SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İç Politika

Konu: Yargıtaydan AKP ye kapatma davası.

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 [ 16 ] 17 18 19 20

20.03.2008 00:30:52
Ya bir defa da pardon ben yanlış anladım deseniz ya böyle daha berbat bi görüntü oluşuyo kepaze ediyonuz kendinizi. Kim kıvırmış. Ayrıca ben AKP destekçisi ne zaman olmuşum laugh Ulen faşizm böyle birşey işte. Önce mesnetsiz suçlarlar sonra da bu ne alaka dedin diye yataklık etmekten gene suçlarlar. Kitap okuyarak masturbasyon yapılabiliyormuş demek Atatürk de erotik fantaziler yazıyordu heralde size göre laugh Ya cidden bir algı sorunu var burada çok komik yaa laugh

20.03.2008 00:32:17
Eksi273 ü  kapatın o zaman ilgili başlık açmış adam sizin bunu öne sürüp suç unsuru arayacağınızı da önceden görüp laugh

20.03.2008 00:35:04
Smiley

Bişey de yazmadım,
Adamlar kendi kenilerini çürüttü yine..

elvenarcher 20.03.2008 16:56:02

Atatürke nerede laf söyledim..
Ara bakalım, bulabilecekmisin...

Çoban Süleymanı da sevmem, O zaman üleymana düşmanı mı oluyorum.
Çileği sevmeyince çilekli dondurma düşmanı mı oluyorum..
Be hey 60 senedir,
TÜRKİYE LAİKTİR LAİK KALACAK!
dışında
Başka kelam edemeyen bi topluluktan biri mi bu antitez-tez isteyen..


Alıntı sahibi: _elven_
21. yüzyıldayız bos bos konusmaktan baska,vatanı satmaktan baska,ABD yarı sömürüsü haline getirmekten baska,bilim adamlarına sahip cıkılacağına 4,5 korumayla gezdirileceğine siz onları ölüme atmaktan baska,Atatürke laf atmaktan baska ne yapıyorsunuz.Geri dönün cağınıza siz bu çağa uygun değilsiniz,bir 27  Mayıs daha istiyorsunuz galiba...

Yukarıdaki lafı sadece size sölemedim,siz ve sizin gibilere,AKP zihniyetine söledim.Siz belki Atatürke laf sölemediniz fakat AKP ve sizin gibi birçok insan Atatürke ne hakaretler ediyorlar.En basitinden Atatürkü küçümsüyen bir lafını getiriyim Cumhurbaskanının;
“bu cumhuriyet döneminin sonudur. ankara nüfusunun yüzde 60'ı gecekondularda yaşıyorsa, laik sistem iflas etmiş demektir ve biz kesinlikle onu değiştirmek istiyoruz.”
1995 te böle konusan birisi 2008 de Cumhurbaskanımız,daha bu cümleden sonra neyi savunacaksın.Cumhuriyetle nasıl alay ediyor.

60 senedir bu sloganları atıyoruz ölemi.60 sene içinde ne olmus su ülkede bir arastır bakalım,sadece o slogana tıkılıp kalmıs mıyız.60 senede ne sloganlar atmısız bir bak su yakın tarihe.Bu ne densiz yorumdur.O attığımız sloganlar yüzünden 60 sene içinde kaç genci işkenceden gecirdiniz,o işkencelerde sadece o sloganlara sığındık.Sloganlar söleyerek ölüme giderken sadece Türkiye Laiktir Laik Kalacak sloganı için mi savastık.Tabiki laiklik içinde mücadele veririz fakat 60 sene içinde ne sloganlar atmısız bunları öğrenmen gerekir ve sonra yazman.Burayı sloganlarla doldurmak vardı ya sen git arastır...

Sapiens 20.03.2008 18:11:47
................................................. ........................
................................................. ........................
................................................. ........................
................................................. ........................
................................................. ........................
................................................. ........................
................................................. ........................



