|
||
| Hep yaşananlarında bir tahammül sınırı vardır,demokrasi korku temelleri üzerinde işlemez,korku üzerine işliyorsa o rejim çökmeye mahkumdur,şeriat tehlikesi varmış laiklik tehlikedeymiş!...Yahu bu korkular üzerine demokrasi sağanırmı?konuşmadan anlamadan demokrasi olurmu?hele bir sor bu insanlar şeriatmi istiyor gerçekten,istiyorsa istiyebilir ne var bunda,halkın büyük çoğunluğunun talebini korkuyla karşılayıp yani halkın kendisinden inancından korkup sözüm ona demokrasiye sahip çıkarsan olmaaaz,bu insanları hiçe sayıp bir avuç insanın paranoyaları yüzünden devlet yönetilmeye çalışılırsa,çökmeye mahkum demektir o rejim,belli bu rejim işlemiyor tıkandı,birileri kendi anlayışına göre demokrasi istiyor,hiç bir kesim halinden memnun değil,nereye kadar peki,ben ciddi bir şekilde endişeleniyorum,ve bu durum artık son tahammüle benziyor... | ||
|
||
| fransız louis gibi olmasında devlet benim diyerekten yetebilir bu dawranış . . . | ||
|
||
| Emrah Koş..! Parti Kapatıyorlar! Küçük Emrah, bu ülkede "namus kurtarmaya hep geç kalan"dır. Mütemadiyen vaktinde müdahale edemediği her facia, kendisinde derin yaralar bırakmıştır. Yıllarca ağlamış, ağlatmıştır... Üstelik o hazmedilmesi zor acıları o kadar sıklıkla yaşamıştır ki, verdiği tepkiler de giderek, "biliyordum böyle olacağını" tadındadır. Her, "Emrah, koş!" feryadına, artık, "Yine mi ya!" deyişi bundandır. gerçek hayat |
||
|
||
| bu senaryoda nuri alço kim tecavüzcü coşkun kim? | ||
|
||
| önce şu sorulara bi cevap aramak lazım.. -akp yi kapatma davasının arkasında yatan asıl neden ne? -akp kapatılırsa türkiyeyi nasıl bi siyasi ortam bekliyor? kaos kaçınılmaz mı? -demokratik açıdan eski yaralar sarılmadan yeni yaralar açılır mı? -türbanı bi solcu parti serbest hale getirseydi sonuç ne olurdu? -akp sempatizanlarının tepkisi ne olacak? -sayısı hiç de az değil- -meydan chp ile mhp ye mi kalacak? -vay halimize öyle olursa- -http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=133061 Ahmet Altan'ın iddeasında doğruluk payı nedir? -akp kapatılırsa yeni bi muhafazakar parti kurulup tepki oyuylan başrolde olma olasılığı nedir? ya da akp oylarının kaçı saadet'e kayar?-vahşet ya düşünmek istemiyorum, bu kadarı olmaz herhalde- -dtp açık kalır da akp kapanırsa, aman da sizin demokrasi anlayışınızı seveyim demezler mi? -sancılı avrupa birliği yoluna bi karın ağrısı daha eklenmez mi? sorular gittikçe artar... bu sorular akp'yi desteklemeyen biri tarafından yazılmıştır. khaos'un bi önceki sayfadaki yazısının altına imzamı şeettiriyorum.. ekranda patavatsızca bağırıp çağıran bi başbakan görmemek elbet de keyifli olur. ama... sonra ne olur? bi adım sonrayı düşünmek lazım.. bu kapatma davasının şöyle olumlu bi tarafı olabilir. akp çizgiyi aştığını farkedip, kendine çeki düzen verebilir. böyle bir şansı olursa tabi... ne diyelim hayırlısı olsun ülke için... |
||
|
||
| ben sunu anlamıyorum bazı kanallar gazeteler sunu diyor:basının % bilmem kacı ak partiyin elinde peki bu yayın organları daha önce kimin elindeydi iktidarı yerince bgımsız basın övunce taraflı basın ne adalet amma | ||
|
||
