SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İç Politika

Konu: Laikperestlerin demokratlık yalanı

Sayfa: [ 1 ]

BUDHA 29.02.2008 17:19:19
Rektörler cumhuriyetine hoş geldiniz 
 
Hazretlere sorarsanız 1. cumhuriyetten başka bir cumhuriyet anlayışını dillendirmek bile vatan hainliğidir.

Dünyada, uzayda hangi tür gelişme ya da değişme olursa olsun fark etmez.
Bu ülkede yalnızca onların doğruları vardır ve bu doğrular gayet “bilimsel” olup değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi (!) edilemez niteliktedir.

Ünvanlarına bakarsanız hepsi profesör, rektör gibi nitelemelerle mücehhez adamlardır.
İnsana bakışlarına, özgürlüklere, inançlara bakışlarına bakarsanız çok farklı resimler görürsünüz.

Çok da kanun severdir kendileri.

Bir yasayı ya da yasağı çok sevmişlerse, o yasa, o anayasa maddesi ezici bir çoğunlukla değişse bile onlar kendi sevdikleri yasadan ayrılamazlar. Sevdikleri bu yasakçı yasa yazılı değildir, gören olmamıştır, kendilerinden başka bilen ve seven de yoktur.

Bu kadar lafı boşuna etmiyorum.
Tabii ki başörtüsü yasağına geleceğim.
Yasağı kaldıran (zaten yasağın yasal dayanağı yoktu ki…garabet!) anayasal değişiklik yapıldı, Cumhurbaşkanı onayladı, Resmi Gazete’de yayınlandı ve iş uygulamaya geldi.

Bu sabah olanları gördünüz işte.
Hiçbir şey olmamış gibi, bir aydır bu konuda hiçbir şey yapılmamış gibi bir manzara… Başörtülüler yine bazı üniversite kapılarından geri çevrildi.
Yasak, hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor.

O zaman soralım bari…

376 hastalığını ilan edip, 27 nisan muhtırasını da bindirdiğinizde sandıkta o muhteşem cevabı niye verdi bu millet? Okuma-yazmanız yok mu?

Cumhurbaşkanını seçtirmeyiz diye tepiniyordunuz, rejim kavgası diyordunuz falan filan. O Cumhurbaşkanını neden seçti bu halk? Neden rejim kavgası filan çıkmadı, aksine gayet tuhaf ve dehşetengiz Ergenekon çetesi çıktı mitinglerinizin, manşetlerinizin arkasından.
Üst üste bombalanan gazete, o zaman kıyameti koparırken şimdi bombacılar ortaya çıktığında haberini bile vermedi, neden?

Bu ülkede ilk defa bir yüksek mahkeme üyesi makamında kurşunlanıp öldürüldü ve o zaman kamuoyunu saçma sapan yalanlarla iftiralarla, gazlarla dolduruşa getirmek isteyen medyalama faaliyetlerinin dehşet kokan manşetlerini okuduk.

Bazı üstdüzey yargı üyelerinin gerçeklerden uzak bazı hamasi açıklamalarını dinledik. Daha akan kan kurumadan yapılan bu açıklamalar, işi doğrudan “şeriatçı terör”e ihale ediyor görüntüsündeydi.

Ve o puslu günlerde her zaman olduğu gibi bazı odakların ortaya attığı provakatif söylemler, ortamdaki belirsizlik ve gerginliği daha da yükseltmeye matuf girişimler olarak şekilleniyordu.

Aradan birkaç ay geçti ve bugün geldiğimiz noktaya bakın…Bugün gerçeklerin bir kısmı çete bağlantıları ve bombalar ve krokiler ve planlar ve msn kayıtları ve bazı isimlerle şununla bununla ortaya saçılıp dökülürken, mangalda kül bırakmayan çevrelerde tık yok… Nasıl böyle bir sus-pus hâli, nasıl böyle bir Uzakdoğu adasının egzotik kumsallarında güneşleniyormuşuz gibi bir rehavet durumsallığı, anlatamam. Bu nasıl ülke, bu nasıl yalan, bu nasıl hukuk düzeni?

Başörtüsü yasağı ile ilgili 411 milletvekilinin eli özgürlüğe neden kalktı? Hiç mi anlamı yoktu parlamenter demokrasideki bu oyların?

YÖK Başkanı yasak uygulanamaz diyor, sizler hâlâ “başörtülüler giremez” diyorsunuz.

Birisi de diyor ki bu alanda yerleşik ictihadlar vardır, buna aykırı davranamayız.
Yesinler ictihad sevginizi.
İctihada, hukuka, hukuk nosyonundan vazgeçtik az biraz hukuk tekniği ile ilgili bir endişeniz, ilginiz olsaydı, yasaların değişmesiyle, eski yasaya dayalı yapılan ictihadların da kendiliğinden lüzumsuz (!) bir ictihad haline geldiğini zaten görürdünüz.
Zaten biraz beklerseniz, başvuru olması hâlinde, anayasanın değişen maddelerine dayanarak yapılacak yeni ictihadları da göreceksiniz.

Zavallılığınız şu ki temeli ortadan kalktığı için pratik ve düşünsel arka planı kaybolan ictihadı var sayıp, bunu yasağı sürdürmek için araçsallaştırırken,
Yeni yasayı ve bu yasanın getirdiği yeni paradigmayı da “yok” hükmünde değerlendirerek katmerli cahillik ve kötü niyetinizi gözümüze soka soka sergiliyorsunuz. Bi dakka gözlüğümü takıcam.

