SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Diğer görsel sanatlar

Konu: lümpence görsellikte japon darbesi

Sayfa: [ 1 ]

20.12.2004 16:56:33
bir gün ne yapacaklarını şaşırdılar...bir kaçı hariç hemen hepsi şaşkınlıktan donakaldı.saçmalama da çareyi bulanlar,denenmemiş ne var diye kendi kendini yeniden ısıtıp ısıtıp sunanlara -bir kaçı hariç tabi- ben de ,şimdi neyi sınayıp başaramayacaklar acaba  gibisine bakıyordum..
 
dar bir alanda yeniyi bulma çabası, sırf bu bile ilgiye değerdi çünkü.
 
sonra bir gün başka türlü bir şey gördük.başka türlü kumaşlar,başka türlü dikişler,başka türlü formlar.. ...turkuaz bir sahnede kumaştan yapılmış heykeller gördük.
 
fransız yeni stilistlerin deneysel defile şovlarını bile aşan parlaklıkta bir şeyleri anlatan sahne kurgusunu ve de.(Hüseyin Çağlayan..aahh..o bir başka tabi :rolleyes: )
 
Japonlar sordu..hey oradaki..giyinmek nedir..
 
Kendileri yanıtladı..Giyinmek isyandır.
 
Şimdi kaldırın ağır kumaşlara geçirilmiş elit dikişlerinizi ,çünkü biz geldik ve moda sanat oldu.
 
Ama biz sanatçı olmak istemiyoruz.
 
Biz kendimizi pazarlamak istemiyoruz çünkü.(gene de iyi kazanıyorlar,pazarı da iyi çözdüler ya..neyse)
 
japonların gelişmiş bir görsel yorumlama tekniği vardı..artık içselleşmiş bir farklı ruh halindeliği..iyi işlenmiş kumaş kültürü de buna eklenince ve o japonsu uzaklık..ve keskin zeka..
 
avrupanın tanımadığı her şeye sahiptiler belki..modanın öldü denilen gövdesini yenilemek hatta yeni gövde üretmek için her şeye(iyi mi yaptılar..bilmiyorum ,izlemesi zevkliydi..ağır avrupa moda hıncının yıkılışını görmek de..)

japonlar,modasal sinir bozucu simetriyi sallamayan ,her tür burjuva örtünme alışkanlığıyla tersten bakışı aracılığıyla alay eden(dolayısıyla yeni tür burjuvalık yaratan ,napalım bu işin yan etkisi de bu) kişiler olarak  çıkışlarında modanın evsahiplerine yeni stilleri için de rehberlik ediyordu.Tabi ilk şok dalgaları ve bir ihtimal yadsımalar sonrasında .

tamam,örneğin burjuvazinin doruğu ferre de fırfırlı stiliyle özellikle erkekler açısından cinsiyetlere bakışı yenilemiştir de tabi bütün bu olup bitenler saray kapılarının arkasında kalmıştır..
 
ama japonlar sokağa inmeyi başardı..

grunge giyim tarzına inanılmaz fikirler hediye etti.akabinde bu tarz sokaktaki en sıradan insana bile ucundan kıyısından bulaştı hatta.

kısaca..japon geleneklerinin zeki-duyarlı zihnilerden süzülerek batılı tarzın dar boğazına şok yansıması... sokağa dönüşümü postmodernizmin kuğu gölü balesi dahi olsa. Wink

Miyake tasarımı..


20.12.2004 16:58:00
Issey Miyake...giyime bir terzi bakışıyla bakmayı reddetti.(hatırla etnik giysilerindeki basit yapı,kağıt katlama sanatı)..aşırı işlenmiş,detaylarıyla pahasını katlamış kıyafetler yerine geleneksel japon bakışının giyinmekteki hafifletici üslubunu da sırtına yükleyerek giysiyi kendisine ait bir teknikle ulaşılan özel bir ifade diline dönüştürdü..
 
hazırladığı giysiler için kurguladığı sahnelerde kafasındaki hafiflemiş insanın portresini çizen ve  kamburundan rahata kaçmış bu insanı en çok yeşilin tonlarında görebilen tarzın da sahibi.


20.12.2004 17:02:00
Yohji Yamamoto..giysiyle cümle kurmaya  çalışmak gibi abartılı bir noktaya gelişi sonunda reklam kuşaklarından felsefesini edinen genç kuşak gibi bir tuhaf yaratığın üremesi demek olduysa da..uyanık davranmalılardı.yenilmemelilerdi..


20.12.2004 17:03:05
üst düzey giysi-kumaş-sanat üçgeni deneycisi japon kuşağın en yeni ismi olarak görülüyor ancak  bana en karmaşık ve sivri yorumlayışı o yapıyor gibi  geliyor.
Junya Watanabe..



Sayfa: [ 1 ]