|
||
| edebi algılama ve anlatım nesneleri olduğundan farklı betimler. örneğin denizde yansıyan bir ay görüntüsü dünyanın uydusu ay ın güneşten aldığı ışığı büyük bir su birikintisi üzerinde görmemiz gibi gerçekçi tanımlar bulmaz zihnimizde. edebiyatçılar nesnelere kişisel anlamlar katarak bize olduklarından farklı gösterirler. bu da bilincimizi bulandırır. bizi kandırır. bir tür illüzyona uğratılırız. edebiyat bir büyü mü yoksa nesnelerin gerçekliklerinin arka planında kalan manalarını ortaya çıkarma sanatı mı ? |
||
|
||
| çok da anlamlı olmayan,yada duygusal modda olmayan şeyleri o moda sokuyor bir bakıma ... içerken ,mehtaba karşı içerken manzarayı düşünürsün, deniz ve mehtap hesabı,güneşden aldığı ışığı sana yansıtan ay o an sadece manzarısıyla vardır bilincinde ,kağıda dökücek olursan da onu öyle yansıtırsın ,edebiyat sürrüalist bakış açısı belkide anlamlandırmak beyninde,benzetmek,bağlantı kurmak ,ilişkilendirmek ve dökmek sonra... | ||
|
||
| ancak bu büyü öyle basit bir şey değil. farklı amaçlar için kullandığında hayatımıza yön veren fikirlere dönüşebilir ve edebiyatta bunun aracı olur. bizi bizden alan edebiyat, müzik, sinema gibi sanat dalları bu büyüyü üretirler. buna karşı dikkatli olunmalı. |
||
|
||
tamam soyutlayalım kendimizi o zaman bence etkilen o an ,ama çok kaptırmadan ,büyünün kokusunu çek içine ama bağımlı olma ve o dünyada kaybolma ...kullan ve at ...
|
||
|
||
| Edebiyatta verdiğin örnek gibi nesnelerin farklı gösterilmesi, aslında edebi akıma çok bağlı bir durum. Örneğin realist ya da natüralist bir romanda bu tür betimlemelere rastlamanız olası değildir. Nesnelerin bu biçimiyle anlatımı da büyü değil, algının duyguyla karışımıdır sadece. Çünkü aranan nesnel gerçeklik değil, hissediştir. Metne duygu yükü hakimdir. Bence asıl değerli anlatım bunlardan hiçbiri değildir. Yani ne kuru tasvir, ne nesneleri olduğundan farklı anlatmak. Tasvirin, sembolizasyonla, imgelerle zenginleştirilmesi daha önemli gibi sanki... |
||
|
||
| Edebiyat hayatı uyuşturan büyüyü çözer,gerçeği saran uyku kabuğunu kırar,yerinde çürüyen,çürüten insanı rahatsız ederek dışarı çıkmasını sağlar...korkakları evsizleştirir,ahmaklıkları itirafa zorlar..hayatı değiştirir,gerçeği özgür kılar,insanın kendi özünü yaratması için kalkan olur. Edebiyat büyü değil tam tersi büyü kovucudur. :peace: |
||
|
||
seni gidi büyücü seni :lol: iş üstünde yakalandın
|
||
|
||
| :huh: :islik: Edebiyat hayatın belgeselini çeker ,tavrı hangi türden bir sembolizmi içerirse içersin. Edebiyatı gerçek dışı bulanlar ,edebiyatın deşeceği yaradan muaf tutulmak isteyenlerdir. :shuriken: |
||
|
||
| hem nesnelerin olduğundan farklı betimlendiğini nereden biliyoruz..nesnelerin kendilerine bu konuda güvenmenin mantıklı olduğunu nereden öğrendik ki.. | ||
|
||
| Buzun son söylediği nesnel gerçekliğin yeniden sorgulanmasını gerektiriyor. Bu da bizi descartes ötesi bir kuşkuculuğa sürükler, gerçi o sürrealisttir ne dese yeridir...
|
||
|
||
| :specool: Şu önemli ama, edebiyatçılar asla tarihçilerden fazla yalan söylemez.hatta hiç söylemez. |
||
|
||
| yeri geldiğinde büyünün üzerine işemeyi bil. | ||
|
||
| Dışımızdaki nesnel gerçekliği görme, işitme, koku alma, tad alma, dokunma aracılığıyla kavrarız. Bunlar sayesinde algıladığımız duyumlar aklımızda bilgilere dönüşür. İşte edebiyat bize bu beş duyumuzdan öte çoklukta ve derinlikte algıların yolunu dil vasıtasıyla açan, gündelik yaşamdaki tepkilerimizin oluşturduğu ezberi bozan, bize bir bakıma üçüncü göz denebilecek bir algı boyutunun kapılarını açan bir etkinliktir. :sevgi: |
||
|
||
| edebi anlatım gerçekten nesneleri olduklarından farklı mı betimler? edebiyat o nesneler hangileriyse onları anlamlandırma çabasıdır bence. insan törensel bir varlıktır. edebiyat da bir bütün olarak bu törenselliğin yarattığı kişisel törenciklerdir. ve bi başkasının törenine dahil olmanın en kolay yoludur. büyüsü de burdan gelir. |
||
|
||
| Bence yerinde bir tanımlama... zaten deniz de edebiyat nesneleri ille de olduğundan farklı tanımlar demiyor iki soru sorarak bir tartışma açmaya çalışıyor... "Olduğu gibi" zaten nedir ki. Benim denize baktığımda anladığımla başkasının denize baktığında anladığı şey (anlam) aynı olabilir mi? Nesneleri anlamlandırma çabası da olabilir ki daha iyi duruyor...ama işin içine anlam girince insanlar arasında ortak bir paydadan söz etmek zaten olanaksız hale geliyor. sağlıcakla, |
||