SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Sosyoloji

Konu: Evlilik

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 [ 14 ] 15 16

denge 14.06.2007 22:43:44
Sevgili blok, sen bana değil de Can Dündar'a inan o zaman. Tongue

Ayrıca konu hakkında senin yazdıkalrın tecrübe ise benimkiler de öyle... haa düşüncelerim benim hayatım baz alınarak söylenmiş şeyler değil ama etrafımdaki evli çiftlere baktığımda hayatından memnun olan hiç kimse göremiyorum, iki taraftan biri mutlaka benliğini yok etmiş..hmm ama sen şimdi beni değil Can Dündar'ı dikkate alıyodun dimi , he he. Ben o zaman üstteki mesajda yazdığım bir şeyi düzeltiyorum; hani 100 kişiden 1 kişi diyodum ya, Can DÜndar'ın  40 çift arkadaşının boşandığını söylemiş, o zaman özür dileterek düzeltiyorum; 40'da 1 şansızın var, deneyin ve görün. Tongue

Konuyu böyle geçiştirdiğime bakma blok, söylenecek çok sözüm var ama bugün yazasım yok, okuyasım var. Smiley

blok 14.06.2007 23:04:46
Sevgili Denge,
Öncelikle bir şeyi düzeltmeme izin ver. Benim konular üzerinde inançla işim olmaz. Bu Can Dündar gibi seviyeli bir kişi de olsa. Bilginin bittiği yerde inancın başladığını bildiğim için bildiğim konularda konuşmayı,
aksi takdirde dinleyip,öğrenmeyi yeğlerim.
Konuya gelince, dayanağım  tecrübe mi, bilgi mi? İstersen o bende kalsın.
Benim tartıştığım husus,  "doğru" kişiyi arayanın kendisinin "doğru" kişi olup olmadığından emin olma, yani diğer bir deyişle "kendini bilme" noktası. Evlilik iki "doğru"nun yan yana gelip, paralel iki çizgi gibi yol alması değil, iki "eğri"nin bir araya gelerek yamukluklarıyla birlikte birbiriyle örtüşüp, zamanla aradaki mesafenin de kapanmasıyla tek cizgi halinde ve doğrularak, düzelerek yol alabilmesi olgusudur.Ve sanırım marifet de buradadır.Ayrıca burada, yukarıda değindiğim paralel doğru çizgilerin, bir engel karşısında arasındaki mesafenin zamanla artması ve ayrılması riski de yoktur.

denge 14.06.2007 23:20:25
Alıntı
bildiğim konularda konuşmayı, aksi takdirde dinleyip,öğrenmeyi yeğlerim.

Ay hiç tarzım değil blok, ben de aksine bilmediğim konularda konuşmayı, bildiğim konularda susmayı, öğrenmek yerine de kafadan sallamayı tercih ederim. Tongue

Alıntı
Konuya gelince, dayanağım  tecrübe mi, bilgi mi? İstersen o bende kalsın.

Senin ki ne bilmem, top secret galiba. Tongue . Ama benimki gözlem bu arada övünmek gibi olmasın analiz yeteneğim de pek kuvvetlidir. Smiley

Alıntı
Benim tartıştığım husus,  "doğru" kişiyi arayanın kendisinin "doğru" kişi olup olmadığından emin olma, yani diğer bir deyişle "kendini bilme" noktası.

Ya hu Sokrat'ın hayattaki en büyük ideali kendini bilmek; bunu çözdükten sonra bırak evliliklerin kurtulmasını, dünya kurtulur bea. Smiley Zaten bütün çatışmalar kendini bilmezler tarafından çıkmıyo mu?

Alıntı
Evlilik iki "doğru"nun yan yana gelip, paralel iki çizgi gibi yol alması değil, iki "eğri"nin bir araya gelerek yamukluklarıyla birlikte birbiriyle örtüşüp, zamanla aradaki mesafenin de kapanmasıyla tek cizgi halinde ve doğrularak, düzelerek yol alabilmesi olgusudur.