27 mayıs la Atatürkün ne alakası var 27 maysıcılar Atatrükün resmini paradan kaldıran adamın eşliğinde Atatürkü koruma yasası çıkaran adamı astılar  şimdi buradan menderes ve bayara Atatürkçü değildi inönü ve madanoğlu mu Atatürk çü dür diyeceksiniz 

Kahrolası ideolojilerimiz



gobilibozo 21.03.2008 15:01:52
Yahu bu konuda bari rahat bırakın şu atatürkü kendiside rahatsız oluyordur eminim...

Çok önemli meseleler var gündemde kapatma davasının rövanşı alınıyor,alemdaroğlu,perinçek ve İlhan selçuk ergenekon davası hakkında gözaltına alındı sabahın 4.30 unda apar topar evlerinden alınmışlar,ciddi olaylar bekliyor bizi,siyasi savaş hali var,yargı naif bir şekilde darbe yapmaya çalışıyor,bu rövanş karşı taraftan rövanşın rövanşı olarak geri dönecek ve bu dönüşte karşı rövanşlarla devam edecek ve benim endişem bu çekişmeler sonucu tahminimizin ötesinde bir kriz yaşıyacağız,yargı güvenini yitirdi,avrupa insan hakları mahkemesinde yığınla yargının mahkum olduğu kararlar var,darbe için birilerini kışkırtan,bencil demokrasi tutkunu sözde aydınlar sayesinde ilim ve bilim insanına da güven kalmadı,devlet içinde devlet yaratan bazı brokratlar sayesinde bürokrasiye olan güven de yitirildi,her defasında halkı sırtından vuran yöneticiler sayesinde yöneticiye olan güven yitirildi,çıkarları uğruna hareket eden medya güvenini yitirdi vs vs yani top yekün bire iflas yaşıyoruz siyasi ekonomik bir iflas!...

Yargıtay baş savcısının abd tarafından kıskaçta olmadığını neredn bilelim afganistan asker isterken irana savaş açmak isterken taviz koparmak adına böyle bir girişim yapılmış olabilir,bu girişim herkesin yararına olacak bir girişim yalnız halkın zararına,bir düşünün akp karşıtı gazeteciler bile bu durum karşısında savunma gereksinimi hissediyorken halk tabiki olası bir erken seçimde desteğini arttıracaktır,ABD ise istediği tavizleri elde edecektir,darbe çığırtkanı bencil demokrat ve riyakar laikler ise başörtüsü meselesinden tutun bir çok isteklerini elde edecekler bizim özgürlük yine başka bahara kaldı!...

Yani bu gidiş nereye kadar?Kimsede tahammül kalmadı patlamaya hazır bomba gibiyiz,sistem çürümüş,tabi çüriyecek darbe sonrası birkaç yanlı hukukçu tarafından hazırlanan anayasadan ne beklenirki zaten...Tamam ama şimdi ne olacak?Ben komplo teori üretme konusunda fena sayılmam tahminlerimde çıkabiliyor,fakat bu konuda çok şaşırdım ne oldu anlıyamadım Undecided

UGraSHAMAN 21.03.2008 15:10:17
telaşa lüzum yok abi , herşey yolunda Smiley
patlamaya hazır bomba gibi falan değiliz. türkiyede sürekli tekrar edilen şeyler bunlar. şaşırtıcı bile değil.

gobilibozo 21.03.2008 15:12:29
Yapma yahu her zaman olan şeylerde sabır ve tahammül hangi bir zamana kadar artık tükenmiş durumdayız Smiley

UGraSHAMAN 21.03.2008 15:55:23
Bir yorumcumuz kapatma davası konusunda yazı yaz demiş, aslında şu ara hastayım, gribim, başım ağrıyor, bir sürü işim yanında midemde gaz da var, limonlu soda içeceğime şuraya iki satır yazayım, sağa sola çatarsam belki iyi gelir.

