|
||
| AKP’nin türban düzenlemesinde yaşadığı sıkışma hem hükümeti hem de AKP’nin gayrı-resmi yayın organı haline gelen medya kuruluşlarının saldırganlaşmasına yol açıyor. Siyasi iktidarın üniversitelere dönük müdahalesine, gerici, piyasacı ve işbirlikçi politikalarına karşı çıkan herkes hedef tahtasına yerleştiriliyor. Son olarak Star gazetesi, üniversitesine ve memleketine sahip çıkan öğrencileri “provokatör” ilan etti. İki gündür Star ve Zaman gazeteleri ile Flash televizyonu tarafından, Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde AKP’ye ve onun gerici, işbirlikçi politikalarına karşı ayağa kalkan öğrencilere dönük yalan ve nefret dolu bir kampanya yürütülmektedir. AKP’nin gayrı-resmi yayın organları haline gelen bu medya kuruluşları sahiplerinin gösterdiği yolda yürüyerek aydınlık ve bağımsız bir Türkiye isteyen gençleri tehdit etmekte ve hedef göstermektedir. Ülkemizin ve üniversitelerimizin içine sürüklendiği karanlığa karşı ülkenin dört bir yanında üniversite öğrencilerinin, örgütlenmesi ve eylem gerçekleştirmesi kadar doğal ne olabilir? AKP’nin yeni YÖK Başkanı’nı ataması ve türban simgesi ile üniversitelere dönük saldırısını yoğunlaştırmasının ardından üniversitelerin gerçek sahipleri, hocalarımız ve biz öğrencilerin ülkenin dört bir yanında harekete geçmesinden doğal ne olabilir ki? Üniversiteleri takip eden herkesin görebileceği gibi Çukurova’dan Karadeniz’e, Van’dan Ege’ye, İstanbul ve Ankara’daki tüm üniversitelerde öğrenciler çeşitli eylem ve etkinlikler düzenlemişlerdir. Birçok ildeki üniversitelerin ilerici ve yurtsever öğrencileri gericiliğe karşı günlerdir ayaktalar. Öğrenciler AKP’ye ve AKP’cilere karşı tek bir slogan etrafında birleşiyor: “AKP’yi İstemiyoruz!” AKP basını tarafından “30 kişilik provokatör grup” ilan edilen ülkemiz üniversite gençliğinin büyük bir çoğunludur. Bu haberleri yazanlara önerimiz bugün Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan çağrı metnine bakmalarıdır, ayrıca eğer habercilik konusunda en küçük bir samimiyetleri varsa 2 Mart Pazar günü İstanbul Kadıköy’deki “AKP’yi İstemiyoruz” mitingine özel olarak davet ediyoruz. Biz Türkiye Komünist Partili Öğrenciler olarak bu onurlu duruşun örgütlenmesine emek vermekten, onun içinde olmaktan onur duyuyoruz. Bizi hedef gösteren provokatörler ve onların sahiplerinin çok iyi bildikleri bir gerçek var ki, o da, Türkiye gençliğinin emperyalistlere ve onların kulları yobazlara asla geçit vermeyeceğidir. Telaşları bundandır. Bu telaşla, aydınlık ve bağımsız bir Türkiye istemeyi suç ilan etmeye kalkışıyorlar. Gizlimiz saklımız yok, AKP’nin ve AKP’cilerin dimdik karşısındayız. Ülkeyi ABD’ye daha fazla bağlamak için uğraşanlara karşı bağımsız bir Türkiye istemeye devam edeceğiz. Eşitliğin ve özgürlüğün ülkesinde, aydınlık bir geleceği yaratana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu tarz hedef göstermeler ve provokasyon girişimlerinin hiçbir şansı bulunmamaktadır. Yola çıkarken Türkiye işçi sınıfına, ülkemizin onurlu aydınlarına bir söz verdik; “Ülkemizi ve üniversitelerimizi gericiliğe, sermayeye, emperyalizme teslim etmeyeceğiz” bu söz doğrultusunda yolumuza devam ediyoruz. |