Alengirli bir şekilde ifade ettiğin şeyi ben daha basit bi dille şööle açıklayayım; senin -masumca- çizgilerin düzleşmesi dediğin şey  aslında kendinden ödün vermek ya da kendinden başka bişeye dönüşmek anlamına geliyor.


Bu arada ben evliliğimde mutluyum ama evlikik bana göre yine de "müstehcen ve münasebetsiz bir kurum". Wink


14.06.2007 23:39:50
[
Bu arada ben evliliğimde mutluyum ama evlikik bana göre yine de "müstehcen ve münasebetsiz bir kurum". Wink



Ooouvv ağır bir durum. En azından mutlu olmana sevindim. Bütün evli arkadaşlarım (özellikle de kadın olanları) bu durumdan nefret etmekte ve suçu eşinde aramaya çok meyilli bu bunalımının sonucu olarak. Üstelik kızkardeşim de evlenmek üzere bütün bu karmaşıklığın hem toplumbilimsel hem pratikte arkadaşlarının evliliklerini görmüş olan benim önümde. Garip durumlar. Daha garibi şu an üyesi olduğum ve açmış olduğum her iki sitede de aynı kelimelerle aynı konunun tartışılıyor oluşu. Evlilik. Bana uzak bişi.

blok 14.06.2007 23:50:12
Tarzına saygım var Sevgili Denge. Ama bilmediğin konularda konuşma sırasında "ahkam kesme" yanılgısına
düşme ihtimalini de göze alıyorsun demek ki.
Dayanağımın tecrübe mi, bilgi mi olma konusundaki suskunluğumu, burada sadece bir "yazar" olarak tanınma isteğimden kaynaklandığını söylemem gerekiyor galiba. Bundan başka bir düşüncem olmadı.Yaşım,cinsiyetim ya da medeni halimin burada öneminin olmadığını düşünüyorum.
Diğer konularda hem fikirim seninle. Biri hariç şüphesiz. O da, evliliğin "münasebetsiz ve müstehcen bir kurum olduğu" şeklindeki düşüncen.
Evlilik dışı birliktelik daha mı az müstehcen. Ya da satın alıp trafiğe tescil ettirmeden çıktığın otomobilinle
çarptığın çocuğa karşı, araba senin üzerine kayıtlı değil diye hiç mi sorumluluğun yok ?
Evlilik de bir tescildir. Evlenmeden birliktelik ise bana göre daha işin başında sorumluluk altına girme korkusuyla hareket edenlerin kaçış yoludur.
 

Ruler of the Ruins 14.06.2007 23:53:15
evlenmek lüzumsuz birşey,bence
bir belgeye gerek var mı sadakat ve gerisini ispat için, arada evlenecek kadar yakınlık, güven vs varsa ?

nisan 14.06.2007 23:56:27
Evlilik de bir tescildir. Evlenmeden birliktelik ise bana göre daha işin başında sorumluluk altına girme korkusuyla hareket edenlerin kaçış yoludur.
 

Sadece suraya takildim sevgili blok, sormak istiyorum izninle..


Tescil edilmemis  bir beraberlikte sorumluluk kavrami yok mudur?

blok 15.06.2007 00:06:18
Sevgili Nisan,
sorumluluk altına girebilme olgusu tamamen kişiye göre değişir şüphesiz.
Evlenen kişinin zaman içinde sorumsuzluğu da pekala ortaya çıkabilir ve boşanma denen müesseseye başvurabilir. Öyle de olsa. o kişi en azından evliliğin başında iken sorumluğu üstlenme cesaretini göstermiş oluyor. Ama soruyorum sana, tescilsiz birliktelikte bir kolaycılık yok mu? En ufak pürüzde çekip gitmek ve bu konuda sana sorumluğunu hatırlatacak en ufak bir yaptırım dahi olmaksızın yaşanmışları bir anda hiç yaşanmamış saymak kolaycılığı.
 

nisan 15.06.2007 00:15:41
Ben kolaycilik goremiyorum pek sevgili blok.. Hali hazirdaki evliliklerin pek cogunda da kapali sekilde bir cekip gitmislik yok mu? Ornegin aldatilan esler(kadin veya erkek farketmez), anlasamamalarina ragmen birtakim zorunluluklar yuzunden, evlilikleri sadece kagit uzerinde kalmis birliktelikler vs. ornekleri uzatmak mumkun..

