SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Ekoloji

Konu: doğa anormalleşti

Sayfa: [ 1 ]

deniz 16.12.2004 08:16:23
Doğa anormalleşti

Dünya artık dramatik iklim değişiklikleri yaşıyor. Aşırı yağmurlar, büyük kuraklıklara karşı uzmanlar uyarıda bulunuyor..

Ilık kışlar, sıcak yazlar, aşırı yağmurlar, büyük kuraklıklar, artık görülmeyen kırk ikindiler... Tersine gece öten ağustos böcekleri ve gündüz öten cırcırböcekleri ve kuşların, balıkların, memelilerin, böceklerin, tüm dünyada değişen iklim koşullarına nasıl yanıt verdiklerini ele almak üzere dünya çevre bakanları, Arjantin'in başkenti Buenos Aires'deki BM toplantısına katılıyor.

Toplantıya büyük katkı sağlayan panda simgeli ''Dünya Doğa Vakfı''ndan (WWF) Arnold Van Vliet ile WWF iklim değişikliği dairesi başkanı Jennifer Morgan'ın verdiği bilgiye göre, şu vurgulanıyor:

''Dünya artık her bölgesinde iklim değişikliklerinin dramatik etkilerini yaşıyor ve ekosistemler devamlı artarak bozulma evresine girmiş bulunuyor. Doğanın hem yavaş hem hızlı değişmesini, yavaş yavaş parçalanışını görmek için kutuplardaki erimeleri görmeye gitmeye gerekyok. Bahçemize bakmamız kafi.''

WWF uzmanları, ''İklimin aşırı meyilleri ve tabiatın verdiği yanıtlar ortada olduğu halde, bu en hassas hayati durumda, buradaki (Buenos Aires) toplantı koridorlarında bile bakanlar gelirken inanılamayacak derecede atalet var'' diyor.

Doğadaki anormal değişimlere, rasgele şu örnekler verilebiliyor:

* Hollanda'da polen-çiçek açma mevsimi 22 gün uzadı. Hem de
yalnızca 30 yılda (1969-2000).

* Son 100 yılda kuzey Avrupa yüzde 10 ila yüzde 40 daha çok yağış alır duruma geldi.

* Bizzat Buenos Airesliler, şunu çok iyi hatırlıyorlar: 1940'lardan beri buraya kar yağmadı. Arjantinliler, başkentlerinde eski kışlarda başörtüsü, bere, hatta parmaksız eldiven giyerlerdi.

* Dünya ortalama sıcaklığı son 150 yılda 1 derece arttı ve ortalama 2 derece artışa doğru gidiyor.

* Bazı böcek türlerinde anormal artış oluyor.

* Kuzeydoğu Amerika'da çiçekler, yüz yıl öncesine göre 8 gün, son iki yüz yıla göre bazı bölgelerde bitki çiçekleri 1 ay erken açmaya başladı.

* Hollanda'ya güney Avrupa'dan gelen göçmen kelebekler, eskiden mayısta buraya varırlardı. Halbuki kelebeklerin Hollanda'ya artık ocakta dahi geldikleri görüldü.

Hollanda-Wageningen Üniversitesi WWF uzmanı Van Vliet, ''Dünya ortalamasında 2 derecelik artış çok fazla. Azami 1.5 derece olmalıdır'' diyor.

Sanayiden atmosfere salınan ve sera etkisi yapan karbondioksitin yanında doğa kirlenmesinin başlıca unsurlarından fosil yakıtlar (petrol), iklime en büyük zararı dokunan etmenlerden. Kyoto Protokolü gibi uluslararası anlaşmaların çok zayıf kaldığını hatırlatan uzmanlar, devletler arası çok daha etkin önlemlere ihtiyaç olduğunu bir kez daha vurguluyorlar.

17.12.2004 08:46:15
Bence istendiği zaman bu durum rahatlıkla çözülebilir. Ama büyük payide sahiplerinin insanlık için güzel şeyler yapmaktan daha önemli işleri var heralde  

Aşk&Nefret 17.12.2004 08:55:35
evet çözülebilir...yanlız bunun için tüm Uygarlığı ve Uygar Yaşam biçimini ortadan kaldırmak gerekecek... :welcome:

çünkü ekolojik tahribatlar yerleşik-tarımsal-kentsel-tekno yaşam biçimlerinden kaynaklanıyor...yani aslında rejimleri istediğin kadar değiştir, aynı uygulamalar devam ettikçe hiç bir halt değişmeyecektir....

yani olay ne zehir-arıtmayla alakalı ne de alternatif teknolojiyle...bu uygulamaların bir toplamıyla alakalı...

17.12.2004 09:13:34
Evet bu dediğinde haklısın . Hatta sen kökten çözüm öneriyosun bi bakıma . Ama bu kadar kalabalık insanların yaşamları bu dediğin şekilde bi düzende zorlaşmazmı ? Azalan doğal kaynaklar bu durumda yetersiz kalmazmı ? Yoksa sanayi ve tekno yaşam durduğunda , yani doğal kaynaklar kendilerine dokunulmadığı ve zarar verilmediği zaman insanların ihtiyaçlarına göre kendilerini azlık çokluk bazında ayarlayabiliyorlarmı ?? Biraz anlatırmısın anarşizmin buna bakışını ?

