|
||
| sivana simyacı hanım/bey alıntıladığınız bu metinler altına imza atabilceğiniz metinler mi? her türlü düşünceye katılmaktamısnız burada ki? | ||
|
||
| ya fetoş gibilere inanan var bu ülkede ya,hayrettir yahuuuuu! | ||
|
||
valla erkekleri en azından idare edilirken hatta iyilerdir, ama kızlarıyla aynı ortamı paylaşmak zormuş vallaha. ömrümde görmedim böle bişey! siz siz olun nurcu bir kızla aynı ortamda bulunmaktan kaçınınız efenim!
|
||
|
||
niye başımıza nur mu yağar yoksa
|
||
|
||
| "Gülen Tarikatı BOP'un Bir Aracı" Rusya’nın en önemli gazetelerinden Nezavisimaya Gazeta (NG), 6 Şubat 2008 tarihli sayısında Fetullah Gülen dosyası yayımladı. Bir buçuk gazete sayfasının ayrıldığı dosya, “FETHULLAH GÜLEN SEN KİMSİN” başlığıyla gazetenin NG-Religiya ekinin birinci sayfasından duyuruldu. Dosyayı hazırlayan Andrey Melnikov, dosyanın “kahramanının” portresini objektif çizebilmek için Gülen’i eleştirenlerin de yandaşlarının da görüşlerine başvurduklarını belirtir. Gülen tarikatını eleştiren taraf olarak İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Araştırma Görevlisi Mehmet Perinçek ile bir görüşme yapılmıştır. Bunun karşılığında kendini savunması için Rusya’daki “Dialog Yevraziya” Vakfı aracılığıyla Amerika yaşayan Gülen’e sorular iletilmiştir. “Bir aydan fazla süren can sıkıcı bekleyişin ardından” dosyanın yayınının hemen öncesinde ancak Gülen’in Türkiye’deki avukatı Orhan Erdemli’den cevap gelmiştir. Andrey Melnikov’un giriş yazısı, “Fetullah Gülen’in Hayali İmparatorluğu” başlığını taşırken alt başlığı ise “Türk ilahiyatçısının elle tutulamaz ama evrensel etkisi”dir. 19 Aralık 2007 tarihli NG-Religiya’da Başkurdistan FSB yetkilisi Rüstem İbrahimov’un Gülen’in okullarıyla ilgili açıklamalarının yorumlanması, Türk basınında ses getirmiştir. Özellikle Zaman gazetesi, 27 Aralık 2007 tarihli sayında Gülen’in faaliyetleriyle ilgili objektif olmayan değerlendirmeler de bulunmuştur. Bunun üzerine NG muhabiri Andrey Melnikov, tarikatı araştırmaya karar verir. “GÜLEN’İN MİSYONU: İSLAMI’IN BATILILAŞTIRILMASI” 1993 yılında Türkiye gezisi sırasında Gülen’le tanışan Rusya Müftüler Konseyi Başkan Yardımcısı Farid Asadullin, NG muhabirine o günkü iktidar da dâhil olmak üzere Türk siyasi elitinin Gülen’in etrafında döndüğünü söylemiştir. Asadullin’e göre Gülen’in misyonu ise bugünkü koşullar çerçevesinde İslam’ın batılılaştırılmasıdır. “ÇOCUKÇA KAÇTI” Melnikov, İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Mehmet Perinçek’in Gülen’in ismini bir dizi okul dışında Rusya’daki “Tolerans” (Hoşgörü) ve “Dialog Yevraziya” (Diyalog Avrasya) Vakıflarıyla ilişkilendirdiğini belirtir. “Tolerans” Vakfı yetkilisi, NG muhabirinin sorusu üzerine “Ne dediniz? Gülen mi? Böyle bir isim daha önce duymadım!” cevabını vermiştir. “Dialog Yevraziya” Vakfı yöneticisi Ali Sami Yıldırım ise insan olarak Gülen’in fikirlerine yakın olduğunu, ancak kuruluşlarının Gülen’le doğrudan bir bağı olmadığını belirtmiştir. Ancak Melikov’a göre Yıldırım’la yapılan görüşme Gülen’in Rusya’daki çıkarlarına bir türlü açıklık getirmemiştir. Hatta Yıldırım’ın bire on katarak “onun çok iyi bir insan” olduğuna ikna çabaları ise çocukça kaçmıştır. Yıldırım’ın önerisi üzerine NG muhabiri Melnikov, Türk okullarında görev yapmış olan İslam bilimci Leonid Rudolfoviç Syukiyaynen ile de görüşmüştür. Syukiyaynen’e göre Türk okulları bir merkezden finanse edilmemektedir. Bu okulların Gülen’e bağlı olduğu izlenimi, onun eğitime verdiği önemden kaynaklanmaktadır. Gülen’e göre İslam dünyası bir kriz içindedir ve bu krizi aşmak eğitimden geçmektedir. Bu fikre ve Gülen’in kendisine inanan farklı farlı kuruluşlar ve insanlar, bu faaliyetleri yönetmektedir. FSB VE RUS YARGI ORGANLARININ OLUMSUZ BAKIŞI Melikov, Başkurdistan FSB yetkilisi Rüstem İbrahimov’un Türk liselerine çok olumsuz yaklaştığını belirtirken Rusya Eğitim Federal Ajansı ise Türk okullarından