|
||
| bilmiyorum, yarın üzerimden bir kamyon geçecek ve ben hayatımın sonuna kadar felçli kalacağım... bilmiyorum, yarın ansızın bir telefon gelecek ve bana en sevdiklerimin öldüğünü söyleyecek.... bilmiyorum, yarın ayağım bir taşa takılacak ve ben öleceğim.... bilmiyorum, yarın ben intihar edeceğim.... bilmiyorum, yarın... bilmiyorum... bunladım bu bitmeyen olasılıkları düşünmekten... hepside ya ölüme yakın ya da ölümün ta kendisi.... hayat da, ancak böyle çocukça oyunlarla şaşırtabilir insanı zaten, çünkü sevinç ve mutluluk hemen her an yanında olabilir ama ölüm bir kere gelir.... bu sonsuz kurgular eninde sonunda bizi hazırlıksız yakalayacak, zaten ölümün hazırlıklısı asla olmaz.... anlıyorum ki mutluluk, sadece yaşamımızı monotonlaştırmak için, ölümü unutmamız için, bizi oyalamak için elimize tutuşturulmuş bir oyuncaktan ibaret..... |
||
|
||
| öncelikle sana şunu demeliyim; ''..bin tane olasılık tek bir gerçek bile etmez..'' ve şundan da eminimki; sana edeceğim tüm iyimser sözler, sadece kendini bir an için iyi hissetmeni sağlayacaktır, kalıcı bir iyimserliğe, hemen yüzünü çeviremeyecektir bu karamsar sözler, ama sadece şunu bil, ve sık sık kendine tekrarla; hiçbir şeyin sürekliliği yoktur.. bunun gelip geçici olduğunu kafana yerleştir dostum, öylesine yerleşsinki bir an bile çıkmasın aklından. ![]() gülümse acı'ya..o sana gülmeden, sen o'na gülümse
|
||
|
||
| bilmiyorum,kalbim daha ne kadar zaman katlanacak bana ve ben dünyaya. 'ne sabahı göreyim,ne sabah görüneyim; gündüzler size kalsın,verin karanlıkları! ıslak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim; örtün,üstüme örtün,serin karanlıkları.' n.f.kısakürek |
||
|
||
| Yarının nasıl olacağını kesin olarak bilemeyiz belki ama yarına kafayı takıp bugünü yaşayamamktansa gününü iyi yaşa ki yarının senden şikayetçi olmasın. Bugünü, öngörülerimiz doğrultusunda ve sağduyulu yaşadığımızda yarına devredilen yaşam artığı daha az sürpriz getirecektir bize. |
||
|
||
| yarına bir bugün lazim herhalde . Biliyorum, yarın yine aklimda olacak. |
||
|
||
Biliyorum yarın işe gideceğim. Akşam oyun provasına gideceğim ..
|
||
|
||
| bilmiyorum,seninle sonumuz nolcak,şarkısından başka bişi bilmiyorum.. | ||
|
||
Belki de yarının bilimeyenleri bilinenlerinden çok azdır. Hatta o kadar azdır ki, dilimize "sürpriz", şaşkınlık" gibi avramlar girmiştir. eğer gerçekte çok farklı şeyler yaşasaydık, ağzımız hep açık gezerdik, bu da solunum yolları açısından pek makul birşey olmamakla beraber, insanın evrim sürecini de etkilerdi diye düşlüyorum ![]() Bir diğer paradoks da yarının ne getireceğini bilmek; farz edelim ki, yarın ne yapacağımız bize E-mail ile gelsin, bunu okumak bir günümüzü alacağı için, bugünü nasıl yaşayacaktık? demem o ki, yarın ne getireceğini çoğunlukla bliyoruz. geriye kalan azıcık kısmı da Sürpriiiiz!!! |
||
|
||
| Yaşadıklarımız, düşündüklerimiz ve beklediklerimizin birleşimine olabilecek tüm olasılıkların eklenmesidir, yarın... |
||
|
||
| perşembenin gelişi çarşambadan bellidir derler... | ||
|
||
Bazı çarşambalar çarşafa dolanmıyor, ama perşembeler perişan olabiliyor göçmen kızı...
|
||
|
||
onu yazarken de bunu düşünüyordun zaten... tüm olasılıklar olası bu hayatta...
|
||
|
||
| çok bilmek bir hastalıktır. | ||
|
||
çok bilmek bir hastalıktır. Teşhisi nasıl yapılıyor bunun ruler? Yani hastalık derecesine geldiği, demek istedim...
|
||
|
||
nasıl yani? gerçekten merak ettim ruler, yorma beni de ne demek istediğini açıkla, olur mu? ![]() çok bilmek mi, çok bildiğini düşünmek ve söylemek mi, yoksa çok bilmeye çalışmak mı hastalık? Uyarı: Siz mesajınızı yazarken yeni bir mesaj daha gönderildi. İsterseniz gönderilen mesajı okuyun. iyi ki bir laf ettin, saldırdık hemen başlığa
|
||