Ha sorumluluk dedigin seyden kastin ne bileyim bir ev gecindirmek vs.ise onu tescil edilmemis birlikteliklerde de yasiyor insanlar.

Veya son derece mutsuz bir evlilikte cocuklari filanda mutsuzluga ortak edip sebepler yuzunden gidememek midir sorumluluk dedigimiz sey? Boylesi daha mi anlam icerir sirf tescil edilmis oldugu icin?

Kaldi ki bizim toplumumuzda genellikle tescil edilmemis birliktelikler daha fazla sorumluluk gerektirir cunku o birliktelik her daim kendi varligini savunmak zorunda kalir diye bir ayrinti da simdi aklima gelenlerden...

Bir de yaptirimdan soz etmissin. En iyi yaptirim kisilerin birbirine olan saygi ve guveni degil midir bir evlilik cuzdani yerine?

Ruler of the Ruins 15.06.2007 00:20:38
evliyken bizim çekip gitmemizi engelleyecek şey nedir?
imzalar ve yasal yükümlülüklerimiz mi, vicdanımız yada doğru bildiklerimiz mi?

evlilik bir kurumdur ve devletin insanları kontrol altına alabilmesi, yükümlülüklerini hatırlatabilmesi amacıyla vardır. iyi bir insan olmayı sadece cehennem olduğu için tercih etmek gibi birşey bu.
ama tabi çoğunluk için olan şeyler -> evlilik, düzene, intizama hizmet eder ve toplum hayatında bu çoğunluk için gereklidir.  


blok 15.06.2007 00:36:26
Sevgili Nisan,

birliktelik halindeki bireylerin karşılıklı sevgi ve saygılarını evlilik cüzdanı ile pekiştirmeleri bu uygularının tezahürü değil midir?
Özellikle az gelişmiş bir toplum yapımız içinde birliktelik yaşayanlarda, senin söylediğin yüce değer ya da erdemleri yaşıyan ve farklı yararlanmalar peşinde olmadan sadakatını ortaya koyabilen kaç kişi görebiliyoruz ki ?
Bazı kamusal kuralların esnekleşmesi, toplumun değer yargılarının olgunlaşmasına ve erdemlerin başkaca yaptırıma gerek duyulmasını önleyecek düzeyde yerine oturmasına bağlıdır.
Yoksa ille de Tapu'ya gerek yoktur, benim mülkiyetime saygı duyan bir toplumda yaşıyorsam.
Ama bugün "aile efradına kötü muamele" suçu en fazla olan ülkelerden biri olmamıza karşın, dayak yiyen kadınlarımızın oranı %68, bu kadınlardan "koca dayağını sevgi emaresi olarak gören"lerin  oranı ise %32 olduğu düşünülürse ve çalışmayan kadın, yani ekonomik bağımsızlığı ve buna bağlı olarak bir sosyal kuruma bağlılığı olmayan kadın sayısını da değerlendirirsek evlenmeyen kadının vay haline demekten başka bir şey kalmaz geriye...
Evlilik bu toplumun sigortasıdır. Dul kadınların halini ve maalesef çevresinin onlara bakış açılarını tartışmaya bile gerek görmüyorum.

son tango 15.06.2007 00:45:52
dün başka bi başlıkta yazdım sanırım,evliliğin asıl sorunu eşlerin birbirlerine olan şehvetlerini kaybetmesidir..şehvet gider,tılsım bozulur..

15.06.2007 01:07:22
Evlilik bir sözleşmeye dayanan bir kurum olma durumu ile onu oluşturan tarafların insan olma hallerinden, birbirlerini sevme, birbirleriyle beraber yaşamayı, birbirleriyle cinsel ilişkide bulunma isteğine sahip olup olmadıklarıdan ziyade hak ve yükümlülükler açısından onları ele alarak nesneleştirir. Birlikte olmak istemediğiniz kocanızla salt kadınlık görevini yerine getirmek için yatakta beraber olursunuz. Yada başka kadınlar sizi çektiği halde ihanet etmemiş olmak için arzularınızı bastırırsınız, olmadı bastırmadınız diyelim bu kez kaçamak sevgilinizle yaşadıklarınızı herkesten gizleyerek aile düzeninizin bozulmasını engellemeye medeni hukukta "zina" fiilini içeren suçun faili suçlamasının da muhatabı olmaktan kaçınırsınız.

