SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Kitap

Konu: Gülün Adı/Umberto Eco

Sayfa: [ 1 ]

20.02.2008 15:14:12
Gülün Adı/Umberto Eco

Arka Kapak

Gülün Adı adlı bu dev romanıyla bir anda dünyanın dört bir yanında ünlenen İtalyan yazarı Umberto Eco, aslında çok yönlü bir bilimadamı. İtalya'da, Bologna Üniversitesinde öğretim üyesi, semiolog, tarihçi, filozof, estetikçi, ortaçağ uzmanı ve James Joyce üzerine derin araştırmalar yapmış biri. Umberto Eco'nun bu ilk romanı, 1980'de İtalya'da ilk yayımlanışından bu yana sayısız basım yaptı ve dünyanın pek çok diline çevrildi. Dünyada olağanüstü bir ilgi uyandıran bu romanın yankıları hâlâ sürüyor. Filmi de dünyada büyük yankılar uyandırdı. Bu romanın başarısında, kuşkusuz, yazarın ortaçağ konusunda derin ve dolaysız bilgisinin büyük payı var. Tam anlamıyla ve her bakımdan ortaçağ dünyasını yansıtmakla birlikte Gülün Adı kesinlikle çağdaş bir roman; çağdaş romana yepyeni ve uzun soluk getiren özgün bir roman. Bir anlamda ortaçağda geçen, Hıristiyanlık düşüncesini tartışan tarihsel bir roman, bir anlamda da ustaca kurulmuş polisiye ve sürükleyici bir öykü. Ve en önemlisi olağanüstü bir dil ve benzeri az bulunur bir sanat yapıtı. Bu ünlü romanı İtalyanca aslından başarıyla Türkçeye çeviren Şadan Karadeniz'in titiz ve uzun çalışmasını da burada hayranlıkla belirtmemiz gerekiyor. Umberto Eco'nun yayınlarımız arasında çıkan ikinci dev romanı Foucault Sarkacı da, Ortaçağı Düşlemek adlı deneme kitabı da yine Şadan Karadeniz'in çevirisi...


Can Yayınları / Çağdaş Dünya Yazarları Dizisi  (605 sayfa)

***

İbn-Hazm'ın sayfaları beni çok etkiledi; aşkı, sağaltımı kendi içinde
olan, başkaldıran bir hastalık olarak niteliyordu;
çünkü bu hastalığa
yakalanan insan sağaltılmayı dilemez;
(Tanrı bilir, doğru!) O sabah her
gördüğüm şeyin beni niçin böylesine coşkulandırdığını, aşkın, Ancira'lı
Basilio'nun da söylediği gibi, insanın içine niçin gözlerinden girdiğini ve
-şaşmaz bir gösterge- böyle bir hastalığa yakalanan kimsenin niçin aşırı bir
sevinç gösterdiğini, aynı zamanda niçin (o sabah benim yaptığım gibi) kendi
kendine olmak istediğini ve yalnızlığı yeğ tuttuğğunu, çevresindeki öteki
olayların büyük bir tedirginlik ve insanın dilini bağlayan bir şaşkınlığa yol
açtığını anladım... İçtenlikli bir sevdanın, sevdiğini görmesi engellendiği
zaman sararıp solduğunu, sonunda yatağa düştüğünü, bazan hastalığın beyne
egemen olduğunu, bu duruma gelen kimsenin aklını yitirip abuk sabuk şeyler
söylediğini okuyunca korkuya kapıldım (henüz o aşamaya gelmediğim açıktı;
çünkü kitaplığı keşfettiğimiz sırada zihnim oldukça uyanıktı). Ama hastalığın
kötüye gittiği zaman ölüme yol açabileceğini kaygıyla okudum ve kendi kendime,
kızın bana verdiği sevincin, ruhun sağlığına gereken ilgiyi göstermeksizin,
bedenin yüce bir biçimde kurban edilmesine değip değmeyeceğini sordum.

(...)

Daha sonra, Ermiş Hildegard'ın bazı sözlerinden o gün duyduğum ve
kızın yokluğundan kaynaklanan tatlı acı duygusuna yorduğum hüznün, cennetteki
o uyumlu ve kusursuz durumundan ayrılan bir insanın duyduğu duyguya tehlikeli
bir biçimde benzediğini, bu "nigra et amara" karasevdanın, yılan ıslığından ve
Şeytan'ın esininden doğduğunu öğrendim. Bu görüşe onun gibi bilgili olan
kafirler de katılıyordu çünkü Ebu Bekir Muhammed ibn Zekeriyya er-Razi'ye
yorulan satırlar ilişti gözüme: Er-Razi, Liber continens'de sevi hüznünü,
kurbanını tıpkı bir kurt gibi davranmaya iten kurt hastalığıyla bir tutuyordu.
Tanımı boğazımı sıktı: Sevdalıların önce dış görünüşleri değişime uğruyordu;
görme yetileri azalıyor, gözleri çukurlaşıyor, gözyaşları tükeniyor, dilleri
yavaş yavaş kuruyor ve üstünde kabarcıklar beliriyor, tüm gövdeleri kurumuş,
sürekli susuzluk çekiyorlardı; o zaman bütün günlerini yüzükoyun yatarak
geçiriyorlar, yüzlerinde ve kaval kemiklerinde köpek ısırığına benzer izler
beliriyor, sonunda geceleri tıpkı kurtlar gibi mezarlıklarda dolaşıyorlardı.


***


03.03.2008 10:07:07
(***) Gülmenin en kötü tarafı nedir ?

- Gülmek Korkuyu öldürür. Ve bu korku olmadan inanç olmaz. Çünkü; şeytan korkusu olmazsa TaNrI'ya ihtiyaç kalmaz (!?)

ulgnil 27.03.2008 23:18:37
kitabını okumadım ama filmi çok fazla etkileyiciydi


Sayfa: [ 1 ]