Efendim geçen cumartesi günü çarşıda biraz dolaşayım dedim, zamanım vardı büyükçe bir ticarethanesi olan ve sıkça “aman Fethi bey arada uğra sohbet ederiz” diyen yaşça büyük bir ahbabımın dükkanına uğradım. İçeride yaşadığım küçük şehrin üst bürokrasisinden birkaç kişi de oturmuş hararetle “gündemi” tartışıyorlardı. Hemen selam verip kaçayım dedim, zira bu tür ortamlardan pek hoşlanmam, talihsizliğe bakın ki daha beni görür görmez “hah, işte aradığımız adam” diyerek Nasreddin Hoca mevkiine beni oturttular, selam verip çıkmak mümkün olmadı. Hemen “savcı dava açmış ne olur” türünden beni meseleye sokmaya kalktılar ama ben bir süre kaçak güreştim “hayırlısı olsun”, “elbette yasal bir süreç işleyecektir, ülkemizi laik ve demokrattır” türü laf çevirdim, “abi burada bir pideci vardı taşındı mı”, “Çanakkale zaferini nerede kutluyoruz”, “Fener Konya’yı dörtler mi” diyerek konu değiştirmeye çalıştım ama ekip pes etmedi. O sırada dükkandaki geniş bir masaya serilen gazete kağıtlarından öğle yemeğinde peynirli pide olma ihtimalini de düşünerek kaçma planımı erteledim ve ben de konuya dahil oldum ister istemez. Üst düzey bir bürokratla konuşmamı mealen veriyorum:

(Sahne-AKP kapanırsa ülke bir felakete gidecek düşüncesindeki yüksek bürokrat şahıs ve dükkan sahibi dizlerini döverek eyvah çekerler, bir gözü peynirli böreğin geleceği masada olan FST şaşkındır)

FST- Yahu durun, şu ağlamayı bir kesin, ne felaketiymiş biz de bilelim.

Yüksek Bürokrat-Fethi bey sen bilirsin hani derin yerler var ya, bu onların işi.

FST- Ne derin yeri, bilmiyorum, Ergenekon çetecileri mi? Onlarsa mesele yok, derdest edildiler, üzülme

YB: Ohoo, Fethi bey, sen de bunu bilmezsen, (göz kırpar gibi yaparak) hani var ya…

FST- Ne var? İnan bilmiyorum. Emekli paşalar mı? Şener Eruygur, Hüseyin Kıvrıkoğlu mu? Olsa ne olacak, bu iş böyle sökmez, korkma.

YB: Ne emekli paşası, var ya, hani, canım anla işte, sen de bilmezsen…

FST- Yok kardeşim ben kimseyi filan bilmiyorum, bir halt olacağı da yok.

YB-Nasıl yok, ohoo, partiyi kapatacaklar.

FST-İyi ya işte, yenisini açarsınız. Daha önce elli sefer kapatmışlardı.

YB- Yahu Fethi bey ne iyimsersin, işler felaket olacak.

FST- Canım ne alakası var, adam dava açmış, kapanır mı, elbette kapanır, Türkiye burası, sizin elemanlar da gidip yenisini açar, haybeden oy da toplarsınız. Bak, dün akşam tescilli AKP düşmanı bizim peder bile haberi işittiğinde “zorla şunlara oy verdirecekler, hasbinallah” dedi, endişe etme, adam mı bitti, yeniden kurarsınız.

YB- Ohoo Fethi bey sen bu işlerden hiç anlamıyorsun, bu işin sonu fena olacak.Tansu Çiller’e Demirel’in attığı kazığı unutma, bunlar yeni bir başbakan atayacaklar.

FST- Bunlar kim?

YB- Yahu anla işte.

FST- Ne bileyim neyi kastettiğini kardeşim, Demirel şimdi Cumhurbaşkanı değil ki, durduk yerde Güniz sokaktan atama mı yapacak? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, adama kimse dokunamaz. Kanunlar uygun değil. Asker darbe yapar diyorsan o da problem değil, bunlar denendi, iyi kötü ABD ve AB onayı olmadan asker bodoslama birşey yapmaz, merak etme. Sonra arkası sağlam derin devlet filan böyle uyduruk iddianame mi hazırlar, bak yedi düvel gülüyor, bu iş derin filan değil, nerde öyle derin işler, keşke öyle bir kurum olsa, boşa tırsıyorsunuz. Ulusalcılar son hamlelerini deniyorlar, olan odur, askerden ümit kalmadı, gömlek uyduramadık, pantolon verelim hesabı.