Oldu öyleyse.
Siz ne derseniz o olsun bundan sonra memlekette.
Parlamentoyu feshedelim nasıl olsa siz varsınız.
Anayasa Mahkemesini ve diğer kurumların kapısına kilit vuralım, nasıl olsa siz varsınız.
Hatta orduyu da dağıtalım, kara harekatını da bu amansız ve ödünsüz tutumunuzla siz yapın.
Nasıl olsa bir generalden daha general olabiliyorsunuz gerektiğinde.

Bu mudur 1. Cumhuriyetin hukuka, insana, kendi vatandaşına, öğrencisine bakışı?
Bu ise çok yazık.
Değilse siz kimsiniz?
Yeni bir cumhuriyete geçtik de haberimiz mi olmadı?

Aslında iki kelime söylemek istiyordum, gerisi abesti ama…Ama siz de hakkaten çok yasakçıymışsınız ya hu. Bu kadarını beklemiyordum yani. Sabah sabah beni dumura uğrattınız.

O iki kelime şudur: Savcılar göreve!
Bilmem anlatabildim mi? Bir hukuk ülkesinde isek tabii ki.
Yok gerçekten de Rektörler Cumhuriyetine geçti isek, bunu da açıkça ilan edelim, haybeye kürek çekmeyelim. Bizim de işimiz gücümüz var değil mi ama.
 

29.02.2008 17:30:28
Keşke rektörler cumhuriyeti olsa daha ne isteriz. Devleti lavuklar değil,profesörler yönetmiş hiç olmazsa bilimsel hatalar yapılmış olurdu saçmasapan sözde toplumsal özde çıkar yüzünden hatalar değil.

wiseman 29.02.2008 17:33:41
yök başkanından başlamiyim erdoğan teziç olsaydı dermiydi lan akp yi yakardı be..
ah erdoğan hocam ah kurumu satılmışlara devrettiniz

29.02.2008 20:06:53
Üniversitelerde paralı olsun herkes okumak zorundamı diyenlerin cumhuriyetinden on kat daha iyi bir cumhuriyet olacağı kesindir.

flzf 29.02.2008 20:09:31
bu ülkede en sevilmeyen insanların arasında ne yazıktırki bilim yuvalarının idari amiri sayılan ve devleti büyük bir zevkle satanların çok sevdiği biri vardır

cosinus78 29.02.2008 20:35:25
Bilim adamları akademik anlamda ileri görüşlü olabilirler ama; türkiyede çoğu özel hayatında mühafazakardır. hiç istemem öyle bir yönetim.

29.02.2008 20:37:17
Tayyip den daha mı muhafakardırlar cosinüs ya da Abdullah Gül den. Çok prof gördüm sağcısı da dahil ama çok azı sanırım onlar derecesinde muhafazakardır. Smiley

cosinus78 29.02.2008 20:42:29
haklısın khaos onlar kadar olamazlar belki

Ama sen bide o sağcı profları yönetimde gör.

Sokakta dolaşan sokratese gösterilen saygıya fahişe; "sokrates dediğiniz bu mu? siz bi de onu gece koynumda göreceksiniz" Smiley

flzf 29.02.2008 20:45:24
bilimi ve dini muhafazakarlığı aynı anda düşünmek demli sıcak çayla dondurmayı aynı anda yemeye benzemesede güzel yiyeceği mahvetmeye benzer Tongue

akrepv 29.02.2008 20:52:24
Laikperestlerin... şeklinde başlayan bir cümleye yorum bile yapmak istemiyorum, sanırım bu kadar aptal bir giriş cümlesi bulamayacağım için olabilir, mesela ne diyebilirim ki Dinperestlerin....olmaz tabii.

Sapiens 29.02.2008 21:49:04
sayın akrepv ve sayın  Budha laikperest kelimesini ne manda kullandınız birinzi ve deiğeri ne anladı he ikinizde söyelrmsiniz

29.02.2008 23:07:49
Körün Teki kuyuya bir taş atıyor çıkarın çıkarabilirseniz  Tongue

29.02.2008 23:22:29
"Rektörler cumhuriyetine hoşgeldiniz" diye şahane bi başlık varken
sen git
"Laikperestlerin demokratlık yalanını günyüzüne çıkaran bomba gibi bir yazı"
gibi başlığını değiştir..
hayret bişeysiniz hakkatten,
insanın okuyası gelmiyo.

BUDHA 01.03.2008 12:21:40
sayın akrepv ve sayın  Budha laikperest kelimesini ne manda kullandınız birinzi ve deiğeri ne anladı he ikinizde söyelrmsiniz

LAİKPEREST:Fikir ufku resmi gorusun cizdigi sinirlarin otesine gidememis, zorlama batililasma hareketi sonucu yaratilan 'aydin' kelimesi kapsamindaki kisinin realite, sivil toplum, halk, toplum dinamikleiri karsisinda sigindigi militarize, otoriter, tepeden bakmaci, resmi tarihci, resmi ideolojici goruslerden en basta gelenini ulu orta her turlu sosyal olguya karsi savunan kişilere takılan bir sıfattır.


01.03.2008 12:28:09
Bi tartışma programında bi rektör "dinde türban yoktur, bu yüzden izin veremeyiz" demişti..
yani arkadaş dinin içeriğine bakıp karar veriyordu, ve laik olduğunu savunuyordu..
Laik değilsin hoca,

Başka bir tartışmada bir profesör,
Ortalama 4 yıl eğitim almış bir milletin oyu eğitimli birinin oyuna eşit olurmu demişti,
ateşli ateşli de savunuyordu,
Hoca sen de cumhuriyetçi falan, değilsin otokratsın..

Ki bu olaya bakarken rektör seçimlerinin büyük oranda "siyasi atama" olduğunu unutmamak gerek.
Özellikle sezer çok fena seçimler yapmıştı.
Hakkatten cumhurbaşkanı ne diye karışır eğitim kurumunun seçimine.


Sayfa: [ 1 ]