bihaber olduğunu yazar. Gülen’in okulları kendilerini gizlemek için artık isimlerinden “Türk” kelimesini çıkarmış ve resmi olarak yabancı vakıflardan finans desteği almayı kesmiştir. Rus yargı organlarına göre ise Nurcuların yeraltı faaliyetleri, Rusya karşıtı bir öz taşımaktadır. Tataristan savcılığının uzmanları, Saidi Nursi’nin kitaplarının dinler arası nefreti körüklediğini tespit etmiştir. Melnikov, giriş yazısında ele aldığı bu noktaların ardından esas röportajlara yer verir. İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Mehmet Perinçek’le yapılan röportajın başlığı “Ankara’ya Meydan Okuma”dır. Alt başlığında ise “Türkiye, Rusya’dan kendi tarikatlarına karşı mücadele bekliyor” ifadesi kullanılmıştır. “GÜLEN TARİKATI, BOP’UN BİR ARACI” Melnikov, röportajına Rusya’daki bazı Müslüman aydınların Nurculara yönelik Rus yargı organlarının aldığı kararları eleştirdiğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduğunu hatırlatarak başlar. Ardından “Türkiye Cumhuriyeti resmi çevrelerinin Rus yargısını desteklemesinin nedeni nedir?” sorusunu sorar. Mehmet Perinçek, Fetullah Gülen tarikatının faaliyetlerinin Türk devletinin politikasını yansıtmadığının, tam tersine Batı istihbarat servisleri tarafından yönlendirilen bunun gibi tarikatlardan esas olarak Türkiye’nin muzdarip olduğunun Ruslar tarafından iyi kavranması gerektiğinin altını çizer ve şunları belirtir: “Fetullah Gülen örgütü, Batı’nın, en öncelikle de ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi stratejisini bölgemizde gerçekleştirme araçlarından biridir. Proje’nin temel amacı, zengin enerji kaynaklarının kontrol altına alınmasıdır. Bu planın gerçekleştirilmesi için milli devletlerin temelini ortadan kaldıran tarikatlar, siyasi ve ideolojik bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu anlamda Fetullah Gülen tarikatı, önemli bir rol oynamaktadır. Tarikatın tarihi, ABD’nin SSCB’yi İslami hareketlerle “Yeşil Kuşak” çerçevesinde kuşatmaya çalıştığı soğuk savaş yıllarına kadar dayanmaktadır.” “RUSYA’NIN BU TARİKATTAN TEMİZLENMESİ İLİŞKİLERİ GELİŞTİRİR” Komünizmle Mücadele Derneklerinden de yolu geçen Gülen’in sıradan bir imamken daha o zaman keşfedildiğini ve parlatılarak kısa zamanda popülerlik kazandığını ve büyük paralara hükmetmeye başladığını vurgular. Basit bir imamdan farklı ülkelerde büyük mal varlıklarına ve medya ağlarına sahip sözde bir dini lider yaratılmıştır. “Gülen, Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin ana engellerinden biridir. Onun müritlerinin Rusya’nın Müslüman bölgelerindeki faaliyetleri, özellikle de Çeçen ayrılıkçılığıyla bağları, sizin ülkenizin iktidarı tarafından Türk resmi politikasının bir ürünü olarak algılanmaktadır. Bu nedenle Rusya’nın bu tarikattan temizlenmesi, ülkelerimiz arasındaki karşılıklı ilişkilerin iyileşmesini sağlayacaktır.” GÜLEN TARİKATININ YAYILDIĞI COĞRAFYA Melnikov, bunun üzerine Perinçek’in Gülen tarikatının Yakın Doğu’da Batı emperyalizminin politikalarının bir uzantısı olduğu iddiasını nelere dayandırdığını sorar. Perinçek, özellikle Gülen’in eski başdanışmanı Nurettin Veren’in yaptığı açıklamalara dikkat çeker. Perinçek, ayrıca Gülen’in CIA’yla ilişkilerini ve özellikle yurtdışındaki okullarında öğretmen olarak CIA ajanlarının çalıştığını vurgular: “Eğer Gülen tarikatının yayıldığı coğrafyayı analiz edecek olursak, Amerika’nın çıkar bölgelerinde yoğunlaştıklarını görürüz. Tarikat, Amerikan emperyalizminin Türkiye’de, Orta Asya’da, Orta Doğu’da, Kafkasya’da, Sudan’da, Çin’in Sincian Uygur özerk bölgesinde ajan faaliyetini yürütmektedir. Gülen’in takipçileri, okullar, üniversiteler, yurtlar açarak gençler üzerinde çalışmaktadır.” Perinçek, bu tespitlerinin ardından Fetullahçıların ABD planları çerçevesinde Azerbaycan darbesinde ve Özbekistan’da Kerimov’a suikast planlarında oynadıkları rolü açıklar. Perinçek, ayrıca Azerbaycan’da devlet karşıtı faaliyetlerinden