SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Şiir

Konu: Ümit Yaşar Oğuzcan şiirleri

Sayfa: [ 1 ]

ayyaş 15.03.2008 22:38:03
Affet Beni Dünya

Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde
Cümle düşmanlarımı affettim
Yediğim meyvalardan
Kokladığım çiçeklerden af diliyorum
Yerde yürürken gördüğüm
Sebepsiz kanına girdiğim
Zevk için öldürdüğüm
Böceklerden af diliyorum
Dağdan, topraktan, taştan
Evlattan, akrabadan, arkadaştan
Yağan yağmurdan, doğan güneşten
Denizlerden, göklerden af diliyorum
Yıllardır kahrımı çeken kadından
Ondaki yaşamak ümidinden
Baba evinden, ana sütünden
Yediğim ekmeklerden af diliyorum
Kadrini, kıymetini bilmediğim
Hayali ile bahtiyar olmadığım
Otuz yıl arayıp bulmadığım
Geleceklerden af diliyorum


Ümit Yaşar Oğuzcan

ayyaş 15.03.2008 22:40:01
Dağ Rüzgarı

Kaderde senden ayrı düşmek de varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim...
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna birgün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum...

Yine de dayanmağa çalışıyorum işte
Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
Rüzgar güzel bir koku getirmişse
Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
Yaşamak seninle bir başka zamanı
Bir başka zamanda seni yaşamak
Herşeyden önce sen
Elbette sen
Mutlaka sen
İster uzaklarda ol
İster yanıbaşımda dur
Sen ol yeter ki bu zaman içinde
Ben olmasam da olur
Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
Bitmiyorsun
Çaresizliğim gün gibi aşikar
Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran
Sen güneş kadar sıcak
Tabiat kadar gerçek
Sen bahçelerde çiçekler açtıran
Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
Sen, o tek sevgi içimde
Sen görebildiğim tek aydınlık

Bir nefes de benim için al
Havasızlıktan öldürme beni
Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
Susadım diyorsam
Bir yudum su içmelisin
Ben yorulduysam sen uyumalısın
Ellerim sevilmek istiyor
Saçlarım okşanmak istiyor
Dudaklarım öpülmek istiyor
Anlamalısın.

Ağaçların yeşili kalmadı
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar o dağlar değil
Rüzgarında kekik kokusu yok
Kim bu çaresiz adam
Bu kan çanağı gözler kimin
Kaç gecedir uykusu yok
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Yok
Anladım
Sensiz yaşanmaz bu dünyada
İmkanı yok.

Ümit Yaşar Oğuzcan

Hades 15.03.2008 22:54:14
dilekçe

gel diyorum gelmiyorsun
bağırıyorum işitmiyorsun
ne haldeyim bilmiyorsun
miyop musun, hipermetrop
musun tanrım ?
hiç beni görmüyorsun!

göçmen kızı 15.03.2008 22:59:54
AYRILIK GÜNÜ

Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümce
Kuşlar gördüm; kırılmış kolu, kanadı
Ayrı düşmüş sevdiğinden kuşlar gördüm
Hiç bir ayrılık bana bu kadar komadı

Ayrılığın bir ağrıdır vurur şakaklarımda
Ve büyür gözlerimde bir okyanus kadar
Derinden ses verir içimde bir tel
Sonra, birdenbire kırılır, kopar

Yeryüzü çekilir altından ayaklarımın
Geçer başıma çöken bir tavan gibi gökyüzü
Durmadan çalınır kulaklarımda
Şarkıların en hüzünlüsü

Seni alıp uzaklara giden otobüs
Benim üzerimden geçer hışımla
Devrilir, bakakalırım ardından
Bir sel gibi akan gözyaşımda...

Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız
Karanlık gitgide en derinlere çeker beni
Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin
Böyle perişan beklerim dönmeni

Dolaşır birbirine yorgun ayaklarım
Ellerimi koyacak bir yer bulamam
Nereye gitsem, en koyusu acıların
Ne yana baksam, çıldırtan bir akşam

İstemem ben bu ömrü, bu talihi istemem
Böyle durup durup senden ayrılmak varsa
Orada bir mezar kazılır benim için
Ayrılığın nerede başlarsa.

 Sad

uykucu 15.03.2008 23:02:24
 İSTANBUL ...

Evin içinde bir oda, odada İstanbul
Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul
Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı
Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul
Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
Çekmeğe başladı, oltada İstanbul
Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede İstanbul, masada İstanbul
Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul
İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orada İstanbul.

