, dönüş tarihin belli. |
||