|
||
| Sınır dışı operasyona katılan birlikler sabah saatlerinden itibaren geri çekilmeye başladı. Çokça tartışılan operasyon bitti. ABD'nin savunma bakanı Türkiye'ye gelmiş "Biran önce bitsin" demişti. Ardından da başkan Bush dün akşam bakanın söylediklerini tekrarlamıştı. Ne oldu da operasyon böyle ani ve çabuk bittirildi? |
||
|
||
amerika sağolsun terörü bitirdi kökü kazındı artık odnan çekiliyoruz yada acaba birinin itimi olduk ne
|
||
|
||
| bu hemen anlayamazsın senin terör diye ifade ettiğin örgüt öyle operasyonla falan bitmez eeeeee bence bunu devlette biliyor ama prestij meselesi girmezse dünyanın gözünde prestji düşecek çıkamayacak gelecek ya oraya gitmek kuzunun kurt avına çıkamsı demektir bunu tsk asla başaramaz tek başına ikincisi psikolojik üstünlük sağlama çabası eeeee tam tersi olunca tabi ki geri dönecek belliydi zaten | ||
|
||
| Bitse bir türlü bitmese bir türlü ne komedi yaa. Operasyon operasyon diye tutturan şahinler, bundan nemalanmaya çalışan ve operasyonun yapılması için öncesinde elinden geleni yapan ayrılıkçıları geçtik, operasyon sürse yine karşıt faşistler diyecek devlet işte böyle faşist,zaten Türk faşistleri de niye bitti diyor, bitince de yine ee hani noldu amerika kulağınızı mı çekti diyorlar kendini dışarıya özgürlükçü içeriye nasyonal gösteren ayrılıkçı faşistler. Faşistler sürekli birbirini haklı çıkarır zaten, olan barış isteyen halk lara olur. Bunlar üzerine de sonra konuş boşuna illa taraf olduklarından objektif bakamazlar asla. | ||
|
||
| İyi tarafından bakmayı da ihmal etmeyelim. Sonuç her ne olursa olsun akşam haberlerinde midemi bulandıran haber ve insan cesedi üzerinden yapılan hesap ve yorumlar da sona erdi. Resmi rakamlar doğruysa çok can aldıysa da, Çocuklarının yolunu bekleyen ailelerin evinde bayram vardır bu akşam. |
||
|
||
| evet bayram havası olacak bu akşam asker ailelerinin bir çoğu için ama ya ölenler bülent ersoyu sadece annelar anlayacak galiba | ||
|
||
| Türk Silahlı Kuvvetleri 4 ay gibi bir süredir bölgeye askeri yığınak gönderdi bir hafta içinmiydi diye sorası geliyor insanın?Kaldı ki kamuoyunda yaratılan temizledik geliyoruz sesleri halkta büyük bir beklenti yaratmıştı alınan bu ani karar psikolojik bir kırgınlığı da sebeb olabilir.Bölgede kalıcı olunmadığı müddetçe terörün tam anlamıyla yok edilebilmesi mümkün olmayan bir gerçektir,nitekim bu sonuç gösteriyor ki borçlarıyla her gün bir fabrika satarak taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışan ABD boyundurluğunda ki iktidar başarısız bir biçimde devam ediyor. | ||
|
||
| hayır benim anlamadığım medya bir savunma bakanını resmen miktirettiğimizi gösterdi ama savunma bakanı ne istediyse hiç geç kalınmadan oldu bu medyanın satılmışlığı değilde nedir bu yönetenlerin basiretsizliği değilde nedir kafam karıştı | ||
|
||
| Barış için Hakikat için Perihan Mağden 06/03/2008 Harekâtın bittiğinin haberi, cep telefonuma NTV'den geldi. Sonra da büyük bir Enformasyon Kargaşası çıktı hani: Diğer ajanslar "Yok, efendim olur mu hiç öyle şey! Hiç de bitmedi karamızın harekâtı" havasındaydılar zira. Taksiye bindim bir yere gitmek için. Haber bülteninde artık kesin olarak, lamsız cimsiz, NTV'nin haklılığı doğrulanıyordu. Aradan iki saat geçmiş, tüm yayın organları 'acı gerçeği' kabul etmek zorunda kalmışlardı: Şanlı Ordumuz geri çekilmişti! Ve fakat Şoför Kardeş bu 'acı gerçeği' bir türlü kabullenmek istemiyordu. "Nasıl olur?" diyordu, "nasıl olur da geri çekilirler daha şimdiden?" Şimdilerde MHP'nin ve CHP'nin dillendirdiği hissiyatlanmalar silsilesi, Taksi Şoförü'nün ağzından daha sansürsüz/izansız/direktoman dökülüyorlardı. İnanamıyordu! "Amerika istedi, çıktık biz de. Ne yapacaktık ki?" dedim. Ki, CHP ve MHP'nin her ikisi de, Amerika'nın bir nevi telkin-tehdit-buyruğuyla (seç meşrebine göre) çekilmiş olmamızı DA kabullenemiyor, bu Bağımlılığı, tarihimizde ilk kez Genelkurmayımız'a vahim ve ciddi bir eleştiri olarak getirip sorguluyorlardı. Bir Köşeci, Yaşar Büyükanıt'ın üniformasını istemediğini belirtti. Hakikaten kendisinde kalsın, onun