YB- Sen hiçbirşey bilmiyormuşsun Fethi bey, eyvah eyvah.

FST- Eh, söyle de bileyim o zaman. Olan bana göre budur. Hem AKP, 301 ve parti kapatma davalarında işine gelmeyince bunları görmüyor ama kendi başına gelince ağlayıp zırlıyor, şiir filan okumaya başlıyor millet. Sahtekar bunlar, zamanında DEP kapatılırken rey verdiklerinde düşüneceklerdi. Bak 301′i kaldırmadılar, başörtüsü ayağıyla top çevirdiler, onu da beceremediler, şimdi savcı bunlara 301′den bir de vatan hainliği davası açsın da şurada köpüklü bir kahve söyleyip keyfolayım. Oh olsun.

YB- Sen zevzeklik ediyorsun ama bu işin sonu kötü, müthiş bir ekonomik kriz çıkacak. Pazartesiyi bekle gör.

FST- Ne ilgisi var, Pazartesi döviz şöyle bir oynar, yerine geri oturur, savcı AKP’yi kapatacak diye dövize birşey mi olurmuş? Bu iş arz ve talebe bakar.

YB- Yahu sen ekonomiden de anlamıyormuşsun.

FST- Anlamam, doğru, sen anlat bakalım, döviz çıksa ne olacakmış? Bak ihracatçı ağlıyor, millet de ithalattan şikayet ediyor, döviz yükselirse herkes mutlu olur, sana ne oluyor da dolar çıkar diye ağlıyorsun? İthalatçı ağlayacaksa ağlasın, onlar da voleyi vurmuştu, kardan zarar ederler.

YB- Devletin dış borcu var, ona ne diyeceksin?

FST- Sen dövize bakacağına başında oturduğun devletin lüzumsuz harcamasına bak. Parayı saçıp savurdunuz, Kemal Derviş yolundan saptınız,  kömürdü, makarnaydı, ahbap çavuşa ihaleydi derken suçu şimdi dövize mi atacaksın? Kaldı ki bana göre doların çıkacağı da yok.

YB- Nasıl çıkmaz, ohoo, senin hiçbirşeyden haberin yok. Pazartesi kriz var kriz.

FST- İyi ya, hemen git döviz al, bak karşıda döviz büfesi var. Paran yoksa borç vereyim, madem döviz fırlayacak sen de sayemde 3 kuruş kazanırsın.

YB- Kem küm. Ama fırlayacak. Ne iddiasına istersen girelim.

FST- Ben iddiaya girmem ama sana şunu söyleyeyim, 1-2 gün piyasa duruma bakar, hafif bir yoklama çekilir, bir grup korkak ve enayinin elindeki döviz ve borsa kağıdı ütülür, sonra herşey sütliman olur. Önümüzdeki hafta burada yeni bir pide toplantısında bakarız kim haklı diye.

YB- Yahu ben de seni birşey zannederdim, şu basit şeyi bile anlayamıyormuşsun.

FST- Dövizin ne olacağını bilen olsa karun gibi olurdu, sen bir memursun, otur alacağın maaşın hesabını yap, sana ne AKP’den, dövizden. Hayret bir şey. Neyse, bak pide geldi, ooo, hem de ıspanaklıymış, helal, boşver vatan, millet edebiyatını.

Evet, işte yaşadığım küçük şehirdeki büyük bir bürokrat epey endişeli. Bir de anlamadığım devletin memuru fanatik AKP mensubu gibi hareket ediyor. Şimdi ben bu şahısların devlet işlerinde partizanlık yapmayacağını nereden bileyim? Devlet rantını ahbap çavuşa peşkeş çekerlerse hiç şaşmam. Neyse, konuya kısaca değinirsek;

Bu davanın içeriği elbette gülünçtür, ama Türkiye’de bildik anlamda bir hukuk sistemi olmadığından, zaten savcı ciddi gerekçeler kullansa asıl o zaman şaşırıp “ne oluyoruz, bu ciddiyet Türk insanına yakışmaz” dememiz gerekirdi.