dolayı Fetullahçıların televizyon kanalının yayınının durdurulduğuna dikkat çeker. TÜRK ORDUSUNA VE MİLLİ GÜÇLERE KARŞI SAVAŞ “Gülen, İslami değerlerin propagandasını yaptığını iddia etse de hiçbir zaman Batı’ya karşı tutum almamıştır. Tam tersine ABD ve Avrupa taraftarlığı yapmıştır. Gülen çevresinin gazetesi olan ‘Zaman’, Moon tarikatının kontrolündeki Washington Times ile bağlantılıdır. Gülen, ‘Zaman’ gazetesini Türk Ordusu’na ve milli güçlere karşı psikolojik savaşta kullanmaktadır.” “ÖZAL VE ÇİLLER ZAMANINDA HIZLA BÜYÜDÜ” Gazeteci Melnikov, Gülen tarikatının AKP iktidarındaki durumunu sorar. İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Perinçek, 12 Eylül ihtilalinin dönüm noktası olduğunun altını çizer. Özal ve Çiller iktidarları döneminde tarikat inanılmaz bir hızla büyümüş ve hükümet ve bürokrasi kademelerinde önemli yerlere gelmişlerdir. Hatta Gülen tarikatına mensup bakanlar bile vardır. Özellikle emniyet ve emniyet istihbaratı Fetullahçıların eline geçmiştir. Bu yapı, Türk ordusuna ve milli güçlere karşı operasyonlar ve provokasyonlar düzenlemektedir. Gülen tarikatı, ordu içine de sızmaya çalışmış, ancak bunda başarılı olamamıştır. GÜLEN-SOROS İLİŞKİLERİ Türk Milli Güvenlik Kurulu, 1994 yılında Gülen tarikatının en az PKK kadar tehlikeli olduğu tespitini yapmıştır. Perinçek’in ifadesiyle Fetullahçılar, belki PKK’lı teröristler gibi eline silah alıp savaşmamaktadır, ancak milli devleti içerden kuşatmaktadır. Türk devletinin laik yapısı adım adım ortadan kaldırılmaktadır. Fetullahçılar, Türkiye’de ve bölge ülkelerindeki turuncu devrimlerde rol almak üzere kullanılacaklardır. Gülen’in eski sağ kolu Nurettin Veren’in tarikatın Soros vakıflarıyla ilişkilerini açıklaması bunun önemli göstergelerinden biridir. GÜNEYDOĞU ANADOLU’NUN FETULLAHLAŞTIRILMASI Perinçek’in bu ifadelerinin ardından Melnikov, Nurcularla Müslümanlık ve Türklük propagandası arasındaki bağı sorar. Perinçek, cevabına Saidi Nursi ve takipçilerinin Cumhuriyet karşıtı rollerini açıklayarak başlar. Emperyalist devletler, Türkiye’deki gerici ayaklanmaların hep arkasında olmuştur. Fetullah Gülen de işte bu geleneğin devamıdır. Okullarında Türkçeden çok İngilizce öğretilmektedir. Sözde Türk kültürünü yaydıkları propagandası yaparak aslında etnik ayrılıkları ateşlemekte ve örnek olarak Çeçen ve Tatar ayrılıkçılığını desteklemektedirler. Amerikan planları önündeki en büyük engel olan milli devletler, etnik parçalara ayrılarak zayıflatılmaktadır. Perinçek’e göre nerede ABD ile bir ülke arasında sorun çıksa, Gülen’in okulları orada mantar gibi bitmektedir. Mesela Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Irak’ın kuzeyindeki kukla devlete eklemlenmesi amacıyla şuan bu bölgenin fetullahlaştırılması planı yürütülmektedir. Perinçek, ardından sözlerini şu cümlelerle bitirir: “FETULLAHÇILAR, İSLAM’I DA ÇARPITIYOR” “Türkiye, bugün ABD’nin yayılmacılığının önündeki en önemli engellerden biri haline gelmiştir. Bu karşılıklı cepheleşmenin en önemli nedenlerinden biri, kukla bir devlet olan sözde Büyük Kürdistan’ın pratikte kurulmasıdır. Bu kukla devletin varlığını tam olarak sürdürebilmesi için Türkiye, İran ve Suriye toprakları aleyhine genişlemesi gerekir. Condolezza Rice, kısa bir süre önce ABD’nin Fas’tan Orta Asya’ya kadar 24 Müslüman ülkenin sınırını değiştirmek istediğini ilan etti. ABD açısından bu plan, Orta Asya ve Yakın Doğu enerji kaynaklarının kontrolünü sağlamak ve ayrıca bölgeyi Rusya ve Çin’e karşı düşmanca faaliyetler amacıyla kullanmak için kaçınılmazdır. Bu sebeple Amerikan istihbaratı, dini oluşumların da dâhil olduğu milli devlet karşıtı örgütler kurmakta, milli devletin siyasi temellerini dinamitlemektedir, diğer taraftan ise yurttaşlık bilinci ortadan kaldırılmaktadır. Tabii bu temelde İslam dini de çarpıtılmaktadır.” “NURCULAR, GÜLEN’İ KABUL ETMİYOR” NG muhabirinin Amerika’ya Fetullah Gülen’e gönderdiği soruları