eBRuLi 15.03.2008 23:09:36
SADRAZAM VE HAMAM


Günlerden bir gün
Hamama gideceği tuttu
Sadrazam hazretlerinin
Bir yanında birinci veziri
Bir yanında ikinci veziri
Bir yanında üçüncü veziri
Sonra efendime söyleyeyim
Peşkircibaşısı
Nalıncıbaşısı
Sabuncubaşısı
Velhasıl tam dört yüz kişilik kafile
Peştemal takıp girdiler hamama
Geçtiler kurnaların başına
Üçer beşer
Sadrazam derseniz
Kuruldu göbek taşına
Yan gelip yattı
Memleketin en ünlü tellakları
Sardılar dört bir yanını
Kimi elini kaptı kimi bacağını
Bir keseleme, sürtme faslıdır başladı
Tamam on iki saat
On iki ünlü tellak
İncitmeden keselediler
Hazretin mübarek vücudunu
Öylesine kir çıktı ki sormayın
Her biri nah parmağım gibi
Aman efendim bu ne kiri
Demeye kalmadı
Keselerin altında
eriyip gitti
Koskoca sadrazam
Bütün maiyet erkanı yerinden fırladı
- Nittünüz Devletliyi
Dediler tellaklara
Tellaklar cevap verdi:
- Biz yıkadık keseledik
Devletlinin kirden ibaret olduğunu bilemedik
Suç bizde değil
Neyleyelim
Kir bitti
Sadrazam elden gitti

16.03.2008 03:23:50
HER SABAH SENİNLE BAŞLAR

Önce gözlerin girer odamdan içeri

Sonra ellerin, saçların dudakların

Bir bir hatırlarım

Her sabah senin olan ne varsa

Yüzüm aydınlanır

Şarkılar söylemek gelir içimden

Yakında bir kuş öter

Uzaklarda bir tren sesi

Sonra kornalar, çocuk ağlamaları

Vapur düdükleri

Sesler bir uğultu halinde yükselir büyük şehirlerden

Ve alışılmış bir yaşamaktır çöker omuzlarıma

Sarar benliğimi birden

Büyük, devamlı dalgalar halinde duygularım

Her sabah seninle başlar

Ve ben her sabah

Ta içimde bir ağrı gibi yokluğunu duyarım

 

Her sabah

Rezil insanlar bekler her köşebaşında beni

Yüzleri, yürekleri kadar kirlidir

Biri gider, biri gelir

Biri gider, biri gelir

Yakamda duygusuz iğrenç elleri

Ve soğuk gözbebekleri gözlerimde

O alışılmış yaşamak ki her sabah

İğreti bir elbise gibi durur üzerimde

Bir isyandır sarar içimi

Her şeyi üzerimden çıkarıp atasım gelir

Fakat insanlar, insanlar bırakmaz beni

Biri gider, biri gelir

 

Hep aynı ses, aynı şarkı

Aynı sağır gökyüzü

Dilsiz bir deniz

Kör bir düzen

Hep aynı kör döğüşü

Yalancı yüzler, aptalca bakışlar

O iki yüzlü selamlar

Hep aynı tempoda geçen manasız bir gün

Hep o değişmeyen puslu ikindi üstleri

Ve hep aynı yorgun, zoraki akşamlar

Ya o geceler satılmış, utanç dolu

Büyük avizelerin aydınlattığı sefil yüzlerimiz

Renkli kumaşlar, altın kol düğmeleri

Kristal kadehlerde kral içkiler

O hesaplı dostluklar

Satın alınmış sevgiler

 

Ben alışılmış şeyleri sevmem, bilirsin

Yaşamaksa dilediğim gibi yaşamalıyım

Sevmekse gönlümce sevmeliyim

Kendi ellerimle yazmalıyım alın yazımı

Ölmekse istediğim anda ölmeliyim

ve yaşıyorsam

Her şey bambaşka olmalı seninle

Alışılmış şeylerden öte

Yalanlardan, düzenlerden uzak

Yeter, yeter artık

Dönmesin o eski plak

Her şey gölümüzce olsun

Bulsun

Dilediği zaman ellerim ellerini

Paylaşalım seninle bütün geceleri

Sabahları, akşam üzerlerini

Görülmemişi görelim, tadılmamışı tadalım

Şarkılar söyleyelim kimsenin bilmediği

Yüzüm her zaman aydınlık olsun aydınlığında

Her zaman sevgiyle gülsün gözlerimin içi


Yeter artık, yeter

Kırılsın o çemberler

Sarsın her yanımızı bir yaşama sevinci

Ayrılıklar, kederler, gözyaşları bitsin

Bütün bir ömür boyunca

Seninle başlayan sabahlarım

Seninle sürüp gitsin.

sada 24.07.2008 13:17:46
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim bozbulanık gençliğimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, ya sen beni

 ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN


UGraSHAMAN 10.08.2008 13:45:30
Gözlerde Sevişmek / Ümit Yaşar Oğuzcan

Seninle yaşanacak bir aşkın öyküsünü
Bir giz gibi derinden dün yaşattı gözlerin
Sunduğu sevinçlerle o eşsiz bahar günü
Yemyeşil bir adaktı, bir murattı gözlerin.
Acılar uzaklarda, mutluluklarsa yakın
Bir kaç saat içinde kaç yıldı yaşattığın
Gözlerime sevgiyle bakarken, bana aşkın
Ölümsüz olduğunu hatırlattı gözlerin.
İçimde tek sen vardın, düşüncemde yalnız sen
Birbirimizden uzak yaşadığımız o
en güzel yıllarımızı elemle düşünürken
Hem ağladı sessizce, hem ağlattı gözlerin.


Sayfa: [ 1 ]