||
|
||
| Basına ve Kamuoyuna Bir süredir çeşitli basın ve yayın kuruluşlarında, Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde AKP’ye ve onun politikalarına karşı etkinlikler düzenleyen öğrencilere ve öğretim üyelerine yönelik gerçeğe aykırı, kışkırtıcı bir yayıncılık yürütülmektedir. İki gündür de Star ve Zaman gazeteleri ile Samanyolu ve Flash televizyonlarında ve çeşitli internet sitelerinde AKP karşıtı üniversite öğrencileri ile öğretim üyeleri ve Türkiye Komünist Partisi üyeleri açık olarak hedef gösterilmektedir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nca (TMSF) Ali Özmen Safa’ya ihale edilen Star Gazetesi’nin 29 Şubat 2008 tarihli bugünkü sayısı; “Provokatör iş başında” manşeti ile basılmış, birinci sayfa ve 16. sayfa; TKP’ye, TKP’li ve TKP’li olmayan AKP karşıtı öğrencilere ayrılmıştır. Keza aynı tarihlerde, Star Gazetesi’nin dışında, Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. ile Feza Gazetecilik A.Ş. gibi “ayrı ve bağımsız” kuruluşlarca da (Samanyolu TV, Zaman gazetesi) aynı amaca yönelik ve aynı tarzda yazılı ve görsel malzemenin kullanıldığı görülmüştür. Anılan kuruşlarca yayınlanan yazı, fotoğraf ve görüntüler ile sunum incelendiğinde; kökleşmiş tüm basın meslek ilkelerinin çiğnendiği, objektif yaklaşım bir yana, sunumun bütünüyle AKP karşıtı kampanyaya ve TKP’ye karşı yanıt olarak geliştirildiği, TKP’nin etki ve meşruiyetini ortadan kaldırmak amacıyla yalana başvurulduğu, yasal siyasi bir partinin ve üyelerinin suç örgütüymüş gibi sunulduğu görülmektedir. Tüm bunların ise gerek ceza hukuku açısından suç olduğu, gerekse özel hukuk hükümleri çerçevesinde tazminat yükümlülüğü doğurduğu açıktır. Keza Basın Kanunu’nun da ihlal edildiği görülmektedir. Üniversite öğrencisi ve öğretim üyesi, TKP üyesi olan veya olmayan AKP karşıtlarının fotoğraflarının manşete taşındığı, afişe edildiği habercilik örnekleri; Gümüşhane Baro Başkanı Ali Günday ve Danıştay 2. Daire Başkanı Mustafa Birden’in öldürülmesinden önce de görülmüştür. TKP üyesi olsun veya olmasın üniversite öğrencileri ve öğretim üyelerini açıkça hedef gösteren, maksatlı haberler hazırlayan, siyasal iktidarın tetikçiliğini yapan kuruluşlar hakkında TKP Hukuk Bürosu’nca Türk Ceza Kanunu, Basın Kanunu ve tazminat hukuku çerçevesinde yasal süreç başlatılmıştır. TKP Hukuk Bürosu olarak öğrenci kardeşlerimize, öğretim üyesi dostlarımıza, AKP karşıtlarına ve partimize sahip çıkacağımızı ilan ediyor; hedef gösterilen öğrenci ve öğretim üyeleri ile AKP karşıtlarına ve partimize yönelik herhangi bir saldırı halinde ilgili basın ve yayın kuruluşlarının birinci elden sorumlu olacağını kamuoyuna duyuruyoruz. Saygılarımızla... Türkiye Komünist Partisi Hukuk Bürosu |
||
|
||
diyorum ki, iyi ki akp bu türban konusunu gündeme getirdi ve anayasaya GEÇİRDİ. yoksa canım tkp'yi gördüğümüz yok, sesini de duyamayacaktık yoksa. ![]() kadıköyde yapılan mitingler güzel değil abi yaaa, taksimde yapacaksın, ne bilim abide-i hürriyet de falan. polislerle göbek göbeğe, deniz manzaları eylemler tat vermiyor, tkpnin klasikleşen mitingleri gibi.. |
||