Öte yandan savcıya kızanları, “ülke milyarlarca dolar kaybediyor, zaman yitiriyor” diyenleri de  anlamak mümkün değil. AKP 6 senedir ne parti kapatma, ne 301 ne de diğer özgürlük konularında adım atmayacak, başka partiler için kapatma davaları açılırken “hukuğa saygılıyız”, Hrant Dink vurulurken, Orhan Pamuk kaçarken “301 başka ülkelerde de var, biraz düzenleme lazım” diye laf çevirecek, hatta Cemil Çiçek eliyle buna şakşakçılık da yapacak sonra kabak göstere göstere kendi kafasına patlayınca nutuk atıp şiir okuyacak, ne ala memleket.
Kısaca, evet, olay yanlıştır, savcı siyasi davranıyor, gerekçelerin çoğu sanki izlenimler sitesinden özenle seçilmiş komikliklerdir, bu Türkiye için bir ayıptır, bunun aklı başında kimse tarafından makul görülmesi, dış dünyaca anlaşılması mümkün değildir.

İyi de bunların bilinmeyen tarafı mı var? Ulusalcılar, Ergenekon, Susurluk, Sarıkız, Keloğlan, Hamam Çetesi, Sauna Beşlisi, filan ortalıkta cirit atarken, 367 örneği, Atilla Yayla’ya mesnetsiz ceza gibi hukuk dışılıklar aleni iken nasıl olur da sen hızla bu garabetleri temizlemezsin? Anayasa değişikliği yapıyoruz diye aptallıkla 1 yıl geçti, güya değişen Anayasa taslağına bakın, bir adım ilerleme yok, 5 profesör eski anayasa ile aynı lafları sakız gibi çevirip ortaya daha kötü ve uzun anlamsız bir metin çıkardılar. AKP kimbilir bunlara ne paralar verdi. Başörtüsü konusunda MHP ile uyduruk iki madde değişikliği yapıldı, aynı laf kulak ters çevirilip söylendi, fıs, bir sürü başörtülü öğrenci ekstra hayal kırıklığına uğradı. Asıl mağdurlar olan özel ve kamu işlerinde çalışamayanların önü iyice kapandı.

Uzatmaya gerek yok, bunlar göstere göstere gelen şeyler ve AKP ekonomi alanında olduğu gibi siyasi alanda da eş, dost, yandaş politikası ile zamanı kaybetti. Bu dava ile de birşey olacağı yok, AKP kapanır yerine yeni birşey açılır, halk da Tayyip Erdoğan her şiir, ayet, destan, mani okuduğunda ağzı açık seyrederse değişen birşey olmaz. AKP titreyip derhal AB ve ABD dümen, yol, çıpasına ne ise geri dönmelidir. Mehmet Barlas geçen gün iyi demiş, kostaklanıyordu ya AKP “Gerekirse Ankara kriterini uygularız” diye, alın size Ankara kriteri görün boyunuzun ölçüsünü şeklinde yazmış. Ankara kriteri filan yok kardeşim, global dünyaya eklemleneceksin, başka çare arama. Yoksa böyle salak durumuna düşer, dünyaya gülünç olursun.

İstek sahibine arz ederim.

http://www.izlenimler.net/   

gobilibozo 21.03.2008 16:58:25
Evet doğru çok zaman kaybettiler ilk yıllar parti kapatmayı yasa ile engelliyebilirlerdi,cumhur başkanlığı meselesinde diretmiyebilirlerdi vs fakat şu baş savcı 2003 yılında bu konuşmaları yaparken başbakan neredeydi?bu zamana kadar laiklik için tehlikeli olmadıda şimdimi oldu ilginç komik trajı komik!...