avukatı Orhan Erdemli yanıtlamıştır. Rus yargı organlarının Saidi Nursi ve Gülen’le ilgili aldığı kararları yorumlaması istenen Erdemli, Rusya’nın bu konudaki resmi yaklaşımının ayrıntılarını bilmediğini belirtir. Erdemli, Gülen’le nurculuk ve Saidi Nursi arasında doğrudan bir bağ kurulamayacağını, hatta kendilerini nurcu olarak adlandıranların Gülen’i kabul etmediğini vurgular. Erdemli’nin ifadesiyle Gülen, Rusya’nın İslam Konferansı Örgütü’ne girmesini savunmuş, Beslan katliamını dolayısıyla başsağlığı mesajı yayınlamıştır ve konuşmalarında hep Rusya’nın bölgenin doğal lideri olduğunu söylemektedir. Bu bakımdan Gülen, Rusya için bir tehlike arz etmemektedir. Tam tersine radikal İslamcı gruplar, Gülen’i ılımlılıkla suçlamaktadır. “TÜRK DEVLETİNİN BORAZANCISI DEĞİLİZ” Melnikov, Gülen’in Rusya’da ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinde açtığı okulların amacının Türkiye’nin siyasi etkisini yayma amacında olup olmadığı sorusunu sorar. Erdemli, Gülen’in bir dönem Türkiye’de yargılandığının, böyle bir kişinin resmi devlet ideolojisinin borazancısı olamayacağının altını çizer. Gülen, sadece resmi devlet ideolojisini paylaşmamakta, ayrıca Türk devletinin ideolojik karakterli her adımını reddetmektedir. “EN KISA ZAMANDA DÖNECEK” NG muhabiri Andrey Melnikov, Fetullah okullarında CIA ajanlarının öğretmen olarak görev yapıp yapmadığını, Gülen hareketinin ABD planlarında rol alıp almadığını sorar. Erdemli’ye göre bu suçlamalar Gülen’in siyasi karşıtlarının ürünüdür. Marjinal bir grup olan Aydınlık çevresi bu iddiaları dile getirmektedir. Gülen’in ABD’de yaşaması onun CIA’yla bir bağlantısı olduğunu göstermemektedir. Tedavi olmak için geldiği Amerika’dan en kısa zamanda Türkiye’ye dönmeyi planlamaktadır. Ayrıca Gülen’in siyasi hiçbir fikri yoktur. Ilımlı ve radikal İslam, 1980’li yılların siyasi konseptinin bir ürünüdür. Bundan en çok İslam zarar görmüştür. Kaynak: Rus Nezavisimaya Gazetesi - Aktaran AYDINLIK |
||
|
||
| Perinçek familyası başkalrıyla uğraşacağına kendilerine bakmış olsaşlrdır şu an nerden baksnaız % 10-20 arası bir oya yükselridi ama kendielride baykalın kurduğu hanedanlık gibi hanedanlık kurmuşdurumda işçi partisinde başka kfası çalışan yokmuda 20 yıldır perinçke başında gençlik kolalrının başınıazda kaıdn kolalrınında başınıza perinçekleri görbilmketeyiz ne hişkmsetyse yoks aişçi partiisne girenler otomatikman bu osyadı mı kabul etmekte keşke birazcık anlayabilseler Fettullah Gülen Cemaati nin bence en büyük zararı tek tip leştirmeyle alakalı 28 şubat ta yapılanlar ona rakip olabilck cemaatlerin köküne kibrit suyu dökünce o cemaat daha çok güçlendi ve hala yapılan fundemantalist laikçi tavır onalrın büyümesine neden oluyuor artık kendielrine yakın cemaatleirn kitapalrında ne yazıp ne yazamıycakalrını bile kontrol eder duruma geldiler o cemaatler bunu gönüllü olarak yapmaktalar bunu suçlusu o cemaat değil tabii HAKRETE ŞAYAN AKILDAN YOKSUN AŞIRI LAİKÇİ (laik demiyroum laikler ayrı Liakçiler yobaz gerçkte laiklikle alaksı olmıyan laikliği çatışma bahanesi olarak göstermeye çalışan yobaz kitle)Kitle suçludur 10-15 yıl önce konuştuğumda Fettullah güleni yeren pek çok kimse artık Fettullah gülen sempatizanı olmuş durumda 90 lı yılların başında ki islamcı dergielre bakarsanız hemen her syaısında fettuıllah güleni yeren yazıalr bulabilrisiniz amam sanki 28 şubat bu eleştirileri yapanları cezalandırmak amaçlı yapılmış gibi onalrı budadı AYDINLIK gibi sbaıkalı bşir yyaın Bush aleyhinde yazı yazsa insalr Aydınlığı bildikleriiçin derlerki bush iyiymiş |
||
|
||
