|
||
| toprak uyandı, gövdesinde kanayan ağaçların göğünde uçuşurken ölü kuşlar… |
||
|
||
| Kimi ağaç eğerken kollarını yere doğru, kimi de uzanıyor olabildiğince göğe fakat hepsinin kökü içerde.Toprağa tutununan onlar mı, yoksa toprak mı onları tutan kendinde? Nilüfer çiçekleri gibi sucul olan bitkileri anlayamaz karada yaşayanlar..! |
||
|
||
| yaşamın rahmine dönüş yolu bu. tutunacak tek yer uyandığım toprak. boynumdaki ip yelkovana asılı zamanını bekliyor akrep zehrini akıtmak için bedenime. |
||
|
||
| Kocaman bir dünya var sanki bu dizelerde, zaman beklemez tutmaz kendini ve uydurmaz hiçbir şeye, yelkovanla birlikte yavaş yavaş hareket eden akreptir ve böylece zehir akıyordur sen hissetmeden bedene... Tutunamayan insan, nasıl kök salıyor peki kendi benliğinin içinde kendine? |
||
|
||
| nuri bilge ceylan filmini cekecek sanırım. | ||
|
||
| kanımızla beslenip, korkularımızla çoğalarak ezip geçiyor zaman bedenlerimizi. cerahat olup akıyor zihnimizden sonra. kendi içinde bir yaşam savaşı bu benliğin. |
||
|
||
| Kendi içinde yaşam savaşı veren benliğin yenilgileri ağır olsa gerek! |
||
|
||
| ama boşver elbet bir gün geçecek... | ||
|
||
| Bir kuşun cansız bedeni Terlemiş avuçlarımda üşütüyor cesedimi Kristalleşen ıslaklığını hissediyorum tenimde korkunun Tutuşacak birazdan üstümde uçuşan rüzgar Yan ey bilmediğim Küllerimi kat sonsuzluğuna Esirinim belkisiz... |
||
|
||
| terleyen avuçlarından sızan ağu-har belkilerin eskizleriyle zaman kayar toplandığı yerde bekleyen korkuların iç çekişleri bir esin anında yanar |
||
|
||
| Verilen tüm kavgaları kaybetmek anlaşılmadan dinlenmeden, bir cüzzamlı gibi "tutunacak dalım mı var" bile diyememek kaybetmeye mahkum, doğa karşısında zayıf da olacağından nesli tükenmeye giden Ama ben tutunanlardan isem de tutunamaynlara özenirim. |
||
|
||
| tutun; "ayan", ay,,, tutunamayanlar, sürekli kan'ar,,!,, bir ipin ucunda mı hayat,,(?),, bu sonlar, başlangıçlar, hep aynı salıncakta mı sallanıyorlar,,(?),, inanmam ben, başa da sona da, ve binmem o salıncağa asla,,,! bir zemin ki oldukça kaygan, budala ruhum, sürekli kayar da kayar,,, |
||
|
||
| düşerken de kırmış ruhum son dalı, ama iyi ki kırmış, yoksa nereden bilirdim sana tutunacağımı... |
||
|
||
| tutunmadan salınmak özgürce çokmu korkutuyoR insanlaRı ..rüzgarın an_ın tadını çıkartmak.. sahipleniRsek ruhumuzu ..?? yok buda çok zor..yoruluyorsun kendine tutunmaktan..ve elinden kayıveriyoR yorgunluktan tüm edindikleRin |
||
|
||
| tutunmak gerektiği edinimini yavaş yavaş sızdırırlar içimize tutunmadan yaşamak isteyenlere kör bakarak dışlarlar seni kim, "tutunuyorum ben" diyerek kandırmak ister kendini kimse tutunamıyorken, "tutunmuyorum işte ben" diyebilenler bu farkı yakalar ve durmadan bir zemin üzerinde kayarlar tekin ve emin olunan ne var ki hayatta,,!,, ahmakça düşünenler,,,üşüyorlar sürekli ve bu oldukça iyi,,, |
||