SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat / Dil

Konu: Anti-Fütürist Manifesto

Sayfa: [ 1 ]

18.12.2004 21:58:16
Anti-Fütürist Manifesto

Fütürizm de birçok sanat akımında görüldüğü gibi; 20.yy başlarında savaş sonrası yıkım döneminden köklerini alan, temelinin Rusya ve İtalya’da atıldığı, ikl döneminde bir çok siyasi fikride çatısı altında toplayabilen bir sanat akımıdır. Burada eleştirdiğim fütürizmin ne teknolojiye ne de faşizme kaynaklık etmiş olduğudur. Bunu ayrı bir tartışma konusu olarak değerlendiriyorum.

Fütürizmi ele alırken iki ana başlık altında incelersek daha objektif bir bakış elde etmiş oluruz.Bunlardan biri başkaldırı, diğeri hız kavramıdır.

Fütürizmin başkaldırısı odağını “eski” ye, köklü olana yöneltmiş ateşli bir isyandır. Birçok edebi kurala, ahlak kavramına, yerleşik tekniğe açık ve aktif bir saldırı sözkonusudur.Hatta bu öyle yıkıcı bir devrim çağrısıdır ki Neçayev’in Nihilist Devrimi’nin sanatta ki yansıması olarak görülebilir. Fütürist sanat eserinin değeride, güzelliğide ne derece yıkıcı ve saldırgan olduğuyla doğru orantılıdır. Bu başkaldırı; eski olan, pasifist olan, kökleşmiş her olguya yöneltilebilir. Fütürizmin bu ajite bakışı, çıkış dönemindeki yeni arayışlar gözönüne alınırsa anlam kazanır hale gelir. Bu savaş çağrısının haklı görülecek kısmı; değerlerin talan edilmesi ve büyük çapta değişim isteğidir.

Peki bu yıkımın yöntemi nedir? Asıl irdelenmesi gereken ve fütürist devrimin tekniği sayılabilecek oldu “hız” dır.

Fütürizmin hız’ı kendini sanatın her dalında ortaya koyar. Resimde hareketli cisimlerin ardışık görüntülerinin verilmesi, edebiyatta betimlemenin yadsınması ve özet anlatımların tercih edilmesi, tiyatroda bireşim tekniğiyle duygu-durum-düşüncenin birkaç sözcük ya da jeste sığdırılmasıdır.

Hız ayrıca fütürizmin teknolojiye ve yeniye olan hayranlığının da kaynağıdır.Bu tutkunun ardında hızın nesneyi ve düşünceyi forse edici özelliği vardır. Dinamizm değişimin ve eskiyle tüm bağları koparmanın tek yolu olarak görülür.

Hız?

Hız; yüseyselliğin formülüdür aslında. Asıl anlam herzaman detaydayken, hızla detaylar silinir; bütün –hatta bütünün de sadece hareket özelliği- görülebilir. Nesnenin kavranışı en alt düzeye indirilir. Gördüğümüz biçimini, nedenini, morfolojisini algılayamadığımız bir “şey” olur sadece.

Hız yatay eksene ait bir kavramdır. Oysa kavrayış ve derinlik; ancak düşey eksende hareketle sağlanabilir. Anti-hız; kullanımına bağlı olarak pasifizme değil; yoğunluğa eşdeğer hale gelir.

Nesnenin molekül düzeyine kadar parçalara bölünmesi, incelenmesi; bize o nesnenin bütün formunun sakladığıestetiğe ulaşma imkanı verir. Dokunun estetiği yanında hız ve hareket nesneye ait belirsiz fiziksel özellik olarak kalabilir ancak.

Ve bu parçalanma, bu dinginlik; bakıp göremediğimiz detayların sonsuzluğuna ulaşmanın ve görülebilen, düşünülebilen herşeyin gerçek yıkımıdır aslında. Bu yıkımın tek amacı algılamaktır...



noir

18.12.2004 22:20:43
"Fütürizm Bildirisi (Manifestosu)
1. Biz tehlikeye karşı duyduğumuz sevgiyi, enerjiyi ve atılganlığa duyduğumuz yakınlığı yüceltmek istiyoruz.

2. Yüreklilik, gözüpeklik ve başkaldırı, bizim yazımızın en temel ögeleri olacaktır.

3. Bugüne dek yazın, düşünce tembelliğinden, kendisinden geçmeden ve uykudan övgü ile söz etmiştir. Biz ise şimdi saldırgan devrimi, ateşli uykusuzluğu, koşar adımı, ölüm taklasını, tokadı ve yumruğu övüyoruz.

4. Dünyanın güzelliğinin, yeni bir güzellikle daha da zenginleştiğini açıklıyoruz: Bu güzellik, hızın güzelliğidir. Karoserisini, içine çektiği havanın etkisi ile patlayacakmış görüntüsü veren yılan benzeri boruların süslediği bir yarış arabası (…) motoru ısıtılırken son derece yüksek bir gürültü çıkaran araba, Samothrakeli Nike'dan daha güzeldir.

5. İdeal ekseni, kendi yörüngesinde hızla ilerleyen dünyayı dolaşan dümeni elinde bulunduran insanı yüceltmek istiyoruz.