| Fetullah Gülen-FBI görüşmesi Fetullah Gülen’in Amerika’da görüştüğü kişiler arasında oldukça ilginç isimler var. Bunlar arasında FBI ve Dışişleri Bakanlığı’ndan görevliler de bulunuyor. “FBI ve Dışişleri Bakanlığı görevlileri Fetullah Gülen’le ne görüşmüş olabilir” diye merak ediyorsunuzdur. Merakınızı gidereyim. Çünkü neler görüşüldüğünü Fetullah Bey’in açıkladığı bölüm kadar biliyoruz. Nereden mi? Nuriye Akman geçtiğimiz yılın Mart ayında ABD’de Fetullah Gülen’le bir görüşme yaptı. Zaman gazetesinde çıkan mülakatın konumuzla alakalı olan bölümünü aktarmak istiyorum sizlere. Fetullah Gülen şöyle diyor: “Tahkikat medeniyle biri FBI’dan, diğeri Dışişleri Bakanlığı’ndan iki genç insan geldi. Geldiklerinde ‘fikirlerinden de istifade edelim’ diye bir kaç soru sordular. Bana samimi olarak şunu sordular: ‘Siz Irak’ta Amerikalıların nasıl tasarrufta bulunmasını istersiniz? İşgalden sonra Irak’ta nasıl bir irade makul olur?’ Dedim ki: ‘İşgal olmuş, siz ne derseniz deyin, halk bu meseleye işgal diyor. Benim fikrimi soruyorsanız Irak’ta öyle bir demokrasi kurun ki, Türkiye’den ileri olsun. Türkiye’ye imrenmesinler, Müslümanlara öyle müsamahalı davranın ki Iran’a imrenmesinler” (Zaman, Nuriye Akman, 26.03.2004). ABD’de yaşayan Fetullah Bey, FBI uzmanlarına ve Dışişleri’nde görevli diplomatlara işte böyle öğütler veriyor: “Irak’a öyle bir demokrasi getirin ki…” “Irak’ta Müslümanlara öyle müsamahalı davranın ki…” Tabii bunlar kendi görüşleridir. Kendi dünyasına ait tavsiyeleridir. Destekleyeniniz olabilir, karşı çıkanınız olabilir. Ama Irak’ta bir işgal var. Bir islam toprağı haçlı ordusu tarafından ele geçirilmiş. Yüzbinlerce masum sivil olmüş. Bebekler, kadınlar, yaşlılar, öldürülmüş. Camiler yıkılmış. Kutsal mekanlar tahrip edilmiş. Samarra’da genç kızların ırzına geçilmiş. Bütün bunları meydana getiren bir ülkenin FBI uzmanları, Dışişleri görevlileri, Pentagon elemanları, şunlar bunlar, mesela sizin yanınıza gelip görüşünüzü sorsalar, siz ne söylerdiniz? Mesela ben olsam şöyle söylerdim: “ABD ordusu Irak’ta uluşlararası hukuka aykırı olarak insanlık dışı bir işgalde bulunmuştur. Yüzbinlerce masum insanı vahşice katletmiştir. İşgalci güçlerin demokrasi anlayışı bana göre budur: Kan, gözyaşı, katliam. Sizin Irak’a getireceğiniz en güzel gelişme Irak’ı terk etmektir. Irak halkının sizin getireceğiniz demokrasiye ihtiyacı yoktur. Irak halkının sizin vereceğiniz hoşgörüye de ihtiyacı da yoktur. Bir müslümanın İslam’ı yaşamak için Hristiyanın ona tanıyacağı müsamahaya asla ihtiyacı olamaz. Irak için yapabileceğiniz tek şey, bu ülkeden defolup gitmenizdir.” Ben olsam böyle söylerdim. Kuşkusuz benim gibi düşünen milyonlarca insan var Türkiye’de. Ama ne diyelim; Fetullah Gülen’e “Neden FBI uzmanlarına, Irak’tan defolun gidin” demedin, diye soracak durumumuz yok. Aramızda dağlar var. |
||
|
||
| Nazım hikmet içinde kgb ajanı diyebilmeliyiz o zaman Erdal inönü için de pek çok askerimizinde CIA ve FBI ile görüşmüş olduğunu söyleyebilriz Amaerikada öğrenim gören herkes Amerikan janıdır diyebirliz çünkü bir şekidle cia ve fbı yla muhattap olmak durumundalar Diegos 62 Meter Tor gegen Aachen |
||
|
||
ŞOK! DARBE KONUŞMALARI!.. “ Vatansevmez Çetesi”nin Telefon Konuşmalarını Ele Geçirdik! BARAN HABER 3 Nisan 2008 Fetullah (Pensilvanya) Alper (İstanbul) F: Hah ben de şimdi seni arayacaktım. Az önce Genelkurmay’dan andıçı çalan çocuklar aradı. Bizim Emre’nin internet adresine yollamışlar. Kendi adına kayıtlı değil tabii. Amerikalı bir isme ait. Emre de yanımda. İstanbul’a geldiğinde sana ulaştıraracak. A: Emre? F: Utah üniversitesi’nde. Emniyetten. TESEV raporunu yazanlardan. Hatırlarsan Genelkurmay Başkanı’nın atanması öncesinde Yaşar Büyükanıt’ın Yahudi olduğunu yayan siteleri de o hazırlamıştı Alper’le birlikte. A: Ha. Tamam hatırladım. F: Tamam işte. O organize edecek. Nokta’da yayınlarsınız. Hemen arkasından da darbe günlüklerini yayınlarsınız. “Büyük gazetecilik, facianın eşiğinden döndük” diye verirsiniz. A: Peki hocam, bu darbe günlüğünün belgesi delili filan yok ki. El yazısı filan olsa neyse. Başımıza bela olmasın. Dergiyi kapatmasınlar. F: Ne kapatması. Zaten biz kapatacağız dergiyi. Kapatılmış gibi göstereceğiz. Mağduru oynayacağız. Bu bize inandırıcılık