için/onun ölçülerine göre dikilmiş üniforma. Ama Amerika'nın dediğini yaptığımızdan yüzde bin beş yüz emindi! Üstelik Üniforma Ötesi celallenmelerden de imtina edemedi Paşamız: Hainlikle suçladı, bu Amerika Bağımlılığı mevzuunu dillendirme cüretini gösterenleri. MHP ve CHP'yi. Buyrun bakalım! Böylece, daha önceki 24 kara harekâtımızda Irak'a, yapılmayan bir şey cereyan ediyor: Askeriye, resmen ve âlenen, üstelik ennnn yanıbaşında durması icap eden iki partimiz, hele hele siyasetimizin Orducu CHP'si tarafından eleştiriliyor! Açık ve seçik. Onların isteği gerçi, savaşın devam etmesi; daha da daha da çok çocuğumuzun karda, kışta ölmesi: Bizimkilerin 'şehit düşmesi', onların 'etkisiz hale getirilmesi.' Ölsünler ki çok çok: ameliyat tamamlansın. 'İçerde parça kalmasın.' Çocuğu savaşta olmayanların atıp tutmasının 'kolaylığına' yeni bir kanıt pek tabii ki. El âlemin evladına acımamanın. Ama Popstar Alaturka'da Bülent Ersoy'un feci gerçekçilikte barıştan yana çıkışlarından, CHP ve MHP'nin Ordumuz'a 'gözünün üstünde kaşın var' deme 'cüretini' sergilemelerine, Bu Ülke'de bazı vahim değişiklikler olmaktadır. İsterseniz steril saflığa yorumlayın BU değişimleri: Ama bunlar Hakiki Demokrasi'nin ayak sesleridir! İşitmemek imkânsızdır. Taksi Şoförü frene basma zaruretinden azade: "Asacaksın o Apo'yu!" buyurdu sonra. "Nasıl olur? MHP bile meydanlarda yağlı urgan dolaştırdı, yapamadı da," dedim. "O MHP'nin de-" dedi. MHP'nin milliyetçiliğinin yetmediği Kabarmış Türkler var bu topraklarda. CHP'nin hepten kifayetsiz geldiği. Askeriyemiz'in yeterince 'sert', yeterince 'kodu mu oturtan' çizgide bulunmadığı/bulunamadığı 'kafalar' var. Kafataslar. Bütün bunlara, bu kitlelere, bu kabartılmış/azdırılmış/galeyan çorbasına çevrilmiş varlıklara rğmen geliyor bu ülkeye hafiften, yavaştan demokrasi. İşte. Genelkurmay Başkanımız kulaklarına inanamıyor. 'Askeriyemiz neylerse şahane eyler' partilerimizin, kurumlarını böylesine sert ve ciddi ifadelerle eleştirmesine. "Size NE? Üstünüze vazife mi?" klasik azar sorusuna aldığı "Biz milletin vekilleriyiz" cevabına Baykal'dan, MHP'nin tümmm o "PKK'nın gücüne güç kattınız" suçlamalarına filan inanamıyor. Nasıl oluyor da oluyor? Bugün BARIŞ için; öyle kompozisyon ödevlerinin, şımarık kız şiirlerinin, hamaset topaçlamalarının, atasözleri ve deyimler sözlüğü ezberlerinin ötesinde HAKİKİ olarak atılabilecek çok mühim, çok temel, üstelik de alabildiğine basit, somut adımlar var. "Sallayamadılar Apo'yu" 'önerisinden' yola çıkarak sayın şoförümüzün, Abdullah Öcalan'ın hapishane koşullarının düzeltilmesi 'önerisi' diyelim. Yaşam koşullarının ıslahı, BARIŞA dair son derece mühim, somut ve basit bir çözüm önerisidir. Asılmasına imkân ve ihtimal olmaması Abdullah Öcalan'ın, aynı zamanda Kürt Meselesi'nde (hâlâ da) kaçınılmaz bir kilit görevi gördüğünün, kabulüdür. İlanıdır. Malûmun ilanıdır. Müebbete mahkûm edilmiş birinin, diyelim TRT dışındaki radyoları da dinleyebilmesi, hücresinde televizyonunun bulunması, dışardan(kanuni çerçeve içinde) gelenlerle daha düzenli görüşebilmesi, bizler için ve Türkiye Cumhuriyeti için NE fark eder? Karizmamız mı çizilir? Oysa BARIŞa dair çok mühim bir adım atılmış olur. Gün, Yurdumuz Kürtleri'yle çok daha gerçekçi, çok daha eşitlikçi, çok daha bizlere: yani Hakiki Demokrasi'ye geçmiş Türkler'e yarışır bir ilişki kurmanın günüdür. Tam da. En basit, en temel, en sembolik adımla NEDEN başlamayalım? NEDEN erteleyelim? 25-30 yıllık görmezden gelme/yüzleşmeme/inkâr/yalan-dolan YETMEDİ Mİ YANİ? Radikal |
||
|
||
| Perihan Mağden daha ne demeli. Hiç....................... | ||
|
||
| tsk,defalarca ugramış oldugu hüsranı yaşayarak geri döndü. bu kaçıncı sınır ötesi operasyonuydu sayısını unuttum. halen anlayamadık operesyonların çözüm olmadıgını malesef.... birazda,savaşa degilde barışa olmalıydı adımlar... en azından diyalokla da olsa, birşeyler daha mantıklı olurdu çözüme dair.... hiçbirşey için geçkalınmış degil elbet,yeterki isteyelim.... |
||
|
||
| ah ah şu yukarıda seni duymayanlarda bir duyabilseydi gökdeniz | ||