6. Yazar, temel elementlerinin ateşli tutkularını çoğaltmak için gönüllü ve içtenlikle kendine vermekten çekinmemelidir.

7. Güzellik artık yalnızca savaşımda sözkonusudur. Saldırgan özelliklerden yoksun bir yapıt, başyapıt olamaz. Yazın, insanların önünde saygıyla eğilmelerini sağlamak amacı ile bilinmeyen güçlere yapılan bir saldırı olarak algılanmalıdır.

8. Biz çağımızın en son aşamasında bulunuyoruz! (…) Olanaksızlığın gizemli kapılarını açmak için neden geriye bakalım? Zaman ve mekan dün yok olmuştur. Bizler artık mutlak olanda yaşıyoruz, çünkü artık sonsuz ve herzaman için var olacak olan hızı yaratmış bulunuyoruz.

9. Müzeleri, kitaplıkları ve her türlü akademiyi yıkmak ve ahlakçılığa, feminizme ve belli çıkarlar ve amaçlardan kaynaklanan korkaklığa karşı savaş açmak istiyoruz.

10. Çalışan, eğlenen ve ayaklananlara neden olan büyük insan kitlelerini yüceltmek istiyoruz; çağdaş başkentlerdeki renkli ve çok sesli devrimci akımları yüceltmek istiyoruz; göz kamaştıran elektrikli aylar tarafından aydınlatılan silah depolarını ve tersanelerini, dumanlı yılanlara benzer trenleri yutan istasyonları; göğe yükselen dumanlarıyla bulutlara asılı duran fabrikaları, dev aletleri gibi nehirlerin iki yakasını birleştiren ve güneş ışığında bıçak gibi parlayan köprüleri, göğü inleten ve serüvenler peşinde koşan vapurları, raylarda, borularla çevrelenmiş dev çelik beygirler gibi koşmakta olan geniş göğüslü lokomatifleri ve rüzgarda bir bayrak gibi sallanan ve coşkulu bir topluluğun alkışını andıran pervanesiyle göklerde kayarcasına uçan uçakları yüceltmek istiyoruız.

(20 Ocak 1909'da "Le Figaro" Gazetesinde F.T. Marinetti'nin yayınladığı "Le Futurisme" bildirisi.)
"20. Yüzyılda Tiyatro" çev. Aziz Çalışlar."


Fütüristler nedenlerini böyle açıkladılar..Onlara kadar gelen ağır sanatsal yapıdan kurtulmak için ,hızla derine kadar ilerleyen ağır bir yumruk olmak gerekiyordu belki ve onlar da bu role gönüllü soyundular.

Hız olarak tanımladıkları aslında suni üretilmiş her türlü tapınma aracı sanatsal kavramı bir an önce yerle bir etmekti,çünkü yapı kendini kanıtladığını düşündüğü sağlamlık alanında hiç de göründüğü kadar iddialı değildi.

Sanatçının geliştirdiği tarzın giderek büyüsüne kapılmasından, hayatın akışkanlığını yitirip donuk karelere ve  yani kurgulanmış imajlara bölünmesine bir tepki gibi ortaya çıktılar ve kendimizi olan biten insansı sayıklamalardan bir an önce kurtulmak adına yıkıyoruzu  bağırarak söylemeye çalıştılar.

Belki de kendinde giderek derinleşmekten soluksuz kalmış insanın sıradanlığına dönerek dinlenmesi gerekiyordu..sanattaki ara,geçici katman olma görevini fütüristler üstlendi.

Hız arttıkça kişi ayrıntılara hakimiyetini kaybeder.Şuursal olarak etkinliği azalmış insanlara ihtiyacı olan sistemler hızı tetikleyecek yaşam biçimlerini insanlara sunarlar.

İlk heyecanı geçen fütürist sanatçıların çoğu kendilerini yutan,anlamsız ve hızından öte coşkusu olmayan plastik bir hayatın ortasında bularak afallamış olmalı..olmalı mutlaka..

Kendini birden anlam -algı kuyusunun dibinde bulmak sadece harika bir boynunu kırmak hissi verecektir.Oysa ölüm dahil her olgu,an ve hissedişin ayrıntılarla büyüyeninde ,zamanın acımasız döngüsünü kırarak anları saatlerin hızla akıp gidişi önünde çekeninde insan kendini kırıp dışına ,özgürlüğüne çıkacağı yoğunluğu bulacaktır.

 

23.12.2004 14:56:22
Buz; gerçektende fütürist akım içinde ki sanatçılarda bir dönem sonra çok belirgin sapmalar yaşandı. Bu da sanırım hızın kendi kendini tüketmesiyle ilgili.

Fütürizm; çıkışı ve tepkiselliği adına başlangıçta çok doğru izlenimler bıraktı; fakat ardından hıza olan tutku bu tepkili arayışın önüne geçti ve teknolojiye, sermayeye yataklık eder hale gelindi. Zaten bu noktadan sonra büyük ayrışmalar yaşandı akım içinde...

Hız; kendini tüketti, zamanı ve düşünceleri sığdırmaya çalıştığı olgu içinde kendi yokoldu...

02.01.2005 22:40:03
Dadaistler tarafından fütüristler dahil bütün akımlar dünya savaşları esnasında hükümet yanlısı tavırlarıyla eleştirilmiş.

Yani fazla hız tutkusu siyasette sökmemiş..herkesin çizdiği yolu çizmişler bu sefer maceraperestler. Wink  

03.01.2005 18:59:43
Hızı kullanmayı bilmiyorsan yavaş olmak gerekir...  :evet:  


Sayfa: [ 1 ]