|
||
| Rektörler cumhuriyetine hoş geldiniz Hazretlere sorarsanız 1. cumhuriyetten başka bir cumhuriyet anlayışını dillendirmek bile vatan hainliğidir. Dünyada, uzayda hangi tür gelişme ya da değişme olursa olsun fark etmez. Bu ülkede yalnızca onların doğruları vardır ve bu doğrular gayet “bilimsel” olup değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi (!) edilemez niteliktedir. Ünvanlarına bakarsanız hepsi profesör, rektör gibi nitelemelerle mücehhez adamlardır. İnsana bakışlarına, özgürlüklere, inançlara bakışlarına bakarsanız çok farklı resimler görürsünüz. Çok da kanun severdir kendileri. Bir yasayı ya da yasağı çok sevmişlerse, o yasa, o anayasa maddesi ezici bir çoğunlukla değişse bile onlar kendi sevdikleri yasadan ayrılamazlar. Sevdikleri bu yasakçı yasa yazılı değildir, gören olmamıştır, kendilerinden başka bilen ve seven de yoktur. Bu kadar lafı boşuna etmiyorum. Tabii ki başörtüsü yasağına geleceğim. Yasağı kaldıran (zaten yasağın yasal dayanağı yoktu ki…garabet!) anayasal değişiklik yapıldı, Cumhurbaşkanı onayladı, Resmi Gazete’de yayınlandı ve iş uygulamaya geldi. Bu sabah olanları gördünüz işte. Hiçbir şey olmamış gibi, bir aydır bu konuda hiçbir şey yapılmamış gibi bir manzara… Başörtülüler yine bazı üniversite kapılarından geri çevrildi. Yasak, hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. O zaman soralım bari… 376 hastalığını ilan edip, 27 nisan muhtırasını da bindirdiğinizde sandıkta o muhteşem cevabı niye verdi bu millet? Okuma-yazmanız yok mu? Cumhurbaşkanını seçtirmeyiz diye tepiniyordunuz, rejim kavgası diyordunuz falan filan. O Cumhurbaşkanını neden seçti bu halk? Neden rejim kavgası filan çıkmadı, aksine gayet tuhaf ve dehşetengiz Ergenekon çetesi çıktı mitinglerinizin, manşetlerinizin arkasından. Üst üste bombalanan gazete, o zaman kıyameti koparırken şimdi bombacılar ortaya çıktığında haberini bile vermedi, neden? Bu ülkede ilk defa bir yüksek mahkeme üyesi makamında kurşunlanıp öldürüldü ve o zaman kamuoyunu saçma sapan yalanlarla iftiralarla, gazlarla dolduruşa getirmek isteyen medyalama faaliyetlerinin dehşet kokan manşetlerini okuduk. Bazı üstdüzey yargı üyelerinin gerçeklerden uzak bazı hamasi açıklamalarını dinledik. Daha akan kan kurumadan yapılan bu açıklamalar, işi doğrudan “şeriatçı terör”e ihale ediyor görüntüsündeydi. Ve o puslu günlerde her zaman olduğu gibi bazı odakların ortaya attığı provakatif söylemler, ortamdaki belirsizlik ve gerginliği daha da yükseltmeye matuf girişimler olarak şekilleniyordu. Aradan birkaç ay geçti ve bugün geldiğimiz noktaya bakın…Bugün gerçeklerin bir kısmı çete bağlantıları ve bombalar ve krokiler ve planlar ve msn kayıtları ve bazı isimlerle şununla bununla ortaya saçılıp dökülürken, mangalda kül bırakmayan çevrelerde tık yok… Nasıl böyle bir sus-pus hâli, nasıl böyle bir Uzakdoğu adasının egzotik kumsallarında güneşleniyormuşuz gibi bir rehavet durumsallığı, anlatamam. Bu nasıl ülke, bu nasıl yalan, bu nasıl hukuk düzeni? Başörtüsü yasağı ile ilgili 411 milletvekilinin eli özgürlüğe neden kalktı? Hiç mi anlamı yoktu parlamenter demokrasideki bu oyların? YÖK Başkanı yasak uygulanamaz diyor, sizler hâlâ “başörtülüler giremez” diyorsunuz. Birisi de diyor ki bu alanda yerleşik ictihadlar vardır, buna aykırı davranamayız. Yesinler ictihad sevginizi. İctihada, hukuka, hukuk nosyonundan vazgeçtik az biraz hukuk tekniği ile ilgili bir endişeniz, ilginiz olsaydı, yasaların değişmesiyle, eski yasaya dayalı yapılan ictihadların da kendiliğinden lüzumsuz (!) bir ictihad haline geldiğini zaten görürdünüz. Zaten biraz beklerseniz, başvuru olması hâlinde, anayasanın değişen maddelerine dayanarak yapılacak yeni ictihadları da göreceksiniz. Zavallılığınız şu ki temeli ortadan kalktığı için pratik ve düşünsel arka planı kaybolan ictihadı var sayıp, bunu yasağı sürdürmek için araçsallaştırırken, Yeni yasayı ve bu yasanın getirdiği yeni paradigmayı da “yok” hükmünde değerlendirerek katmerli cahillik ve kötü niyetinizi gözümüze soka soka sergiliyorsunuz. Bi dakka gözlüğümü takıcam. Oldu öyleyse. Siz ne derseniz o olsun bundan sonra