sağlayacak. Böylece işin psikolojik altyapısını oluşturacağız. Biz hedefe bakalım. Hedefimiz ne? Demokratik yoldan darbemizi gerçekleştirmek değil mi? Ne kadar anti amerikancı unsur varsa tasfiye etmemiz gerekiyor. O sonraki iş. Belki senin haberin yoktur. Bilahere günlük gazete çıkacak. Altan,Çongar, Emre, sen hepinize yer var. İşsiz kalmazsınız yani. Ama şu önemli. İllaki bu yayınlardan sonra soruşturma açılır. Dergide arama yapılır. Paşa, günlükte bizimle ilgili bir şey var mı diye merak edecektir. Siz hemen dergiyi kapatın. Baskılara dayanamıyoruz, demokrasi mücadelemiz devam ediyor filan. Daima mağduru oynayacaksınız. Forevır. Biz biliyorsun bu işlerin eğitimini CIA’de aldık. Boşuna hutbelerde salya sümük ağlamıyoruz. Utanmak çekinmek yok. A: Anladım hocam. F: Hatta dergiyi kapatınca derginin önünde açıklama yapın. Şu Hrant’ın cenazesindeki yuvarlak pankartlardan alıp sallayın. Görsel açıdan iyi olur. A: Anladım. F: Bak şu da önemli. Savcıya ifadeye giderken öyle iki tane CD alıp gitmeyin sakın. Kağıda yazdırıp 3 tane bavulla götürün ki daha etkili olsun. 3 bavul delil verdik daha ne yapalım dersiniz. Biliyorsun devir imaj devri. İmaj her şeydir. A: Hocam müsaade ederseniz size özel bir soru sorabilir miyim. F: Estağfirullah.Sor. A: Hocam bu yaşta nasıl bu kadar enerjik olabiliyorsunuz? Şu kadar yıldır CIA ile işbirliği içinde… F: Sorunu anladım. Bir dergide bahsetmişti. Hani şu benim adam var ya. Tuncay. Şimdi o da burada hahamlık yapıyor. Küçükken ırzına geçmişler. Homoseksüel… İstihbarat örgütleri homoseksüellerle çalışmayı sever. Hem ona hem de onla ilişkide bulunanlara karşı bir şantaj malzemesi olarak. Benim durumum da biraz ona benziyor. Kasetim CIA’nin kasasında durur. İstemesem bile böyle davranmaya mecburum. A: Ya hocam desene, sizin cemaat durumunuzu bilse yandı gülüm keten helva. Fetullah(Pensilvanya) Ayhan D. (İstanbul) F: Alper’e de söyledim. Darbe günlüklerinden sonra Nokta’yı kapatacağız. Nokta’ya verdiğimiz para hiç önemli değil. Sanki bizden mi çıkıyor. Amerika düşünsün.(Kih kih..) Bu iş bundan sonra yapacaklarımızın altyapısını oluşturacak. Çok önemli. A: Hocam ne derseniz biz onu yaparız. F: Dergiyi kapatmamız, mağdur rolüne bürünmemiz lazım. Mağdurluğumuz sanki doğruluğumuzun delili olacak. A: Tamam. Fetullah (Pensilvanya) Alper (İstanbul) A: Hocam işler dediğiniz gibi yürüyor. Gen-kur andıçı sahiplendi. Saftirikler. Hemen arkasından günlükleri yayınlayınca… Bu da günlüklerin gerçekliğini güçlendiren bir şey gibi oldu. F: Herhalde. Bir bildiğimiz var. A: Bugün de dergiyi bastılar. Bilgisayarların hardisklerini alıp götürdüler. F: Problem yok. Biliyorsun bizim örgütün elemanları her yere sızmış durumda. A: Hocam bir aksilik olmasın. Ya biri çıkar da kafamıza sıkarsa… F: Korkma. Amerika arkamızda. CIA arkamızda. Emniyet bizde. Medya bizde. Çangar,Çongar, Metiner, Koru, Dumanlı, Göktürk… Yağlı sofraların semiz köpekleri… Vatansevmezler Çetesi… Hepimiz beraberiz. Söylemekten çekinmeyin. “Amerika arkamızda, Batı arkamızda, bu iş öncekilere benzemez” diye. Geçen gün Metiner’le Çandar’ın ayrı ayrı yazısı çıktı. Talabani’nin kebapları üzerine. Okudun mu? A: Okudum hocam. F: Nefisti. Darbemiz inşallah seneye tamam. Fetullah (Pensilvanya) Alper (İstanbul) A: Hocam dediğiniz gibi yaptık. Dergiyi kapattık. Tabii ki kapatmak zorunda kaldık diye diyoruz. F: Çok güzel... Hayırdır? Sesin biraz keyifsiz geliyor. A: Hocam sorma ya. Bugün savcıya ifade vermeye gittik. Sayfaları üç tane bavula doldurduk. F: Eee. A: Ne olacak. Savcı bize “al bunları bi’tarafına sok” muamelesi yaptı. Kabul etmedi. İmzasız kağıtlar dedi. Bunların CD’sini getir dedi. F: Moral bozmak yok. Durmak yok yola devam… Neyse… Gazete çıkınca darbe günlüğünün paşanın bilgisayarında yazıldığı tesbit edildi deriz olur biter. A: Bunu nasıl ispatlayacağız ki. F: Boşver. O toz duman içinde kim fark edecek ki bunu… Fetullah (Pensilvanya) Altan( İstanbul) F: Gazetenin ismine karar verdiniz mi? A: Henüz karar veremedik. Alev’le beraber düşünüyoruz. F: Fazla düşünmeye gerek yok. İsmi Taraf olsun. A: Taraf mı? Bu tam bağımsızlıkçı radikal İslamcıların meşhur dergisinin adı değil mi ? F: Evet. Onun için Taraf olmalı. Gazeteyi ellerine alan herkes “bunlar da böyle mi oldu?” demeli. Bizim işimiz zihinleri bulandırmak. Biz biliyorsun fikir fahişeleriyiz. Bir fahişeyle aramızdaki tek fark mevzuumuzdur. Hani senin güzel bir sözün vardı? A:Bir kadın memesine vatanı satarım. F: Evet… Aynen. Gazetenin adı Taraf olsun. Taraf dergisinin yazı karakterini de aynen kopya edin. Gazetenin ismini de yeşile boyamayı unutmayın sakın. Zihinler iyice karışsın. Hatta onların meşhur bir sloganı vardı: “Taraf olmayan bertaraf olur” diye. Onu şu şekilde değiştirip kullanabilirsiniz. “Düşünmek Taraf olmaktır.” Diye. Fikir gazetesiyiz ya.(Kih.kih. kih. kikiri kikiri kih…) A: Hoca sen de az i.ne değilsin ha. F: Senin kadar sayılmam, pornocu! (Kih. Kih. Kih.) Fetullah (Pensilvanya) Altan( İstanbul) F: Kadro noldu. Belli oldu mu? A: Hepsi hazır. Görev bekliyorlar. Darbe için hazırlar. Çongar ABD’den geldi. Alper’i aldık. Sizin emniyetlileri aldık. Apoletika diye köşe yapacaklar. Güzel değil mi? F: Çook.. A: Apoletten mülhem. Apolitika der gibi. Apoletin politika dışına itilmesi yani. “TSK’nin ve kemalizmin kökünü bu topraklardan kazıyacağız inşallah” diyerek darbeyi tezgâhlayacağız ki, Müslümanlar anlyıyamasın kafalarına nasıl bir çorap ördüğümüzü... Açık oynuyoruz yani. F: Başka kimler var çetede? A: Bir ermeni, bir de başörtülü koyduk. F: Güzel. Yeni trend bu zaten. Her gazetede bir amerikancı liberal, bir amerikancı İslamcı, bir tane ermeni, bir tane de başörtülü muhakkak olmalı. Fetullah (Pensilvanya) Altan( İstanbul) A: Hocam emniyetten arıyorlar sürekli, operasyonun adı belli oldu mu diye. Ergenekon ismi dolaşıyor ama sen yine de bir hocaya sor dediler. F: Ergenekon olacak tabii ki. Kaç senedir işliyoruz. A: Sonra tepki çekmesin. Hani sonradan biri çıkar, “hangi şerefsiz Türk düşmanı, bu ismi koydu” derse? F: Boşver. O zamana kadar biz çok yol alırız. Hem biliyor musun, benim dedem de Ermeni? Müslüman Türk’ü tâ “Ergenekon” sembolünden başlayarak süreceğiz Anadolu’dan!.. A: Türklüğe ve İslâm’ın hakikatine düşman olduğunuzu biliyordum da ermeni olduğunuzu hiç duymamıştım. F: Bir ara Halaçoğlu açıklayacak gibi oldu ama bizimkiler tırstırdı. O çok iyi biliyor. Garo Mafyan bizim cemaatin şiir zannettiği laf kırıntılarına boşuna beste yapmıyor. A: Çok enteresan. Hocam size olan hayranlığım bir kat daha arttı. F: Artık duydun işte. Ermeni olan dedem Şamil Bey, Pasinlerli İbrahim Bey’in hizmetkarlığını yaptığı yıllarda, Rus işgali sırasındaki Ermeni ayaklanmasında İbrahim Bey ve ailesi Ermeni hizmetkarlarının tasallutuna uğrayınca, İbrahim Bey hizmetkarını ve onun ailesinin bir bölümünü öldürür. Ardından, intihar eder. Olaydan sağ kurtulan babam, 18-19 yaşlarındayken, İspir’e gelir ve yerleşir. Müslüman adı alır ve bir Türk kızı ile evlenir. Babam akrabalarına daima ‘Öyle bir evlat yetiştiriyorum ki, bunları kendi dinleri ile vuracak’ demiş, beni bu şekilde yetiştirmiştir. Benim İslam’a ve Türklüğe olan kinim buradan gelir. (Devam edebilir…) (*) Kimse bizden haber kaynağımızı açıklamamızı istemesin. Çünkü basın haber kaynağını açıklamaya mecbur değildir ve zorlanamaz… |
||
|
||
| bend eçıkıp düzzdüresem andoluda slında hiç türk yokmuş desem bir kaç çin tatra kırması onun dışındakişler müslümnalşmış ermeni,rum ,çerkez boşnak arnavutlardan oluşuyro bununle ilgilide traihi belgeler uydurusma soranlarda kkyanak göztermekz zorunda dğeilim ki desem hatta pek çok ünlü türk büyüğünün aslınd atürk fişlan olmaıdğını bile diyaloglarla h,ikaye etsem bunu farkedne herkeste buna benzer uyduruk haberle ryapsalar ne olacak kaynak gözterilmeli gösterilmiycekse bende karşıt olduklaırm hakkınd abinlerce diyalog ayzabilrim bu konud aoldukçada mahirim |