Bunların hiç biri olmadı desek sosyal statünüzü ve yada kariyer sahibi değilseniz geleceğinizi tehlikeye atmak istemezsiniz.

Tüm bunlarda haklı sebepler olsa bile neresinden bakarsak bakalım eviliik ikiyüzlü bir kurumdur.

nisan 15.06.2007 01:10:20
Sevgili Nisan,

birliktelik halindeki bireylerin karşılıklı sevgi ve saygılarını evlilik cüzdanı ile pekiştirmeleri bu uygularının tezahürü değil midir?
Özellikle az gelişmiş bir toplum yapımız içinde birliktelik yaşayanlarda, senin söylediğin yüce değer ya da erdemleri yaşıyan ve farklı yararlanmalar peşinde olmadan sadakatını ortaya koyabilen kaç kişi görebiliyoruz ki ?
Bazı kamusal kuralların esnekleşmesi, toplumun değer yargılarının olgunlaşmasına ve erdemlerin başkaca yaptırıma gerek duyulmasını önleyecek düzeyde yerine oturmasına bağlıdır.
Yoksa ille de Tapu'ya gerek yoktur, benim mülkiyetime saygı duyan bir toplumda yaşıyorsam.
Ama bugün "aile efradına kötü muamele" suçu en fazla olan ülkelerden biri olmamıza karşın, dayak yiyen kadınlarımızın oranı %68, bu kadınlardan "koca dayağını sevgi emaresi olarak gören"lerin  oranı ise %32 olduğu düşünülürse ve çalışmayan kadın, yani ekonomik bağımsızlığı ve buna bağlı olarak bir sosyal kuruma bağlılığı olmayan kadın sayısını da değerlendirirsek evlenmeyen kadının vay haline demekten başka bir şey kalmaz geriye...
Evlilik bu toplumun sigortasıdır. Dul kadınların halini ve maalesef çevresinin onlara bakış açılarını tartışmaya bile gerek görmüyorum.


sevgili blok, zaten bende diyorum ki o saygi sevgi varsa sayet pekistirmeye gerek var midir? Zorunluluk mudur? Evet o degerleri gormek cok az ama bu tum ilikileri icin gecerli maalesef evli olsun olmasin..

mulkiyetimize saygi duyurmanin da yolunun bizden gectigini dusunuyorum ben, zira hayat baskalarinin bakis acisi icin yasanmayacak denli degerli ve oldukca kisa...Biz boyle dusundugumuz surece evlilik toplumun sigortasi olmaktan ileriye gitmez diye dusunuyorum.

saniyorum o verdigin veriler tum birliktelikleri kapsiyor olmali... E bu halde evlilik kurtulus degil iskenceye donusuyor haksiz miyim? Yani tapusunu almis kadin da dayak yiyor almamis olan da...

ha bir de tabi ikinci, ucuncu, dorduncu esler var ki orasi cok karisik girmek bile istemiyorum. Adina evlilik kurumu deniyor ama ben cozebilmis degilim acikcasi...

Salt dul kadinlar mevzusuna girmeye gerek yok zaten..Taciz yapacak insanin evli veya dul veya bosanmis gibi bir kurali yoktur yapacaksa gene yapacaktir.

ahmet77 10.07.2007 19:14:27

Neden evlilik?

olarak açılmış başlık için;

günümüzün şartları ile cinsellik sadece evlilik ile sağlanmadığından geriye yalnızlık korkuları,aile olma özlemi,analı,babalı bir çocuğa sahip olma duygusu,ekonomik şartlarını değiştirme olasılıkları kalıyor,diyebilirim.


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 [ 14 ] 15 16