| Anayasa Mahkemesi üyeleri, bugün, AK Parti’ye kapatma davası talebini görüşmek üzere toplandı. Başkanvekili Osman Alifeyyaz Paksüt, toplantı sonucunda kısa bir açıklama yaparak; iddianamenin Abdullah Gül dışında kalan bölümünün kabulüne oy birliğiyle, Abdullah Gül yönünden de kabulüne ise oy çokluğuyla karar verildiğini açıkladı. http://www.ntvmsnbc.com/news/441100.asp |
||
|
||
| AK Parti’ye kapatma davası kabul edildi Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın AK Parti’nin kapatılması istemiyle hazırladığı iddianameyi oybirliğiyle kabul etti. NTV-MSNBC Güncelleme: 14:52 TSİ 31 Mart 2008 Pazartesi ANKARA - Anayasa Mahkemesi üyeleri, bugün, AK Parti’ye kapatma davası talebini görüşmek üzere toplandı. Başkanvekili Osman Alifeyyaz Paksüt, toplantı sonucunda kısa bir açıklama yaparak; iddianamenin Abdullah Gül dışında kalan bölümünün kabulüne oy birliğiyle, Abdullah Gül yönünden de kabulüne ise oy çokluğuyla karar verildiğini açıkladı. AK Parti’nin 30 gün içinde ön savunmasının Anayasa Mahkemesi’ne verilmesinin ardından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, esas hakkındaki görüşünü bildirecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkındaki görüşü AK Parti’ye gönderilecek. Daha sonra belirlenecek bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama; AK Parti yetkilileri de sözlü savunma yapacak. Bütün bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse davalı AK Parti ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek. Prof. Sancar: Gül’ü etkilemez Raporun, Anayasa Mahkemesinin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek. Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacaklar. AK Parti hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması halinde 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak. Anayasa’ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7’sinin oyu gerekecek. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 69. maddesine göre, temelli kapatma yerine dava konusu fiillerin ağırlığına göre Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakma kararı da verebilecek. |
||
|
||
| Edilsin ne olcakki bence oy kazanmak için daha doğrusu kaybetmemek için akp oyunu sadece çünkü dolar yükselecek zamlar gelecek neden geldiğini soranlara kapatma davası açtılar denecek | ||
|
||
| Allah Rahmet Eylesin .... | ||
|
||
referanduma gidilecek oda olmassa darbe anasını satam ülke tam çöksün...
|
||
|
||
| "Yok, bu bürokrasinin "vuruşarak çekilmesi" değil... Bu, bürokrasinin kendi ayağına kurşun sıkması. Tövbe, ayağına değil, şakağına. Ankara seçkinlerini tebrik ederim! "Coşkuyla karşıladınız", değil mi? Eh, şimdi iş kaldı sarı saçlı, mavi gözlü bir adam bulmaya..." -Engin Ardıç- |
||
|
||
| Engin bu ara cozuttu zaten.. Çıkar onun da kokusu.. |
||
|
||
| SİZ DALGAMI GEÇİYORSUNUZ? Ekranlarda eski döneme ait ‘irtica görüntüleri’ dönmeye başladı ki, geç bile kalındığını düşünüyorum. Bu işi, bizim Ali Kırca daha sofistike yöntemlerle yapıyor. Hani, ‘28 Şubat’a ben de imza atardım’ diyen güzel sesli arkadaşımız. Misal, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın iddianamesiyle ilgili bir ‘tartışma’ verilecektir, arka fonda birtakım sakallı-cübbeli adamlar, çarşaflı kadınlar. Bunun konuyla ilgisi nedir? Hiç... Sesinden başka ‘marifetleri’ de bulunan arkadaşımız öyle istemiştir. Konuyla ilgili görüntülerde de birtakım ‘derleştirme-sokuşturma’ çabalarını görmemek mümkün değil. Diyelim