SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Okuma Odası

Konu: Kimim Ben

Sayfa: [ 1 ]

24.02.2008 21:24:25
1.

Benim için olabildiğince uzun, ama “yolun başına gitmek için” nereden başlamam gerekiyor sorusunu heybesinden çıkarıp her sabah, yerine takılan düğmeler, düzeltilen ceket kolları ve tozu alınan ayakkabıların sıradan telaşıyla güne başlayan her insan için kısa sayılabilecek bir ayrılıktan sonra kaldığım yerden devam etmenin o can sıkıcı anlarındayım şimdi.

Kendi kaderimin tayin ettiği sınırlar dâhilinde dünyaya duyduğum güvenin temelden sarsıldığı bir kalışı geride bırakalı yıllar olmuştu oysa.

Kahredici bir utanç bu aslında…

Aradan geçen zamanın icbar ettiği deneyimlerin aynı çemberde dolanıp üst üste bir kalışı ve tekrar devam edişi kelimelere dökmek.   

Kendi değerinden arındırılmış bir sitemin garip bir sarhoşlukla yoğrulmuş hali…

Düşünce kategorilerinden uzak, dünyaya duyduğum güvenin temelinden sarsıldığı bir doğumluluğun ayak sesleriyle sahip olduğum insani birikimlerin tozunu almak.   

Yaratılmış olmanın ilmeğinden geçiremediğim doğumluluğun her insanın kaderinde asılı duran o ikircikli mana, düşünce dünyasına demirden bir duvar örüyor sanki.

Ardından, temelinde umutsuz bir aidiyet çağrısının neler kazandığıma dair yaptığım hesapların gereksizliğine işaret eden cümlelerine bakıp duruyorum.

Gittiği her yolun ayrıntılarına takılıp kalmış, yolun sonunu görmekten vazgeçmiş milyonlarca insanın hayal dünyasında buluyorum kendimi.

Başarmış olmanın bir güven ve emanet dünyası vareden olanağından yoksun bir aidiyetin yaratılmış olana her fırsatta vurduğu darbeler ortada dolanıp duran bir benliğin hayatını daha da zorlaştırıyor.

Kendimden bahsediyorum ey insanlar!

Kaldığım yerden devam etmeyi bir başarı, yeni bir girişim olarak görenlerin kalışın nedenlerini bile merak etmekten uzak taammüllerin ve bildik insani ilişkilerin kısır gözüyle görenlerden bahsediyorum.

Kahredici bir utançtan bahsediyorum!

Her seferinde yıkılan bir güveni tekrar diriltmek uğruna vazgeçilen değerlerin beni şimdi, bilmem kaçıncı inzivanın içinden çıkardığı bir utançtan bahsediyorum.

Düşünmenin ve anlamanın bir kenara itildiği bu dünyada benim dışımda hiçkimsenin içinde yer almadığı katıksız bir sarhoşluktan bahsediyorum.

Yaratılmış olmanın daimi surette doğurulmanın tetiklediği kaybedersen tekrar dene diye diye bir et yığınından başka bir şeyin kalmadığı, sanatın anlamından uzak bir girişimle doğumluluğa feda edildiği bir hayat tarzından bahsediyorum.  İsteseniz de istemeseniz de hiçbir aidiyetin, bağımlılığın zehirli pençelerinden kurtulamayacağını bir gün öğreneceksiniz.

2.

Herşeyden önce şarkılar vardı
Zamanla sayıları o kadar arttı ki,
Bilgi özgürlüğün kapılarını araladı
Özgürlük barbarlığa öncülük etti
Ardından, kıyamet koptu

                     (Paryalar Yasası giriş bölümünden)

25.02.2008 22:37:35
3.
Birbirlerine bir nefes kadar yakın ama gerçekte olabilecek en uzak mesafede yaşayan insanların seksen metrekarelik dairelerde istif edildiği bir şehir hayatında bireysel seçimlerin özgürlükle eş tutulduğunu, kapalı perdeler ardında icra edilen gizli bir yaşamın özgürlüğün tanımına atıfta bulunduğunu, içeriden bakılınca saydam, dışarıdan bakılınca kapkara camların ardındaki alelade bir hayat tarzının özgür, mutlu bir yaşam alanının kapısını araladığını, ağlamaklı olsan da gülümsüyor olsan da, birilerinin hayatına önemli bir işaret koymak üzere iken veya işinden de kovulsan, terkedilsen de, parasız da kalsan sokaklarında herkesin sahip olduğu o donuk; o soğuk maskeyi takmadan bir adım bile atamayacağınını, aksini yaptığında dışlayan, küçümseyen önyargıların nezaretinde toplum mühendislerinin tek hücreli sayfalarında tutsak edileceğini bilmelisin.

