|
||
| Korku sineması dünyada çok fazla takipçisi olan bir tür. Yerelliklere göre korku konuları ortaya çıkmış.Amerika kıtası ve hristiyan kültürü vampirleri konu edinirken Japonya ve Uzakdoğu hayaletleri konu edinmiş. Fakat dünya sineması bu türü üretirken sağlam bir altyapı ve özgün senaryoyla yapıyor. Türkiye’de ise korku türü çok üretemediğimiz bir tür. Bu türün zorunlu kıldığı özel efekt kullanımları ve maliyetinin yüksek olması gibi nedenler etkili. Tabi bunda türk siyasi tarihinin ve süreçlerinin etkisini de göz ardı etmemek gerekir. Türk sineması korku türüne “Drakula istanbul’da” adlı filmle giriş yapmış. Ama türkiye’de çekilen ilk çekilen korku filmi 1949 yapımı “Çığlık” bu filmin tüm kopyaları kaybolduğu için ilk film “Drakula İstanbul’da” kabul edilir. Bu filmde duman yaratmak için tüm set ekibi sigara içip duman üflemek zorunda kalmıştır. Bunun sonrasında 1954 yapımı yönetmenliğini Orhan Erçin’in yaptığı “ölüm saati” adlı filmdir. Diğer bir film ise Metin Erksan’ın 21 yıl sonra çektiği “Şeytan” adlı filmdir. Yapımcılığını Saner filmcilik yapmıştır. Bu süreçte gördüğümüz 1950-1975 yılları arasında çekilen korku filmleri batıdan esinlemedir. 1975 te çekilen “Süt Kardeşler-gülyabani” bir yandan komedi olmakla birlikte ilk defa yerel mitlerin kullanıldığı korku unsurlarını içinde barındıran bir filmdir. Bunun sonrasında çekilen film Durul-Taylan Kardeşlerin çektiği “Okul” filmdir. Okul filmi bir uyarlamadır. Ardından Büyü, Gomeda, Gen, Araf, Dabbe, Küçük kıyamet, Semum gibi filmler çekilmiştir. Görülüyor ki, korku türk sineması için yeni üstünde dikkatle durulması gereken işlenirken fazlasıyla dikkat isteyen bir türdür. Teknik imkansızlıkların dışında korku türünün üretilmesinde en büyük eksiklik özgün senaryodur. |
||
|
||
| semum, araf, dabbe, büyü olsun çoğunda islami değerler konu edilerek korku unsuru kullanılmıştır..... ne de olsa türk halkı bu allahtan başka bişeyden korkmaz diyemi düşündüler acaba.... | ||
|
||
semum, araf, dabbe, büyü olsun çoğunda islami değerler konu edilerek korku unsuru kullanılmıştır..... ne de olsa türk halkı bu allahtan başka bişeyden korkmaz diyemi düşündüler acaba.... Aslında ilginç di mi? Vampirli , hayaletli filmler, Türkiye' de izleniyor ve ilgi görüyor. Yabancı filmler bunlar. Bunlarla ilgili filmi çeken bir Türk olursa, sanki, kopya çekmiş denilecek gibi geldi. Türk çekerse, vampirler etkisini kaybeder. Çünkü inandırıcı olmaz. Bizle ilgili olan şeyler, vampirler değil, cinler. Türkün çekeceği korku filmine inanmamız ve dolayısıyla korkmamız için , Türk işi şeyler olmalı içinde. Acayip bir çifte standart. Zengin birilerinin bunun aksini deneyip yamulması lazım, yapacak bir şey yok. |
||
|
||
semum, araf, dabbe, büyü olsun çoğunda islami değerler konu edilerek korku unsuru kullanılmıştır..... ne de olsa türk halkı bu allahtan başka bişeyden korkmaz diyemi düşündüler acaba.... aslında buda bir neden ama dünya sineması içindede düşündüğümüz zaman her yerel kendi kültünü ve mittini öyküleştirir ve bunu gerçekçi kılar.Ve türk tarihine baktığımızda korku karakterleri arasında şaman dininde bulunan büyücüler islamda var olan cinler giriyor yada dini iyi kötü varlıklar aksi yapılırsa ancak çok sağlam yeni bir şey üretmesi gerekir mesela genleriyle oynanmış yaratıklar gibi... denenmemiş dini içeriği olmayan ama sağlam ürünler çıkmalı ki inandırıcı gelsin. semum, araf, dabbe, büyü olsun çoğunda islami değerler konu edilerek korku unsuru kullanılmıştır..... ne de olsa türk halkı bu allahtan başka bişeyden korkmaz diyemi düşündüler acaba.... Aslında ilginç di mi? Vampirli , hayaletli filmler, Türkiye' de izleniyor ve ilgi görüyor. Yabancı filmler bunlar. Bunlarla ilgili filmi çeken bir Türk olursa, sanki, kopya çekmiş denilecek gibi geldi. Türk çekerse, vampirler etkisini kaybeder. Çünkü inandırıcı olmaz. Bizle ilgili olan şeyler, vampirler değil, cinler. Türkün çekeceği korku filmine inanmamız ve dolayısıyla korkmamız için , Türk işi şeyler olmalı içinde. Acayip bir çifte standart. Zengin birilerinin bunun aksini deneyip yamulması lazım, yapacak bir şey yok. tabiki vampir içerikli konuları türk sineması olarak verirsen inandırıcılığını yitirir çünkü türk toplumunun böyle bir miti yok.bence bunda çiftte standart diye bir şey yok.ve zengin bir yapım kötü bnir senaryoyu kurtaramaz yani digital efektler ve sadece teknoloji mekanik bir korku yaratır buda anlıktır ve çok iyi sayılmaz hatta bazen efektler o kadar abartı gelir ki konudan kopmamızı sağlar.Bence iyi bir korku sağlam bir senaryo ile ortaya çıkar.örneğin rosemary'nin bebeği bence iyi bir örnek korku için |
||
|
||
| çok eskilerden metin erksan imzalı exorcist kopyası şeytan filmimiz var güzide türk sinemasında. | ||
|
||
| Yerli yapımlardaki özel efektlerde çok aşırıya kaçıyorlar ve bunu denetlemiyorlar. Dabbe gibi filmler iyi satıyor ama açık açık psikoloji bozucu.Bazı sahneleri kesmeleri gerek bence. | ||
|
||
| Yapmayalım bız korku fılmı falan ... Rezıl edıyoruz kendımızı . Japonların ustune tanımam korkuda : ) |
||
|
||
| Ben koleksıyonumda bulundurmaya degecek kalıtede , zevkıme gore bır korku fılmı yapadılar bence ... Bılmıyorum sorun mu bende . | ||
|
||
| Türk milleti öyle her şeyden korkmaz ondandır belki de. | ||
|
||
| Sanırım bızler sadece cinden periden şeytandan korkuyoruz ... | ||
|
||
| sigara sağlığa zararlıdır.sigara öldürür. Türk genci ölümden korkmaz. |
||