||
|
||
| Yukarıdaki diyalogda hiçbir mübalaa görmediğimi belirteyim Sayın Sapiens... Bilakis Teröristbaşı ABD'nin kucağında oturan "adam" için bu yazılanlar azdır bile... Şüphesiz "diyalog"lar yazabilirsiniz... Ancak, dikkatinizi çekerim: Yukarıdaki diyalog "uydurma bağlantılar"la değil, incelerseniz, olmuş, olan ve olmakta olan hadiselerin nefis bir izahı... Şahsen yazıyı "komik" gördüğüm için buraya asmadım, bunu bilmenizi isterim! Ve bu yazı bütün Türkiye'de dağıtılan bir dergide yayınlanmış bir yazıdır... |
||
|
||
| sayın büyük doğu! yazmış olduğunuz yazının hukuken incelenip değerlendirilmesi gerekli aslında. insanları bu kadar ucuz düzmece yazılarla bir noktaya çekeceğini düşünmek dahi insanlara saygısızlıktır bence. |
||
|
||
| türkiyede dağıtılan bir dergi ise bunu belirtin |
||
|
||
| Sn.Sapiens, Fethullah Gülen'imi savunuyorsunuz siz? |
||
|
||
| hayır üslubu eleştiryroum Bri adam hem yahudi hem ermeni hem kürt hem arap hem türk bence ranızdan bir sözcü seçin admaın hangi ırka mensup olduğunu aranzıda karralaştırıp öyle söyleyin ki inandırıcı olsun her eks değişik şyler söylüyor bu seferde onun propoganasını yapanalr için mazlme oluyrounuz cemaatin büyümümnensi size borçlular korkuyorum 15-20 yıl sonra tüm müslümanım diyenelr Fettullah hoca cemaatinden olacak bu hiç hoş bir şey olmaz ama siz belki bilerek istereyek belki bilmeden adamın reklmanı yapıyorusnuz insnaın aklına gelmiyro değil amerika mı tuttu sizleri ılımlı islam saldıırında traftarı artsın diye ? bu tarz haberlerle mağlup olcaksa darbesi ilhan selçuk beyle abdullah öcalan muhibbi doğu perinçek beyin çoktan piyasadan çekilmesi gerkeirdi temzi insalr temzi örgütler temzi ağızlar söyleisn ben doğu perinçek in ve ona iyi adam diyen birin sözüne naısl inanırım darbeci ilhan selçuuk beyin ve onun yandaşı olduğunu söyliyen birine naısl inanırım adalet anlayışları çok farklı insnalr onlar ben gelecekten endişeliyim şu manda herkes aynı görüşte olursa hiç hoş şeyelr olmaz hocanın cemaati diyalogdan hoşgörüden bahseder ama islami kesimden olup kendilerine yakın olmıyan grupları rahatca harcıyabilmektler sadce içinde Hocayı eleştiren küçük bir bölüm var diye dağıtımevleri ve yayınevleri o kitabı bırkaın o yayınevinin kitaplarını satmıyor dolayısıyla özlelikle çok satan kitaplar basan ve kendişelrine yakın nur cemmati kapsmaındaki iki yayınevinin kitaplar basılmadan Fettullah hopca cematine ait bir kuruldan geçiriek uygun değişiklikler ypaıldıktan sonra olur verilmekte kendielrein ait zaten 20 e yakın yayınevi varken onunla yetinmeyip dağırımını yaptıkalrı yayınevlerininde bastıklaırnı kontrol altına almıya başladılar dağıtım ları büyüdkççe kontrol altına giren yayınevelri sayısı artcak metisin bastığı şakirt isimli roman nedneiyle metisi dağğıtmayı durudmuşalrdı onu söylieyyeim ama siz ve sizin gi,biler nedneiyle fettullah hoca cematti büyüdkçe büyüdü ben o cemaate kızamıyroum her grup her ideoloji büyümek yayılmak ister siz dieğr lerinin önünü kesip bu cemaate yürü ya hoca deidniz oda yürüdü suç sizin ben o cemaati benimsmeiş olsam zaten onlardan olur şimdi türkiyenin veya dünyanın bir eyrind ebir okulda eğitmen belltmen gibi bir şey olurudm siz fettullah hocayı bırkaın bece nedne ehrkes size faşsit diyor siz kendinzi sosyal demokrat veya kemalsit sanarken bunu bi,r sorgulyaın innaınız sizin için daha fayadlıa olcaktır emin olun sizin için faydalı olacak bu davranışlınız ülke içinde faydlaı olcaktır ozaman sözünüz dinlerinzi konuşulur birileri olcalksınız o zaman ülkeyi tek tipleşmekten kurtarcak bireyelrdne biri de siz olcaksnaız ama oratda görünen şu fettullah hopcanın yaptıklaırnın kötü olduğunu düşündüğünüzü snamıyorum nedne biz bu kadar büyüyemedikin kıskançlığı var gibi (siz derken sizi,tkp yi,ulusalcıları ergenokoncular sosyalsit ırkçıları,kafatscıları kastediyrouM) |
||