ki, Başbakan’ın ‘velev ki’ diye başlayan ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın da iddianamesine ekleştirdiği konuşma verilecektir; doğaldır, verilmelidir, çünkü ‘kapatma davası’nın delilleri arasındadır. Derken kadraja ‘zaman aşımı’na uğramış başka görüntüler girer... Burada da, ‘velev ki’ diyen adamı gençlik dönemlerinde, laiklik hakkında ileri geri konuşurken görür ve hemen bir kanaat oluştururuz: ‘Demek ki bu adamlar böyle. Hiç değişmemişler. Kapatılmayı hak etmişler...’ Sözü şuraya getirmek istiyorum: Başsavcı’nın, bence bir iddianameden çok, ‘siyasi ön kesme temrini’ne benzeyen iddianamesinden sonra, belli bir taraf ‘Bu hukuki bir süreçtir. Bakalım Anayasa Mahkemesi kapatma yönünde mi karar verecek? Nedir bu telaş?’ demeye başladı. Bu bir hukuki süreç midir? Sanmıyorum. Basbayağı siyasi bir süreçtir ve Doğu Silahçıoğlu Paşa’nın da tüm açıksözlülüğüyle vurguladığı gibi, maksat normal (ve demokratik) koşullarda bertaraf edilemeyen AK Parti hükümetini ‘meşru araçlar kullanarak’ işbaşından uzaklaştarmak, kendilerine ‘ulusalcı’ diyen güçlere iktidar yolunu açmaktır. Kim ne derse desin, ‘hukuk’ adına da kalkışılmış olsa, bu ‘kapatma davası’ Türkiye’de çok ağır sonuçları olabilecek siyasi bir süreci başlatmıştır. Başka parametreye gerek yok; bunu medyadaki yerli yersiz ‘irtica görüntüleri’ne bakarak da anlayabiliriz. Demek ki, ‘Anayasa Mahkemesi değil miydi falanca kişinin siyaset yasağını kaldıran? Şimdi yüce yargıya karşı bu ne güvensizlik?’ diyenlere kulak asmamak gerekiyor. Biz de kulak asmıyoruz. Sonuç ortada. İddianamenin kabul şekli bile, nasıl bir sonuçla karşılaşacağımızı anlatmaya yeter. Dün, Yeni Şafak’tan Ali Bayramoğlu yazdı. ‘Kimse hukuki sürecin sonunu merak edip, Anayasa Mahkemesi’nin ne karar alacağını merak etmesin’ diyordu Bayramoğlu, ‘Daha önce 367 kararını almış, alabilmiş bir mahkemenin, her siyasi dosyada sekize üç bölünen bir mahkemenin sınırları ortadadır. (....) Sonuç bellidir. Mevcut koşullarda AK Parti kapatılacak, Başbakan ve Cumhurbaşkanı aşağı indirilecektir. AK Parti’nin kadrolarının önemli bir bölümüne siyaset yasağı gelecektir.’ Belki de bundan sonra bu ‘sekize üç’ durumunu tartışmalıyız. Neden sekize üç ve kim bu sekiz kişi? Neredeyse her ağzını açan, ‘Sezer’in atadığı sekiz kişi’ ifadesini kullanmaya başladı. Sokaktaki simitçiye de sorsanız, ‘Abi, sekize üç kapatırlar’ diyecektir. Şimdi siz buna mı ‘hukuki süreç’ diyorsunuz? Dalga mı geçiyorsunuz? Ahmet Kekeç(star) Artık irtica geliyor çığlıklarının aslında bir darbe olduğunu biliyoruz,bilmeyenlerde artık bilsin lütfen!!.. |
||
|
||
| Arkdaşlar size bir şey soracam sizce bu işte bir terslik yokmu düşünsenize bir dtp yi adamlar resmen teröristlere destek çıkıyorlar Türkiyenin Mersine kadar olan kısmı bizim dir kürt devleti kuracaz diyorlar akp ise sadece laikliğe karşı bir kaç şey yapıyorlar ama bizim millet gidip Türkiyeyi batırmaya çalışanlar yerine sadece laikliğe karşı çıkan adamlara kapatma davası açılıyor bence öncelik dtp deidi ama gidildi akp ye kapatma davası açıldı tmm akp de kapatılsın ama ilk önce dtp nin fişinin çekilmesi gerikirdi bence biz bu yaptımızla resmen bir ayrıcalığı göz önüne koyduk öncelik dtp idi bu ülkü birilerinin istedi şekilde gidiyor bence millet sizce?.. | ||