memlekette. Parlamentoyu feshedelim nasıl olsa siz varsınız. Anayasa Mahkemesini ve diğer kurumların kapısına kilit vuralım, nasıl olsa siz varsınız. Hatta orduyu da dağıtalım, kara harekatını da bu amansız ve ödünsüz tutumunuzla siz yapın. Nasıl olsa bir generalden daha general olabiliyorsunuz gerektiğinde. Bu mudur 1. Cumhuriyetin hukuka, insana, kendi vatandaşına, öğrencisine bakışı? Bu ise çok yazık. Değilse siz kimsiniz? Yeni bir cumhuriyete geçtik de haberimiz mi olmadı? Aslında iki kelime söylemek istiyordum, gerisi abesti ama…Ama siz de hakkaten çok yasakçıymışsınız ya hu. Bu kadarını beklemiyordum yani. Sabah sabah beni dumura uğrattınız. O iki kelime şudur: Savcılar göreve! Bilmem anlatabildim mi? Bir hukuk ülkesinde isek tabii ki. Yok gerçekten de Rektörler Cumhuriyetine geçti isek, bunu da açıkça ilan edelim, haybeye kürek çekmeyelim. Bizim de işimiz gücümüz var değil mi ama. |
||
|
||
| Keşke rektörler cumhuriyeti olsa daha ne isteriz. Devleti lavuklar değil,profesörler yönetmiş hiç olmazsa bilimsel hatalar yapılmış olurdu saçmasapan sözde toplumsal özde çıkar yüzünden hatalar değil. | ||
|
||
| yök başkanından başlamiyim erdoğan teziç olsaydı dermiydi lan akp yi yakardı be.. ah erdoğan hocam ah kurumu satılmışlara devrettiniz |
||
|
||
| Üniversitelerde paralı olsun herkes okumak zorundamı diyenlerin cumhuriyetinden on kat daha iyi bir cumhuriyet olacağı kesindir. | ||
|
||
| bu ülkede en sevilmeyen insanların arasında ne yazıktırki bilim yuvalarının idari amiri sayılan ve devleti büyük bir zevkle satanların çok sevdiği biri vardır | ||
|
||
| Bilim adamları akademik anlamda ileri görüşlü olabilirler ama; türkiyede çoğu özel hayatında mühafazakardır. hiç istemem öyle bir yönetim. | ||
|
||
Tayyip den daha mı muhafakardırlar cosinüs ya da Abdullah Gül den. Çok prof gördüm sağcısı da dahil ama çok azı sanırım onlar derecesinde muhafazakardır.
|
||
|
||
| haklısın khaos onlar kadar olamazlar belki Ama sen bide o sağcı profları yönetimde gör. Sokakta dolaşan sokratese gösterilen saygıya fahişe; "sokrates dediğiniz bu mu? siz bi de onu gece koynumda göreceksiniz"
|
||
|
||
bilimi ve dini muhafazakarlığı aynı anda düşünmek demli sıcak çayla dondurmayı aynı anda yemeye benzemesede güzel yiyeceği mahvetmeye benzer
|
||
|
||
| Laikperestlerin... şeklinde başlayan bir cümleye yorum bile yapmak istemiyorum, sanırım bu kadar aptal bir giriş cümlesi bulamayacağım için olabilir, mesela ne diyebilirim ki Dinperestlerin....olmaz tabii. | ||
|
||
| sayın akrepv ve sayın Budha laikperest kelimesini ne manda kullandınız birinzi ve deiğeri ne anladı he ikinizde söyelrmsiniz | ||
|
||
Körün Teki kuyuya bir taş atıyor çıkarın çıkarabilirseniz
|
||
|
||
| "Rektörler cumhuriyetine hoşgeldiniz" diye şahane bi başlık varken sen git "Laikperestlerin demokratlık yalanını günyüzüne çıkaran bomba gibi bir yazı" gibi başlığını değiştir.. hayret bişeysiniz hakkatten, insanın okuyası gelmiyo. |
||
|
||
sayın akrepv ve sayın Budha laikperest kelimesini ne manda kullandınız birinzi ve deiğeri ne anladı he ikinizde söyelrmsiniz LAİKPEREST:Fikir ufku resmi gorusun cizdigi sinirlarin otesine gidememis, zorlama batililasma hareketi sonucu yaratilan 'aydin' kelimesi kapsamindaki kisinin realite, sivil toplum, halk, toplum dinamikleiri karsisinda sigindigi militarize, otoriter, tepeden bakmaci, resmi tarihci, resmi ideolojici goruslerden en basta gelenini ulu orta her turlu sosyal olguya karsi savunan kişilere takılan bir sıfattır. |
||
|
||
| Bi tartışma programında bi rektör "dinde türban yoktur, bu yüzden izin veremeyiz" demişti.. yani arkadaş dinin içeriğine bakıp karar veriyordu, ve laik olduğunu savunuyordu.. Laik değilsin hoca, Başka bir tartışmada bir profesör, Ortalama 4 yıl eğitim almış bir milletin oyu eğitimli birinin oyuna eşit olurmu demişti, ateşli ateşli de savunuyordu, Hoca sen de cumhuriyetçi falan, değilsin otokratsın.. Ki bu olaya bakarken rektör seçimlerinin büyük oranda "siyasi atama" olduğunu unutmamak gerek. Özellikle sezer çok fena seçimler yapmıştı. Hakkatten cumhurbaşkanı ne diye karışır eğitim kurumunun seçimine. |
||