Sapiens 21.03.2008 18:53:57
bill clinton boş,g. schroder  boş blair bile boş hatta bush bile boşalıyor yakında sonra gorbaçov(ölmedi değil mi) rusya başkanı bırakıyor oda olabilir  türk olmasın türkiyeli olamsaın biz bizden olanı sevmeyiz başkası gelksin yesin içsin eğelesnsin ama bizi yönetsin

21.03.2008 21:10:30
telaşa lüzum yok abi , herşey yolunda Smiley
patlamaya hazır bomba gibi falan değiliz. türkiyede sürekli tekrar edilen şeyler bunlar. şaşırtıcı bile değil.

Aynen. Her dönemde rejim tehlikesinin nedeni olan anlayışlar ile sözde devleti koruyan baskı odakları olan figürler değişiyor o kadar. Önceden politika ve askerin direk müdahaleleri ile oluyordu şimdi ABD stratejisi ile bürokrasi ve medya kullanılarak aynı oyun sahneleniyor. Önceden komünizmdi sözde tehlike ve bu gerekçeyle herşeye hakkı oluyorddu baskının şimdi rejimin bu kez de islami tehdit ve bölücülük tehditi altında olduğu yinelenip duruyor. Hiç değişmeyen ise sözde milli birlik beraberlik için yapılan eylemler. Çağdaşlık ve demokrasi ise bol geliyor şeklen olmanın ötesine geçilmek istendiği anda. AKP ötesine geçememişti fakat kendi siyasi menfaat ı için bile olsa mevcut durumu ve ezberi biraz türban ve özelleştirme noktasında sarsınca gericilikle itham edildi. Öbür türlü davranan başka bir parti olsa bu sefer de bölücülük ile sermaye düşmanı solcu statükoculuk ile, komünistlikle suçlanacaktı. Defalarca izledik bu filmi binlerce insan,düşünce,yazar yargılandı hatta hedef gösterilip öldürülüp timsah gözyaşları döküldü. Aradaki ayrımı görebiliyoruz o yüzden kim neyi koruyormuş asıl. Bir yanda kemikleşmiş darbe varisi kemalist ırkçı faşizm, öbür yanda milli sermaye diyerek islami sermaye ve orta sınıfın hakimiyetini ele geçirmiş muhafazakar partiler. Bunun dışına çıkmak yassah. Bir önceki gerilimin, krizin faturasını da cumhurbaşkanına kesmeye kalkışmışlardı.

Güzel yazıymış eklediğin UGraSHAMAN eyw.

ali hoca 21.03.2008 21:58:08
Bence akp ya bu yada başka bir şekilde diyer seçimlere giremicek girse bile bu kadqr ii bir oy alamıcak çünkü geçmişimize baktımızda tek başına iktidar olan partiler 1. sefer ve 2. seferde tek başına iktidar oluyor ve 3. girişlerinde eskisi gibi çogunluyu bulamıyorlar
bence bu akp nin sonu olabilir veya öle olacak

Sapiens 22.03.2008 07:51:54
Bneim yobazlık tezimi doğrular bir ortama geldik herkesin gerçek yüzü ortaya çıktı  evet hepimiz ayrımsısz ehrkes

Allah eblamızı bulduruyor bize 


bu ülkeye bziden bir yönetici olmaısn
uyduruktan bir türk cumhurbaşkanı bulup Başbakanı dünyadan sçetiğimiz adil ve yetkin birine yaptıralım türkçe bilmeyen biri olsun  hatta 550 milletvekilinide  yurt dışından bulalım yada sembolik olarak 550 tane hacı yatmaz bulalım koyalım meclise

asya 22.03.2008 10:54:39

Küresel kapitalizmin ‘kendine demokrat’ aktörü AKP ile devlette yuvalanmış baskı rejimi yanlılarının didişmesinde, şov niteliğinde gözaltılarla yeni bir aşamaya girilmiş oldu…

Birgün Gazetesinden alıntı


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 [ 16 ] 17 18 19 20