Aşk&Nefret 17.12.2004 10:09:23

---öncelikle nasıl yaşayacağımıza karar vermemiz gerek...ben tarımsal ve endüstriyel yaşam biçiminde vazgeçmeliyiz diyorum ve yerine toplumların ve toplulukların olabildiğince küçülmesi ve kendi kendine yeterliliklerini geliştirmeleri gerekiyor...yaşam biçimleri ve topluluklar küçüldükçe tekno-endüstriyel sisteme o kadar daha az bağımlı olarak yaşamlarımı sağlayabiliriz...

fakat tarıma gelince, şöyle bir ağır olmak gerekiyor...çünkü bu nüfus ve bu dünya şu an bir enkaz durumda...ve bütünlüklü bir toplum olabilmek işbölümünün ve tekno-yaşam biçiminin içimize ve gezegene işlediği bu çağda bu nüfusla avcı toplayıcılığı doğrudan dönebileceğine pek inanmıyorum...bu anlamda da tarıma karşı yerel-küçük bahçecilik gibi yaşamsal faaliyetleri yapabileceğimizi düşünüyorum...çünkü bahçecilik hem basit bir uygulama hem de toplulukların merkezileşmesine bu anlamda gereksinim duymaz...

esasen tekno sistemi yok etmek bir tercih meselesi..çünkü bugün dünyada herkes bahçecilik gibi bi faaliyetle geçinse bu zor olmaz...Aksine dünya kaynakları bu enkazda bile fazlasıyla mevcuttur...fakat tekno-sistem her geçen gün bu enkazı daha da genişletmekte ve insanlığı kendine bağımlı kılmaktadır...bu zincirden kurtulmak için yerel ve "kendi kendine" yaşam biçimlerini yerleştirebiliriz...

bu hem kolay hem de daha mantıklı..çünkü bugün tekno-uygar insan ihtiyaçlarına ulaşmak için bir sürü karmaşık süreçten geçer...mesela ekmek için tüm gün vida sıkar-bilgisayar karşısında oturur...ne için geçinmek için...ee tabi sistemin ihtiyaç olarak empoze ettiği ürünleri-hizmetleri tüketmek içinde ...halbuki sade ve karmaşık olmayan..dolayısıyla bireyin işbölümü ve toplumsal kontrol zincirinde olmadıı bir yaşam biçimi mümkün ve en basiti...tek yapmak gereken dışarı çıkmak...kapalı ortamların kölesi olmamak...

hayat ve dünya bize çok şey öğretiyor...ama bunu deneyimlemek ve "kendi kendine" mantıını geliştirmek gerekiyor...bu da sorumluluk almak ve bugünün değerlerinden vazgeçmek anlamına geliyor....
 

17.12.2004 10:33:18
Hepsi gayet mantıklı düşünceler ama , toplumların ve toplulukların küçülmesini sağlamak nasıl olucak ? Sonuçta sürekli artan bi nüfus var ve kısa zamanlı bi küçülme imkansız gibi. İyi bi planlamayla bile anca 100-150 sene içerisinde yani iki nesil sonra gözle görülür bi küçülme olabilecek gibi... yanılıyormuyum ?

Aşk&Nefret 17.12.2004 10:53:00
bence şu an yerel ve kitle olmayan bir biçimde yaşamaya başlarsak, gerisi gelecektir...yani sorun tek başına nüfus değil...o sadece bir sonuç...ve sonuca yol açan nedeni ortadan kaldırırsak, o zaman önümüz açılır gibi geliyor...fakat kehanette bulunmak ve reçete vermek de istemem...

Hiçkimse cennet vaadedemez...ama bugünkünden daha "özgür ve huzurlu" bir yaşam biçimi mevcut halen yaşıyor...  :evet:  

29.12.2004 13:59:16
Doğa çok uç noktada anormalleşmeleri aşabilip bugüne geldi.

Ancak insanın böyle bir lüksü yok.

29.12.2004 16:06:23
uç noktadaki anormalleşmeleri doğa aşarken hangi canlı türleri aşamadı ve eridi acaba?
bizde mi eritsek kendimizi
yok biz sadece diğer türleri eritiriz dimi
tamam anladım

wiseman 08.02.2005 13:50:33
hayvanların değersizliği(bir çok insan gözünde)
bu hayvan dünyasını anormalleştiriyor mesela soyu tükenmekte olan hayvanları hayvanat bahçesinde barındırıyorlar bu yanlış doğal ortama bırakılmalı eğer doğaya bırakılmayacaksa saklamanın ne gereği var

dünya anormalleşiyor çünkü kıyamet yaklşaşıyor  
benim teorime göre dünya iç basıcı ile yüzey dış basıncı dengesizliği olacak ve bunun sonucunda dünyada patlamalar meydana gelecek ve kıyamet kopacak
teori teoridir


Sayfa: [ 1 ]