25.02.2008 22:38:38
Kelimelerle gerçekler hiç bu kadar uzaklaşmamıştı birbirinden. Aybaşını bekleyen nasırlı ellerimizi alnımıza yaslayıp enternasyonalizmin kaygılarına yeni kaygılar ekliyoruz. Dünyayı kurtaramıyoruz ama bari o yolda ölelim diye diye kurtarılmayı bekleyen kuyruğu kapana kısılmış tilkilere döndük, acınası bir kurnazlıkla elimize geçeni kökünden söküp aldık umarsızca. Doğu geleneğini göklere çıkardıkça türkü evlerinde sidik yarışına döndürdük, on kuruşa anasını sattık halkın çığlıklarının.

25.02.2008 22:40:34
Biz şehirlerin gencecik ve umutlu savaşçıları; devletin adım atmadığı her yere kendi kolonilerimizi kurduk. Kurallara başkaldırabilirsek kendi sesimize sahip olacağız sandık. Ama her kuralın bekçilerine, her yaşam biçiminin dinamiklerine oluk oluk para akıtan kendine özgü devasa para bankalarının sinsi tuzaklarına yem olduk. Diyorduk ki atacağımız her adım, enerjimizi tükettiğimiz her emek bir devrimdir, yeni yeşeren buğday başakları gibi devrildik daha ilk rüzgârı görür görmez. Sokaklara dökülen yüzbinlerimiz patlayan plastik kurşunların sesiyle çil yavrusu gibi dağıldı...

25.02.2008 22:42:53
Biz ne ölümler gördük tarihte, böyle ölümleri yazmadık daha, görmedik iflas edenin ölü sayıldığını, gurbette gün sayanların ölüler hanesine yazıldığına şahit olmadık, işten kovulanların, bir mahalleden ötekine taşınanların, taksi şoförlerinin, musluk tamircilerinin, kiracıların, borcunu ödeyemeyenlerin, bir sınava takılıp kalanların ölü sayıldığını anlayamadık.

Ama biz, yaşayan ölüler olarak bir gün mutlaka özgür olacağız. Umutlarımız tükenmedi daha, mesela her birimiz birer otçul memeliler adayı olarak yeşilliğin öze dönüş yeri olduğunu keşfettiğimizde ördek, tavuk ve benzeri küçükbaş hayvanları besleyeceğimiz küçük ve şirin, sıcak ve el değmemiş, körpe ve taze bir köy yeri ya da çiftlik hayali ile donatırız zihnimizi, utanmadan bunu da yanına iliştiriz kokuşmuş samimiyetlerimizin! Bizim tatillerimiz var yılın iki haftası, bir yıl boyunca hallaç pamuğuna dönen bedenlerimizi hep azalan bir hayat damarının hezimetine sunarız.

 Bizden iyi olana yanaşınca daha iyi olacağımızı sanıyorduk, elimizdeki sertifikalı kırmızı halılarla, pazarladık becerilerimizi. Sonra yeniden ve yeni kurallarla geleneğin temellerini sarsan geleneklerle dünyaya bir kez daha meydan okuduk.

zifir 25.02.2008 23:35:59
sadece bir şey im

25.02.2008 23:38:35
keşke ben de "bir şey im" diyebilseydim..

25.02.2008 23:50:13
keşkenin ağacı yeşermezmiş...

zifir 25.02.2008 23:56:07
bir şey bile değilmisin yani
oda birşeydir hiçbirşey olabilkmekte

24.03.2008 23:39:30
birşeyler olayım derken katil matil olmayında bilmem yani.konuların seyri felsefe tamamen siyasiliğe dönüşmüş gibi.siyaset ,politika,kaplamış heryanı.

24.03.2008 23:56:31


Herşeyden önce şarkılar vardı
Zamanla sayıları o kadar arttı ki,
Bilgi özgürlüğün kapılarını araladı
Özgürlük barbarlığa öncülük etti
Ardından, kıyamet koptu

                     (Paryalar Yasası giriş bölümünden)


Özgürlük barbarlığa öncülük etmeden önce, bunun ona öncülük etmesine insanlık öncülük etti,,,


Sayfa: [ 1 ]